Spor

Adnan Polat: Erdoğan olumlu bakmasaydı, Galatasaray statsız kalıyordu

" Hırsızlık yaptığını tespit ettiklerimizi işten çıkardık, Ünal Aysal bir kısmını tekrar işe aldı"

03 Ocak 2016 18:04

Eski Galatasaray Başkanı Adnan Polat,  Türk Telekom Arena'nın inşaası sürecinde "Hem yasal, hem fiziki nedenlerden dolayı Seyrantepe'de yapılmasına karar verdik. Orası da elimizden gitmişti. Verilen taahhütler yerine getirilmemişti" dedi. "Dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'a gittik ve derdimizi anlattık." diyen Polat, "O olumlu yaklaşmasaydı, bu stat yapılamazdı. Olumlu bakmasaydı, Galatasaray statsız kalıyordu" ifadesini kullandı.

"Galatasaray'da başkanlık yaptığım dönemde fiili olarak yapılan hırsızlıklar, yolsuzluklar vardı" diyen Polat, "39 kişiyi belgeleriyle tespit ettik ve işten attık. Bunlar 'Galatasaray'dan gitsin' dedik. Listeyi Ünal Aysal'a verdim, 'Bunları tekrardan almayın" dedim. Şu an bu dosya kulüpte. O isimlerden bir kısmı yeniden işe alındı" iddiasında bulundu.

Adnan Polat, Habertürk TV'de Faik Çetiner'in hazırlayıp sunduğu 'Spor Türk' programında açıklamalarda bulundu. 

Adnan Polat'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

 

"İnan Kıraç benden nefret ediyor"

 

"İnan Kıraç'ın benden nefret ettiğini düşünüyorum. Dışarından 30 kişi alınırken, biz 200'e yakın kişiyi üye aldık. Bu durum liselilerde rahatsızlık yarattı. Ben saldırıları hak edecek ne yaptım? Şirket birleşmesi bitti, stat açılışı yapıldı. Bu kulübün sahibi taraftarlardır. Bu kapıyı açmak lazım. 'Küçük olsun, benim olsun' felsefesinin ortadan kalkması lazım. Galatasaray 300-500 kişi tarafından yönetiliyor, bu olmamalı.

 

"Beni göndermek için bir komite kurulmuş"

 

Galatasaray'ın menfaatleri doğrultusunda kongre kararı almadım. Bunları bir gün açıklayacağım. Benden talep edilen kongreye gitmemdi, yine beni seçeceklerdi. Hayati bir durum vardı, bunu sonra açıklayacağım. Bazı yöneticiler bir anda 180 derece değişti. O dönem beni göndermek için bir komite kurulmuş. Medya 'aklanmadılar' yazınca mahkemeye gitmeye karar verdim. Kazandık ama Galatasaray'da iç barış bozuldu. Ünal Aysal'a da söyledim; "İç barışı sağlamanız lazım. Genel af yapın, iç barışla başlayın. Adnan Polat yönetimine iadei-itibar diye bir ifade kullanmayın" dedim. Sanki öyle söylemedik, 'iadei-i itibar yapıyoruz' dedi.

Şike olayı patladığında dosyada Galatasaray'ın ismi bile geçmedi. Savcı beni çağırdı, 9 ay bizi dinlemişler. Biz yoktuk. Sonra ortaya bir mektup çıktı.

Stadı 15 Ocak'ta açacaktık. 13 Ocak'ta Selahattin Beyazıt beni aradı. '15 Ocak'ta o statta çok olaylar olacak' dedi. 'Ne olacak?' diye sorunca, 'daha fazla bir şey söyleyemem' dedi. 14 Ocak'ta İnan Kıraç aradı. 'Başkan, siz Ali Sami Yen Bey'in ismini Galatasaray'dan silmeye mi çalışıyorsunuz?' dedi. Davetiyenin üzerinde Türk Telekom Arena açılışı yazıyordu. Sehven yapılan bir hata, stadın her yerinde Ali Sami Yen Spor Kompleksi yazıyordu. 'Daha sonra bunu medyada düzelteceğim' dedim. Ertesi günü bir gazetede İnan Kıraç'ın bana bombardımanı vardı.

 

Abdullah Gül o ıslıklardan sonra yoldan dönmüş

 

Daha sonra stat açılışında, o dönem Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Başbakan Tayyip Erdoğan'dı. İkisinin emniyet müdürleri geldi. "Burada bir provakasyon haberi aldık, araştırıyorlar" dediler. O sırada da benim adımın anons edildiği sırada 300-500 kişi beni ıslıkladı. Başbakan'ın ismi anons edilince ıslıklıyorlardı. Abdullah Gül bu tepkileri duyunca yoldan döndü. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan stada geldi, 'İçeride olanları biliyorum, biz işimize bakalım. Stadı yaptık, açılışını yapalım' dedi. 

 

"Hırsızlıklar, yolsuzluklar vardı, 39 kişiyi işten attık"

 

Galatasaray'a yönetici olduğunuz zaman, emanet bir parayı yönetiyorsunuz. Fiili olarak yapılan hırsızlıklar, yolsuzluklar vardı. 39 kişiyi belgeleriyle tespit ettik ve işten attık. Bunlar 'Galatasaray'dan gitsin' dedik. Listeyi Ünal Aysal'a verdim, 'Bunları tekrardan almayın" dedim. Şu an bu dosya kulüpte. O isimlerden bir kısmı yeniden işe alındı.

 

"Erdoğan olumlu bakmasaydı, Galatasaray statsız kalacaktı"

 

(Galatasaraylılar'ın 'neden taşındık' sorusu üzerine) "Ali Sami Yen toplamda 34 bin arazisi olan bir yer. Bizim geldiğimiz zaman, Faruk Süren döneminden projeler, sözleşmeler vardı. Hiçbir taahhüt yerine gelmediği için resmi olarak bizim elimizden gitmişti. Mahkemeyle ucundan tutabilmiştik. Bu araziye 50 bin kişilik stat yapmak mümkün değil. Ancak 5 katlı falan olabilirdi. Hem yasal, hem fiziki nedenlerden dolayı Seyrantepe'de yapılmasına karar verdik. Orası da elimizden gitmişti. Verilen taahhütler yerine getirilmemişti. Dönemin Başbakan'ı Recep Tayyip Erdoğan'a gittik ve derdimizi anlattık. O olumlu yaklaşmasaydı, bu stat yapılamazdı. Olumlu bakmasaydı, Galatasaray statsız kalıyordu. Ali Sami Yen'e inceleme yaptırdım, 'hemen boşaltın' dediler. Koca stat 10 günde yıkıldı. Betonu elinizle sıktığınız zaman kum oluyordu. Betonunda yeterince çimento bile yoktu."