Gündem

Akif Beki: Silah kaçakçılığı altın yıllarını, genel asayişimiz ise karanlık dönemini yaşıyor

"Denetim yetersizliğiyle, tedbirlerin azlığı ya da eksikliğiyle izah edilemez"

19 Ekim 2017 08:00

Eski Başbakanlık Danışmanı Akif Beki, Türkiye'de bireysel silahlanma sorununa dikkat çekerek 2017'nin vukuat raporunu değerlendirdi. "Rutine binmiş gibi her gün aynı kanlı bilançoyu yaşıyoruz" diyen Beki, 25 milyon bireysel silahın yüzde 85'inin ruhsatsız olduğunu vurguladı. Beki, suç vakalarında ateşli silah kullanımı, yüzde 80 oranlarına ullaştığını belirterek "Bireysel silahlanma terörü, bir baştan bir başa esip kavuruyor memleketi. Silah kaçakçılığı altın yıllarını, genel asayişimiz ise karanlık dönemlerinden birini yaşıyor dense yeridir" yorumunda bulundu.

Karar'da Akif Beki'nin "Silah kaçakçılığıyla mücadele ediliyorsa bu ne!" başlığıyla yayımlanan (19 Ekim 2017) yazısı şöyle:

Rutine binmiş gibi, her gün aynı kanlı bilançoyu tekrar yaşıyoruz, vakayı adiyeden sayılır oldu.

İlla ki yurdun bir yerinde bir sokak çatışması çıkıyor, bir araç kurşunlanıyor, bir kahve taranıyor, bir kadın ya da genç kız daha cinayete kurban gidiyor.

Uzun namlulu silahlar mı istersiniz, beylik tabancalar mı, Çin malı tüfekler mi, envai çeşit kalibresiyle, ne cins ürün ararsanız var bu can pazarında.

Karar’ın bugünkü manşetinde 2017’nin kabaca vukuat raporu veriliyor.

Tüm suç vakalarında ateşli silah kullanımı, yüzde 80 oranlarına ulaşmış.

Silahla işlenen cinayet sayısında ise yüzde 27 artış söz konusu.

Dikkatten kaçmasın, yalnızca ölümle sonuçlananlar bunlar. Kafaya dayayıp tehdit etmeleri, bele takıp göstermeleri, elde oynayarak caka satmaları, korkutma ve göz dağı amaçlı teşhir etmeleri, ateş açarak dehşete düşürmeleri, kazayla ya da taammüden vurup yaralamaları da koyun üstüne.

Bireysel silahlanma terörü, bir baştan bir başa esip kavuruyor memleketi.

Silah kaçakçılığı altın yıllarını, genel asayişimiz ise karanlık dönemlerinden birini yaşıyor dense yeridir.

Rehavet kaçağı mı bu fireler?

25 milyon bireysel silah ortalıkta kol geziyor ve yüzde 85’i ruhsatsız.

Yani çoğu sağda solda zulalanmış vaziyette; nerede, ne zaman, kimin elinde, hangi uğursuz pusudan namlu çıkaracağı belirsiz. Devlette kaydı kuydu yok.

Kimi yeniyetme bir katilin elinde, hayatının baharında bir kız çocuğunun kanına girerken görülüyor. Kimi ise sabıkası kabarık bir tescilli caninin son cinayet mahallinde devletin zabıtlarına giriyor. 

Kesin olan şu; hiçbiri masum bir hayatı karartmadan, ümit dolu gözlerdeki bir ışığı söndürmeden ele geçmiyor

En son baba kuzusu Helin’i aramızdan alan tüfek, internet üzerinden satılmıştı.

Yasadışı silah ticaretinin, kamilen ayağa düştüğünün resmidir.

Kimdir kandan beslenen bu tedarikçiler, milyonlarca adet silahı hangi yeraltı tesisinde üretiyorlar, el altından nasıl piyasaya sürüyorlar, nerede dönüyor bu karaborsa, neden dur denilmiyor ya da denilemiyor?

İnternette 300-500 liralardan başlayan fiyatlarla, çoluk çocuğun ayağına teslim edilen ölüm makineleri, onca yol teperken hiç mi bir çevirmeye denk gelmiyor?

Yasal silaha göz açtırılmaması iyi de...

Akıl alır şey mi; elekten mercimek tanesi filan değil, palazlana palazlana deve gibi azmanlaşmış bir gayrimeşru alem, obur mu obur bir yeraltı baronluğu geçiyor.

Ruhsatsız silah sektörünün ulaştığı kayıtdışı ekonomik büyüklüğe bakın. Bakkaldan fişsiz çerez alıp satanda enselenme korkusu varken bunlarda ne vergi denetimi, ne maliye korkusu, nerede kaldı polisten çekinme...

Bu çapta bir silah ticaretinin radara yakalanmaması

Denetim yetersizliğiyle, tedbirlerin azlığı ya da eksikliğiyle izah edilemez.

En iyimser yorumla bir lakaytlık, bir salmışlık, bir başıboş bırakmışlık olmalı.

Yivsiz tüfek ve tabancanın ruhsatla alım satımı sıkı bir prosedüre tabi, kolaydan yol verilmiyor, haksızlık etmeyelim şimdi.

Savcıdan sabıka kaydı, polisten GBT’si temiz kağıdı, vergi dairesinden ‘bin liradan fazla borcu yoktur’ yazısı, elde 21 üstü gösteren nüfus cüzdanı ve sağlık raporuyla başvurup dosyaya parmak izi bırakmadan satın alma belgesi vermiyor emniyet. O belge olmadan da yasal satış imkansız.

Fakat ruhsatlısının vitrinine dahi yaklaşamayacak suç canavarları, üç otuz paraya ruhsatsız silahı elden ele dolaştırıyor. Ne iştir yahu!