Politika

Barolar, Can Atalay için AYM önünde: Olması gereken yer parmaklıkların arkası değil, Meclis'tir!

08 Eylül 2023 16:16

Türkiye Barolar Birliği ve 55 Baro Başkanı, tutuklu TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ın serbest bırakılması için bugün Anayasa Mahkemesi önünde açıklama yaptı. TBB Başkanı Erinç Sağkan, “Adli yıl açılışında yaptığım konuşmamda da ifade ettiğim üzere, meslektaşımız milletvekili Can Atalay’ın olması gereken yer demir parmaklıkların arkası değil, Meclis'tir" dedi.

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ile bazı baroların yöneticileri, 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi'nde Hatay'dan milletvekili seçilen ancak Gezi Parkı davasında 18 yıl hapse mahkum edildiği için tutuklu bulunan Can Atalay'ın tahliyesi talebiyle Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde basın açıklaması yaptı.

TBB Başkanı Sağkan, Atalay'ın seçilmiş bir milletvekili olduğu ve hakkında kesinleşmiş mahkumiyet kararı bulunmadığını belirtti. Sağkan, sandıktan çıkan seçmen iradesinin hayata geçirilmesi için hukuk mücadelesini sürdürmeye devam edeceklerini bildirdi.

"Kabul edilemez"

"Anayasa'nın 83. maddesine göre seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili Meclisin kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz, yargılanamaz" diyen Sağkan, "Seçilmiş bir milletvekilinin yasama faaliyetine katılmasını engellemek, onun seçilme hakkıyla birlikte seçmenin iradesini yok saymak, Meclis'te temsil edilmelerini engellemek hiçbir demokraside normalleştirilemez" dedi.

Atalay'ın, 4 aydır AYM içtihatlarına rağmen halen tutuklu bulundurulduğunu aktaran Sağkan, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi ve şunları ekledi:

"Meslektaşımız Can Atalay’ın seçilmiş bir milletvekili olduğu ve hakkında kesinleşmiş bir mahkumiyet kararı olmadığı unutulmamalıdır. Anayasa’nın 83’üncü maddesine göre seçimden önce veya sonra bir suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili Meclis’in kararı olmadıkça tutulamaz, sorguya çekilemez, tutuklanamaz, yargılanamaz. Bu kapsamda Anayasa Mahkemesi’nin Balbay ve Güven kararlarında oluşturduğu içtihat doğrultusunda, hak ve özgürlükler geniş, bunları sınırlandıran düzenlemeler ise dar yorumlanmalıdır. Kaldı ki bu unsun aynı zamanda evrensel bir hukuk prensibidir. Bu kapsamda 4 aydır seçilmiş bir milletvekilinin Anayasa Mahkemesi’nin açık içtihatlarına rağmen, Balbal ve Güven kararlarından daha sonra içtihadı daha da geliştiren Berberoğlu ve Gergerlioğlu kararlarına rağmen bu içtihatlara uygun davranılmayarak, hala tutuklu bulundurulması bir hukuk devletinde kabul edilemez...

Seçilmiş bir milletvekilinin yasama faaliyetine katılmasını engellemek, onun seçilme hakkı ile birlikte seçmenin iradesini yok saymak, Meclis’te temsil edilmelerini engellemek hiçbir demokraside normalleştirilemez. Anayasa’nın 19 ve 67’nci maddesindeki kanun haklarının ihlal edildiği, tutukluluğun hukuka aykırı şekilde sürdürülmesinin kişi hürriyetinin ve güvenliği ihlaline yol açtığı görmezden gelinemez... Adli yıl açılışında yaptığım konuşmamda da ifade ettiğim üzere, meslektaşımız milletvekili Can Atalay’ın olması gereken yer demir parmaklıkların arkası değil, milletin Meclisidir. Demokrasinin en temel şartı olan seçim sonuçlarının işletilmesi, sandıktan çıkan seçmen iradesinin hayata geçirilmesi için, seçmenin ve meslektaşımızın sesi olmaya ve hukuk mücadelesini sürdürmeye devam edeceğiz."

TIKLATIN | Konuşması "Can Atalay" sansürüne uğrayan TBB Başkanı Erinç Sağkan: Bunu bilerek gittim

TIKLAYIN | Barolar Birliği Başkanı Sağkan'a "Can Atalay" sansürü: "Yeri Meclis'tir" dediği konuşma kesildi