Gündem

Die Welt muhabiri Deniz Yücel, 1 yıldır iddianame bekliyor

"Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu kanıtlaması ümidini hâlâ taşıyoruz"

14 Şubat 2018 12:31

Die Welt gazetesi Türkiye muhabiri Deniz Yücel'in gözaltına alınmasının üzerinden bir yıl geçti. En kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını isteyen iş arkadaşları, Yücel'in 1 yıldır iddianame beklediği belirtti.

Die Welt'te yer alan haber şöyle:

Die Weltgazetesinin bağlı olduğu Axel Springer Yayın Grubu'nun Berlin'deki binasının üzerinde sosyal medyada kullanılan #FreeDeniz (Deniz'e Özgürlük) yazısı dikkati çekti. Binanın ana kapısından içeri girildiğinde ise Deniz Yücel için açılan ziyaretçi defteri göze çarpıyor. Defterde, Deniz Yücel ile dayanışma göstermek isteyenlerin duygu ve düşünceleri yer alıyor.

Binanın içinde ve Die Welt gazetesinin haber merkezinde #FreeDeniz yazılı pano ve afişler bulunuyor. Die Welt gazetesi Dış Haberler Editörü Daniel-Dylan Böhmer haber merkezindeki iş arkadaşlarıyla sohbetlerinde sık sık Deniz Yücel'den söz ettiklerini, meslektaşlarının çoğunun Türkiye'deki gelişmeleri artık daha yakından takip ettiğini söylüyor.

"Almanya'da Türkiye'nin anlaşılmasına katkı sağladı"

Daniel-Dylan Böhmer, tam bir yıl önce hakkında başlatılan soruşturma nedeniyle Deniz Yücel'in İstanbul Emniyet Müdürlüğü'ne ifade vermeye gittiği günü çok iyi hatırladığını dile getiriyor. "O gün ne olacağını bilmiyorduk elbette ama bu cesur adımın Türkiye'nin 'biz bir hukuk devletiyiz' söylemini Deniz'in çok ciddiye aldığını Türk makamlarına ve hükümetine göstereceğini umuyorduk" diyen Böhmer, "Türkiye'nin bir hukuk devleti olduğunu kanıtlaması ümidini hâlâ taşıdıklarını" ifade ediyor.

Die Welt gazetesinin Sosyal Medya Editörü Paula Leocadia Pleiss da Deniz Yücel'in gözaltına alındığını öğrendiğinde şaşırdığını söylüyor. "Son derece profesyonel bir şekilde çalışan, işini çok iyi yapan" ve "Almanya'da Türkiye'nin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayan" bir gazeteci olan Deniz Yücel'in "Türk yargısının hoşuna gitmeyecek ne yapmış olabileceğini" anlamakta zorlandığını belirtiyor.

Deniz Yücel neden cezaevinde?

Geçen yıl 14 Şubat'ta gözaltına alınan Deniz Yücel 27 Şubat'ta "terör propagandası yapmak" ve "halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek" suçlamalarıyla tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. Hakkında hâlâ iddianame bulunmayan Deniz Yücel'in dosyasını gizlilik kararı nedeniyle avukatları dahi göremiyor.

Deniz Yücel'in iş arkadaşları ise meslektaşlarının neden hâlâ cezaevinde olduğunu açıklamakta zorlandıklarına işaret ediyorlar. Paula Leocadia Pleiss, Yücel'in bir yıldır iddianame olmadan cezaevinde kalmasına ilişkin olarak "benim aklıma gelen tek neden, işini çok iyi yaptığı için birilerini çok kızdırmış" olduğu diyor.

Daniel-Dylan Böhmer ise Yücel vakasının "siyasi bir bağlam içine girdiğini," geçen zaman içinde hem Türkiye hem de Almanya açısından "kritik bir önem" kazandığını ve her iki ülkenin izlediği tutuma da "yön verdiğini" düşünüyor. Bunun yanı sıra son bir yılda Türkiye ile Almanya arasındaki "bağlantının ne kadar yakın olduğunu" ve "ne kadar duygu yüklü olduğunu" daha iyi anladığını söyleyen Böhmer, bunun her iki ülke açısından da önemli bir potansiyel yarattığına inandığını belirtiyor. "İki ülkenin siyasetçilerinin de bunu fark etmeye başladığını düşünüyorum" diyen Böhmer, bu nedenle de iyimser olduğunu belirtiyor.

Her gün #FreeDeniz tişörtü giyiyor

Deniz Yücel'in en kısa zamanda özgürlüğüne kavuşmasını dileyen iş arkadaşları, İstanbul'da Silivri Cezaevi'nde tutuklu bulunan meslektaşlarının durumuna dikkat çekmek için çabaları da sürdürüyorlar.

Paula Leocadia Pleiss, yaklaşık bir yıldır her gün işe üzerinde #FreeDeniz yazan tişörtüyle işe gidiyor. Pleiss, Deniz Yücel'in tutuklanmasının ardından gazete yönetimi tarafından hazırlatılan bu tişörtlerden biriyle birkaç gün işe geldikten sonra "iş arkadaşlarım veya sokaktaki insanlar beni gördüklerinde Deniz'i hatırlar" düşüncesiyle her gün bu tişörtü giymeye başladığını anlatıyor. Pleiss böylelikle, #FreeDeniz tişörtü ile dolaşmayı bir eyleme dönüştürüyor. Bu tişörtle çektiği fotoğraflarını sosyal medyada paylaşarak, Deniz Yücel'in durumuna dikkat çekmeyi hedefliyor. Pleiss, Deniz Yücel'in cezaevinde geçirdiği günlerin sayısı arttıkça "Deniz'i hatırlamanın çok önemli olduğuna" inanıyor ve "Deniz için yapılabilecek en önemi şeylerden biri onu hatırlamak, çünkü bunun ona cezaevinde güç verdiğini düşünüyorum" diyor.

"Eğlence için burada değiliz"

İş arkadaşları, Deniz Yücel'in daha önce çalıştığı die tageszeitung, Jungle World gibi gazetelerden meslektaşları ile birlikte Yücel için araç konvoyları, okuma akşamları, konserler düzenliyorlar.

Deniz Yücel'in "unutulmaması" için imza attıkları son proje ise Yücel'in daha önce yazmış olduğu, haber, röportaj ve analizlerle ile cezaevinde yazdığı metinleri bir araya getiren "Eğlenmek için burada değiliz" (Wir sind ja nicht zum Spaß hier) adlı kitap oldu. Gazeteci Doris Akrap'ın derlediği kitabın hazırlanmasına katkıda bulunanlar arasında Daniel-Dylan Böhmer de bulunuyor.

Böhmer, çeşitli konuları kapsayan kitabın Deniz Yücel'in "mizahi ve mücadeleci yönü ile savunduğu etik değerleri" ortaya koyduğunu söylüyor.

Deniz Yücel'in özgürlüğünü kaybedişinin birinci yıldönümde piyasa çıkan kitabın tanımı için Almanya'nın farklı kentlerinde okuma akşamları düzenlenmesi, böylelikle Deniz Yücel'in durumuna dikkat çekmek için çabaların sürdürülmesi hedefleniyor.