Geri Dön
Paylaş
Kültür-Sanat

Ece Göksu: Caz, benim için en özgür ifade yolu

25.12.2012 13:54

'Hiç birşey bilmeden piyanistin müthiş yardımlarıyla şarkıyı bitirdim ama o an ne kadar ter döktüğümü bir ben biliyorum'

Işıl Öz

 
Çok küçük yaştan beri piyano çalıyor, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı piyano bölümü mezunu. Mezun olduktan sonra caz öğrenmek ve caz vokal okumak için New Jersey’de Willam Paterson Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmış. ABD’de Nancy Marano’yla vokal çalışmış. Mulgrew Miller, Cecil Bridgewater gibi isimlerle  dersler alan, Billie Holiday’in şarkı sözleri ve besteleriyle ilgili yazdığı  tez dikkat çeken bir isim karşımızda. Bu isim Ece Göksu’dan başkası değil. Göksu, kendi adına çıkan ilk albüm “Masal” ile yine dikkat çekti. 
 
İlk olarak,  “müzik yeteneğini geliştirmenin yolları nelerdir?” diye klasik bir soru ile başladım…
 
“Yeteneğini geliştirmeden önce fark edilebilmek  önemli, bu da sanırım ailelere düşüyor. Ondan sonra tabii ki ülkemizde konservatuvarlar bunun geliştirilmesi için en önemli adresler. Kendi kendimize yapabileceğimiz en verimli yol ise müzik dinlemek.” diye yanıtladı.
 
Sizce caz?
 
Benim için en özgür müzik türü/ifade yolu diyebilirim herhalde.
 
Yurtdışında müzik eğitimi aldınız, yaşadınız. Nasıl bir tecrübe idi? Burada bulunmak size ne gibi avantajlar sağladı?
 
Bir caz şarkıcısı olarak New York’ta bulunmak tabii ki benim için çok faydalı bir tecrübe oldu. Cazın doğduğu ülkede çok iyi eğitmenlerle çalışma şansım oldu. Her gün farklı farklı konserler izliyorduk orada ve öğreniyorduk. Harika bir dönemdi. 
 
Nancy Marano?
 
Nancy Marano harika bir şarkıcı ve eğitmen. Onunla dolu dolu 2 sene geçirebilmiş olmak benim için şanstı. Hem teke tek vokal derslerimiz vardı, hem de vokal ensemble derslerimiz. Harika bir aranjördür kendisi aynı zamanda.
 
ABD’deki müzik eğitimi ile Türkiye’dekini kıyaslamanızı rica etsem, nasıl yanıtlarsınız?
 
Kıyaslayamam çünkü çok farklı. Bizde konservatuvarlar var ve çok küçük yaşta giriliyor bu kurumlara. Amerika’da ise üniversitede tam olarak bir müzik eğitimine başlanıyor. İkisinin de farklı güzellikleri ve handikapları olduğunu düşünüyorum.
 
Çalışma metodunuz?
 
Sanırım en çok ders verirken öğreniyorum. Bunun dışında her gün günlük alıştırmalarımı yapmaya gayret ediyorum.
 
Müzik serüveniniz boyunca kimbilir ne çok anı biriktirdiniz…
 
Hikayeler bol tabii, ama bunların arasında en enteresanlardan bir tanesi sanırım NY’ta Roy Hargrove’un düzenlediği bir “jam session”da, o zaman hayatımda ilk kez duyduğum bir balladı söylemek zorunda olmamdı. Hiç birşey bilmeden piyanistin müthiş yardımlarıyla şarkıyı bitirdim ama o an ne kadar ter döktüğümü bir ben biliyorum.
 
Masal ilk albüm sanıyorum. Ne kadar sürede tamamlandı? 
 
Evet, Masal kendi adıma çıkan ilk albüm. Altı aylık (besteler, sözler, aranjmanlar) bir süreçten sonra Ocak 2012’de kayıda girdik ve iki hafta önce de albüm çıktı. Tüm aranjmanları Can Çankaya ile birlikte yaptık, kadro benim hayran olduğum müzisyenlerle dolu. Piyanoda Can Çankaya var, Scott Colberg New York’tan geldi, kontrbas çaldı, davulcu Mehmet İkiz İsveç’ten geldi. Ayrıca İmer Demirer (trp), Engin Recepoğulları (ts) ve Bulut Gülen (trb) de birkaç şarkıda harikalar yarattılar.
 
Üç yıl kadar önce yaptığımız bir söyleşide Şevket Akıncı, Türkiye’de çıkan caz albümlerinin yüzde 90’ının müzisyenin kendi cebinden verdiği paralarla kaydedildiğini söylemişti. Şimdilerde durum nasıl?
 
Umarım hepimiz sponsor bulabilecek kadar şanslı oluruz her zaman ama çoğunlukla herkes kendi kendini finanse etmeye çalışıyor. Keşke daha fazla yatırımcı olabilse o zaman çok daha fazla albüm çıkar ve Türkiye’de caz çok daha farklı bir yere gelir.
 
Peki, caz konusunda Türkiye’de farkındalık arttı mı?
 
Kesinlikle arttığını düşünüyorum. Bir zamanlar Bilgi Üniversitesi bünyesindeki caz bölümü sayesinde harika müzisyenler var. Sanırım klüpler eskiye nazaran caza daha fazla yer veriyorlar programlarında ve dolayısıyla izleyici de çoğalıyor.
 
Her şeyin internette olması sizce iyi bir şey mi?
 
Erişimin kolaylığı açısından iyi ama tembellik açısından kötü. Albümlerin çıkar çıkmaz internet kanallarında yayınlanıyor olması ise en kötüsü. Bizlerin daha fazla üretebilmesi için albümlerimizin ilgi görmesi lazım bu yüzden gerek internetten olsun gerekse dükkanlardan cd alarak, satış olması önemli. Verilebilecek en büyük destek konserlere gitmek dışında albüm almak.
 
Geçenlerde Drom’da sahne aldınız. İlgi nasıldı? Yakın zamanda sizi yine burada dinleme şansımız olacak mı?
 
Drom konseri çok güzel geçti. Ben NY’tan vazgeçemiyorum ve olabildiğince gelip gidiyorum. Her geldiğimde de konserler yapmaya çalışıyorum. Şubat ayında yine geleceğim ve konserler olacak.