Geri Dön
Paylaş
Kültür-Sanat

"Efes kenti katliam tehlikesiyle karşı karşıya!"

13.10.2017 10:14

"Efes Artemis Tapınağı bakımsızlık ve ilgisizlikten bataklığa döndü"

Cumhuriyet yazarı Özgür Can, Başbakan Binali Yıldırım'ın Efes'e yapılacak 'Antik Kanal' projesiyle ilgili olarak, "“Tek göğüslü kadın savaşçı Amazonların” kurduğuna inanılan, İzmir Selçuk’taki ünlü Efes kenti katliam tehlikesiyle karşı karşıya!" dedi.

Can'nın "Uygarlığın Efes katliamı" başlığyla (13 Ekim 2017) yayımlanan yazısı şöyle:

“Tek göğüslü kadın savaşçı Amazonların” kurduğuna inanılan, İzmir Selçuk’taki ünlü Efes kenti katliam tehlikesiyle karşı karşıya!

AKP İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, Başbakan Binali Yıldırım’ın İzmir için öngördüğü 35 projeden birisinin Efes’e yapılacak “Antik Kanal” olduğunu açıkladı. Kaya, birinci aşaması olan “jeoteknik sondaj çalışmalarının” tamamlandığını, “tahmini 30 milyon lira değerle, 19 Ekim’de ihale sürecine gelindiğini” söyledi.

Efes Antik Kenti’ne denizden ulaşımı sağlayacak, 6 bin 130 m uzunluğundaki kanal hakkında, Kaya şu bilgileri verdi: “Antik çağın en önemli ticaret merkezi olan Efes, bunu liman kenti olmasına borçluydu. Ancak Marnas Çayı ve Küçük Menderes’in taşıdığı alüvyonlar liman ile denizin bağlantısını kesti. Efes Antik Kanal Projesi ile limanın yeniden canlandırılması sağlanacak.”

Kaya, şu bilgileri de verdi: “Pamucak sahilinde, yatların denizden girişini sağlamak amacıyla 600 m uzunluğunda giriş kanalı, mendirek yapısı, kısa süreli yat demirleme alanı, kanal üzerinde araç ile yaya köprüsü yapılacak.

Giriş kanalı, beton kazık temel üzerine, dikdörtgen kesme, yöresel taş bloklardan duvar olacak. Jeoteknik sondaj çalışmaları bitti. Amfibik deniz araçları ile 4 m derinliğe kadar çamurlar temizlenecek...

Böylece Efes’e gelecek turist sayısı artacak...”

Ege Denizi kıyısında bir liman kenti olan Efes, 2.500 yıl boyunca derelerin taşıdığı alüvyonlarla 9 km denizden uzaklaşmıştı.

DSİ 2. Bölge Müdürü Ali Fuat Eker de, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na bağlı “Çevre Envanteri ve Bilgi Yönetimi Dairesi Başkanlığı’ndan (ÇED)” olumlu rapor alındığını, “30 m genişliğindeki giriş kanalının, birinci aşamanın 30 milyon liraya mal olacağını” söyledi, ayrıca şu bilgiyi verdi:

“İnşaata şubat ya da mart ayı gibi başlanacak. Projenin ilk bölümü 2019 Mart’ta tamamlanmış olur. Proje, tarihi dokuya zarar vermemek için büyük bir titizlikle yürütülecek. İnşa edilen giriş kanalında teknelere kısa süreli demirleme olanağı sağlayan 250 m boyunda bir yat limanı ve girişinde mendirek yapılacak.”

***

Liman düşüncesi, ilk kez 1993’te CHP’li Selçuk Belediyesi’nce ortaya atılmıştı. Herhangi bir gelişme olmamıştı. Sonraki yıllarda yeniden gündeme gelince Kültür Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü, öneriyi sınırlı desteklemiş, “ancak kulağa hoş gelen projenin önemli bir eksik yanına dikkati çekerek” şu kararı bildirmişti:

“Burası, dünya miras listesinde yer alan önemli bir antik kenttir. Yörede her türlü kazı çalışması Avusturya Efes Kazı Heyeti Başkanlığı’nca yapılacağı için ancak kazı çalışmaları tamamlanınca proje hayata geçebilir.”

Avusturyalılar yörede arkeolojik araştırmalara başlamışlar, hatta getirdikleri dalgıçlar balçık altında az daha boğulacaklardı

Bu alan, Efes’in “nekropol (antik mezarlık)” alanından başka, tıpkı İstanbul Yenikapı’daki gibi çeşitli batık tekneleri de barındırıyor.

Ayrıca Pamucak, alüvyonlarla oluşmuş bir doğal SİT alanıdır. Liman ve kanal için Pamucak’ı derin kazmak yöredeki doğayı olumsuz etkileyecektir. Şimdi bile Efes’te, Liman Caddesi’nden başka, “Vedius Jimnasyumu” adlı spor salonunun önünde bahar aylarında su yükselmektedir.

***

İkinci tehlike ise çeşitli tepkilere karşın, Efes’in “nekropol” alanında “küçük uçaklar” için yapılması durdurulan 1740 m uzunluğundaki havaalanı yeniden gündeme geldi.

Havaalanına iniş-kalkış yapan uçakların gürültülerinin yarattığı sarsıntılarda, onarılmış antik kalıntıların döküldükleri gözlemlendi. 2013’te İzmir 2. Kültür Varlıkları Koruma Kurulu “Havaalanının, üstelik Efes antik kentinin 1. Derece SİT alanı içinde kaldığı” gerekçesiyle yapımını durdurttu.

Havaalanını yapan Türk Hava Kurumu (THK), Hava Kuvvetleri Komutanlığı’ndan aldığı “Ülke Hava Sahası Güvenliği kapsamında” olduğu yazısı ile durdurma kararını veren koruma kuruluna başvurdu.

Kurul, “Durdurulan apron, taksi yolu ve tel çit çalışmalarının ancak ilgili müze ve kazı başkanlığı denetiminde yapılabileceğine” karar vermesi üzerine çalışmalara yeniden başlandı.

Ayrıca THK, 1 km uzunluk ve 20 m genişliğindeki yeni taksi yolu, 40 m uzunluğunda, 13 m genişliğindeki iki bağlantı yolu ile piste bağlanan havaalanı taksi yolunu da tamamladı.

***

Yat limanının yabancı turist teknelerini Efes’e çekeceği söyleniyor! Oysa Efes’e 2011’de yaklaşık 4 milyon turist geldiği halde son yıllarda bu rakam, izlenen yanlış dış ve turizm siyasası ile 1 milyonlara düştü. Şimdi Efes’te kitlesel turizm yerine, yatlardaki ve küçük uçaklardaki sınırlı turistten medet umuluyor!

Yat limanında; gümrük, pasaport binalarının temelleri, yatlara akaryakıt ikmali için yapılacak tesisler, antik kente ne gibi olumsuz etkiler yapacak? Akaryakıt ve atık kirliliği düşünüldü mü?

***

UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne giren Efes’te arkeolojik kazıları, 120 yılı aşkın bir süredir Avusturya Arkeoloji Enstitüsü yürütüyor. Dışişleri Bakanlığı kazı mevsiminin bitmesine iki ay kala 31 Ağustos 2016’da Avusturyalı arkeologların çalışmalarını durdurdu.

Dışişleri Bakanlığı, Avusturya hükümetinin Türkiye’de AKP hükümetine gösterdiği tepkilere karşılık olarak bu kararı almıştı. Bir anlamda Dışişleri Bakanlığı “pireye kızıp yorganı yakmıştı”!

Oysa Efes’te, korunacak yer ve ayağa kaldırılıp onarılacak, daha pek çok kazılacak tarihsel kalıntı var.

Avusturyalılara yasak getirilmesinin yarattığı denetim boşluğundan yararlanılarak Efes’te düğün kutlamalarına bile izin verildi, liman ve havaalanının yapımları hızlandı!

***

“Dünyanın 7 harikasından” biri olan ve UNESCO Kültür Mirası Listesi’nde yer alan Efes Artemis Tapınağı bakımsızlık ve ilgisizlikten bataklığa döndü.

Yakın tarihe kadar her yıl milyonlarca turistin gezdiği, halkın “İngiliz Çukuru” dediği tapınak alanını yağmur suları doldurdu.

Peki, bu “harika” korunmazken, şimdi Efes’te Avusturyalılara bilimsel kazı yaptırılmasına ve çeşitli kalıntıların ayağa kaldırılmasına izin verilmezken; liman, havaalanı ve taksi yolu yapımı, “kel başa şimşir tarak” olmuyor mu? Bu ülkede galiba Kültür ve Turizm Bakanlığı var!