Magazin

Ertuğrul Özkök: Turgut Özal'ın torununu yanıma çağırdım, üç şey söyledim...

"Baban çok iyi bir müzisyen; çok karakterli bir insan..."

28 Nisan 2017 11:03

Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın torunu Uğur Ekren'in bir restoranda "genç şef" olarak çalıştığını belirterek "Geçen pazartesi günü Mutfak Sanatları Akademisi’nde yediğim harika yemeği o ve arkadaşları hazırlamış" dedi. Özkök, Ekren ile arasında geçenleri şöyle aktardı:

"Şimdi gel yanıma otur, sana söyleyeceğim üç sözüm var' diyor ve başlıyorum: 'Senin deden olağanüstü bir insandı. Bu ülkeye liberal düşünce devrimini yaptıran bir insandı ve ben ona hayrandım. Onunla gurur duy' diyorum. 'İkincisi baban, Baban çok iyi bir müzisyen. Çok karakterli bir insan. Annenle evliliğini de evlilik sonrasını da çok güzel yürüttü. Babanla da gurur duy.' 'Ama asıl sözüm sana. Yükselmekte olan, tutku isteyen çok güzel bir meslek seçmişsin. Kendinle de gurur duy"

Ertuğrul Özkök'ün "Sayın YSK Başkanı sizi kutlarım tarihe geçtiniz" başlığıyla yayımlanan (28 Nisan 2017) yazısı şöyle:

Derginin adı Bloomberg...

Bugüne kadar Economist gibi Türkiye’deki sisteme ters bakmış bir dergi değil.

***

New York Times gibi de değil...

***

Başkalarına, öyle “üst akıl” gibi safsatalarla yutturulabilecek türden bir dergi de değil...

***

Sahibi Bloomberg, ekonominin reel politiğini herkesten iyi bilen bir insan.

***

Dergi, 16 Nisan referandumundan sonraki ilk makalesini 24 Nisan günü yayınladı.

Başlığı şöyle:

“Erdoğan Türkiye ekonomisini nasıl kötü yönetir...”

Daha ilk cümlede 16 Nisan referandumunu çok küçük bir farkla kazandığını söylüyor.

Ama araya küçücük bir “If”, ifadesi eklenmiş ve şöyle deniliyor:

“Eğer tartışmalı değilse...”

***

Bu zarif ifadeyi, 
herkesin “Eğer hileli değilse” şeklinde okuduğuna hiç şüphem yok.

***

Türkiye’nin Kapıkule sınırını geçin...

Avrupa’ya ve dünyaya adımınızı attığınız an, 16 Nisan’la ilgili olarak dünyaya yerleşmiş olan kanaat işte sudur:

En hafifi ile “Tartışmalı referandum”...

En yaygın inanışla da “hileli sandık...”

New York Times dünkü sayısında, “mühürsüz zarfların geçerli kabul edilmesi”başvurusunu yapan kişinin kim olduğuna kadar
detaylandırmış.

Bunun “AKP’li biri” olduğunu yazıyor.

***

Hile var mı yok mu bilmem.

Ama şunu bilirim. Dünyaya yerleşmiş kanaat artık budur.

“Bu referandumda hile yapıldı...”

Ve ne yazık ki bunu artık hiçbir güç dünyanın hafızasından silemez.

***

Ülkemizin ve AKP’nin üzerine yıllarca silemeyeceğimiz bu şüpheyi yapıştıran kimdir?

***

Hiç şüphesiz Yüksek Seçim Kurulu’nun başkanıdır.

O yüzden diyorum.

Kutlarım başkan, tarihe geçtiniz.

Bir İslamcıya sorular

 “gazeteciler.com” sitesi, “İslamcıyım” kuyruğuna giren gazetecilerden Mehmet Ocaktan’a soruyor:

- Hazreti Muhammed ‘İslamcı mıydı?”

- Kuran’da “İslamcılık” diye bir şey var mı?

- Tayyip Erdoğan veya Abdullah Gül’ün ağzından bugüne kadar “Ben İslamcıyım”diye bir ifade duydunuz mu?

Özal'ın torununa söylediğim üç söz...

Önüme yemeğini koyan genç şefin yakasında “Uğur Ekren” yazıyor.

Bu genç insan Asım Ekren’in oğlu...

Yani rahmetli Turgut Özal’ın torunu...

İzzet Çapa’nın “Konsolos” adlı restoranının genç şefiydi...

***

Geçen pazartesi günü Mutfak Sanatları Akademisi’nde yediğim harika yemeği o ve arkadaşları hazırlamış.

“Şimdi gel yanıma otur, sana söyleyeceğim üç sözüm var” diyor ve başlıyorum:

***

- “Senin deden olağanüstü bir insandı. Bu ülkeye liberal düşünce devrimini yaptıran bir insandı ve ben ona hayrandım. Onunla gurur duy” diyorum.

***

- “İkincisi baban... Baban çok iyi bir müzisyen. Çok karakterli bir insan. Annenle evliliğini de evlilik sonrasını da çok güzel yürüttü. Babanla da gurur duy.”

***

- “Ama asıl sözüm sana. Yükselmekte olan, tutku isteyen çok güzel bir meslek seçmişsin. Kendinle de gurur duy.”

***

Mutfak Sanatları Akademisi’nde geçirdiğim bütün gün boyunca beni en çok etkileyen şey, işte böyle tutkulu genç insanlar görmekti.