Geri Dön
Paylaş
Gündem

Hükümet'ten Avrupa'ya tepki: Faşizmin ve Nazizm'in ayak seslerini duyuyoruz; akıllarını başlarına alsınlar

20.03.2017 18:43

"Yeni KHK'da sona gelindi, yakında kamuoyuna duyurulacak"

Bakanlar Kurulu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Hükümet Sözcüsü Numan Kurtulmuş, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından açıklama yaptı.

Kurtulmuş, Almanya ve Hollanda ile yaşanan diplomatik krizler sonrası yapılan açıklamalarla kullanılan “faşizm” ve “Nazizm” benzetmeleri hakkında “Faşizmin ve Nazizmin ayak seslerini duyuyoruz. Buna tedbir almak lazım. Orada 3 nesildir oturan insanları, kendi vatandaşı olan insanları yabancı göstermek doğru değildir” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın Hollanda’da maruz kaldığı tavrın Türkiye’de öfke uyandırdığını belirterek “Rencide etmek için söylemiyoruz, akıllarını başlarına alsınlar. Faşizmin tuzağına düşmesinler diye bunları söylüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş ayrıca yeni bir kanun hükmünde kararname (KHK) için son aşamaya gelindiğini yakın bir zamanda kamuoyuna duyurulacağını söyledi.

Kurtulmuş, YPG ile Rusya'nın Afrin'de anlaşmasıyla ilgili olarak da "Suriye'nin kuzey bölgesinde bir terör devletinin kurulmasını asla kabul etmeyeceğimizi ilgili taraflara belirtiyoruz. Rusya da ABD'de bunu biliyor. Türkiye, PYD unsurları yer almazsa DEAŞ'tan bölgenin temizlenmesi ve kurtarılması sürecinde etkin bir şekilde yer almaya hazırdır” ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş'un açıklamalarından satır başları şöyle:

153 önemli olay engellendi. Türkiye'nin sınır fiziki güvenlik sistemi ile ilgili gelişmeler gözden geçirildi. Diyarbakır, Hakkari, Mardin ve Şırnak illerinde terörden zarar gören çiftçilerimizin tarımsal kooperatiflerinin borçlarının ertelenmesiyle ilgili karar Bakanlar Kurulu tarafından onaylandı.

“PKK’nın gösterisine ses çıkarmadılar”

Bütün milletimizin ibretle izlediği gibi Türk vatandaşlarının barışçıl gösteriyi atlarıyla, köpekleriyle engelleyecek kadar barbarca tutum içerisine girdiler. Bu tavrı reva görenler PKK'nın açık bir şekilde gösteri yapmasına ses çıkarmadılar. Hatta PKK'nın Almanya'nın şehirlerinde polisin gözetimi altında güvenlikle yapmalarını sağlayacak imkanı sağladılar. Bu kabul edilemez. Son derece yanlış tavır ve tutumdur.

“Bu tavrı kınıyoruz”

Hiçbir demokratik kural bakımından izahı yoktur. Bu örgütün açıkça posterleriyle Türkiye karşıtı gösteri yapmasına müsaade etmek, dostu oldukları Türkiye'nin bakanlarına toplantı yapmasına izin vermeme tavrını kabul etmiyoruz. Bu tavrı açıkça kınadığımızı belirtiyoruz. Bu dostluğa ve müttefikliğe uymayan tavırlar, daha sonraki demeçlerle derinleştirilmiştir.

Almanya’ya eleştiri: FETÖ’ye arka çıkmak demektir

Alman istihbaratının başkanı 15 Temmuz darbe teşebbüsünde FETÖ izine rastlanmadığını, Türkiye'nin inandırıcı olmadığını söylediği cümleler kabul edilebilir değildir. FETÖ'nün bu işin arkasında olduğunun ispat edilebilmesi için 250 bin kişi mi ölmeliydi? 2 bin 500'e yakın yaralımız, bombalanmış olan Külliye, TBMM, Ankara Emniyet Müdürlüğü, Boğaz Köprüsü'ndeki o görüntüler. İnsanların üzerinden geçen tankların görüntüleri yeterli deliller değil midir? Hangi akla hizmet söylenmiş bir söz olduğunu anlamakta zorlandığımızı söylemek isterim. FETÖ'ya arka çıkmak demektir. Bütün bunları bir telaşla söylenmiş, Türkiye'nin referandumunda 'Evet' çıkmaması için söylenmiş sözler olarak gördüğümüzü belirtmek isterim.

"Hiç kimse Türk halkını bir şey anlamaz zannetmesin”

"Hiç kimse Türk halkını bir şey anlamaz zannetmesin. Bu manşetlerle bu tavırlarla ortaya bazı siyasetçiler tarafından konulan keskin Türkiye karşıtlığı ile vatandaşlarımızın ferasetle oy kullanmasına neden olurlar. Yahu bu adamlar niye böyle davranıyor diyerek vatandaşlarımızın güçlü şekilde Türkiye'nin istiklaline sahip çıkmasına neden olurlar. Bu davranışları demokrasiye uygun bulmadığımızı ifade etmek isterim. Bütün bunlar Türkiye karşıtı çevrelerin ekmeğine yağ sürmekten başka bir şey değildir. Avrupa'da yükselen ırkçılığın, Türkiye düşmanlığının tezahür etmiş halleridir. Bundan Türkiye'ye zarar gelmez ama bunları yapanlar fayda edemez. Bu devam ederse aşırı milliyetçilik yükselir. Oradaki vatandaşlarımız Avrupa toplumunun kalıcı mutedil unsurlarından biridir. Oradaki varlığımızın emniyetini koruyacak, toplumlarıyla daha iyi entegre olmalarını sağlayacağız. Üzerimize düşen her türlü sorumluluğumuzu yerine getireceğiz."

“Hariçten gazel okumasınlar”

"Türkiye'nin hangi sistemle yönetileceğine falanca ülkede oturan biri karar vermez. Buna aziz Türk milleti karar verir. 16 Nisan'da sandık ortadadır, millet ne karar verirse başımızın üstünedir. Türkiye'deki referandum TBMM'den 339 milletvekilinin 'Evet' oyu ile çıkmış ve milletin önüne gitmektedir. Hariçten gazel okumasınlar. Türk halkının tercihlerine saygı duysunlar. Tercih ne olursa olsun başımızın üstünedir."

Nazi benzetmeleri

Kusura bakmasınlar biz bu faşizm benzetmelerini Avrupalı dostlarımızın geleceğinden endişe ettiğimiz için söylüyoruz. Bunlardan korunmaları için davranışlarını gözden geçirmeleri gereken biz değiliz. Bu tavırları ortaya koyanlar, faşizm ve nazizm söylemlerinden endişe edenlerdir. Wilders diye bir adam çıkacak, ya da Almanya'da neo-naziler ortaya çıkacak, Türklere yabancılara karşı derin devlet operasyon yapacak, Müslümanlar dışarı diye mitingler yapılacak, siz de çok kültürlülükten bahsedip ırkçılığa demokratik tepki diyeceksiniz. Akıllarını başlarına toplasınlar diye söylüyoruz. Bize laf yetiştirmelerine gerek yok. Tedbir çok kültürlülükten geçiyor.

“Faşizmin ve Nazizmin ayak seslerini duyuyoruz”

Faşizmin ve Nazizmin ayak seslerini duyuyoruz. Buna tedbir almak lazım. Orada 3 nesildir oturan insanları, kendi vatandaşı olan insanları yabancı göstermek doğru değildir. O akşam yaşadıklarımız sabaha kadar bütün milletimizi öfkelendirdi. Biz siyasi akılla hareket ediyoruz. Yakın komşumuz, dostumuz, müttefikimiz, Avrupa kıtasını kötü bir gelecek bekliyor. Bu tedbirleri almanın yolu yabancılarla dostluk içerisinde yaşamaktır. Rencide etmek için söylemiyoruz, akıllarını başlarına alsınlar. Faşizmin tuzağına düşmesinler diye bunları söylüyoruz.

“PYD yer almazsa etkin şekilde olmayı planlıyoruz”

Fırat Kalkanı operasyonu ile belli bir noktaya gelindi. Hem ABD hem Rusya son kararlarını verecekler. Türkiye olarak bu şehirlerin tamamının etnik yapısının korunmasından yanayız. Mezhebi yapıyı bozacak bir şey bölge barışının sağlanmasına vesile olmaz. Dolayısıyla Münbiç'in etnik yapısı korunmadır. Aynı şekilde Rakka ve Afrin bölgesinin yapıları korunmalıdır. Hem Ruslarla, hem Amerikalılarla konuşuyoruz. Her iki ülkenin aldığı net bir karar yok. Farklı şıklar duruyor. Eğer PYD unsurları yer almazsa DEAŞ'tan temizlenmesi için ve o şehirlerin kendi halklarına geri verilmesi sürecinde etkin şekilde yer almaya hazır Türkiye. Hem ABD hem Rusya ile paylaşıyoruz.

Geri Kabul Anlaşması’nın iptali

Türkiye'nin milli menfaatleri çerçevesinde konuları değerlendiririz. Geri kabul anlaşması vizesiz Avrupa ile eş zamanda gündeme geldi. Şartların olgunlaşması ve Türklerin milli menfaatleri çerçevesinde bununla ilgili karar veririz.