Çevre

İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nin tahliyesine CHP'den tepki: Yok etmelerine izin vermeyeceğiz!

Tahliye edilmesine karar verilen İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi'nde yılda 15 bin öğrenci eğitim alıyor

12 Temmuz 2018 01:23

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca, 15 bin öğrencinin eğitim gördüğü, 83 yıl önce kurulmuş olan İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbornn Botanik Bahçesi'nin tahliyesine tepki gösterdi. “İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne bağlı Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi tümüyle keyfi bir uygulamayla yok edilmek isteniyor” diyen Gülizar Biçer Karaca  “İstanbul İl Müftülüğü’nü Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’ni yok edecek bu vahim hatadan vazgeçmeye, Erdoğan ve AKP’yi de bilimsel bilginin anavatanı sayılan bu topraklar üzerinde yaptığı bu kirli siyaseti bir an evvel terk etmeye çağırıyoruz” ifadelerini kullandı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gülizar Biçer Karaca’nın açıklaması şöyle:

"83 yıllık Cumhuriyet mirası olan İstanbul Üniversitesi Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’ni yok etmelerine izin vermeyeceğiz. Milli servetimiz olan Botanik Bahçesi’ni Erdoğan iktidarın kutuplaştırıcı siyasetine kurban etmeyeceğiz.

İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi’ne bağlı Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi tümüyle keyfi bir uygulamayla yok edilmek isteniyor. 83 yıllık Cumhuriyet mirası olan Botanik Bahçesi, Nazi zulmünden kaçarak Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün daveti üzerine Türkiye’ye sığınan Prof. Dr. Alfred Heilbronn öncülüğünde kuruldu. Botanik Bahçesi, 17 dönümlük arazisinde 3.500’den fazla endemik türe ev sahipliği yapıyor.

Dönemin en üst teknolojisiyle, Avrupa’daki gelişmiş örnekleri düzeyinde kurulan Botanik Bahçesi, yıllardır gerici iktidarların hedefinde olmasına rağmen hâlâ yılda 15 bin öğrencinin eğitim yuvası olarak dimdik ayakta durmaktadır. Ülkemizde bilimin gelişmesinden, diğer ülkelerle yarışacak düzeyde bilgi üretilmesinden rahatsız olan AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu kez gözünü Botanik Bahçesi’ne ve oradaki laboratuvarlara dikmiş, toplumun dini hassasiyetlerini kullanarak bilimsel üretime karşı başlattığı savaşta yeni bir cephe açmaya çalışmaktadır.

İlk temellerinin atıldığı dönem için çığır açıcı bir girişim olan Cumhuriyet Mirası, on yıllardır çok sayıda botanikçi ve farmakoloğun yetişmesine öncülük etmiştir. Uluslararası Botanik Bahçelerine kayıtlı Türkiye’deki iki örnekten biri olan Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’nin korunup geliştirilmesi için çaba harcanacağı yerde sebepsiz ve anlamsızca yok edilmek istenmesi ne vicdani ne de ahlakidir.

Sahip olduğu coğrafi ve iklim özellikleriyle biyoçeşitlilik açısından dünyanın en önemli ülkelerinden biri olan yurdumuzun zenginliklerini yansıtan Botanik Bahçesi; AKP ve Erdoğan’ın dini, bilimin karşısına koyarak toplumu kutuplaştıran yaklaşımının yeni hedefi olmuştur. Geçen yıl İstanbul Müftülüğü’ne tahsis edilen arazinin bugün hangi amaçla yok edilmek istendiği gayet açıktır. Müftülüğün başka bir arazide de pekala yapabileceği bir çalışmanın neden bir bilim yuvasını yerle bir ederek yapılmak istendiği, 16 yıldır sürdürülen kutuplaştırıcı politikaların bir başka ayağıdır.

1946’da Türk vatandaşlığını kabul etmiş, Türkiye’de bilimin gelişmesine öncülük etmiş Prof. Heilbronn ve arkadaşlarının öncülüğünde kurulan Botanik Bahçesi’nde Türkiye bitkilerinin cinsiyet, morfolojik ve anatomik özellikleri incelenip kayıt altına alınabilmiştir. Bugün üzerine bastığımız toprakların zenginliğini anlayıp geliştirmemize öncülük etmiş bir hazine olan Botanik Bahçesi ile birlikte Prof. Heilbronn’un adı da, temsil ettiği bilimsel ve insani değerler de 16 yıldır iktidarın açık hedefi olmuştur.

Başta Erdoğan ve AKP bilsin ki;

Anadolu’nun zengin topraklarında her dönem düşmanlık tohumları ekilmek istendi ama inadına aklın, bilimin ve kardeşliğin tohumları boy verdi. Öncelikle İstanbul İl Müftülüğü’nü Alfred Heilbronn Botanik Bahçesi’ni yok edecek bu vahim hatadan vazgeçmeye, Erdoğan ve AKP’yi de bilimsel bilginin anavatanı sayılan bu topraklar üzerinde yaptığı bu kirli siyaseti bir an evvel terk etmeye çağırıyoruz.”