Medya

Uluslararası Basın Enstitüsü'nden Hrant Dink'in ölümünün 17. yıldönümünde çağrı: Türk makamlarını adaleti sağlamaya çağırıyoruz

19 Ocak 2024 20:23

Türk-Ermeni gazeteci Hrant Dink'in öldürülmesinin 17. yıldönümünde, basın özgürlüğü konusunda editörler, gazeteciler ve medya yöneticilerinden oluşan küresel ağ Uluslararası Basın Enstitüsü (IPI), davadaki süregelen cezasızlığı kınayarak Türkiye'ye çağrıda bulundu.

IPI’ın sitesinde Dink’in katledilişinin 100. yılında yayımlanan açıklama şöyle:

Dink, 19 Ocak 2007'de kurduğu Agos'un İstanbul bürosunun önünde güpegündüz vuruldu . Dink'in öldürülmesi hem yurt içinde hem de yurt dışında büyük öfkeye yol açtı.

Dink için adaletin sağlanması, cinayetin azmettiricileri da dahil olmak üzere cinayete karışan herkesin kimliğinin tespit edilememesi ve yetersiz soruşturmalar nedeniyle sekteye uğradı. Saldırının planlanmasında rol aldığı belirlenen saldırgan Ogün Samast ve diğer sanıklar, daha önceki yıllarda ayrı davalarda hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Türk yetkililerin Dink'in öldürülmesiyle ilgili tüm koşulları ve diğer aktörlerin olaya karıştığına henüz ışık tutmadığına inanılıyor.

"17 yıldır adalet bekliyoruz"

IPI Türkiye Ulusal Komitesi Başkanı ve IPI Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Kızılkaya şunları söyledi:

“17 yıldır Hrant Dink için adalet bekliyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), devletlerin gazetecileri “aktif olarak” koruma yükümlülüğünü vurguluyor. Ne yazık ki mahkemenin bu konudaki “ana teması”nın 10. maddesi Türkiye'den, özellikle de Dink'ten örneklerle dolu.”

"Gazetecilerin öldürülmesinin cezasız kalması, halkın haber ve bilgi edinme hakkına doğrudan bir saldırı"

IPI Direktör Yardımcısı Scott Griffen ise konuya ilişkin olarak şunları söyledi:

“Türk makamlarını bir kez daha Hrant Dink'in menfur cinayeti için tam adaleti sağlamaya çağırıyoruz: Bu, en büyük beyinler de dahil olmak üzere tüm sorumluların tespit edilmesi, kovuşturulması ve hapsedilmesi anlamına geliyor. Gazetecilerin öldürülmesinin cezasız kalması, basın özgürlüğüne ve halkın haber ve bilgi edinme hakkına doğrudan bir saldırıdır.”