Geri Dön
Paylaş
16.05.2018 21:30

Siyaset yasak, mizah serbest!

Futbol her zaman sertlik, serbest atış, ofsayt, penaltı, şike, teşvik primi, kırmızı kart içermez kimi zaman da güldürür, özellikle de içinde Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören olunca!..

Avrupa Futbol Federasyonları Birliği UEFA, kısa geçmişte Beşiktaş Kulübü’ne bir yıl Avrupa Kupaları’ndan ‘men’ cezası veriyor. Cezanın gerekçesinin ‘evrakta sahtecilik’ olduğu iddia ediliyor ancak kulüp, bunun gerçeği yansıtmadığını cezanın, futbolculara yapılması gereken ödemelerde yaşanan zaman aşımı nedeniyle verildiğini belirtiyor. Söz konusu süreç geride kalıyor, olay da unutulup gidiyor. Derken, Beşiktaş’ın ceza almasına neden olan dönemde kulüp başkanlığı görevini yürüten Yıldırım Demirören, ‘Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı’ görevine terfi ediyor. Doğal olarak sonrasında da UEFA’nın bu konudaki muhatabı Yıldırım Demirören oluyor.

UEFA’nın Türkiye Futbol Federasyonu ile yaptığı yazışmalara mevcut şartlar altında ulaşmak zor ancak içeriğini kestirmek çok da güç değil; “Türkiye Futbol Federasyonu’nun sayın başkanı, Süper Lig kulüplerinizden Beşiktaş, belirlediğimiz kuralların dışında hareket etmiş ve akabinde cezalandırılmıştır. Lütfen başkanı ve yönetim kurulu üyelerine hakkında inceleme yaparken gerekli hassasiyeti gösterinizi rica ederiz” ibaresinin yer alması büyük olasılık…

Beşiktaş, yarıda kalan olaylı kupa maçının ardından ceza alıyor, cezayı veren Türkiye Futbol Federasyonu… Başkanı da İnönü Stadı tribünlerinin eski müdavimlerinden Yıldırım Demirören. Beşiktaş’ın olağan mali kongresinde bir grup, Yıldırım Demirören’in kulüpten ‘ihracı’ için dilekçe sunuyor. Başkan Fikret Orman ise Yıldırım Demirören’in eski başkan olması sebebiyle bu istemi gündeme alamayacağını dile getiriyor. Oysa ki durum biraz daha farklı!

1) Yıldırım Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı.            

2) Yıldırım Demirören, Beşiktaş Kulübü’nden 100 milyon TL alacaklı.                                                                                                         
3) Yıldırım Demirören, memleketin en büyük medya patronu.

Geçen yıl Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleşen ‘Futbolun Zirvesi’ panelinde konuşan Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı Yıldırım Demirören, 16 Nisan’daki referandum öncesi, kürsüde; "Daha güçlü bir Türkiye için 'evet' diyen bir 17 Nisan sabahında uyanmak dileğiyle" cümlesini kuruyor.

İki gün önce de Almanya Futbol Federasyonu Başkanı Reinhard Grindel’a; “Futbola siyaset bulaştırmak korkunç bir hatadır” yanıtını veriyor.

Futbolla haşır-neşir olmayanlar için, Reinhard Grindel, Alman milli takımının formasını giyen Türk asıllı futbolcular Mesut Özil ve İlkay Gündoğan'ın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Londra’da bir araya gelmelerinden duyduğu rahatsızlığı dile getirmiş, bunu doğru bulmadığını beyan etmişti…

Futbol mu? Süleyman ağabeyin 80’li yıllarda İnönü Stadı’ndaki bir sezon açılışı sırasında yaptığı konuşmayla özdeş durum; “Basketbol takımımızın çok değerli fitbolcuları…” 

Ne dürüstlüğün simgesi Süleyman Seba ve benzerleri kaldı, ne de sahada şaibesiz, sportmence mücadele. Meydan hokkabazlara kaldı!..