Geri Dön
Paylaş
15.09.2018 00:00

Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi bilişim sektörünü durma noktasına getirdi!

13 Eylül tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ortalığı karıştırdı[1]. Öyle ki, bugün öğlen saatlerine kadar bilişim sektöründeki mal alımı durdu. Öğleden sonra ise, işlemler kah eski, kah yeni usül yapılırken, sektörün ülke çapındaki tartışmaları bitmiyor.

Biz bilişim sektöründen bahsediyoruz ama aldığımız habere göre, diğer sektörlerde de benzer durumlar var. Zaten bu nedenle olsa gerek, TOBB'un görüş toplamaya başladığı kaydedildi.

Cumhurbaşkanlığı kararının 1 gün önce meydana gelen AVM -dövizli kira- protestosu çerçevesinde yayınlandığı düşünülüyor. Ancak kararda sadece "gayrimenkul" değil, yanısıra "menkul" ifadesi de yer aldığı için, herkesin etkiliyor gibi gözüküyor. Bu haliyle gerçek süreçlerin ve arka planın iyi düşünülmediği bir karar olarak değerlendiriliyor. Önce kararı aşağıda yayınlayalım. Sonra -ekonomist iddiası olmayan bir gözle- sektördeki gelişmeleri ve yorumları aktaralım.

Türk parası kıymetini koruma hakkında 32 sayılı kararda değişiklik yapılmasına dair karar

Madde 1- 7/8/1989 tarihli ve 32 sayılı türk parası kıymetini koruma hakkında kararın 4'üncü maddesine aşağıdaki bent eklenmiştir.

"g- türkiye'de yerleşik kişilerin bakanlıkça belirlenen haller dışında kendi aralarındaki menkul ve gayrimenkul alım satım, taşıt ve finansal kiralama dahil her türlü menkul ve gayrimenkul kiralama, leasing ile iş, hizmet ve eser sözleşmelerinde sözleşme bedeli ve bu sözleşmelerden kaynaklanan diğer ödeme yükümlülükleri döviz cinsinden ve dövize endeksli olarak kararlaştırılamaz."

Madde 2- aynı karara aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.

"Geçici madde 8- bu kararın 4'üncü maddesinin (g) bendinin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren otuz gün içinde, söz konusu bentte belirtilen ve daha önce akdedilmiş yürürlükteki sözleşmelerdeki döviz cinsinden kararlaştırılmış bulunan bedeller, bakanlıkça belirlenen haller dışında; türk parası olarak taraflarca yeniden belirlenir."

Madde 3- bu karar yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Madde 4- bu karar hükümlerini hazine ve maliye bakanı yürütür.

Bilişim sektörü öğlen saatlerine kadar durdu

Karar 12 Eylül gecesi duyuruldu ve 13 Eylül Resmi Gazetesi’nde yer aldı. Ancak hukukçuların ortak görüşü, "sınırları belli olmayan" ve "gerçek hayat uygulamalarından kopuk" bir karar olduğu şeklinde. Bilişim sektörü, Microsoft, IBM vs gibi yabancı üreticilerden mal alımının olduğu bir alan. Dolayısıyla da mal alımı döviz bazlı. Konuştuğumuz kanal yetkilileri,

"Bizim şu günlerde TL çalışmamız sorunlu. Çünkü doların yarın ya da yıl sonunda ne olacağı belirsiz. Hukukçularımız, önceki dönemden kalan döviz alacak ya da borçlarımız için de geçerli olduğunu, çünkü sınırlarının tanımlanmadığını söylüyorlar. Bu bizim sektörü batırır." diyorlar. Bu belirsizlik sonucu bilişim sektöründe mal alımı bugün öğlene kadar durdu. Öğleden sonra ise, işlemler 2'ye ayrıldı. Bir kısmı TL bazında satışa devam etti, bir kısmı ise beklemeyi tercih etti.

Hukukçulardan "menkul" kelimesi nedeniyle tüm ticaretin içerildiği bilgisi aldıklarını belirten sektörün, konuyu danışmak için görüştükleri Maliye Bakanlığı yetkililerinden de herhangi bir "net görüş" alamadıkları kaydediliyor. Maliye Bakanlığının şu anda net olmasa da, bir süre sonra "istisna" olan sektörleri ya da uygulamaları açıklaması bekleniyor. Doğal olarak, özellikle döviz bazlı anlaşmaları olan köprü, tünel projelerinin kapsam dışına alınıp, alınmayacağı merak ediliyor.

Sektörün 2 büyük oyuncusu TL'ye döndüklerini ilan ettiler

Diğer yandan sektörün 2 büyük dağıtımcısı olan Index dün, Arena bugün yaptıkları açıklamalarla TL'ye döndüklerini bildirdiler. Özellikle Index'in Tüsiad Başkanı Erol Bilecik nedeniyle siyasal olarak dönmüş olabileceği düşünüldü. Ancak sektörden aldığımız bilgiye göre Index yetkilileri, hukuk müşavirlerinin kendilerine bildirdiği görüşe uygun olarak TL'ye döndüklerini açıklamışlar.

Durum böyle de olsa, sektörde Türkiye çapında hayli tartışmaya neden oldu. Çünkü nasıl gelişeceği öngörülemeyen döviz ortamında, fiyatların "enflasyon oranı + kar + risk"  rakamı içerecek şekilde yüksek uygulanması olasılığı yüksek. Yani artık "risk fiyatlaması" gündemde. Bunun ise bilişim ürünlerinde bir pahalılığa ve dolayısıyla enflasyona dönüşeceğini görmek için kahin olmaya gerek yok.

Hukuk davalarına neden olabilir mi?
 

Hukukçular ise, Yargıtay'ın içtihatları gereği, tacirlere daha önce vermediği "ekonomik kriz" ya da "devalüasyon" gibi bahanelerle "Uyarlama Davası Açma Hakkı"nı, bu kararın artık verdiği yorumu yapıyorlar. Yani bu karar çerçevesinde, önümüzde çok sayıda dava açılma olasılığı var.

Ya da bu karar "serbest ticaret engelleniyor durumu" olabilir mi? Kararın "Danıştay" tarafından iptal edilmesi mümkün mü? Bu da hukuk tarafında tartışılan bir konu.

Ama hukukçuların en çok söylediği şey şu;

"Başka ülkelerde TBMM'ye gelen kanunlarda "etki analizi" yapılır. Bu ülkemiz açısından eksikti ama muhalefet görüşleri ile biraz daha düzenlenmiş oluyor. Şimdi kararnamelerde muhalefet görüşü bile bulunmuyor. Bugün yaşanılan durum işte bu "etki analizi"nin yapılmamasının bir sonucu."

Enflasyon yükselir mi?
 

Türkiye 2002'lere kadar çok yüksek enflasyon ile mücadele etti. O dönemin en belirgin özelliği "vade farkları" konusuydu. Ancak yeni nesil ticaret erbabının bu dönemi yaşamaması nedeniyle, bu vade farkı olayının etkisine vakıf olamadığı görülüyor. Yapılan tartışmalar, "kur" etrafında dönüyor. Oysa "vade farkları" da gündeme girmek üzere.

İlaveten mevcut durum, bu vade farklarının da ötesinde ayrıca "risk fiyatlandırmasını" önümüze getiriyor. Yani vade farklarının içine "risk fiyatlandırması" da eklenecektir. Bütün bunlar ise enflasyonun artmasını tetikleyebilir.

Doların bu kadar dalgalanmadığı bir ortamda, TL geçişi desteklenebilir --hatta desteklenmelidir-- ama bizim bu yazıda bahsettiğimiz doların aşırı dalgalandığı bir dönemde, sistemi aniden şoka uğratan kararın etkileri ve sınırlarının belirsizliği.

Bakalım, Cumhurbaşkanlığı kararı sadece "dövizle kira" durumunu kapsayacak şekilde düzeltilecek mi? Ya da tersine böyle mi kalacak? Kalacak ise ne tür önlemlerle kalacak? Etkisi ne olacak? Önümüzdeki günlerde göreceğiz.