Geri Dön
Paylaş
18.08.2017 00:00

Trump 'Onların yerini alacak başkaları var' diyordu....

ABD Başkanı Donald Trump Amerikan Üretim Konseyini feshetme kararı aldı. Trump’ın Charlottsville’de meydana gelen ırkçı saldırıyı kınamadığı ve hatta üstü kapalı olarak desteklediği gerekçesiyle, Amerikan Üretim Konseyi’nden üstüste istifalar gelmişti [1] [2].

Trump, kişisel Twitter hesabından yaptığı açıklamada, Danışmanlar Konseyini oluşturan Amerikan İmalat Kurulu ile Strateji ve Politika Forumunu sonlandırdığını  "İmalat Kurulu ile Strateji ve Politika Forumundaki işinsanları ve kadınları üzerine baskı kurmaktansa, her ikisini de sonlandırıyorum. Herkese teşekkürler" sözleriyle duyurdu.

Amerika, yeni başkanı Trump’ın “Amerika’yı yine büyük yapacağız” iddiasıyla geliştirdiği politikalar sonrasında sarsılıyor. Irkçılık karşıtları, Trump’ın tarzının ülkede ırkçılığı patlattığını düşünüyorlar. İstifa eden CEO’lar da buna referans veren ifadeler kullandılar. Intel CEO’su Brian Krzanich  neden istifa ettiğini anlattığı açıklamasında "Siyaset ve siyasi gündemler, Amerika'nın üretim üssünü yeniden inşa etmenin önemli misyonunu ortadan kaldırdı" demişti [2]. 

Konsey, Trump'ın politikalarının ekonomiyi nasıl etkileyeceği konusunda iş dünyasıyla görüş alışverişi yapabilmesi için kurulmuştu.  CEO’ların üstüste istifa etmesi üzerine,  “onların yerini alacak bir sürü kişi var” türünden bir tweet atmıştı.

Sonrasında da New York’ta düzendiği basın toplantısında bu sefer ayrılan  CEO’ları, ürünlerini ABD dışında üretmenin utancı nedeniyle istifa ettiler şeklinde suçladı. Gerçi, ölen Heather Heyer için mesaj attı ama hayli gecikmeli ve adeta ayıp olmasın türünden; “Güzel ve İnanılmaz, gerçekten özel bir genç kadın Heather Heyer için anma töreni bugün. Hepimiz tarafından hep hatırlanacak” tweeti attı.

Bütün bunlardan sonra da, anlaşılan durum pek parlak değil ki, konseyi iptal etti. Zaten ayrılanlara bakıldığında Ford Company, Merck, Intel, 3M gibi dünya devlerinin CEO’ları olduğu görülüyor. Geriye kalanlar ise onların yerini doldurabilecek kapasitede gözükmüyor.

ABD’de Yükselen Irkçılık Kendisini Sosyal Medyada da Gösteriyor

ABD’de 1980 yılında ülke içine ve 1985 yılında offshore’a (yurtdışı) yönelik olarak alınan Outsource (Taşoron) kullanma stratejisi ülkeyi bugüne taşıdı[3]. Yani süpriz değil. İşlerini Çinlilere, Hintlilere kaybeden Amerikalılar isyan ediyor ve bilinçsizce isyanlarını göçmenlere yöneltiyorlar. Trump ise bu sosyal sorunu görüp, oyları manipüle etmek için kendi lehine kullanan bir kişi. Dolayısıyla da olaylar sonrasındaki yaklaşımı “ben hatalıyım” yerine aynı stratejiyi çaresizce ya da ne olursa olsun diyerek sürdürmekten ibaret.

Diğer yandan, ülkedeki insanlar 2’ye bölünmüş durumda. Bir örnek verelim; Holywood’un kıdemli aktörlerinden James Wood –ki ben kendisini Salvador filmi ile hatırlıyorum. Oliver Stone’un çektiği o film 1970’lerde gerçek bir kişinin gözünden El Salvador iç savaşını anlatır ve  ABD'nin desteklediği askeri birliği ciddi biçimde eleştirir. Woods gerçek bir fotoğrafçıyı canlandırdığı bu filmdeki oyunu ile Oscar’da en iyi oyuncu  ödülüne aday gösterilmişti [4].

Ama anlaşılan tam tersi düşünüyor –ki aslında Mississippi'de yaşamış kötü bir ırkçıyı canlandırdığı bir filmi de var[5]--. Çünkü şöyle bir tweet attı;

Bir yandan Nina Simone’nin 1960’larda zencilerin ayağa kalkmasına yardımcı olan “Got Damn Missisippi” şarkısını onurlandıralım ve sonra bu tweetin nedenini anlatalım;

Olay şu; malum ABD 1800’lerde bir iç savaş yaşadı. Bu savaşın Güney tarafı ırkçılık (kölelik) taraftarıydı ve savaşı kaybetti. Güney tarafının yenilen komutanı General Robert E. Lee idi. Lee savaştan sonra Washington Kolejinin Müdürlüğünü yapmıştı [6]. İşte bu Lee’nin heykelleri şu anda bir sorun. Irkçılık karşıtları uzun zamandır bu heykellerin kaldırılmasını filan istiyor [7].

Son olaylarda da, North Carolina'daki protestocular bir Konfederasyonun anıt heykelini parçalayıp her tarafı bıçakladı. İşte ondan sonra muhafazakar aktör James Woods, liberallerin Amerikan ordusundan nefret ettiği yorumundan hareketle, ABD için 2ci dünya savaşının en önemli anılarından birisi olan, Iwo Jima'daki askerleri tasvir eden Deniz Piyadeleri Savaş Anıtı'nın da yıkılmasını isteyeceklerine dair yukarıdaki tweeti attı.

Sonra ne oldu? Sosyal medyada James Wood’u ti’ye alanlar sayısız tweet attı. Bir kaç örnek aşağıda; 

Bu arada James Wood tepkiler üzerine, kamuoyunu yumuşatma taktiği uyguluyor gibi gözüküyor;

Bütün bunları anlattık. Çünkü aynısı değil ama bu olaylara bakarken, ülkemize benzer bir şeyler buluyoruz içinde. Farklı düşünce ve olayları, hareket tarzlarını göstermek ve anlamaya çalışmak yararlı olur diye düşünüyoruz.


[1] Gerçi Trump kınadı ama kınarken nedense her 2 tarafı kınadı. Oysa ırkçılık karşıtları olayın mağdur tarafıydı ama bize Gezi Parkını hatırlatacak şekilde, Trump onları şiddet yanlısı diye tanımladı. "Bir tarafta kötü bir grup, diğer tarafta ise şiddet yanlısı bir grup vardı. Her iki tarafın da suçlu olduğunu düşünüyorum." ifadesini kullandı.      

[2] Şirketler, bölücü siyasi iklime nasıl bakıyor?

[3] Trump’ı kim seçti, dünyaya ne oluyor?

[4] Wikipedia : Salvador

[5] Ghost of Mississippi

[6] General Robert E.Lee

[7] Robert E. Lee memorial defaced in Dallas