T24 Haber Merkezi
Aralarında tutuklanarak İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu'nun da bulunduğu 59'u tutuklu 414 kişinin yargılandığı İBB davasında İBB Genel Sekreter Yardımcısı Gürkan Akgün’ün avukatları savunma yaptı. Akgün'ün avukatı Erhan Yılmaz, savcılığın Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan uzman talep ettiğine değindi ve "Bu isimler Hazine ve Maliye Bakanlığı'nı çalışanları. İddianamede suçtan zarar görenlerin ilk sırasında Maliye Bakanlığı gösteriliyor. Bu raporun tarafsızlığını tartışamayız, yasaklı iş. Dosyaya rapor sunan bilirkişiler bağımsız değil" dedi. Duruşmada öğle arasının verilmesiyle salondan ayrılan İmamoğlu, hayatını kaybeden usta oyuncu Kadir İnanır'ı andı ve "Kadir Abi'ye çok üzüldük. Fatsa'nın, Ordu'nun, Türkiye'nin başı sağ olsun. İsmini yaşatacağız" dedi.
Akgün, perşembe günü duruşmada verdiği savunmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin harcama yaptığı her kuruşun gittiği yerin belli olduğunu söylemiş, Bilirkişi raporunda AKP'li belediye meclis üyelerine de sorumluluk atfedildiğini ancak iddianamede bu isimlere suç isnadında bulunmadığını belirterek, "Suç isnat edilen kararda muhalefet şerhi yok, altına herkes imza attı ama sadece İBB bürokratları tutuklandı" ifadelerini kullanmıştı. izlemek için Almanya’nın İstanbul Başkonsolosu Dr. Regine Grienberger, yayınevi temsilcileri, yazar ve şairler de Silivri’ye gelmişti.
Savunma yapmayan beş isim kaldı
Davada geriye beş ismin savunması kaldı: yarın Murat Ongun, ardından Tuncay Yılmaz, Fatih Keleş, İnan Güney ve Ekrem İmamoğlu savunma sırasında. Mahkeme başkanı, şu ana kadar savunması alınmayan kişilerin ay sonuna kadar savunmalarının alınmasının planlandığını söylemişti.
"İş insanı Mehmet İlhan Gülay şüpheli olarak tutuklandı, sonra ne olduysa müşteki oldu"
Oturum, tutuklu Akgün’ün avukatı Selin Gönül'ün savunmasıyla başladı. Akgün’ün avukatı Selin Gönül, iş insanı Mehmet İlhan Gülay’ın iki gün içerisinde iki farklı ifade verdiğini söyledi. Gülay’ın dosyanın şüphelisi olarak tutuklandığını belirten avukat Gönül, "Ancak sonra her ne olduysa müştekisi oldu. Hakkındaki şüpheli sıfatı buharlaştı. Şimdi biz ne oldu da bu sıfat değişikliğinin yaşandığı bilmiyoruz. Dosyanın içinde de göremiyoruz" dedi.
"Tebliğ raporları sınırını aşıyor; birçok noktada neredeyse hüküm kuran bir dil grubu kullanılıyor"
Av. Gönül'ün savunmasının ardından Akgün'ün bir diğer avukatı Erhan Yılmaz söz aldı. Ön inceleme raporunda mahkumiyet dili kurulduğunu söyleyen Yılmaz, "Ne var ki dosyamızdaki tebliğ raporları sınırını aşmakta, iddialara ve ifadelere değerlendirmeye esas çerçeve sunmak yerine birçok noktada neredeyse hüküm kuran bir dil grubu kullanmaktadır" dedi.
"Dosyaya rapor sunan bilirkişiler bağımsız değil"
Avukat Erhan Yılmaz, savcılığın Hazine ve Maliye Bakanlığı'ndan uzman talep ettiğine değindi ve "Bu isimler Hazine ve Maliye Bakanlığı'nı çalışanları. İddianamede suçtan zarar görenlerin ilk sırasında Maliye Bakanlığı gösteriliyor. Bu raporun tarafsızlığını tartışamayız, yasaklı iş. Dosyaya rapor sunan bilirkişiler bağımsız değil" dedi.
Avukat Yılmaz, Gürkan Akgün'ün suçlandığı Dijital Deneyim Müzesi'ne ilişkin olarak zamansal bir kopukluk olduğuna dikkati çekti. Yılmaz, "Müvekkilim 14.12.2023 tarihinde görevden ayrıldı. Suçlamanın odağındaki işlemler ise ağırlıklı olarak 2024 yılına ait. Müvekkili sorumlu tutmak ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine de açıkça aykırıdır" dedi.
"İstanbul’u depreme hazırlayan bir şehir plancısını içeride tutmak İstanbul halkına karşı işlenmiş bir ihmaldir"
Gürkan Akgün'ün imzası olmayan ihalelerden dahi suçlandığını vurgulayan Yılmaz ayrıca, 2019 öncesinde yani AKP döneminde kullanılan ihale şartnamesi sisteminin birebir aynısının 2019'dan sonra da kullanıldığını belirtti. Yılmaz, “Ben Gürkan’a baktığımda bu çağın kahramanını görüyorum” dedi ve sözlerini, “İstanbul’u depreme hazırlayan bir şehir plancısını içeride tutmak İstanbul halkına karşı işlenmiş bir ihmaldir” diyerek noktaladı.
İmamoğlu: Kadir Abi'ye çok üzüldük; Türkiye'nin başı sağ olsun, ismini yaşatacağız
Mahkeme başkanı duruşmaya öğle arası verdi. İmamoğlu, duruşma salonundan ayrılırken, hayatını kaybeden sanatçı Kadir İnanır'ı andı ve "Kadir Abi'ye çok üzüldük. Fatsa'nın, Ordu'nun, Türkiye'nin başı sağ olsun. İsmini yaşatacağız" dedi.
Ara sona erdi, duruşma başladı. Gürkan Akgün'ün avukatlarından Akçay Taşçı, savcılığın soruşturma aşamasında eksik davrandığına işaret ederek, "Yalnızca tek bir evrak isteyerek ortaya çıkarılabilecek bir hususta, ortaya çıkarmak yoluna gidilmedi" dedi.
"İddianame, sanki bu iddiayı sonuca ulaştırmış gibi devam etmiş"
Avukat Taşçı, Akgün'e yöneltilen KİPTAŞ'tan 100 daire istediği suçlamasının Adem Soytekin'in etkin pişmanlık ifadesine dayandığını belirtti ve "İddianame, sanki bu iddiayı sonuca ulaştırmış gibi devam etmiş" dedi. Akgün'ün avukatı Taşçı, Yargıtay'ın örgüt suçlamasına yönelik kriterler ortaya koyduğu belirtti ve "Bana örgütün bütün faaliyetini delilli, ispatlı olarak ortaya koyacaksın" denildiğini söyledi. Taşçı, "Eğer bu kadar fazla yetki kullanıyorsan bu yetkilerin tamamının karşılığını vereceksin. Kanun bunu emreder" ifadelerini kullandı.
Dosyada bulunan gizli tanıkların, gizli tanık olma şartlarının olmadığını söyleyen Taşçı, örgütün amacının Cumhurbaşkanlığı seçimi için fon oluşturma olduğunun iddia edildiğini ancak bulunan bir para olmadığını belirtti. Taşçı, AKP'li üyelerin imzasının olduğu kararlarla ilgili mahkeme başkanına suç duyurusunda bulunma çağrısı yaptı.
"işkence ve kötü muameleye muameleye maruz kalmama, lekelenmeme, mülkiyet, çalışma, özgürlük ve güvenlik hakkı ihlal edildi"
Avukat Taşçı, İBB davasında işkence ve kötü muamele hakkının, lekelenmeme hakkının, mülkiyet hakkının, çalışma hakkının, özgürlük ve güvenlik hakkının ihlal edildiğini belirtti. Taşçı, dosyaya giren MASAK raporunda Gürkan Akgün'ün adının olmadığını, HTS ve baz verilerinin delil sayılamayacağını ifade etti. "Tartışabileceğimiz tek delilimiz, müşteki ve tanık" diyen Taşçı, "Müşteki bizim hakkımızda bir iddiada bulundu, biz bu iddiayı reddettik, pat durumundayız. Onun ifadesini bizim ifademizden daha kıymetli kılan herhangi bir şey yok; ne kanunen var ne de fiilen var" ifadelerini kullandı.
Gürkan Akgün'ün tahliyesini talep eden Taşçı'nın ardından mahkeme başkanı duruşmayı bitirdi.
İBB Medya A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun'un yarınki duruşmada savunma yapması bekleniyor.
İBB davasında şu ana kadar neler oldu?İlk duruşmadan bugüne 51 sanık tahliye edildi, tutuklu sayısı 59'a düştüMahkeme heyeti geçtiğimiz celselerde, sanıklardan İBB Özel Kalem Müdürü Kadriye Kasapoğlu, Özgür Karabat’ın şoförü Sırrı Küçük, Ağaç A.Ş çalışanı Fatih Yağcı, iş insanı Ali Üner, iş insanı Evren Şirolu, iş insanı Ebubekir Akın, İSPER personeli Davut Bildik, Altan Ertürk, Hüseyin Yurttaş, Murat Ongun’un şoförü Kadir Öztürk, Mustafa Bostancı, Kadriye Kasapoğlu’nun şoförü Sabri Caner Kırca, Baran Gönül, Mahir Gün, Esra Huri Bulduk, Şehide Zehra Keleş Yüksel, Başak Tatlı ve zabıta memuru Nazan Başelli, İBB'de veri uzmanı İsmet Korkmaz, İBB'de yazılım koordinatörü Emrah Yüksel, İBB'de bilgisayar mühendisi Mehmet Çağlar Kuru, İBB Şehir Planlamacısı Nuri Cem Ceylan, İBB Sosyal Medya Danışmanı Ulaş Yılmaz , reklamcı Yusuf Utku Şahin, İmamoğlu'nun koruması Çağlar Türkmen, iş insanı Adem Soytekin, Beyoğlu Belediye Başkanı İnan Güney'in Özel Kalem Müdürü Seyhan Özcan, reklamcı Esma Bayrak, Fatih Keleş'in yeğeni Murat Keleş, İBB Kamulaştırma Müdürü Fatih Özçelik, Beyoğlu dosyasından tutuklu İnan Güney'in eniştesi İsmail Akkaya, İş İnsanı Harun Cengiz Beğenmez ve İş insanı Mehmet Kaya, Iraz Bayrak, Orhan Gazi Erdoğan, Engin Ulusoy, Mustafa Keleş, Gökhan Köseoğlu, Seza Büyükçulha, Ahmet Şahin, Cevat Kaya, Hakan Aplak, Yunus Göçer, Hasan Yalaz, İpek Elif Atayman, Alper Aydın, Erdinç Çolak, Ahmet Güldü, Yavuz Saltık, Mustafa Karaoğlu ve Halit Burak Atalan'ın tahliyesine karar verildi. Adem Soytekin'in savunması öne alındıMahkeme başkanı, "etkin pişmanlık" hükümlerinden yararlanan ancak tutukluluk hali devam eden ve savunmaların alınması için hazırlanan listede 105. sırada bulunan Adem Soytekin'in, savunmasının öne alınmasını kabul etti. Savunma yapacak son kişi olan Soytekin'in savunması, Pehlivan'dan sonraya alınmıştı. Soytekin, savunmasının alınmasının ardından yapılan tutukluluk incelemesinde tahliye edildi. Soytekin şu ana kadar 8 kez "etkin pişmanlık"tan yararlanmak üzere ifade vermişti. Bir kere tahliye edilen Soytekin, verdiği ifadeler tutarsız bulunduğu için yeniden tutuklanmıştı. Soytekin'in verdiği ifadeyle Pehlivan tutuklanmış; Pehlivan’ın avukat yönlendirmesi yapmasıyla "Soytekin'i 'etkin pişmanlık'tan vazgeçirmeye çalıştığı" iddia edilerek Pehlivan'a "örgüt üyeliği" iddiası yöneltilmişti. İnan Güney'in dosyası birleştirildi, sanık sayısı 414'e çıktıBeyoğlu Belediyesi'ne yönelik suçlamalara ilişkin olarak aralarında Başkan İnan Güney'in de olduğu, 3'ü tutuklu 7 kişi hakkındaki dosyanın bu davayla birleştirilmesi kararı sonrasında, davadaki sanık sayısı, 92'si tutuklu 414'e çıkmıştı. |
T24'ün İBB iddianamesine ilişkin dosyasıİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun da aralarında yer aldığı 105 kişinin tutuklu bulunduğu, İBB'ye yönelik yolsuzluk soruşturmasını tamamladı. 3 bin 700 sayfayı aşan, 402 kişinin sanık olarak yer aldığı iddianamede, İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı'ndan itibaren "sistem" kurarak, bu sistem sayesinde, önce İstanbul Belediye Başkanı seçildiği, ardından CHP'yi ele geçirdiği, ardından da CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak fon oluşturduğu belirtildi ve 142 ayrı eylemden, 828 ila 2 bin 352 yıla kadar hapsi istendi. "Ekrem İmamoğlu suç örgütü" adı verilen yapıda yer aldığı öne sürülen örgüt yöneticileri, örgüt üyeleri ve örgüte yardım eden isimlerin, "suç örgütü kurma", "suç örgütü yönetme", "rüşvet alma", "rüşvet verme" suçlarını işledikleri öne sürüldü. İddianamede, iş insanlarından para toplanmasına dayalı olduğu iddia edilen "sistem" için, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın da sıkça kullandığı "ahtapotun kolları gibi" ifadesi dört kez kullanıldı. Özgür Özel'i CHP Genel Başkanı olarak seçen ve eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nu partiden uzaklaştıran ismin İmamoğlu olduğunun öne sürüldüğü iddianamede, CHP yönetiminin de suç yoluyla elde edilen gelirleri kullandığı ve bütün eylemlerden haberdar olduğu iddia edildi. İki CHP'li vekil de İmamoğlu'nun örgütünde olmakla suçlandı ve dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle fezleke hazırlandı. Başsavcılık, anayasadaki parti kapatma maddelerine atıf yaparak, söz konusu eylemleri "ihbar" yazısıyla Yargıtay Başsavcılığı'na da bildirdi. İddianamede, oluşan kamu zararının 160 milyar TL ve 24 milyon dolar olduğu öne sürülerek, İmamoğlu ve oğlu ile çok sayıda kişinin şirketlerine, CHP İl Başkanlığı binasına el konulması talep edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunulan iddianamede 15 gizli tanığın ifadeleri de yer alıyor. İddianamede "etkin pişmanlık"tan yararlananların sayısı 76 kişi olarak açıklandı. 7 bölümden oluşan iddianamenin birinci bölümünde "suç örgütünün genel yapısı ve özellikleri" ikinci bölümde, "soruşturmanın genel özeti", üçüncü bölümde "örgüt lideri" olarak nitelendirilen İmamoğlu'nun Beylikdüzü Belediye Başkanı olduğu dönemde ilçedeki eylemleri yer aldı. Dördüncü bölümde İmamoğlu'nun İBB Başkanı olduğu dönemde "örgütün tıpkı bir ahtapotun kolları gibi İstanbul geneline yayılan eylemlerinden" bahsedildiği belirtildi. Beşinci bölümde İBB iştirakleriyle ilgili suçlamalar yer alırken, son bölümde de hakkında kamu davası açılan şüphelilerin üzerine atılı eylemlerle ilgili suç tasnifleri ve sevk maddelerine yer verildi. İstanbul il binasının alınması sırasındaki para görüntüleri, "örgüt faaliyeti ile ilgili sızan ilk görüntüler" diye nitelendirildi. GÖKÇER TAHİNCİOĞLU'NUN ANALİZİ İBB iddianamesinde "örgüt" çabası: Sadece İmamoğlu değil CHP de yargılanıyor! İBB'ye yönelik "yolsuzluk" iddianamesinde İmamoğlu'na 2 bin 352 yıla kadar hapis istemi: İşte tüm detaylar, suçlamalar, istenen cezalar... |


