Haberler
9 Nisan 2023 18:17
Güncelleme: 9 Nisan 2023 23:16
T24 Haber Merkezi
Türkiye İşçi Partisi (TİP), İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı'nda "Milletvekili Adayları Tanıtım Etkinliği" düzenledi.
Etkinliğe binlerce parti üyesi ve gönüllüsü katılırken, Genel Başkan Erkan Baş’ın salona girdiği sırada büyük coşku yaşandı.
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, partisinin Seçim Bildirgesi'nin açıklanmasının ardından kürsüye çıktı. Partililere seslenen Baş, "Herkes bilsin! Biz, Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in, Berkin Elvan’ın katilleriyle, emri ben verdim diyenlerle hesaplaşacağız" dedi.
Baş, Gezi tutuklusu avukat Can Atalay'ın milletvekilliği adaylığı teklifini kabul ettiğini duyurmuştu. Atalay ise, listeye Hatay'dan ilk sıradan girdi.
TİP Hatay Milletvekili Barış Atay’ın Gezi tutuklusu Can Atalay’ın seçilebilmesi için Hatay ilk sıradan vazgeçtiğini açıklayan Baş, "Bakın bir vekillik sırası için ne fırtınalar kopuyor. Türkiye İşçi Parti'sinin en güçlü olduğu yer Hatay'da sevgili Barış yoldaşım dedi ki; Can çıkacak Can. Herkes Türkiye İşçi Partisi'ni bu gözle değerlendirsin. Herkesin anasının ak sütü kadar helal göreceği milletvekilliğini cezaevindeki yoldaşı çıksın diye başka bir turizm işçisi yoldaşı milletvekili olsun diye bırakmış bir yoldaşımız var. Gurur duyuyoruz biz onunla" diyerek Atay'ın Antalya'dan aday olduğunu duyurdu.
Hatay 1. sıra TİP milletvekili adayı Can Atalay ise tutulduğu Silivri Cezaevi’nden Aday Tanıtım Etkinliği’ne mektup yolladı. Atalay mektubunda, "Bu karanlık daha fazla sürmemeli, bu istibdat rejimi seçimin ilk turunda hak ettiği yere yolcu edilmelidir. Edilecektir" ifadelerini kullandı.
Etkinlikte Sezen Aksu'nun TİP’e verdiği seçim şarkısı "Karşıyım" da çalındı.
FOTO GALERİ | Türkiye İşçi Partisi'nin YSK'ya teslim ettiği milletvekili tam aday listesi
Programın başında TİP MYK üyesi Can Soyer ve Parti Meclisi (PM) üyesi Melis Akyürek, TİP'in Seçim Bildirgesini açıkladı.
TİP'in Seçim Bildirgesi şöyle:
"Türkiye İşçi Partisi sadece seçimlerde başarı kazanmak için değil, köklü bir siyasal ve toplumsal dönüşüm için güçlerini topluyor, hazırlıklarını yapıyor ve hedeflerine doğru ilerliyor. Bu kapsamlı mücadelenin bizlere yüklediği görev, Türkiye’de halkın sigortası olmak, halk adına ihlal edilemez kurallar koymak, deyim yerindeyse Halkın Kırmızı Çizgileri’ni çekmek ve tüm varlığımızla bunları savunmaktır.
Seçim Bildirgemizin özeti mahiyetinde olan “Halkın Kırmızı Çizgileri” başlıklı metnimizi sizlerle paylaşıyoruz."
"Halkın iradesini gasp eden tek adam rejimi ile hesaplaşacak, bu rejimin halkımıza reva gördüğü yoksulluk ve yolsuzluk düzenine karşı mücadeleyi yükselteceğiz. Söz, yetki ve kararın halka ait olabilmesi için anayasanın demokratik ve toplumcu bir şekilde düzenlenmesine yönelik girişimlere öncülük edecek, ulusal ve yerel düzeylerde halkın kendi seçtiği temsilciler yoluyla ve meclisler kanalıyla yönetime katılmasının önünü açan düzenlemeleri savunacağız. Gerçek bir halk egemenliğine gidecek yolun önündeki ilk engeli aşmak amacıyla Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek adam rejimi karşısındaki güçlü ortak adayı destekleyecek, Parlamento seçimlerinde sosyalist seçeneği yurttaşlarımıza sunacak, mecliste ve sokakta halkın taleplerinin takipçisi olacağız.
Temel ihtiyaçlar ücretsiz sağlanacak!
Yurttaşlara temel insani haklar olarak eğitim ve sağlık hizmetleri ile ihtiyacı kadar su, enerji, internet ve iletişim hizmetini tümüyle ücretsiz sağlayacağız. Enerji üretimi ve dağıtımını kamulaştıracağız. Barınma ihtiyacını kâra konu olmayacak şekilde sosyal konutlar aracılığıyla çözeceğiz. Yurttaşların temel ve zorunlu ihtiyaçları asla rant ya da kâr konusu olamaz. Bu halkçı anlayışı tüm gücümüzle savunacağız."
"TİP sadece adıyla değil, programıyla ve üyeleriyle de bir işçi partisidir: Plaza çalışanından çiftçisine, doktorundan oyuncusuna, metal işçisinden öğretmenine, mimarından mühendisine tüm işçilerin, emekçilerin haklarını savunur. Taşeron işçiliğe, güvencesiz, güvenliksiz, kuralsız ve esnek çalışmaya, gençlerin ne eğitimde ne istihdamda olmasına, çocuk işçiliğine karşıdır. Çalışma hakkını, insanca ücret ve çalışma koşullarını, eşit işe eşit ücreti, örgütlenme ve grev hakkını savunur. Tüm yurttaşların çalışma hakkını güvence altına almak ve gençlere gelecek kaygısı yaşatmamak üzere kamusal istihdam sağlayacak, işsizlikle mücadele edeceğiz. İşsizler için oluşturulmuş fonların sadece bu amaçla kullanılmasını sağlayıp, faydalanma koşullarını kolaylaştıracağız. Çalışamayacak durumda olanlara devlet desteği sunacağız. Emekliler için insanca yaşanabilir ve asgari ücretin altında olmayan bir emeklilik maaşını, kazanılmış hakların gasp edilmediği bir emeklilik hakkını sağlayacağız.
Kamucu, eşitlikçi, planlı, ekolojik ekonomiyi savunacağız!
Hırsızlığa, yolsuzluğa, kamusal varlıkların yağmalanmasına, halkın borçlandırılmasına, ülkemizin kendi kendine yetemeyecek duruma düşürülmesine, tarımı ve hayvancılığı çökerten politikalara karşıyız. Ülke kaynaklarının nasıl kullanılacağını, üretimin hangi alanlarda yoğunlaşacağını halkın ihtiyaç ve talepleri temelinde ve doğal varlıklara zarar vermeden, ekolojik dengeyi gözeterek planlayacağız. Özelleştirilen kamu iktisadi teşekküllerini geri alacağız. Neoliberal yağmanın hesabını soracak, halktan çalınanları geri alacağız. Sanayide ve tarımda ülkenin ihtiyaçlarına göre yatırım ve destekleri, kamunun planlama ve yönlendirmesi ile sağlayacağız."
"Dinin toplum üzerinde bir baskı aracı olarak kullanılmasını, dinsel değerlerin siyasete alet edilmesini, eğitimin imam-hatipleştirilmesini, çocukların zihninin hurafelerle doldurulmasını, bilimin itibarsızlaştırılmasını, yobazlığın saltanatını, Cumhuriyet’in ilerici kazanımlarının birer birer elimizden alınmasını reddediyoruz. Türkiye’nin siyasal düzenini, yasalarını ve eğitim müfredatını dinselleşmeden kurtarıp tarikatlardan, cemaatlerden ve dogmalardan arındıracak adımları atacağız. Alevileri, kadınları, LGBTİ+’ları yok sayan gerici anlayışa karşı eşit yurttaşlık taleplerinin sesi olacağız. Laikliği mutlaka kazanacağız."
"Faşizme, şovenizme, halklarımız arasına nefret tohumları ekilmesine, baskı, şiddet ve savaş politikalarına karşıyız. Kürt sorununda toplumsal uzlaşı ve eşit yurttaşlık esasına dayalı, TBMM’yi merkeze alan siyasal bir çözüm mümkündür ve hayati önemdedir. Anadilinde eğitim ve kamusal hizmet sunumunun önünde engel olarak duran tekçi uygulamaları ortadan kaldıracağız. Kürt halkının iradesini gasp eden kayyum uygulamalarına ve siyasi tutuklamalara son vereceğiz. Her ne sebeple yapılmış olursa olsun ve kimden gelirse halkta tedirginlik ve korku yaratan şiddet eylemlerinin karşısında duracağız. Bu topraklara barışı getirecek, halkların kardeşliğini kazanacağız."
"Kadınlara yönelik düşmanlığa, şiddetin her türlüsüne ve tacize, kadınların ikinci sınıf insan muamelesi görmesine, emeğinin sömürülmesine, toplumsal yaşamdan dışlanmasına karşıyız. İstanbul Sözleşmesi’ne derhal geri döneceğiz. Anayasa ve yasalardaki ayrımcı düzenlemeleri ortadan kaldıracağız. 4+4+4 kesintili eğitim sistemini kesintisiz hale getirecek; kız çocuklarının okuldan uzaklaşmasını engelleyeceğiz. Kadın istihdamını artıracak, yeterli sayıda ve nitelikli kreşler açacak, kamu istihdamında %50 cinsiyet kotası koyacağız. Ev içi ve bakım emeği yükünü kadınların üzerinden alacağız. Ataerkiyi yıkacak, toplumsal cinsiyet eşitliğini mutlaka sağlayacağız."
"Her gencin, eğitimin ilk kademesinden son kademesine kadar eşit olanaklara erişmesini ve eğitimini tamamladıktan sonra işsiz, yoksul, geleceksiz kalmamasını sağlayacağız. Üniversiteleri kayyumlardan, liseleri tarikat ve cemaat yapılanmalarından arındıracağız. Öğrenciler kampüste baskı ve şiddete uğramayacak, bilimle uğraşacak. Okullarda, sokaklarda, siyasette gençler söz sahibi olacak. Yaşlıların gençler adına konuştuğu, gençlerin kaderine razı olduğu bir düzeni kabul etmeyeceğiz. Gençlerin kültür, sanat ve düşünce alanındaki yaratıcılığından ve coşkusundan korkan anlayışı reddediyoruz. Türkiye’yi, gençlerin terk etmek değil, kalıp özgürce gelişimine katkı koymak isteyeceği bir ülke haline getireceğiz."
"Bağımsız ve tarafsız yargıyı tesis edecek, hak arama özgürlüğünün önündeki engelleri kaldıracak, temel hak ve özgürlükleri herkes için erişilebilir kılacağız. Etnik, dinsel, mezhepsel, cinsiyet ya da LGBTİ+ temelli hiçbir ayrımcılığa izin vermeyeceğiz. Sağlamcılığa karşı engelli yurttaşlarımızın eşit ve bağımsız bireyler olarak yaşamalarını güvence altına alacak; eğitim ve istihdamda engellilere yönelik ayrımcılıkla mücadele edeceğiz. Basının, bilimin, üniversitelerin, internetin, kültür ve sanatın üstündeki baskılara son vereceğiz. Üniversite şenliklerini ve gençlik festivallerini geri getireceğiz. Muhafazakar dayatmaya karşı yurttaşların özgür ve eşit yaşamalarını savunacağız."
"Ekolojik yıkıma, kentsel dönüşüm adı altında yağmaya, doğanın arsa olarak görülmesine, plansız ve denetimsiz kentleşmeye, kamusal alanlarımızın elimizden alınmasına, yeraltı- yerüstü varlıklarının enerji ve madencilik faaliyetleri için yok edilmesine ve bunların kâr hırsıyla hoyratça tüketilmesine, fosil yakıtlara dayalı enerji politikalarıyla karbon salımının körüklenmesine, iklim krizinin ‘yeşil boyama’ ile kapitalizmin oyun alanı haline getirilmesine, hayvanlara kötü muameleye karşıyız. Planlı, kamucu ve doğa yararına yenilenebilir enerjiyi destekleyecek, nükleer santral projelerini derhal iptal edeceğiz. Tarım ve orman alanlarına, sulak alanlara, canlıların hayatına, tarihi ve kültürel varlıklara zarar veren projeleri durduracağız. Herkesin temiz suya erişim hakkını güvence altına alacağız."
"Bölgede ve dünyada militarizme, başta NATO olmak üzere tüm askeri paktlara ve savaş politikalarına karşı barışı savunacağız. Türkiye’nin komşu devletlerin iç işlerine müdahale etmesine, sınır dışına asker gönderilmesine, cihatçı terörü desteklemesine karşıyız. Tüm bölge ülkeleri ile birlikte askeri bütçelerin azaltılması girişimlerine öncülük edecek, ne ülkemizde yabancı asker olmasına ne de ülkemizin yabancı ülkelerde asker bulundurmasına onay vereceğiz. Avrupa Birliği ülkeleri ile imzalanan “Geri Kabul Anlaşmasını” iptal edecek; göç ve mülteci politikasını öngörülebilir, şeffaf ve denetimli halde yürüteceğiz."
TİP Genel Başkanı Erkan Baş, partisinin Seçim Bildirgesi'nin açıklanmasının ardından kürsüye çıktı. Konuşmasına, yurttaşları selamlayarak başlayan Baş, "Kardeşler 35 gün kaldı, tam 35 gün. 35 gün sonra 20 yılın talanını, karanlığını, yalanını, soygununu bitiriyoruz, hesap soruyoruz. Tam 35 gün sonra Tayyip Erdoğan fotoğraflarını tüm devlet dairelerinden indiriyoruz, hep birlikte söküp atıyoruz. Daha önemlisi, kendisini hayatımızdan çıkarıp atıyoruz" dedi.
Konuşmasının devamında Emek ve Özgürlük İttifakı’nın önemine vurgu yapan Baş, sözlerine şöyle devam etti:
"Buraya uzun bir yoldan geldik, çok uzun bir yoldan. ‘Memleketin çıkarına olmayan, milyonların umudu, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın, ittifakımızın çıkarına olmayan hiçbir şey, Türkiye İşçi Partisi’nin çıkarına olmaz’ dedik. Memleketimizi bu Saray Rejimi’nden kurtarmak için tüm müttefiklerimizle hiçbir fedakârlıktan kaçınmadık. O yüzden burada sözlerime başlarken başta HDP olmak üzere tüm müttefiklerimize yoldaşça sevgilerimizi, saygılarımızı iletiyorum. Emek ve Özgürlük İttifakı yeni yüzyılın asli kurtarıcı ve kurucu öğesi bizim mücadelemizin en merkezi yerinde durmaktadır. Bu ülkede barışı kardeşliği, adaleti sağlama mücadelesinde hep omuz omuza yürümeye devam edeceğiz. Açıkça ifade ediyorum bizi başka ittifaklara benzetenleri, hayal kırıklığına uğratmanın mutluluğuyla, gururuyla buradayız. Zafere hep beraber yürüyeceğiz, zafer Emek ve Özgürlük İttifakı’nın olacak, zafer hepimizin olacak."
"Kardeşler geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptık, dedik ki; Türkiye İşçi partisi bu ittifakın başarısı için pek çok seçim bölgesinde seçimlere katılmayacak, o yüzden bugün burada seçim çalışmalarına başlarken Türkiye İşçi Partisi’nin üyelerine görev veriyoruz. TİP’in seçimlere girmediği her yerde Emek ve Özgürlük İttifakı’nı güçlendirmek, Yeşil ve Sol Parti’ye oy vermek hepimizin görevidir. Her yerde Emek ve Özgürlük İttifakı’nın bayrağını büyüteceğiz. Ve sevgili arkadaşalar TİP de 53 seçim bölgesinde oy pusulasında ilk seçenek olarak halkımızın karşısında olacak. Ben 44 yaşındayım, 44 yıldır oy pusulasında TİP hiç olmamıştı bugün bunu başarmış olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bu mücadeleye dünden bugüne emek veren tüm yoldaşlarımızı yürek dolusu sevgiler saygılar sunuyoruz. Bu kararı ilk verdiğimizde, TİP’i siyaset sahnesine yeniden çıkartmaya karar verdiğimizde ateşten bir gömlek giydiğimizi biliyorduk. Biz buna layık olmaya, bu onurlu tarihe herhangi bir leke düşürmemeye çalıştık. Bunu bile başarabildiysek bu bile bizim için büyük bir onurdur ve bu bayrağı yükseltmeye sonuna kadara devam edeceğiz."
"Zaman zaman bizi diğer partilerle karıştırıyorlar, sonra da çok şaşırıyorlar. Neden biz onlar gibi konuşmuyoruz, onlar gibi davranmıyoruz, onlar gibi boyun eğmiyoruz diye şaşırıyorlar. Biz ikbal düşkünlüğünün peşine gitmiyoruz. Biz kendi kaderini emekçi halkın kaderiyle birleştirmesi, kendi kaderini emekçi halkın kaderiyle birleştirmiş, kendi varlığını halkın varlığıyla bütünleştirmesi, kendi çıkarıyla halkın çıkarını özdeşleştirmiş bir partiyiz. Bakın biz başkasına benzemeyiz. Söz konusu olan halkın hakları ve çıkarı olduğunda kural da tanımayız, yasak da tanımayız, zor da bilmeyiz, korku da bilmeyiz, hiç kimseden emir falan da almayız."
Hatay 1. sıra TİP milletvekili adayı Can Atalay da, tutulduğu Silivri Cezaevi’nden Aday Tanıtım Etkinliği’ne mektup yolladı.
Atalay mektubunda şu ifadeleri kullandı:
“Değerli dostlar,
Söylenecek çok söz, konuşulacak çok mesele var ama vakit dar, yapılacak iş çok… Üstelik seçimi kazanmak daha da çok çalışılacak günlerin başlangıcı olacak.
Büyük bir ırmağın kollarına benzeyenler yani bizler, memleketin bu karanlıktan çıkması için gereken sorumluluğu almaya talip olduk. O karanlığın en koyulaştığı anlarda mizahla, dişle, tırnakla, düşle, inatla umudun diri tutulmasını hep beraber sağladık.
Günümüzün kilit sorunu Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinin ilk turda kazanılmasıdır. Sizler daha en başından çok önemli bir sorumluluk üstlendiniz.
Bu karanlık daha fazla sürmemeli, bu istibdat rejimi seçimin ilk turunda hak ettiği yere yolcu edilmelidir.
Edilecektir.
"Emek ve Özgürlük İttifakı’nın varlığı, hayatın içinde direnenlerin birliğinin eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir yönde gelişmesi için çok önemli bir kazanımdır. İttifak içerisinde solun, sosyalistlerin memlekete ilişkin iddialarını somutlaştırmaları pek çok tartışma yarattıysa da sel gider kumu kalır; baki olan yoldaşlıktır.
Her bir seçim bölgesi ile ilgili en iyiyi bulmak için tane tane konuşulduğuna inanıyorum. Beraberce Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gereği kadar temsil için yollar/yordamlar konuşulduğuna eminim. Eksiltmeye değil arttırmaya, çoğaltmaya talibiz hep birlikte.
Bu ülke, en ucuz maliyet kalemi işçi canı sayılarak yola devam edemez. Memleketimiz, piyasa koşulları bahanesiyle insanlarımızın tren raylarında, madenlerde, ormanlarda, öğrenci yurtlarında, fabrikalarda, inşaatlarda ölümünü olağan sayıp gözünü kapatarak yoluna devam edemez.
Dün Fethullahcılar bugün Süleymanlılar ve diğerleri, insanımızın yoksulluğunu istismar ederek memleketi karanlığa sürükleyemeyecekler. Buna izin vermeyeceğiz.
Türkiye önemli bir eşikte. Cumhuriyeti savunduk, savunuyoruz ve savunacağız. Cumhurbaşkanı adayı Bay Kemal’in kendi ifadesi ile “Cumhuriyetimizi demokrasi ile taçlandıracağız”. Eşitliğin, özgürlüğün, kardeşliğin ülkesi yolunda ileri doğru ilk adımımız bu olacaktır."
"Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm mücadelesi böyle toplumsallaşacak.
Bu memlekette her şey Gezi ile başlamadı. Ama özgürlükçü dalganın yükselmesinde önemli bir dönemeç oldu. Gezi, bu memleketin eşitlik, özgürlük, adalet ve demokrasi umudu oldu. Gezi’nin toplumsal, siyasal tüm bakiyesini, tüm toplumsal kesimlerle beraber ileriye, memleketin geleceğine taşıyacağız. Bunu yaparken aynı zamanda boğazımızda düğümlenmiş, gözümüzün kenarında kurumuş kalmış tüm acılarımızın, hak kayıplarımızın hesabını soracağız.
Neşesi daim, bir dalda biri al biri beyaz kirazlar gibi yaşayacağımız günlere yakınız.
Selam olsun Dünyanın ve Türkiye’nin Aydınlık Geleceğine.
Hepimize kolay gelsin. Baki ilk selam.”