Fizik ve iktisat
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Fizik ve iktisat

Teknolojik gelişme nihai ürünün tasarımından, onun imalatına giren parçaların tasarımına, yazılım ve diğer hizmetlerin kalitesine, yetkinliğine kadar her alanda belirleyicidir. Bu süreçte çip en önemli girdidir. Çip hızla küçülmektedir

2000'li yıllarda "ekonofizik" alanında yoğun çalışma yapıldığı ve bunların Türkiye'de araştırmacılar tarafından değerlendirildiğini görüyoruz.[1] Bu çalışmalar fizik biliminden ekonomide, örneğin özellikle finans alanında nasıl yararlanılabileceğini ele almaktadır. Yeni araştırmalarda disiplinler arası ilişki önceki dönemde olduğu gibi iktisatın özünü değiştirmemekte, ona ölçüm ve buluş süreçlerini öne alma imkanını getirmektedir. İlgilenenler bu konuyu yöntem açısından ele alan bir çalışmaya bakabilir.[2]

Üretim, fizikten biyoloji ve kimyaya tüm fen alanlarının katkılarıyla yapılıyor. İktisatın fen bilimleriyle benzer bilimsellik özelliğine sahip olması için, matematik ön plana çıkartılmıştı. Kuantum düşüncesi iktisatın ana konusuna, (alternatifler arasında doğru tercih yapabilme) cevap veren niteliğiyle karşımıza çıkıyor.

Kuantum kavramını, Einstein fiziğinden sonra üretim sistemlerini, düşünce tarzını etkileyen bir referans, bilimdeki gelişmeleri değerlendirmekte yol gösterecek bir rehber olarak değerlendiriyoruz. Bugün yaşamın ayrılmaz bir parçası olan çip ve onun yol açtığı gelişmeler kuantum fiziğinin bir sonucu.

Buluş, şirketlerin ve ekonominin önemli başarı ölçütüdür. Nitekim buluş bazen mevcuttan yola çıkarak, bazen tamamen değişik bir tasavvurun sonucu olarak yeni bir ürün yaratılmasıdır. [3] J. A. Schumpeter buluşu yeni bir ürün, pazarlama şekli ve/veya finansman yöntemi olarak tanımlamaktadır.

Bu konuda ilginç bir örnek Dyson markasıdır. 1947 doğumlu İngiliz kaşif James Dyson elektrikli süpürgenin emdiği havayı, toz ve pislik, merkezkaç kuvvetiyle ayrıştıran bir buluş yapmıştır. Bu kez üretim sürecinde çip değil, Dyson'un hava basıncını fizik bilgisiyle yöneterek getirdiği yenilik söz konusudur. Bugün saç kurutuculardan, el kurutma makinelerine kadar birçok alet bu teknolojiyi kullanmaktadır.

"Disruptive inovation - basitleştirilmiş buluş," pahalı buluşun karşısına kullanıcının esas ihtiyacını karşılayan iş modeli karşımıza çıkmaktadır. Yatırımcı yeni bir işe girerken kendi hesabını bozacak böyle alternatifleri yahut piyasada hangi ürünü yerinden edeceğini sorgulamaktadır.

Değer zincirinin evriminde üretici olarak şirket kavramını ön plana çıkarttık. Devleti hükümran kimliği ile üst yapı, onun organı olan hükümeti, bireyin ihtiyaçlarının karşılanması ve refahının yükselmesi için yönetim (governance) yapısını kurmakla görevli organizasyon olarak tanımlıyoruz.

Nitekim, örneğin şirketler faaliyetleri sırasında kendi yatırım, işçilik, üretim maliyetlerine ek olarak "transaction cost - iş yapma maliyeti" ile karşılaşmaktadır. Bunlar merdiven altı rekabetten, altyapı eksikliğinden, sağlık hizmetlerinin eksikliğinden, eğitim altyapısının eksikliğinden, yerel veya ulusal kamu hizmetlerinin zayıflığından kaynaklanan maliyetlerdir. Bugün karşılaştığımız yüksek gıda malzemesi enflasyonun önemli bir nedeni lojistik altyapısının, yine kamunun görevi olan gıda piyasasının, hâl organizasyonun zayıflığından ileri gelmektedir.

Şirketi organizasyon yapısı, sermayedar ilişkisi dışında salt üretim süreci olarak ele aldığımızda kuantum yaklaşımı belirgin bir şekilde karşımıza çıkmaktadır. Üretim süreci, çeşitli girdilerin bir araya getirilmesiyle bir bütünün oluşturulmasıdır. 

Teknolojik gelişme nihai ürünün tasarımından, onun imalatına giren parçaların tasarımına, yazılım ve diğer hizmetlerin kalitesine, yetkinliğine kadar her alanda belirleyicidir. Bu süreçte çip en önemli girdidir. Çip hızla küçülmektedir. Bu sayede ürünler, akıllı telefon küçülmekte, emar cihazları organlarımızı incelerken nano boyutta ve çok yüksek hızla ölçüm yapabilmekte, hekimlerin doğru tanı koyması mümkün olmaktadır.

Bu gelişme bir yarış haline dönüşmüştür. Otomobilden, sağlık endüstrisine, haberleşme sistemlerine, cihazlarına, ayakkabı, çorap, ısıtıcılara kadar kadar her ürün bu yarıştan etkilenmektedir. Yarış girdilerin tedarikçilerini de etkilemektedir. Tedarikçi müşterisi olan ve nihai markanın tedarik zincirindeki yerini korumak ve daha yüksek katma değerli girdi üreterek kazancını artırmanın peşindedir.

Bu yarışmanın belirleyicisi tedarikçilerin teknolojik üstünlüğüne ve buluş yapma yetkinliğine bağlıdır. Tedarik kavramının önemi, küreselleşmenin ana nedeni haline gelmesidir. Soru, üretim süreci üzerinde tedarikçiler arasındaki yarışın nasıl yönetileceğidir. 

Herkes kazanç için çalışır. Üreticinin kârı ürünün içerdiği teknolojinin tüketici için ifade ettiği, onun ödemeye razı olduğu bedeldir. Tedarikçinin amacı, ana markanın değer zincirindeki konumunu güçlendirmek, bunu başarmak için onun tasarımını yaptığı, yaptırdığı nihai ürünü pazar payını yükseltmek için mevcut girdilerin kalitesini iyileştirmek, böylece kendi kazancını ve tedarik zincirindeki yerini sürdürmektir. Tedarik zincirinden söz etmişken, onun da kendi değer zinciri olduğunu, üretim sürecini yönetirken çeşitli tedarik yöntemlerini, araçlarını kullanarak yeni iş modelleri geliştirdiğini unutmayalım.


[1] Eren, Ercan & Kaan Öğüt. "Matematik ve Fizik ile Etkileşimi Çerçevesinde Yerleşik İktisadın Değişimi ve Yeni İktisat", 2. Ulusal Yönetim ve Ekonomi Bilimleri Konferansı

B.Sonüstün ve S.Gül, Ekonofizik: Ekonomi ve Fizik İlişkisine Güncel bir Bakış. Hukuk ve İktisat Araştırmaları Dergisi, Cilt 4, No.1, 2012 

[2] Yegorov,Y. Econophysics, Evolutionary and Institutional Economics Review, 2007

[3] J.A.Schumpeter, Capitalism, Socialism and Democracy, 2008

Aghion, Philippe, The Power of Creative Destruction, 2021

Akciğit,U.,Van Reenen, The Economics of Creative Destruction, 2023

Ahmet Çelik Kurtoğlu kimdir?

Ahmet Çelik Kurtoğlu, 1942'de Ankara'da doğdu. 1965 yılında Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nden mezun oldu.

Akademik kariyerini 1982 yılına kadar aynı kurumda sürdürdü, Cambridge Üniversitesi'nde lisansüstü derecesi aldı. 1972-74 yılları arasında Yale Üniversitesi'nde doktora sonrası çalışmaları yaparken teknolojik gelişme ve endojen büyüme teorisi üzerinde yoğunlaştı, 1997-2006 yılları arası Galatasaray Üniversitesi'nde ders verdi.

T.C. Dışişleri Bakanlığı'nın görevlendirmesiyle 1978-82 yılları arasında B .M. UNCTAD "Teknoloji Transferi Davranış Kodu" müzakerelerinde T.C. delegesi olarak yer aldı.

1983-86 yıllarında arasında İktisadi İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Kalkınma Merkezi'nde araştırma yöneticisi olarak görev yaptı. Türkiye ve beş Asya ülkesinde Müşavir Mühendislik sektörü üzerinde yaptığı çalışma OECD tarafından yayınlandı.

1987 yılında Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) kurucu direktörü olan Kurtoğlu, 1992 yılından itibaren Karadeniz Ekonomik İşbirliği İş Konseyleri Genel Sekreteri, daha sonra 2008 yılına kadar DEİK Yönetim Kurulu ve İcra kurulu üyesi olarak görev yaptı. DEİK pek çok Türk şirketin uluslararası işbirliği kurması sürecinde yardımcı oldu.

Prof. Dr. Kurtoğlu, yurtdışındaki faaliyetini 1994-2006 yılları arasında European Roundtable of Industrialists (ERT) adlı kurumda danışman olarak sürdürdü. ERT en büyük 50 Avrupa sanayi şirketi başkanları tarafından, AB Komisyonuna politika tavsiyesi yapmak üzere kurulmuştur. Politika tavsiyesi danışmanların oluşturduğu çalışma gruplarında geliştirilmektedir.

1999 yılında Kurdoğlu Danışmanlık A.Ş.'ni, 2003 yılında "İyişirket Danışmanlık A.Ş."yi kurdu ve strateji, şirket değerlemesi ve satış müzakeleri, iş geliştirme ve finansman, kurumsal yönetim (governance) konularında danışmanlık hizmeti verdi.

2001 yılında TMSF "9 Banka Yönetim Kurulu Üyesi" olarak, 2002-2007 yıllarında arasında Tekfenbank Yönetim Kurulu, 2012-2019 yılları arasında Tekfen Holding A.Ş. Bağımsız Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

2007-2008 döneminde TEMA Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı oldu

A.Çelik Kurtoğlu teknoloji ve uluslararası ekonomik ilişkiler konularında yayın yapmıştır. Son çalışması olan "Değer Zincirinin Evrimi", Aralık 2022'de Efil Yayınevi tarafından yayınlanmıştır.

 

İlgili İçerikler