Akra Otel'de "Antalya" nostaljisi
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Akra Otel'de "Antalya" nostaljisi

"Avrupa'nın En İyi İşvereni "ödülüne sahip olan Haydar Barut'un maestroluğunda yönetilen Akra Otel, abartısız "zen "atmosferi, mükemmel kadrosu ve insana huzur veren manzarası ile artık favori otelim

Uzun bir aradan sonra bir etkinlik nedeni ile geldiğim Antalya'da hava tam manası ile "şerbet gibi'' demek abartılı olmaz.

Bir zamanlar Paris'ten Antalya'ya tatile gelir, dönemin 'in' oteli Talya'da kalırdık.  Sevgili Metin Fadıllıoğlu'nun İstanbul'dan sonra burada da açtığı 29 restoranın şahane atmosferinde nefis yemekler yerdik. Tabii ki hâlâ hizmet vermeye devam eden "7 Mehmet" et lokantasını da unutmamak lazım.

Yine bir zamanlar şehrin en iyi konumuna sahip otellerinden biri olan Dedeman Binası, 2016 yılından bu yana yepyeni bir konseptle Akra Hotel olarak yaşamına devam ediyor.

Antalya'ya gelmemim nedeni ise, ulusal yas ilan edilmesi nedeni ile iptal edilen Akra Otel'in gelenekselleşmeye başladığını öğrendiğim "5. Meze Festivali'' ne katılmaktı.

Her yıl gastronomi alanında tanınmış mekân ve şeflerin katılım sağladığı etkinliğin amacı, davetlilere uluslararası çapta tadımlar sunmak, Türk mutfağını diğer ülke mutfakları ile bir araya getirmek.

"Avrupa'nın En İyi İşvereni "ödülüne sahip olan Haydar Barut'un maestroluğunda yönetilen Akra Otel, abartısız "zen "atmosferi, mükemmel kadrosu ve insana huzur veren manzarası ile artık favori otelim.

1890 yılında Girit'ten yöreye göç eden bir ailenin dördüncü kuşak temsilcilerinden biri olan Haydar Barut'un, başarılı bir iş insanı olması dışında sahip olduğu modern bakış açısı ve vizyonu başarısının asıl sırrı kanımca.

Akra Otel'in Executive Şefi Baykaner Gönen'le olan dostluk bağım ise Akra Otel'e olan ilgimin bir başka boyutu oldu.

1990'lı yıllarda ailesini önceden tanıdığım ve yeteneğini gördüğüm genç şef adayının Paris'e gelerek, Le Cordon Bleu Gastronomi Okulu'nu başarı ile bitirmesinde katkım olduğu için gurur duydum.

Dünyanın en önemli okullarından biri olan Le Cordon Bleu'nin hikâyesi de bir hayli ilginç. 1897 yılında gazetecilik yapan Marthe Distel Paris'te yaşayan yabancıların Fransız mutfağına olan ilgilerini görerek ufak bir yemek okulunu hizmete sunar. Distel'in ilk yabancı öğlencisi bir Rus genç olur.1905 yılında ise bir Japon talebe öğrenim görmek için Fransa'ya gelir.

Cordon Bleu uluslararası üne kavuşmaya başlar ve 1945 yılında soyadlarını taşıyan portakal likörü ile ünlü Cointreau Ailesi'nin yönetimine geçerek büyümeye başlar.

Dünyanın en eski ve en prestijli gastronomi okulu olan Cordon Bleu ile olan ilişkim ise André Cointreau ile tanışmamla ve "İstanbul'' olarak adlandırdığım porselen servis takımı tasarlamamla başladı.

Fransızların "Savoir Faire'' (en iyisini yapmayı bilmek)  geleneğinin sıkı bir temsilcisi olan André, Londra, Tokyo, Rio de Janerio, Madrid, Sydney gibi şehirlerden sonra 2013 yılında "Le Cordon Bleu İstanbul,'' Özyeğin Üniversitesi ile iş birliğine gidilerek hizmete sunuldu.

Yakından tanıma fırsatı bulduğum André Cointreau ve Haydar Barut arasında ise hümanist yaklaşımları, hava kirliliği, çevrecilik gibi konulara olan hassasiyetleri ve en iyisini yapmak için açık olmak gibi özellikleri ile bağlantı kurdum.

André, Seine Nehri kıyısındaki Cordon Bleu Okulu'nun çatı katına kurduğu muhteşem serası ile talebelerin en doğal sebzelere ulaşmasını sağlıyor.

Şef Baykaner'den öğrendiğime göre ise, otelin zeytinyağı ihtiyacı tamamen, sebze ve narenciye ihtiyacının bir bölümü ise ailenin bahçelerinden tedarik ediliyormuş.

Mutlu hafta sonları.

Mutlu pazarlar.

Alex Akimoğlu kimdir?

Alex Akimoğlu, 1976 yılında Fransa'ya giderek Sorbonne Üniversitesi Fransızca ve Joffrin Byrs Akademisi moda tasarımcılığı bölümlerini bitirdi. Aynı zamanda École Supérieure de Journalisme'de (Gazetecllik Yüksek Okulu) öğrenim gördü.

Pierre Cardin, Jean Louis Scherrer ve Japon markası Hanae Mori'de tasarımcı olarak Paris ve Tokyo'da kariyerini sürdürdü.

Radikal gazetesinde başladığı moda yazarlığına (1997-2007), Referans gazetesinde “Moda Ekonomi” köşesinde (2009 - 2010), İstanbul Life m.o.d.a İstanbul köşesinde (2010 - 2019), ELLE Türkiye dergisinde ELLE Son Bakış köşesi ile devam etti.

2020 yılından beri T24'te yazıyor.

 

İlgili İçerikler