“Efendiler
alkışlar arasında
kaidenin üstüne çıkıp,
bir haykırış
ve birkaç öksürükle
sustular”
- İnci Eviner
Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nin bünyesinde olan Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi galerisi, İnci Eviner’in “Şüpheli Uzlaşmalar” adı altındaki videolarına, 18. İstanbul Bienali paralel sergisi çerçevesinde ev sahipliği yapıyor. Üst katta iki video yerleştirme, biri (Efendinin Köle ile Dansı-2025) karşı duvarda, diğeri ise camdan aşağıya bakılan bir şekilde yerde Denizaltı-Balina adlı video (2025) yatay bir şekilde sergileniyor.
Duvarda gösterilen video Hegel’in köle ve efendi diyalektiğinden yola çıkmakta. Eviner, Alexandre Kojeve’in 1930’larda yorumladığı ve 1947’de yayımlanmış haliyle piyasaya sürülen kitabını anımsatarak bir başlık koyuyor. Efendinin köle karşısındaki rolü kendi hayatını rizikoya atmaktan geçmekte. Köle ise buna katlanamayarak teslim olmuş ve bu nedenden dolayı da köleleşmiş birisi. Bu ilişki içinde Hegel’in dahiyane bir şekilde çözümlediği gibi “öz-bilincin” oluşması için kölenin ya başkaldırması gerekiyor ya da efendinin kendisinin karşısında bir başka efendiyi bulamayarak, sadece değersiz bir köleyle karşı karşıya kalarak, kendi öz-bilincini ortaya koyamamanın verdiği sıkıntıyı yaşıyor. Bu ilişkiler içinde doğal olarak efendinin yenilgiye düşmesini ele almakta Hegel.
Efendinin Köle ile Dansı
Japon gölge ve ışık ilişkisi içinden geçen İnci Eviner, sineast Teinosuke Kinugasa’nın The Page of Madness adlı 1926 yılı yapımı filminin bir tımarhane sahnesini kendi videosunda bir zemin olarak kullanıyor: Yoshino Nobutak’ın yazdığı gibi Japon sineması ışık ve gölge olmaksızın var olamamaktadır; çünkü sinema zaten bir gölge ve ışık dünyası demektir. Elektrik ışığı olmaksızın imajların görünür olması mümkün değildir. Eviner bu çizgiden yola çıkarak ele aldığı videosunda, üzerlerinde kapalı mekânlara (fabrika, okul, garnizon, hapishane, akıl hastanesi üniformaları vb.) ait olan mavi işçi tulumlarıyla, bedenler birbirleri içine girmekteler. Arka plandan bazen ön plana geçen bir ahtopot figürü kollarında bu üç figürü oynatıyor, kimi zaman sarılıyor, kimi zaman ise dengede kalmalarını sağlıyor. İki kız ve bir erkekten oluşan 13 dakikalık “operatik video” filminde, sanatçı bir yandan sahneye bir operayı gölgelerden geçerek ortaya koymakta ve aynı zamanda bedenlerin kapalı mekanlardaki kımıldama imkanlarında, üç kişinin bedenlerinin birbirlerine değerken espastan kurtulmaya çalışmalarına rağmen çıkamadıklarını bize sunuyor. Bu videoyu sanatçı “Tabiiyetin Sahnelenmesi” olarak da adlandırıyor. İmajlar imajların üzerinde arka planda Yunan tragedyası sahnesi ön planda ise köle ve efendinin kavuklu oyunu sahneleniyor. Sakin bir su ise delilik nöbetlerini ön planda geçmesinin ardında suskunluğu gösteriyor. Katmanlar imajları birbirlerinden heterojen bir şekilde ayırıyor. Efendi ise bazen rolleri değiştirerek köle bazen ise hâlâ efendi olmaya devam ediyor.
İnci Eviner
Aynı mekânda, tabandaki camdan bakılabilen altta yerde sergilenen video ise (Denizaltı-Balina) bir savaş makinasını andıran aygıtın üzerinde ve kenarlarında yer alan figürlerin kendi sıkıntılarını ortaya koymakta. İçinden geçtiğimiz dönemi yansıtan bu belalı yıllarda bir ileri bir geri giden bedenler tehlikeyi bize hissettiriyorlar. Ayaklarıyla alkışlayan bir figür ellerle alkışlanamayacak utanç verici olan durumu ifade ediyor.
Bu sefer Tophane-i Amire’nin bir alt katında sergilenen iki karşılıklı videodan biri olan “Tevekkül” adlı video (2019) söz konusu. Bu kelime işi “Allah’a bırakmak” anlamında kullanılıyor. Bu kelime üzerinden yola çıkan İnci Eviner’in videosunda iki genç kız ve bir adam öncelikle işlerini çözmeye çalışan insanlar olarak acı çekmekteler. Başlarında olan muhtemel bir belanın peşinden yankılanan acının etkisini üzerlerinden atmak isterken iyileşmeye çalışmaktalar; ama bu sırada İnci Eviner sosyal alanda inancı ile kurtulmayı kendi başına özgürce alamayan bazı insanların nasıl kendilerini aşkın bir güce bırakarak acılarını hafifletmeye çalıştıklarının görüntülerini bize gösteriyor. Bedenler birbirleri içine giriyorlar, ilişkisel bir şekilde birbirlerini çekerken aynı zamanda birbirlerine yardım etme ve birbirlerini boğma ilişkisi, yok etme ilişkisi birlikte işlemeye devam ediyor. Toplumsal alanda gördüğümüz gibi, bu ilişkilerde insanlar işlerini kendileri çözmek yerine başkalarına bırakıyorlar ve böylece bir toplumsal adete doğru kendilerini çekiyorlar. Videonun başında iki kız bir erkek birinin başında bir “kara bela”, diğeri ise ikiye yarılmış bir gölgenin etrafında bir mekânda bir çözüm bulmaya çalışıyorlar; sesler onların ağır hareketleriyle birbiri içine giriyor. Ses çıkartmaya uğraşan genç bir kız bir çığlığı ağızından dışarıya çıkaramıyor; ama ne çaba! adam ise üflüyor şeytan kovar gibi. Neredeyse bir iyileştirme ayini içindeyiz; ama bu aynı zamanda kendilerinin gücünü kendilerinin veremediği bir ortamda sesler birbirlerine acı şeklinde birleşiyor.
Tevekkül
“Tek Beden Altında” adlı videosunda (2014) inci Eviner yine Japon Bunraku kukla sanatından esinlenmiş olarak ele aldığı bedensel çalışması, Eviner’in 30 yıl evvel beden üzerine yapmış olduğu çalışmaların bugün gelmiş olduğu halini bize göstermekte. Bedenlerin ilişkileri bedenlere geçişlikler ve bir bedenin içinde bulunan birden çok bedenin bireyler arası ilişkisini yani tek bir bireyin kendi içindeki bireyler arası ilişkisini bize gösterirken aynı zamanda uzak Asya kültürünün etkilerini bir tür kukla dansı etkisinde vermekte. Yine bedenlerin kımıldamaları, birbirlerinin içine geçmesi birden çok insanın bir bedende toplanması aynı zamanda ruhların da çoğalmasını beraberinde getiriyor. Yükselmeye çalışan bir beden kendini olduğu mekâna hapsetmiş vaziyette, ondan kurtuluşu yok. O anlamda, duvarda arkada duran altın renkli bir örtü bu uzak vaadi bize hatırlatmakta. Beden oraya doğru gitmek istiyor; fakat kendi espasından kurtulamıyor, elleriyle ve kollarıyla birden çok olan ayakları ve elleri kımıldıyor, titriyor ve tıpkı Siyam ikizlerinde görebilmiş olduğumuz gibi, kendi bedeninden çıkmaya çalışıyor. İki beden birbirlerinden ayrılmaya çalışıyor.
Tek Beden Altında
İnci Eviner’in videolarını görmek ve izlemek için Tophane-i Amire’nin programına bakmak gerekiyor. (İnci Eviner’in Şüpheli Uzlaşmalar sergisi 16 Eylül–28 Ekim 2025 tarihleri arasında MSGSÜ Tophane-i Âmire Kültür ve Sanat Merkezi'nde.)


