1917 Ekim Devrimi’nin önderlerinden, Leon Troçki (ya da Trotsky) 1929 Şubat’ında İstanbul’a geldi. Stalin’le olan mücadelesini kaybetmiş, önce Alma Ata’ya sonra da İstanbul’a sürgüne gönderilmişti.
Troçki, eşi Natali ve oğlu Lev ile önce Tünel’deki Sovyet Konsolosluğu’na yerleşti, ardından dönemin önde gelen otellerinden Tokatlıyan’a geçti. (Sonradan Bomonti, ardından da Büyükada’ya geçecek, orada iki ayrı evde yaşayacaktı.)
Dönem gazetelerine baktığımızda -Matbuat Umum Müdürlüğü’nün uyarısına rağmen- Troçki’nin Türkiye’de hayli ilgi gördüğünü anlarız. İlk zamanlar daha çok spekülatif haberler çıkar. Ama bir ay sonra Troçki’nin kendisi Milliyet gazetesine uzun bir mülakat verir. “Kamusal alana çıkması” Tokatlıyan’da yaptığı basın toplantısıyla olur. 19 Mart 1929’daki toplantıya çok sayıda gazeteci katılır.
20 Mart’ta çıkan gazetelerin çoğu toplantıyı manşetten verir. Cumhuriyet’in manşetinde: “Rusya’nın dünkü hâkimi, matbuat erkânını, müctemian [toplu olarak] kabul etti” yazıyordu. İkdam ile Vakıt: “Ben Türk inkilâbına da hizmet ettim” sözünü öne çıkarmıştı.[1]
Konuşmanın en ilgi çekici yanlarından biri, 10 yıl içinde yeni bir dünya savaşının çıkacağıydı. (Troçki’nin bu öngörüsü hakikaten tutacak, 1939’da ikinci dünya savaşı çıkacaktı. Ama o, savaşın İngiltere ve ABD arasında olacağını söylüyordu. Tarafları tutturamamıştı.)
* * *
Devam eden günlerde Troçki’nin daha rahat hareket ettiğini görürüz. Şehirde gezintilere çıkmaya başlar. Sultanahmet’e, Eyüpsultan’a, Boğaziçi’ne gider. Hakkında çıkan haberler de artarak devam eder.
Bu haberler içinde bir tanesi büyük şaşkınlıkla karşılanır. Vakıt gazetesi “Troçki Müslüman Oluyor” diye bir haber yapar. Spotta: “Musevilikten çıktım, Raspotinin dinini istemedim, artık Türkiye’de yerleşeceğim!” ifadesi görülür.
Habere göre, “Bir süredir Türkiye’de bulunan sabık [eski] Rus komiseri, İstanbul müftülüğüne telefon etmiş, Bunu öğrenen bir Vakıt muhabiri Tokatlıyan’a gitmiş, orada Troçki’nin yanında müftü efendiyi bulmuştu.”
Troçki muhabire şunları söylemişti: “Ben Musevi idim. Sonra bazı hahamlar beni Musa dininden çıkardılar (...) Artık yaşım ilerliyor ve insan ihtiyarladıkça semavi dinlere inanmak ihtiyacı duyuyor. Onun için bir aralık Hristiyan olmayı düşündüm; lakin çarların, Raspotinlerin dinine girmek istemedim. Kala kala bir Müslümanlık kalıyordu. Onu tetkik ettim. Müslümanlıkta mücadeleyi terviç eden [destekleyen] bir ruh vardır. Onun için Müslümanlığı kabul ediyorum. Müftü Efendi bu akşam yemekte burada kalacak ve sonra bana telkinde bulunacaktır.” (Haberin devamında “şehrimizin meşhur operatörlerinden Emin Bey de M. Troçki’yi ziyaret etmiştir,” yazıyordu.)
Haber bir bomba gibi patlayacak, Beyoğlu’nda yaşayan bütün yabancı muhabirler Tokatlıyan’a koşacak, ama Troçki ve ailesinin otelden ayrıldığını öğrenecekti.[2] Dolayısıyla haberin doğruluğunu teyit edemeyeceklerdi.
Konuya açıklık getiren yine Vakıt olacaktı. Ertesi gün çıkan (2 Nisan) sayısında, üzerinde “1 Nisan” yazan bir balık çizimi vardı.

Özetle gazete, okurlarına birkaç tane 1 Nisan şakası yapmıştı. Listenin başında Troçki’yle ilgili haber vardı. (Diğer şakalardan, “İngiltere-Amerika Savaşı” da Troçki’nin tezinden ilhamla üretilmiş olmalıydı.)
* * *
Aslında Ömer Sami Coşar, ilk baskısı 1969’da yapılan Troçki İstanbul’da kitabında bu şakaya yer veriyor. Ancak yıllar sonra gazete arşivlerinde haberin orijinaline denk gelince, bir asır önce yapılmış cinliği paylaşmadan edemedim.
Her şeye rağmen; 1 Nisan’ınız kutlu olsun, neşeniz eksik olmasın.
[1] O dönem gazetenin adı “Vakit” değil “Vakıt” idi. 1934-38 arası “Kurun” adıyla çıktı ama tutmadı. 1939’da tekrar “Vakıt” oldu.
[2] Ömer Sami Coşar, Troçki İstanbul’da, İş Bankası Kültür Yayınları, 2021, s. 56.


