Arzular ve gerçekler
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Arzular ve gerçekler

Çok zayıf olmayı arzu ediyoruz ama bunu bizim yerimize biri yapsın, mümkünse biz yatarken yağlarımız erisin istiyoruz

"Gerçeklik ve arzu metafizik açıdan sınırsızdır ve doğaları gereği birbirine kavuşamaz."

Simone De Beavoir

Ankara'yı kısa bir süreliğine geride bırakmak mümkün olsa da artık tümüyle ritmini yitiren, programlamanın neredeyse olanaksız olduğu işler peşimi bırakmıyor.

Kısa bir fasıla için yola koyulduğumda en büyük arzum bir süre telefonum dahil tüm sanal iletişimlere ara vermekti.

Ne var ki giderek yeşile dönen renklerle bezeli yolculuğuma, görece "steril" alanlarında yaşayanları dahi çarpan bir ishal salgınının mağdurları ile telefon konuşmaları eşlik etti.

Ve ardından henüz yerleşeceğim yere varmadan çok canımı yakan o haberi aldım.

İki kez kanser atlatmış, dünyadaki her türlü olanağa erişebilecek donanım ve olanağa sahip arkadaşım, denizin artık kesif bir kanalizasyon kokusuyla geniz yaktığı, çocukluk yazlığımızın olduğu o Ege sahil kasabasında ishalden ölmüştü.

ABD'de çok çalışarak geçirdiği ömrünün son çeyreğini de gezerek ve onmaz memleket hasretini gidererek geçireceği emeklilik düşü için henüz dönmüştü ki pandemi başladı.

Yalnızca 65 yaş üzerinde olduğu için uğradığı o tuhaf yersiz yalıtılma ağrına gitse de fazla renk vermiyordu.

Bu yüzyılda sapasağlam bir insanın ishalden ölmüş olması ise baş edilmesi güç gerçekliğimizin ne olduğunu adeta başımıza vuruyor.

Ki o gerçeklik hiçbir koşulda hiçbirimizin can güvenli olmadığı.

Zihinsel ve fiziksel yorgunluğumu bahane sayarak sığındığım gerçeklerle arama bir süreliğine mesafe koymak arzumdan hızla cayıyorum.

Üstelik Akbelen ormanlarındaki azgın talan, kalan ne varsa onları da yitirmemek için deprem bölgesini bekleyenlerin canhıraş mücadeleleri bu bencilce arzumu gönüllü yakmamı kolaylaştırıyor.

Yine burada da yıllardır olduğu gibi her sabah 6.00'da kalkıp yürüyorum.

Sağlığım ve zihnim için yapabileceğim en basit ve ucuz destek bu çünkü.

Menapoza girdiğimden beri de kemiklerimi ve kalp sağlığımı koruyan östrojenim eksildiği için, gün aşırı doğru şekilde orantılanmış bir kalsiyum ve magnezyum desteği kullanıyorum.

Hekimlik pek çok entelektüel kapasite gerektiren işten biraz farklı olarak fiziksel direnç de gerektiriyor.

Zihnim ve bedenim dirençli ve olabildiğince sağlıklı kalabilsin arzu ediyorum.

 Bir yandan tüm benliğimi yaşlanmak bilincine hazırlıyorum.

Yaşlanmak sözcüğü günümüz kültüründe ancak "durdurmak" sözcüğü ile birleştirilerek kullanılıyor.

Arzumuz yaşlanmayı durdurmak olsa da bu pek mümkün değil.

Yaşlanmak yaşamın fizyolojik ve pek çok açıdan kırılgan bir evresi.

Toplumsal işbirliği ve sistemin desteğini gereksinen bir dönem.

Yaşlanmak adeta "utanılası bir sır ve yasaklanılmış bir konu" diyor Beavoir.

Bunları kendimden söz etmek için anlatmıyorum.

Zaten kimse "kendimin" nasıl olduğunu da merak etmez diye düşünüyorum.

Çok uzun zamandır hekimlik yapıyorum.

Bir hekimi aradığında bir çırpıda derdini anlatmaya başlayan insanların, konuşmalarına hâl hatır sorarak başladıklarını, hekimin nasıl olduğunu merak ettiklerini pek duymamış bir kişiyim.

Sözü vardıracağım yer şu: Arzularımızın gerçekleşmesi için irademize muhtacız.

Aksi halde arzularımız, aklımızı puslandıran uçucu pembe bulutlar gibi başımızın üzerinde gezer durur.

Bir de zayıflamak arzumuz var.

Geçtiğimiz haftalarda Zhanna Samsonova isimli bir sosyal medya fenomeninin açlıktan ve susuzluktan öldüğü haberi paylaşıldı.

Annesi, kolera benzeri bir ishal nedeniyle öldüğünü belirtmiş.

Aslında en trajik olan, uzun süredir, yalnızca çiğ sebze ve meyve yiyen bu kişinin çok sayıda takipçisi olması.

Anımsayacaksınız, aşırı lüks otomobili ile suç işleyen bir emniyet görevlisinin topluca olan eşi, eşine o aşırı lüks otomobili zayıflama çayları satarak aldığını söylemişti.

Bu ifadede tutarlı olan bölüm, bu ürünleri satanların erişebildikleri servetti.

Ama zayıflama çayları, pek çok vitamin ve mineralin emilimini, metabolizmayı bozarak ölüme daha sık olarak da karaciğer ve böbrek hasarına yol açabiliyor.

Bir yemek sırasında henüz tanıştığım hafif toplu bir kişinin iştahla başladığı yemeği sürdüremediğini fark edip gözlediğimi anlayan eşi, iki kez tüp mide ameliyatı geçirdiğini ancak iştah kontrolünde sorun yaşamaya devam ettiği halde artık sindirim zorlukları çektiğini söyleyerek beni aydınlatıyor.

Gerçekten glutensiz beslenmeyi gerektiren yüzde 1-5'lik nüfusa karşın glutensiz beslenme endüstrisinde yıllar içindeki hızlı ve fazla artış dikkat çekici.

Gluten kalp hastalığı inme ve diyabet riskini azaltan bir ürün.

Bir yandan ağır metalleri uzaklaştırıyor.

Yapılan çalışmalar glutensiz beslenenlerin idrarında arsenik kanında civa bulunduğunu gösteriyor.

Çok zayıf olmayı arzu ediyoruz ama bunu bizim yerimize biri yapsın, mümkünse biz yatarken yağlarımız erisin istiyoruz.

Yaşlanmadan uzatılmış ömürleri, zihnimizin sürekli bir saat gibi çalışmasını, benliğimizin pembe bulutlar gibi gezintilere çıkmasını arzu ediyoruz.

Gerçeklerden bir süre uzak kalıp, yanımda getirdiğim çok sayıda kitabı, kendim para vermeye kıyamadığım halde oğlumun hediyesi olan elektronik okuma cihazımla yerleştiğim tatil yerinde bir söyleşi teklifine olumlu cevap verdim.

On bir farklı disiplinden on bir uzman, milyar dolarlara erişen bütçeleriyle büyük bir pazar olan vitamin ve destek ürünlerinin sağlığımıza verebileceği zararları değerlendirdi.

Ben de, trilyonlarca mikropla yaşadığımız yerkürede, bizi giderek kırılganlaştıran bu ülkede hiç hastalanmamak arzumuzu karşılayacak süper bir bağışıklık sistemi mümkün mü, sorusunu cevapladım.

Fazla D vitamininin böbrek yetmezliğine, fazla C vitamininin böbrek taşlarına, rahatlamak için içilen sarı kantaron çayının psikoza, içilen fazla adaçayının erkeklerde empotense yol açtığını o kaynakta bulabilirsiniz.

Arzularımızı iyi çalışan bizi sürekli arzu üreten makinelere dönüştüren vahşi sistemin coğrafi uzamında bir bölümümüzü destek ürünlerinin denetimsizliği ya da gerçeklerle örtüşmeyen arzularımız hasarlandırırken bir bölümümüz arzunun ne olduğunu dahi duyumsayamadan hoyrat ve zorlu bir sağ kalım mücadelesi veriyoruz.

"Bugünün dünyası görünüşte ilkel insanın yaşadığından daha korunaklı ve daha konforlu ancak belki de daha tekinsiz. Bağımlılık, endişe, sıkıntı ve hayal kırıklığı çağındayız."

(Carl G. Jung, Dışa Bakan Rüya Görür, İçe Bakan Uyanır, Özlem Küskü)

Esin Şenol kimdir?

Esin Şenol, lise eğitimini TED Ankara Koleji'nde tamamladıktan sonra, tıp eğitimini Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde 1987 yılında tamamlamış ve aynı yıl Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı'nda Araştırma Görevlisi olarak uzmanlık eğitimine başlamıştır. 

Aynı anabilim dalında 1992 yılında ihtisasını tamamladıktan sonra uzman olarak göreve başlamış, 1995 yılında yardımcı doçent, 1996 yılında doçent, 2003 yılında da profesör unvanlarını almış ve 2009-2013 yılları arasında anabilim dalı başkanlığı yapmıştır. 

1999 yılında Tufts University, New England Medical Center, Boston/MA'da "Kemik İliği Transplantasyon Ünitesi"nde Research Fellow (Araştırma Asistanı) olarak çalışmıştır. Halen kanser hastalarının infeksiyon izleminde konsultan olarak görev yapmakta ve bu konuda araştırmalarını sürdürmektedir.

Prof. Dr. Esin Şenol, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları Ve Klinik Mikrobiyoloji Anablim Dalı Öğretim Üyesidir.

Ayrıca bağışıklama ve özellikle erişkin aşılması ile ilgili çalışmalar yürütmekte olup,

Gazi Üniversitesi, Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı bünyesinde Türkiye'deki ilk "Erişkin Aşı Merkezi" kurmuştur. 

2013 yılında KLİMİK (Klinik Mikrobiyoloji ve İnfeksiyon Hastalıkları) Derneği alt grubu olarak, Erişkin Bağışıklama Çalışma Grubu (EBÇG) kurmuş ve halen başkanlığını yürütmektedir. 

Ayrıca; Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Etik Komite (2005-2007), Gazi Üniversitesi Akademik Değerlendirme ve Akreditasyon Ofisi (GÜADEK) –Kurucusudur (2005-2007).

Gazi Üniversitesi - Avrupa Üniversiteler Birliği ve Bolonya Süreci Kurucusu (2005-2007) ve 

Febril Nötropeni Derneği Genel Sekreterliği (2005-2011) yürütmüş olduğu diğer görevlerdir.

TTB_Pandemi Çalışma Grubu üyesidir.

ATO Onur Kurulu Üyesi olarak çalışmıştır (2020-2022).

ATO-Yönetim Kurulu Üyesi (2006-2008) olarak çalışmıştır.

Halen T24 ve Birgün Gazetesinde köşe yazıları yazmaktadır.

Yabancı dili İngilizce olup evli, 1 çocuk annesidir.

Dünya Kitle İletişim Vakfı tarafından gerçekleştirilen 31. Ankara Uluslararası Film Festivali (3-11 Eylül 2020) ve 32. Ankara Film Festivalı (4-12 Kasım 2021) Düzenleme Kurulunda yer almıştır.

33. Ankara Film Festivalı (3-11 Kasım 2022) Düzenleme Kurulundadır.

İlgi alanları, sinema, yelken ve edebiyattır.

 

 

İlgili İçerikler