ABD’nin devletleri, erkek siyasetçilerin iktidar problemleri
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

ABD’nin devletleri, erkek siyasetçilerin iktidar problemleri

Minnesota eyaletindeki acı hadise, dünyanın tamamı için belirleyici olacak. “Erkek” siyasetinin son demlerinde, dünyayı saran ateşe karşı kadınların inisiyatifine ihtiyaç var

ABD’nin devletleri, erkek siyasetçilerin iktidar problemleri
Minnesota'daki ICE protestosundan bir an (Fotoğraf: Kerem Yücel)

Para ve politika uzun yüzyıllardır iktidarın iki temel bileşeni. Bunların yanına üçüncü bir “P” olarak “pislik” kavramını da katmak lazım. Bu üçlemeden uzakta bir hayat sürmek epey zor; daha doğrusu bunu sağlamak için yine sağlam para lazım. Bu sağlam paranın çalışarak kazanılamayacağı da ortada; yani ancak aileden gelen ciddi bir varlık olacak; siz de sevdiğiniz bir iş yapacaksınız. Tabii buradaki temel problem, başta “iktidar” dediğimiz durumun “erkek”liği.

Aktüel politika yapan, yani mesleği bu olan erkeklere “iktidarsız” demek istemeyiz ama, malum genellikle yaşla birlikte “dile vurma” durumlarında artış olur. Konuyu Donald Trump’a getirmek için bir girizgah yapayım dedim de, zaten mal meydanda. ABD’de son 10 gündür yaşanan hadiseler, önemli olmaktan öte bir anlam taşıyor. Evet, başta İran olmak üzere dünyanın dört bir tarafında ciddi gelişmeler var; bu ülkedeki yaklaşık 50 yıllık rejim son günlerine doğru gidiyor. Ancak giderken binlerce insanı da katlediyor; bu cinayetler ve terörle durumunu konsolide etse bile, bundan sonra İran’da eski rejimin eski hâliyle sürmesi imkansıza yakın.

Bununla birlikte ABD’deki vaziyet, tüm dünya için belirleyici. 7 Ocak’ta Renee Good adlı kadının Minnesota’da bir federal polis tarafından yakın mesafeden ateş edilerek öldürülmesi, öyle zamanla soğuyacak bir hadise değil. ABD, adından da anlaşılacağı gibi birleşik devletler ülkesi; yani ülkeyi oluşturanlar ayrı birer devlet. Ayrı parlamentoları var; partisi, eğilimi, çizgisi ne olursa olsun kendi kodları, teamülleri, gelenekleri var. Bizim pek anlayabileceğimiz bir durum olmayabilir ama üzülmeyelim; dünyada da bir eşi benzeri yok zaten. Dolayısıyla hâlen devam protestolar, öyle “milletin gazını alalım, ortalık yatışır”la sona erecek bir şey değil.

ABD’deki bu yakıcı gelişmelere bir de 12 Ocak’ta bir iktisadi boyut eklendi. ABD Merkez Bankası (FED) Başkanı Jerome Powell resmî twitter hesabına koyduğu videoda, faizleri Trump’ın istediği gibi düşürmedikleri için kendilerine karşı soruşturma açıldığını ve bunun tamamen siyasi bir karar olduğunu söyledi. Soruşturma, Powell’ın FED binasının renovasyonunda yapılan usülsüzlükler hakkında Kongre’ye yalan söylediği iddiası üzerine ama esas niyet belli tabii. Powell’ın açıklamasından sonra Cumhuriyetçi Kuzey Karolina Senatörü Thom Tillis, Beyaz Saray’ın FED’in ve Adalet Bakanlığı’nın bağımsızlığını hedef aldığını, Powell meselesi çözülene kadar Trump’ın tüm FED atamalarına red oyu vereceğini söyledi. Powell’ın başkan olarak görevi Mayıs’ta, kurum üyesi olarak görevi 2028’de sona eriyor (Trump daha önce de yine FED üyesi Lisa D. Cook’u kovmaya çalışmış, Yüksek Mahkeme izin vermemişti).

ABD, dünyanın merkezi. Mercator izdüşümünün sağında da Çin gibi bir dev var ama, ABD’yle mukayese kabul etmez tabii. Biz ise tam iki arada bir deredeyiz. İnşaat sektörümüzle tekrar tekrar yok ederek yeniden “yapılandırdığımız” bu müstesna coğrafyada, birbirimizi yiyerek hayata devam ediyoruz. Yastık altlarıyla idare etmeye çalıştığımız bu hayatlarımız, Somali’de kuracağımız uzay üssünü görür mü, şüpheliyim. Dünya ateşe düşmüşken ve bu ateş yayılırken, yan yana durup bu ülkeyi yaşatmak durumundayız. Bu bakımdan profesyonel siyasetçilerden, partilerden ziyade milletin hakiki iktidarına, özellikle kadınların inisiyatifine ve yönetimine ihtiyacımız var.

 

 

 

 

 

 

 

İlgili İçerikler