Bayern München deneyi
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Bayern München deneyi

Eğer Galatasaray salı günü Bayern München karşısında puan alacaksa, bu ancak tempo, hız ve final hareketlerdeki kolektif oyununu daha da yukarıya çekmesiyle mümkün olacak

Galatasaray Beşiktaş maçını, salı günü oynayacağı Bayern München karşılaşmasının deneyine dönüştürdü. Topa hükmeden rakibini doğrudan futbol oynayarak devirmeyi amaçlayan Galatasaray’ın bu hedefine maçın 11’e 11 oynandığı ilk bölümünde ulaştığı söylenebilir. Ancak 11’e 10 oynanan ikinci bölümün Galatasaray adına çok parlak geçmediği de muhakkak.

Milli maç arası sonrasında Galatasaray’ın kendi evinde de olsa Beşiktaş’la oynaması kısmen risk içeren bir eşleşmeydi. Bunun temelde iki nedeni var. İlki Beşiktaş’ın içinde bulunduğu kriz durumu. Muhtemelen soyunma odasını kaybettiği için ayrılmak zorunda kalan Şenol Güneş’in yardımcısı Burak Yılmaz’ın teknik direktörlüğe getirilmesi, hissi bir bağ kurduğu futbolcu grubu üzerinde tutkal etkisi yaratabilirdi. Böylece alınacak bir Galatasaray galibiyetinin ardından Beşiktaş içinde bulunduğu kriz durumundan çıkmak için önemli bir adım atabilirdi. İlk risk buydu.

İkinci risk ise Galatasaray’da futbolcu grubunun aşırı maç trafiği nedeniyle aşırı yorgun girdiği milli arada maç ritmini kaybetmesiydi. Nitekim Galatasaray maç boyunca bu ritmi arayıp durdu.

Diğer taraftan Okan Buruk ve teknik heyeti, üst üste oynanacak olan Beşiktaş ve Bayern München maçlarını aynı kalıp içinde görerek bir fırsata çevirmek amacındaydı. Bunu biraz daha iyi anlamak için geçmişe uzanmamız gerekiyor: Galatasaray zorlu Manchester United deplasmanının fizik kalite provasını ligde Ankaragücü maçında yapmıştı. İç sahada oynanan Ankaragücü maçında Galatasaray tempo ve mücadele gücü itibariyle bir üst seviyeye çıkmayı hedeflemiş, bu karşılaşmayı kapasitesini Manchester United düellosu öncesinde yükseltmek amacıyla kullanmıştı. Ankaragücü karşısında amaçlarına ulaşan Galatasaray’ın yapmış olduğu bu provanın faydasını Old Trafford’da fazlasıyla gördüğünü hepimiz biliyoruz.

Bayern München maçı öncesinde Galatasaray benzer bir deneme yaptı. Beşiktaş karşılaşmasını, Bayern München eşleşmesinde istenilen seviyeye çıkmak için konumlandırdı. Amacına ulaştı mı peki? Buna iki yanıt vereceğim. İlk seviye yanıtım şu: Galatasaray maçın 11’e 11 oynandığı bölümde amacına kesinlikle ulaştı. İkinci seviye yanıtım; Beşiktaş’ın 10 kişi kalmasının ardından, ideal deney ortamı bozulduğu için (özellikle de maçın ikinci yarısında) Galatasaray ciddi bir Bayern München provası yapamamış oldu.

Bunu biraz açmak istiyorum. Birbirlerine benzetilmeleri oldukça zor olmasına rağmen Beşiktaş’la Bayern München’in ortak bir kesişim noktası var kanımca. O da her iki takımın da topa hükmederek oynaması. (Burada Beşiktaş’ın ortalama yüzde 64’le Türkiye’de topa en çok sahip olan takım olduğunu hatırlamalıyız.)

Okan Buruk’un, maç stratejisini Beşiktaş’la Bayern München’in ortak özellikleri üzerinden kurguladığı düşüncesindeyim. Şöyle; Galatasaray dün Beşiktaş’ın top hâkimiyetini sınırlandırmayı hedeflemedi. Hedeflediği şey, sadece Beşiktaş’ın topa sahip olduğu zaman diliminde tehlikeli olmasını sınırlandırmaktı. Fazladan bir hedefi daha vardı Galatasaray’ın: Topa sahip olduğu zaman dilimini en efektif biçimde değerlendirmek. Bunun da tek yolu topu kazandıktan sonra en kısa sürede Beşiktaş kalesine inmekten geçiyordu. Yani doğrudan futboldan. Buna ek olarak Galatasaray ön alanda zaman zaman şok pres yapmayı da hedefledi. (Galatasaray’ın Beşiktaş karşısında uygulamaya çalıştığı bu futbol anlayışının benzerini salı günkü Bayern München eşleşmesinde de göreceğimiz düşüncesindeyim.)

Doğrusu maçın 11’e 11 oynandığı zaman diliminde Galatasaray bu hedeflerine ulaştı. Nitekim Buruk bunu maçtan sonra, “30 dakikada çok muhteşem bir oyun vardı. 11’e 11 iken rakibe üstünlük kurduk” sözleriyle örtük biçimde açıkladı.

Ben bu yazıda Galatasaray’ı altı alt başlık etrafında analiz etmeye çalışacağım:

  1. “Doğrudan futbol” konsepti.
  2. Doğrudan futbol konseptinin mimarları.
  3. Doğrudan futbol konseptinin karşısında yer alan zihniyet.
  4. Ön alan baskısı.
  5. Beşiktaş’ın golünde yapılan savunma hataları.
  6. Korner seti.

Başlıyorum.

Doğrudan futbol

Doğrudan futbol aslında Galatasaray için yeni bir konsept değil; geçen yıldan beri sürümde olan bir futbol anlayışı. Dün Beşiktaş maçında bu konseptin ön plana çıkmasının basit bir nedeni var. O da Galatasaray’ın Beşiktaş’ı bu futbol anlayışıyla devirmek istemesi. Şöyle bir iddiada bulanacağım; eğer maç 11’e 11 oynanmaya devam etmiş olsaydı, yani laboratuvar koşulları değişmemiş olsaydı, Galatasaray peş peşe vuracağı darbelerle Beşiktaş’ın direnç noktasını yok olma noktasına getirmiş olacaktı.

Şimdi önce doğrudan futbolun temel ilkelerini aktaracağım, ondan sonra da bu konuyla ilgili örnekler vereceğim.

Okan Buruk’un futbol anlayışında temel amaç en hızlı ve en kısa yoldan rakip kaleye gitmek. Ancak bu, topu rakipten kaptıktan sonra en hızlı biçimde rakip kaleye gitmek anlamına gelmiyor. Yani bir geçiş hücumu takımından söz etmiyorum. Söz etmeye çalıştığım şey, Galatasaray’ın hücum fazının başlamasından sonra oyunu birden hızlandırabileceği fırsatları kovalaması ve bulması. Yani klasik set hücumu olarak başlayan bir atak fazının aniden hızlanmasından söz ediyorum.

Dün diyebilirim ki ön alanda yapılan şok baskı sonrasında topu kazanmak üzerinden gelişen hücumlar dışında Galatasaray’ın tek hücum formatı doğrudan futbol idi. Bunu örnekler üzerinden daha iyi göreceğiz:

Kimyasal reaksiyon başlıyor

Dakika 6,04. Galatasaray kendi yarı sahasının ortasından Lucas Torreira’nın kullandığı faul atışıyla topu hareketlendiriyor. Torreira topu Davinson Sánchez’e veriyor. Tam bu anda saha içi yerleşim aşağıdaki fotoğrafta görüldüğü gibi.

Galatasaray maçtaki ikinci tehlikeli hücumunun öncesine bakıyoruz. Dikdörtgen içindeki Sánchez, Kerem Aktürkoğlu’na (daire içinde) pas vermek üzere. Soldan sağa Zaha, Icardi ve Tetê aynı çizgide bulunuyor. Üçü de birbirine yakın durarak Beşiktaş’ın defans hattını merkeze toplamayı başarmış durumdalar. Böylece sol çizgide bulunan ve Aktürkoğlu’nun kaçıracağı Angeliño’ya büyük bir koridor yaratılmış oluyor. (Kaynak: https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Burada set topun Sánchez’e gelmesiyle çoktan başlamış ve Galatasaraylı futbolcular da daha önce çalışmış oldukları şekilde sahaya yayılmış durumdalar. Fotoğrafta da görüldüğü gibi sol kanat forveti Wilfried Zaha Beşiktaş’ın kanat beki Valentin Rosier’yi de yanına çekerek merkeze gelmiş durumda. Bu hareketin amacı Galatasaray’ın sol beki Angeliño’ya alan açmak. Bu sette Kerem Aktürkoğlu da topu almak için derine geliyor ve kendini Sánchez’e gösteriyor. Laboratuvar diliyle konuşacak olursak kimyasal reaksiyon çoktan başlamış durumda.

Sánchez antrenmanda çalışıldığı gibi topu Aktürkoğlu’na aktararak Beşiktaş’ın ilk blokunu kırmış oluyor. Topu alan Aktürkoğlu da yüzünü Beşiktaş kalesine dönüp soldan Angeliño’yu kaçırıyor. Üzerine gelen Rosier’den sıyrılan Angeliño Beşiktaş ceza sahasına yaklaşıyor. Tam bu sırada sayısal üstünlük 4’e 3 Galatasaray’da (aşağıdaki fotoğraf).

Galatasaray maçtaki ikinci tehlikeli hücumuna bakıyoruz. Daire içindeki Angeliño topla Beşiktaş ceza sahasına girmiş durumda. Sayısal üstünlük 4’e 3 Galatasaray’da. Angeliño burada hemen gerisinde bulunan Zaha’ya vermek yerine kendi şut atmayı tercih etti. (Kaynak: https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Angeliño burada boş vaziyetteki Zaha’ya vermek yerine topla koşusunu devam ettiriyor ve zor bir açıdan kaleye vurmayı tercih ediyor. Beşiktaş kalecisi Mert Günok’a çarpan top havalanıyor ve kaleye yöneliyor. Kale çizgisi üzerindeki Omar Colley bu topa kafasıyla müdahale ederek golü önlüyor. Ardından da Mert Günok topu havadayken kontrolü altına alıyor. (Bu hücumda Angeliño, Aktürkoğlu’nun pasından tam sekiz saniye sonra Günok’un zorlukla önlediği şutu çekiyor. Sánchez’in pasıyla Angeliño’nun şutu arasında ise sadece 10 saniye var.)

İkinci örnek

Dakika 6,25. Günok’un ileriye uzun oynadığı topta Vincent Aboubakar topu kontrol ettikten sonra Abdülkerim Bardakcı’dan sıyrılıp ceza sahasına girmek üzereyken Sánchez tarafından durduruluyor. Böylece Galatasaray’ın hücum fazı başlamış oluyor. 10 pas sonrasında Galatasaray yine blok kıran tek pasla oyunu aniden hızlandırıyor. İkinci bölge başındaki Kaan Ayhan sağda çizgiden bindiren Tetê’yi topla buluşturuyor. Tetê soldan ceza sahasına girip şutunu atıyor, ancak bu top yandan dışarı çıkıyor. (Bu hücumda Tetê’nin pasıyla Ayhan’ın pası arasında sadece altı saniye var.)

Bu kez Icardi veriyor o pası

Sırada üçüncü örnek var. Dakika 12,47. Beşiktaş Galatasaray yarı sahasında taç atışı kullanıyor. Milot Rashica bu topu merkeze oynuyor, ama orada Torreira var. Böylece Galatasaray’ın hücum fazı başlamış oluyor. Torreira Aktürkoğlu’na, o da Kaan Ayhan’a veriyor topu. Bu kez geriden blok kıran pası Kaan Ayhan atacak, onun topla buluşturacağı futbolcu ise orta daire içine kadar gelen Icardi (aşağıdaki fotoğraf).

Bir Galatasaray hücumuna bakıyoruz. Dikdörtgen içindeki Kaan Ayhan Icardi’ye (daire içinde) verdiği pasla üç Beşiktaşlı futbolcuyu oyundan düşürmüş durumda. Icardi de birazdan soldan koşusuna başlamış olan Zaha’yı kaçıracak. https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

O soldan bindiren Zaha’yı kaçırıyor. Beşiktaş ceza sahasına giren Zaha topu ayağından biraz açtığı için Mert Günok yatarak topu kontrol ediyor. (Bu hücumda Icardi’nin pasıyla Zaha’nın Beşiktaş ceza sahasına girmesi arasında sadece beş saniye var. Kaan Ayhan’ın Icardi’ye attığı pasla Zaha’nın ceza sahasına girmesi arasında ise sadece yedi saniye var.)

Yine Icardi

Dördüncü örnek, dakika 22,12. Galatasaray yarı sahasında bulunan Sánchez üçüncü bölge başındaki Icardi’ye dikine oynuyor (aşağıdaki fotoğraf).

Bir Galatasaray hücumuna bakıyoruz. Dikdörtgen içindeki Sánchez, Icardi’ye (daire içinde) verdiği pasla dört Beşiktaşlı futbolcuyu oyundan düşürüyor. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Bu pasla Sánchez dört Beşiktaşlı futbolcuyu oyundan düşürmüş oluyor. Zaha ve Angeliño üzerinden top yeniden Icardi’ye geliyor. Icardi bu kez ceza sahasına koşu gösteren Angeliño’yu kaçırıyor (aşağıdaki fotoğraf). Ancak Angeliño burada topu Zaha’ya geri veremiyor.

Sánchez’in Icardi’ye verdiği pastan 10 saniye sonrasına bakıyoruz. Daire içindeki Angeliño, Zaha’ya (dikdörtgen içinde) pasını veremediği için bu Galatasaray hücumu skora dönüşmedi. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Son örnek, dakika 40,37. İkinci bölgede taç çizgisi civarında bulunan Tetê, topla merkeze doğru kat ederek soldan bindiren Zaha’yı kaçırıyor (aşağıdaki fotoğraf).

Bir Galatasaray hücumuna bakıyoruz. Topla merkeze doğru kat eden Tetê (dikdörtgen içinde) soldan bindiren Zaha’yı (daire içinde) kaçırıyor. Zaha burada Beşiktaş ceza sahasına girecek, ama iyi bir şut çıkaramayacak. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Beşiktaş ceza sahasına giren Zaha topa iyi vuramadığı için Galatasaray bir golden daha oluyor.

Doğrudan futbolun mimarları

Görüldüğü gibi Galatasaray blok kıran progresif paslar üzerinden oynadığı doğrudan futbolla Beşiktaş karşısında birçok pozisyona girdi. Burada örnek olarak verdiğim hücumlara baktığımızda bu pasların mimarlarının hep aynı isimler olduğu görülüyor. Bunlar Sánchez, Kaan Ayhan, Kerem Aktürkoğlu ve Icardi. (Bu futbolcular arasında Sánchez’in yer alması bize Victor Nelsson’un niçin formasını kaybettiğini de çok açık biçimde gösteriyor. Zira Nelsson hızlı ve keskin olmamasının yanı sıra, blok kıran pas konusunda da Sánchez kadar yetenekli bir stoper değil.)

Burada Icardi’nin de derine gelerek blok kıran paslarla doğrudan futbolun mimarları arasındaki yerini alması okurlara şaşırtıcı gelebilir. Okan Buruk’un bu hücum setlerinde iki stoperle marke edilen Icardi’yi zaman zaman oyun kurucu orta sahaya dönüştürerek stoperlerini derine çekmesini, böylece boşalan koridorlara da takım arkadaşlarını kaçırmayı amaçladığı anlaşılıyor.

Ancak doğrudan futbol için Galatasaray sadece blok kıran progresif pas seçeneğini kullanmıyor. Zaman zaman son örnekte gördüğümüz üzere, topla kat eden Tetê gibi futbolcuları kullanarak rakibin defans yerleşimini bozabiliyor.

Doğrudan futbolun sonuç almasını önleyen zihniyet

Burada şu soruyu sormamız gerekiyor: Galatasaray gerek blok kıran paslar, gerek topla kat eden futbolcular üzerinden sık sık rakip ceza sahasına oyuncu kaçırırken bunu niçin skora yansıtamadı? Bu sorunun iki yanıtı var. İlki; sonuçta yaklaşık yarısı yeni futbolculardan oluşan olan bir Galatasaray’dan söz ediyoruz bu sezon. Birbirlerini daha yeni yeni tanıyorlar, bu nedenle de beraber hareket etme kapasiteleri henüz yeterli gelişmeyi gösteremedi.

İkinci olarak; Galatasaray’da rakip ceza sahasına kaçırılan futbolcular takım oyununu kolayca arka plana atabiliyorlar. Bunun nedeni kendilerini gösterme gayreti. Burada Tetê ya da Angeliño gibi kendilerini taraftara bir an önce kabul ettirmek isteyen futbolcuların final hareketlerindeki aceleciliklerini anlayabiliriz. Anlayamayacağımız tek davranış Zaha’nınki. Çünkü Zaha kendini Türkiye’de taraftara kabul ettirmek zorunda olmayan sıra dışı bir oyuncu. Nihayetinde o, 2006-2007’den beri, Avrupa’nın beş büyük liginde en çok başarılı dribling yapmış beşinci futbolcu konumunda.  Bu nedenle de beklenen doğal bir özgüvenle oynaması.

Ön alan baskısı

Galatasaray doğrudan futbolun yanı sıra artık klasikleşmiş ön alan baskısıyla da sonuç almaya çalıştı Beşiktaş karşısında ve u sayede bir de gol kazandı. Buraya artık bir Galatasaray klasiği olan ön alan baskısı üzerinden üretilen üç hücum örneği alıyorum.

İlk örnek; dakika 4,15. Beşiktaş hücum hazırlığındayken Zaha Beşiktaş’ın sağ beki Rosier’den topu kaparak soldan bindiren Kerem Aktürkoğlu’nu kaçırıyor. Aktürkoğlu bu hücumda soldan isabetsiz bir orta yapıyor.

İkinci örnek, dakika 24,43. Galatasaray hücumunda Tetê sağ kanatta Milot Rashica’dan sıyrılmak isterken rakibine çarparak yere düşüyor. Sahipsiz kalan topu kazanan Rashica ileriye oynuyor. Bu topu Sánchez keserek Galatasaray hücumunu tazelemeye çalışıyor, ancak ileriye gönderdiği pasta hata var. Amir Hadziahmetoviç kazandığı bu topu Rachid Ghezzal’a veriyor. Bu sırada Galatasaray aşağıdaki fotoğrafta da görüldüğü gibi 10 futbolcusuyla rakip yarı sahada Beşiktaş’a baskı yapıyor.

Galatasaray’ın attığı golün sekiz saniye öncesinde Beşiktaş yarı sahasına bakıyoruz. Galatasaray’ın yaptığı baskı nedeniyle Beşiktaşlı oyuncular Omar Colley (daire içinde) üzerinden kalecileri Mert Günok’a dönmek zorunda kalıyorlar. Burada Kerem Aktürkoğlu (dikdörtgen içinde) depar atarak Günok’un üzerine gidecek ve Beşiktaş kalecisinin topu istediği gibi uzaklaştırmamasına neden olacak. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Ghezzal geriye Colley’ye oynuyor, o da kalecisi Mert Günok’a. Bu sırada Aktürkoğlu depar atarak Günok’a baskı yapıyor. Bu baskı nedeniyle Günok topu istediği gibi uzaklaştıramıyor. Bu topu ikinci bölge sonunda Kaan Ayhan kafayla Beşiktaş ceza sahası çizgisindeki Icardi’ye indiriyor. Icardi kafayla topu önüne almaya çalışırken bu topa Colley müdahale ediyor. Icardi sağıyla bu topa yeniden dokunmayı başarıyor ve yaptığı vuruşla Günok’u çaresiz durumda bırakıyor (aşağıdaki fotoğraf).

Galatasaray’ın attığı ilk gole bakıyoruz. Omar Colley’nin (siyah daire içinde) yetersiz müdahalesi nedeniyle Icardi (kırmızı dikdörtgen içinde) dokunma fırsatı bulduğu topu Mert Günok’un sağından kaleye göndermiş durumda. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Kırmızı kart pozisyonu

Üçüncü örnek, dakika 26,52. Galatasaray’ın baskısı devam ediyor. Orta sahaya yakın bir yerde sağ çizgide bulunan Ghezzal geriye, kalecisine doğru pas atmak zorunda kalıyor. Hisleri üst seviyede olan Icardi Ghezzal topa vurmadan önce bunu sezerek Beşiktaş kalesine doğru hareketleniyor ve topu yakalamayı başarıyor. Mert Günok ceza sahası dışında yatarak Icardi’yi önlemeye çalışıyor, ama eliyle yaptığı müdahale sonrasında kırmızı kartla oyun dışında kalıyor.

Beşiktaş’ın golündeki savunma hataları

Galatasaray dün rakibi Beşiktaş’a üç kez tehlikeli şut çekme fırsatı verdi. İlkinde duran topta Tayfur Bingöl’ün kafası yan direkten döndü. İkincisinde Gedson Fernandes’in şutu Fernando Muslera’da kaldı. Üçüncü şut ise golle sonuçlandı. Bu gol akan hücumdan geldi ve Galatasaraylı üç futbolcu peş peşe yaptıkları hatalarla Beşiktaş’ın skoru eşitlemesine olanak tanıdılar. Şimdi bu golü kısaca analiz edelim.

Dakika 68,26. Beşiktaş Colley ile aut atışı kullanıyor. Galatasaray’da aut atışı sırasında Beşiktaş’ın iki stoperine baskı yapan oyuncular Aktürkoğlu ve Icardi. Dries Mertens ise bu dakikada sol kanatta yer alıyor; görevi rakip sağ beki, Rosier’yi tutmak.

Colley aut atışında kalecisi Ersin Destanoğlu’na oynuyor, o da sağ öne doğru uzun vuruyor. Topun indiği noktada Ghezzal var, arkasında da Angeliño. O sırada sahadaki eşleşmeleri aşağıdaki fotoğrafta görüyoruz.

Beşiktaş’ın attığı golün 10 saniye öncesine bakıyoruz. Beşiktaş kalecisi Ersin Destanoğlu’nun oynadığı uzun top havada; birazdan kırmızı daire içindeki bölgeye doğru inecek. O dairenin içinde Ghezzal ile Angeliño var. Fotoğrafın en sağındaki dikdörtgen içinde Bardakcı ve Sánchez’i Aboubakar’ı kontrol ederken görüyoruz. Orta çizgideki dikdörtgen içinde ise golü atacak olan Alex Oxlade-Chamberlain Boey tarafından marke edilmiş durumda. En alttaki dikdörtgende Mertens golde asist yapacak olan Rosier’yi tutuyor. Onların üstündeki dikdörtgen içinde ise Kaan Ayhan Tayfur Bingöl’ü marke ediyor. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Top inince Ghezzal bunu, sol arkasına bindirme yapan Rosier’ye doğru aşırıyor. Bu sırada Ghezzal’a müdahale edemeyeceğini anlayan Angeliño Rosier’yi kapatmak için geriye doğru koşmaya başlıyor, ancak durduramıyor. Böylece Rosier topla Galatasaray ceza sahasına giriyor (aşağıdaki fotoğraf).

Beşiktaş’ın attığı golün iki saniye öncesine bakıyoruz. Angeliño’dan (kırmızı daire içinde) sıyrılan Rosier (siyah daire içinde) Galatasaray ceza sahasına girmiş durumda. Onu Bardakcı karşılamaya hazırlanıyor. Altı pasın önünde Sánchez Aboubakar’ı kontrol ediyor. Ceza yayına doğru kırmızı dikdörtgen içinde ise Boey ve golü atacak olan Oxlade-Chamberlain görülüyor. (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Bardakcı Rosier’ye basmak için hareket ediyor, Sánchez ise Aboubakar’ı kontrol ediyor. Golü atacak olan Alex Oxlade-Chamberlain’i kontrol etmesi gereken ise Sacha Boey. Boey burada geç kalıyor ve rakibini kaçırıyor. Ceza sahasına girmeden önce takım arkadaşlarının nerede olduğuna bakan Rosier boşta kalan Oxlade-Chamberlain’i görüyor, o da Galatasaray kalesini.

Burada Galatasaray savunmasının peş peşe hatalar yaptığı çok açık. İlk hata rakip bek Rosier’yi tutması gereken Mertens’ten geldi. Bir yere kadar Rosier’yi takip eden Mertens sonra bu takibi bırakınca Beşiktaş’ın sağ beki maçı bir asistle tamamlamış oldu. Galatasaray’da ikinci hatayı Angeliño yaptı. Ghezzal’dan ayrıldıktan sonra Rosier’yi kapatmak için geriye koşan Angeliño, rakibini çizgiye sürmek yerine yatarak müdahale etmeye çalışınca ve bir çırpıda geçilmiş oldu. Galatasaray’da üçüncü ve en büyük hata ise Boey’den geldi. Kolayca Alex Oxlade-Chamberlain’i marke edebilecek durumda olan Boey’nin yavaş davranması Beşiktaş’a beraberliği getirdi.

Korner seti

Bir önceki maçta Galatasaray Antalyaspor’u deplasmanda 2-0 yenerken ilk golü korner atışından bulmuştu. Aktürkoğlu’nun sağdan kullandığı kornerde topu ön direkte Icardi arkaya aşırmış, orada da Sánchez boş kaleye golü atmıştı. Galatasaray dün de aynı duran top seti üzerinden penaltı kazandı.

Dakika 79,08. Mertens sağ önden Beşiktaş ceza sahasına doğru duran top kullanıyor. Bu topa ön direkte Torreira’nın vurduğu kafa Hadziahmetoviç’in eline çarpıyor.

Galatasaray’ın kazandığı penaltı atışının bir saniye öncesine bakıyoruz. Sağdan Mertens’in kullandığı duran topa Torreira ön direkte kafa vuruyor. Ancak bu top hemen arkasındaki Hadziahmetoviç’in sol eline çarpıyor (kırmızı daire içinde). (https://www.todtv.com.tr/canli-tv/bein-sports-1?c=spor )

Daha önceki duran top setlerinde Torreira’yı kafa vurması planlanan Galatasaraylı oyuncu için perde yaparken görüyorduk sık sık. Dün itibariyle Torreira’yı duran topları ön direkte kafayla arkaya aşırırken gördük. Demek oluyor ki Galatasaray milli maç arasında bol bol bu senaryoyu çalıştı.

Sonuç

Geçen sezon, ligin kırılma noktalarından birisi Beşiktaş’ın deplasmanda Fenerbahçe’yi 4-2 yenmesiydi. Fenerbahçe karşısında 1-0 geride olan Beşiktaş yaptığı penaltı sonrasında 10 kişi kalmıştı. Ancak bu penaltıyı Enner Valencia dışarı attı. Ardından da Beşiktaş’ın İngiliz oyuncusu Nathan Redmond’un tek kişilik gösterisi başladı. Böylece Beşiktaş İngiliz oyuncusu Redmond’un attığı gol ve yaptığı üç asistle Fenerbahçe’yi deplasmanda, hem de 10 kişiyle 4-2 yenmeyi başardı.

Dün de 10 kişi kalan Beşiktaş, İngiliz oyuncusu Alex Oxlade-Chamberlain ile Galatasaray karşısında beraberliği yakalayınca benzer bir senaryonun gerçekleşip gerçekleşmeyeceği akıllara geldi. Ancak Galatasaray sürprize izin vermedi ve Beşiktaş’ı 2-1 yenmeyi başardı.

Galatasaray dün Beşiktaş maçının ilk yarım saatini Bayern München maçının provası şeklinde geçirdi. Ancak bu deney Beşiktaş’ın 10 kişi kalmasıyla sona ermiş oldu. Galatasaray’ın ilk yarım saatte oynadığı doğrudan futbol, salı günkü maç adına ümit verir nitelikteydi. Ancak maçın tamamı dikkate alındığında Galatasaray’ın tempo ve fizik kapasitesini artırma bakımından iyi bir prova geçirmediğini söylemek gerekiyor.

Eğer Galatasaray salı günü Bayern München karşısında puan alacaksa, bu ancak tempo, hız ve final hareketlerdeki kolektif oyununu daha da yukarıya çekmesiyle mümkün olacak.

İlgili İçerikler