Galatasaray kanatlandı
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Galatasaray kanatlandı

Galatasaray’ın iki temel alamet-i farikası var. Birisi ön alan baskısı, diğeri kalecisi Fernando Muslera’dan başlayıp rakip kalede biten hücum setleri. Uzun süredir görmediğimiz bu hücum setleri Alanyaspor karşısında yeniden karşımıza çıktı. Ön alan baskısına gelince; Galatasaray ilk golü attıktan hemen sonra yanlış uygulanan bir ön alan baskısı nedeniyle hemen beraberliğe yakalandı. İkinci golü atana kadar da bu hatayı birkaç kez tekrarladı. Bu nedenle de o zaman diliminde kalesinde tehlikeler yaşadı.

Alanyaspor her ne kadar Ersun Yanal döneminde bir kimlik bunalımına girmiş olsa da kendi sahasında etkili takımlar arasında yer alıyor. Alanyaspor’un, maça başlarken iç sahada elde edilen puan itibariyle lig yedincisi olması da bunun göstergesiydi. (Buna karşın Alanyaspor deplasmanda elde edilen puan itibariyle de lig sonuncusu durumunda.) Yani kendi sahasında dişli, ancak deplasmanda oldukça kırılgan bir takım olduğunu söyleyebiliriz Alanyaspor’un.

Buna ek olarak Alanyaspor 2019 yılından başlayarak lig ve kupada Galatasaray’a üstünlük kurmuş bir takım (12 maçta Galatasaray’a karşı beş galibiyet, dört yenilgi ve üç beraberlik). Dolayısıyla Galatasaray taraftarı maçtan önce galibiyetten çok da emin değildi. Ama umduğu gibi olmadı Galatasaray taraftarının. Galatasaray 1-0 ile 2-1 arasındaki bölümde oldukça zorlanmasına ve Mauro Icardi’nin sadece ilk yarıda oynamasına karşın Alanya’da kolay bir galibiyet elde etti.

 Bunun iki nedeni vardı: 

  1. Galatasaray’ın Kayserispor karşısında cuma günü iyi bir şekilde uyguladığı hızlı ve doğrudan futbolu rakibinden baskı yerken yeniden hatırlaması.
  2. Sol kanadın da devreye girmesiyle Galatasaray’ın set hücumlarının yeniden çalışmaya başlaması.

Aslında beklenen Galatasaray’ın duran toptan sonra kazandığı golden sonra Alanyaspor’un daha açık bir futbola yönelmesiyle hiç zorlanmadan maçı kazanmasıydı. Ancak bu gerçekleşmedi. Alanyaspor geriye düştükten hemen sonra yanlış ön alan baskısı yapan Galatasaray’ı hemen cezalandırdı. Hatta öne geçebilecek fırsatlar da yakaladı.

Ne var ki oyunun bu bölümünde Alanyaspor’un daha cesur oynamaya başlaması kendisi için iyi sonuçlanmadı. Cuma günü oyunun hâkimi gibi görünen Kayserispor’un şuursuz biçimde üstüne gelmesinden yararlanan Galatasaray benzer bir senaryoyu Alanyaspor’a karşı da uyguladı ve rakibinin hiç beklemediği bir anda 2-1 öne geçti. Sonra da arkasına bakmadı.

Alanyaspor-Galatasaray karşılaşmasını üç ana başlık altında ele alacağım. İlki oyunun bölümleri itibariyle. İkincisi Galatasaray’ın oyunun ikinci bölümünde yanlış ön alan baskısı kaynaklı yaşadığı savunma sorunları. Üçüncüsü Galatasaray’ın hızlı ve doğrudan futbola yönelik hücum setleri ve bunda sol kanadın üstlendiği önemli rol.

Oyunun bölümleri

Oyunu üç bölüm halinde ele almak mümkün. İlk bölüm maçın başlangıcıyla Galatasaray’ın golü bulduğu ana kadarki kısım. İkinci bölüm Alanyaspor’un beraberliğe ulaşmasıyla Galatasaray’ın öne geçtiği kısma kadarki sekans. Üçüncü bölüm ise Galatasaray’ın 2-1’i yakalamasından maçın sonuna kadarki süre.

 Kayserispor’un Galatasaray’a karşı cesur biçimde açık oynamasının nasıl cezalandırılmış olduğunu gören Ersun Yanal’ın Alanyaspor’u maça topu Galatasaray’a bırakarak başladı ve rakibini derinde karşılamaya çalıştı. Galatasaray’ı set hücumu yapmaya zorlayan Yanal’ın planı hızlı geçiş hücumlarıyla sürpriz gol ve goller bulmaktı. Ancak Galatasaray buna hiç izin vermedi. Oyunun ilk bölümünde Alanyaspor’un tek bir atağı bile yoktu.

 Ne var ki oyunun ilk bölümünde verimlilikten uzak olan sadece Alanyaspor değildi. Galatasaray’ın da bu bölümde verimlilikten kısmen uzak olduğunu söylemek gerekiyor. Bunun temel nedeni Galatasaray’ın tempoyu yükseltememesi, rakibini üzerine çekerek dikey futbola pek yönelmemesi yönelmesi ve hücum bölgesindeki pas yüzdesinin düşük olmasıydı. ¹

 Bilindiği gibi rakibin kalesinin önüne otobüs çeker gibi kapandığı zaman dilimlerinde kilidi çözmenin yollarından biri de duran toplardır. Galatasaray maçın 13’üncü dakikasında, özel olarak çalışıldığı belli olan (Dries Mertens’in Abdülkerim Bardakçı’nın topa rahatça kafa vurabilmesi için rakibine perde yapması ve Mauro Icardi’nin defansı yanıltan koşu yapması bu duran top organizasyonunun antrenmanda çalışıldığını düşündürtüyor) bir duran topla 1-0 öne geçti.

 Bu golden sonra beklenen Alanyaspor’un daha açık futbola yönelmesi ve Galatasaray’ın bir önceki maçta olduğu gibi her pozisyonda topun arkasında kalarak rakip bloklarının arasına yapacağı sızmalarla farkı artırmasıydı. Ancak bu gerçekleşmedi. Alanyaspor santrayla beraber yaptığı hızlı geçiş hücumuyla bir anda beraberliğe ulaştı ve Galatasaray’ı oldukça zorladı.

 Maçın ikinci bölümü Galatasaray’ın ön alan baskısı sırasında savunma yerleşiminde yaptığı hatalarla Alanyaspor’u maça ortak etmesinin öyküsü gibiydi.

 Yanlış ön alan baskısı

 Golden hemen sonra santra yapan Alanyaspor, 11 pas sonrasında hemen penaltı kazandı. Yazarken ve okurken çok kolay geliyor değil mi? Toplam 26 saniye içinde ve hiçbir Galatasaraylı müdahale edemeden 11 pasla Galatasaray ceza sahasına girdi Alanyaspor.

 Nasıl oldu bu? Elbette Galatasaray’ın ön alan baskısını doğru yapamaması nedeniyle.

 Galatasaray bu ön alan baskısında iki temel hata yaptı: İlki baskı sırasında tüm takım bir kuş sürüsü gibi davranmadı. Yani takımın bir bölümü rakibe baskı yapmaya çalışırken diğer bölümü bu baskıya katılmadı. İkincisi Galatasaray’da ön alan baskısı yapanlar arkalarına bakmadıkları ve birbirleriyle konuşmadıkları için prese tüm takımın katılmadığının farkına varamadılar. Baskı sırasında Lucas Torreira ve Sergio Oliveira’nın merkezdeki yerlerini kaybetmeleri ve Galatasaray stoper hattının baskıya katılmaması nedeniyle orta sahada Alanyaspor’a çok büyük bir alan bırakıldı. Alanyaspor’a bırakılan alanın büyüklüğü (sarı çızgili alan) aşağıdaki fotoğrafta da net biçimde görülüyor.

  Alanyaspor’un kazandığı penaltı öncesinde sahaya bakıyoruz. Lucas Torreira (beyaz dikdörtgen içinde) Alanyaspor stoperi Fatih Aksoy’a (sarı dikdörtgen içinde) baskıya gidince Sergio Oliveira da (beyaz daire içinde) mecburen Idrissa Doumbia’yı (sarı daire içinde) marke etmek için öne fırlıyor. Bu durumda santra çizgisindeki Arnaud Lusamba (kırmızı daire içinde) bomboş kalıyor. Oysa takım halinde yapılan baskıda Lusamba’yı Abdülkerim Bardakçı veya Sam Adekugbe (en sağdaki beyaz formalı) marke etmeliydi. Ama Bardakçı kadrajda değil, Adekugbe ise Lusamba’ya çok uzakta kalmış. Top Lusamba’ya gelince oyunu kendi soluna açacak ve bu hücum sonrasında Alanyaspor penaltı kazanacak. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)   

Nitekim Alanyaspor orta sahadaki bu boş alanda tek başına kalan Arnaud Lusamba’yı topla buluşturunca Galatasaray kalesinde tehlikeyle sonuçlanacak bir hücum başlamış oluyor ve Alanyaspor altıya beş sayısal üstünlük sağlayarak Galatasaray ceza sahasına giriyor. Sonuç 1-1.

Alanyaspor buna benzer bir tehlikeyi 35’inci dakikada da yarattı. Aut atışında kalecisi Rúnar Rúnarsson’la paslaşan Khaddim Rassoul ileriye yüksek oynuyor. Bu topu orta sahada Ivan Cavaleira kafayla Doumbia’nın önüne indirince Alanyaspor üçe üç hızlı atağa başlıyor. Sağ bek Pedro Pereira’nın da desteklediği hücumda Muslera kritik biçimde topa dokunmayı başararak arka direk dibinde Ahmed Hassan’ın gol atmasını önlüyor.

Alanyaspor’un bu tehlikeli hücumunda Cavaleiro’nun topu rahatlıkla Doumbia’nın önüne indirmesinin nedeni, sol bek Sam Adekugbe tarafından takip edilmeyen Efecan Karaca’nın merkeze gelmesi, böylece Abdülkerim Bardakçı’nın Cavaleiro’yla hava topuna çıkamaması.

Bir diğer örnek. Dakika 37,17. Efecan Karaca geriye kalecisine oynuyor. Top Alanyaspor sol beki Yusuf Özdemir üzerinden stoper Rassoul’a geliyor. Rassoul yine uzun oynuyor. Bu yüksek topu Ahmed Hassan göğsüyle gerideki Lusamba’ya indiriyor, o da hemen Doumbia’ya oynuyor. Doumbia Nelsson’dan kolayca sıyrılıp soldan bindiren Yusuf Özdemir’i kaçırıyor. Böylece Alanyaspor beşe üç sayısal üstünlüğü ele geçirdiği hızlı bir hücuma çıkıyor (aşağıdaki fotoğraf). Özdemir ceza sahasına ortalıyor, Cavaleiro’nun yetişemediği bu topu Adekugbe kornere atıyor. Alanyaspor’un bu tehlikeli atağının nedeni de Galatasaray’ın ön alan baskısı yaparken takım halinde senkronize davranamaması.

 Ön alan baskısı yaparken takım halinde hareket edemeyen Galatasaray’a karşı Alanyaspor tehlikeli bir karşı hücum başlatıyor. Beşe üç sayısal üstünlüğü ele geçiren Alanyaspor’da sarı daire içindeki Doumbia soldan kaçan Yusuf Özdemir’i topla buluşturuyor. Onun ceza sahasına gönderdiği top büyük tehlike yaratacak. (Kaynak: www.beinsports.com.tr)   

Galatasaray, ilk iki golü arasındaki zaman diliminde (dakika 13,01’den dakika 41,40’a kadar) rakip kaleye sadece bir şutu atabildi. Buna karşın yediği penaltı golü dışında kalesinde iki önemli tehlike yaşadı. Bu zaman diliminde Galatasaray’ın ön alan baskısı sırasında senkronize hareket edemediği için sağlıklı savunma geçişlerini yapamadığını gördük.

 Galatasaray bu kâbustan Kayserispor karşılaşmasında ustalıkla uyguladığı hızlı hücum geçişi prensiplerini hatırlamasıyla kurtuldu.

 Dakika 41,24. Alanyaspor kalecisi uzun ve yüksek bir topla oyunu hareketlendiriyor. Yerde seken bu topu Sacha Boey kafayla ileriye gönderiyor. Bu topu orta sahada Mertens kafayla gerideki Oliveira’ya kazandırıyor. Galatasaray’ın oyun temposunu ve hücum yönünü belirleyen Oliveira bu topu hemen ileriye oynayarak Milot Rashica’yı kaçırmaya çalışıyor. Bu topu Rassoul kafayla karşılıyor, ama orada Mertens var. Mertens bir anda Icardi’nin öne doğru hareketlendiğini görüyor ve hemen o bölgeye gönderiyor topu. İki rakip stoperden sıyrılan Icardi sağ ayağıyla doğrudan kaleye gönderiyor topu. 2-1.

Bu golden sonra maçın Galatasaray’a hâkimiyetine geçen üçüncü bölümü başlamış oldu. Bu bölüme damga vuran Galatasaray’ın set hücumunda sol kanattan geliştirdiği ataklardı.

Galatasaray soldan vurdu

Galatasaray’ın uzun maç sonra yeniden ortaya çıkan ve soldan geliştirdiği set hücumlarına birkaç örnek vereceğim.

 İlk örnek ilk yarıdan, dakika 49,57. Galatasaray yarı sahasının ortasında Mertens rakibine baskı yaparak topu Efecan Karaca’dan kazanıyor. 10 pastan sonra Torreira ortaya dönerek Alanyaspor yarı sahasında topu Icardi’ye aktarıyor. Icardi sol çizgiden bindiren Adekugbe’ye veriyor topu. Üzerine gelen Alanyaspor stoperi Fatih Aksoy’dan sıyrılan Adekugbe ceza sahasındaki Rashica’ya orta yapıyor. Rashica topu kafayla kaleye gönderiyor, ancak Alanyaspor kalecisi Rúnorsson topu çizgi üzerinde çeliyor.

 İkinci örnek ikinci yarının hemen başından, dakika 47,07. Torreira ofsayt atışında Fernando Muslera’ya oynuyor, o da Abdülkerim Bardakçı’ya. Bardakçı sol çizgide topla mesafe kat ettikten sonra yaklaşık 40 metre öndeki Barış Alper Yılmaz’a oynuyor. Yılmaz, sol çizgi üzerinde tekte Adekugbe’yle al-ver yaptıktan sonra geriden bindiren Kerem Aktürkoğlu’na veriyor topu. Topun olduğu bölgede üçe üç eşitlik var. Ancak Alanyaspor stoperlerinin arası açılmış durumda. Bu boşluğa Mertens sızıyor ve Aktürkoğlu hemen onu görüyor (aşağıdaki fotoğraf). 

 
Galatasaray’ın üçüncü golünün iki saniye öncesine bakıyoruz. Sol çizgide Galatasaraylılarla Alanyasporlular arasında üçe üç eşitlik var. Kerem Aktürkoğlu Alanyaspor’un iki stoperi arasındaki boşluğa sızan Mertens’e (beyaz dikdörtgen içinde) verecek topu. Mertens de yüzünü kaleye dönecek ve kalecinin sağına şut atacak.
(Kaynak: www.beinsports.com.tr

Mertens topu aldıktan sonra yüzünü kaleye dönüyor ve düşerken ceza sahası dışından kalecinin sağına vuruyor.

 Mertens’in golüyle biten bu hücumda üzerinde durulması gereken iki nokta var. İlki, Galatasaray ceza sahasında başlayıp yirmi saniyede yapılan sekiz pasla Alanyaspor kalesine atılan şutla sonuçlanan bu hücumda top Galatasaray’ın sol kanadında oynayan bütün oyuncuların (sırasıyla sol stoper Bardakçı, sol bek Adekugbe, sol forvet Aktürkoğlu) ayağına değiyor. İkinci nokta; Barış Alper Yılmaz’ın sol çizgiye yaklaşmasıyla Galatasaray merkezde bir alan boşaltarak oraya Mertens’i kaçırıyor. Anlaşılacağı üzere Galatasaray bir antrenman golü atarak maçı kopartmış oluyor.

 Dakika 62. Muslera merkezdeki Torreira’ya veriyor topu, o da Abdülkerim Bardakçı’ya oynuyor. Bardakçı bu kez çizgi üzerindeki Adekugbe’ye yüksek bir top gönderiyor. Adekugbe bu topu kafayla Aktürkoğlu’nun önüne indirdikten sonra hemen ileriye doğru koşmaya başlıyor. Aktürkoğlu hemen ona oynuyor. Böylece üçe üçe Galatasaray hücumu başlıyor (aşağıdaki fotoğraf).


Galatasaray’ın dördüncü golünden hemen öncesindeyiz. Kerem Aktürkoğlu sol çizgiden Adekugbe’yi (beyaz dikdörtgen içinde) kaçırmış durumda. Galatasaraylılarla Alanyasporlular arasında üçe üç eşitlik var. Adekugbe biraz ilerledikten sonra ceza sahasına gönderecek topu ve beyaz daire içindeki Rashica o topu gole çevirecek.
(Kaynak: www.beinsports.com.tr)   

Bu sırada Rashica ve Barış Alper Yılmaz da ileriye doğru koşuyorlar. Adekugbe biraz kaydıktan sonra merkeze oynuyor. Rashica da kayarak yaptığı vuruşla skoru 4-1’e getiriyor. Tıpkı üçüncü golde olduğu gibi bu atak da doğrudan Galatasaray kalesinde başlayıp Alanyaspor kalesinde bitiyor. Ve yine bu atakta da Galatasaray’ın sol kanadında oynayan tüm oyuncuların ayağı topa değiyor.

 Sonuç

 Kayserispor maçında hızlı ve doğrudan hücumlarına geri dönen Galatasaray, Alanyaspor karşılaşmasında ilk etapta topun merkezden çizgiye, tehlikeli bölgede ise çizgiden merkeze yönlendirilmesiyle geliştirilen klasik hücum setlerini başarıyla uyguladı. Bu hücumlarda Kerem Aktürkoğlu ve Sam Adekugbe ön plandaydı. Ancak bu maçta takım halinde yapılan ön alan baskısında bazı sorunların bulunduğu ortaya çıktı. Karagümrük bu hataları değerlendirebilecek bir takım. Bu nedenle Okan Buruk’un yapılacak antrenmanlarda bu konu üzerinde duracağını düşünüyorum.


¹ Galatasaray, 2-1 önde kapattığı ilk yarıda Alanyaspor kalesine beşi isabetli yedi şut atabilirken rakip ceza sahasına da sadece dokuz kez girebildi. Ayrıca üçüncü bölgedeki pas isabeti de yüzde 66’ydı. Karşılaştırma yapmak gerekirse cuma günkü Kayserispor karşılaşmasının ilk yarısında Galatasaray rakip kaleye 15 şut çekmiş, 26 kez de rakip ceza sahasına girmişti. Ayrıca üçüncü bölgedeki pas isabeti de yüzde 78 idi. (İstatistikler www.beinsports.com sitesinden alınmıştır.)


Melih Şabanoğlu kimdir?

Melih Şabanoğlu, Galatasaray Lisesi ve İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu.

Okur, yazar, merak eder. Çocukluktan itibaren her yaş döneminde ve değişik sektörlerde çalışırken spor ve futbol, amatör tutkusu oldu hep.

Futbolun matematiğini anlamaya çalıştı. Sabahtan akşama dek muhtelif maçlar izleyerek geçireceği günlerin hayalini kurdu.

Ana ilgi ve uğraş alanı ise Osmanlı modernleşmesi ve geç Osmanlı döneminde spor tarihi.

Bu konuda Kuruluş: Mekteb-i Sultani’den Galatasaray Spor Kulübü’ne Türkiye’de Futbolun Erken Çağı (1904-1907) başlıklı bir kitabı var.

Önümüzdeki dönemlerde bu çalışmanın diğer ciltlerini çıkarmayı umuyor.

İlgili İçerikler