Halikarnas'ın kanatları
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Halikarnas'ın kanatları

Laf aramızda ama biz bu siyasilerle ne yapacağız?

Karakter meselesi bu iklim meselesi... 

Öyle palyatif çözümlerle filan olmaz, ciddi, tutarlı ve gerçekçi olmakta bütün mesele. 


Halikarnas esmeri kelebeği 
F: Lütfü Öte

* * *

Prof. Dr. Levent Kurnaz, iklim değişikliği etkilerinin sıklaşan ve gittikçe şiddetlenen doğa olaylarına ve afetlere neden olduğunu belirtiyor. 

Hatta bu süreç, sınırlarımıza bir anda milyonlarca insanın gelmesine kadar varabilirmiş. Hem de belki yarın belki yarından da yakın.

Sayın Kurnaz, Boğaziçi Üniversitesi İklim Değişikliği ve Politikaları Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü.

* * *

Bir iktisat öğrencisi olarak okuduğum her şeyin, beni olduğumdan daha büyük bir adam yaptığını hissediyordum gençliğimin baharında.

80'li yılların sonundan bahsediyorum; çok kimsenin bilmediği şeyleri öğrenmek, bu bilgilerle dünya meselelerine daha ciddi kafa yormak da hoşuma fazlasıyla gidiyordu.

Yaşamak ciddi bir işti ve yaşamın insanın kendisinden ibaret olmadığını, bu şekilde devam ettiği sürece sadece başkalarıyla değil; hayatı, doğayla, diğer tüm canlılarla barışık ve ortak bir yaşam kültürü içinde sürdürmenin mutlak bir ayrıma bizi getireceğini öngörmeye başlamam bu şekilde gelişti...

* * *

İktisat bilimi, yok yere yapılan ‘ben ekonomistim' hovardalığına kapıyı ardına kadar kapatır. (Böyle konuşanlara itibar etmeyiniz!)

Bir iktisat denkleminin, tek demeyim hadi; en büyük bilinmeyeni insan davranışlarıdır. 

Genelde tüketim alışkanlıklarını dikkate alıyormuş gibi olsa da bu alışkanlıkların önce eğilimleri sonra bu eğilimlere bağlı nedenlerini de mercek altına alır iktisat.

Üretim ve tüketimin sıkı-fıkı ilişkisi, kıt kaynaklarla sonsuz insan ihtiyaçları arasında sürdürülebilir başa baş noktası, çoktan mavi gezegenimiz aleyhine fena halde çark etmiş durumda. 

Bilim böyle söylüyor

Her şeyin yalancısı olur, bilimin olmaz. Özetle, bilim adamlarının insanları uyarmak için artık zil takıp oynayacak hallere itibar etmediğinin epeydir farkındayım.

* * *

Laf aramızda ama biz bu siyasilerle ne yapacağız?

Şaka yapmıyorum! Temcit pilavı gibi tekrar ediyorum ancak önemli; T24 konferansında değerli akademisyenlerden biri, popülist iktidarların toplumları bilgi toplumundan nasıl uzaklaştırdığına dikkat çekmişti. 

Bunu önemsiyorum çünkü bilimin siyasiler tarafından ne denli ciddiye alındığını resmediyor bu tespit...

Üzerinde durmakta fayda var.

Aynı konferansta dünyada makalelerinden en fazla alıntı yapılan 10 iktisatçıdan birisi olan Prof. Dr. Daron Acemoğlu da vardı.

Seçime doğru ülkemize ilişkin ekonomik ve siyasal değerlendirmelerindeki bilimsel tespit ve önerilerinin altılı masa tarafından ne derece dikkate alınacağına yönelik endişeli bir soru karşısında: “Başka şansımız var mı?” dediğini unutmuyorum.

Şu günlerde çok konuşulan Kılıçdaroğlu Acemoğlu iletişimi umarım siyasetin bilgi toplumuna yüzünü döndüğü şeklinde somutlaşır.

* * *

Bir anda karanlıklar içinde kalmıştı. Nasıl canı acımıştı da hissedememişti bile...

Aklı çocuklarındaydı. Seslerini işitiyor, göremiyordu... Yoksa hiç göremeyecek miydi? 

Köpeğinin o günkü vurdumduymazlığına höyküren bir vicdansız avcı, çiftesini ateşlediği sırada başına gelebilecek en kötü şey gelmişti; saçmalardan birisi bir gözünden girip diğer gözünden çıkmıştı uzun kanatlı deniz kartalının...

‘Deniz Kartalı' diye de bilinen bu geniş kanatlı martının adı Miho idi. 

Çığlıkları sardı tüm Arşipeli, çığlık çığlıya arıyordu aydınlığı...

* * *

‘Gündüzü Kaybeden Kuş'

Halikarnas Balıkçısı'nın en güzel hikayelerinden biridir. 

Saatlerce karaya, çocuklarına varabilmek, onları tekrar görebilmek ve besleyebilmek için çırpınır Miho... 

Artık seslerini duyamaz olmuştur. Karanlıkta kaybetmiştir kendini yaşatacak ne varsa. Uçsuz bucaksız gökleri adeta yara yara yol alan kanatları onu taşıyamaz olmuştur. 

Saatler saatler sonra dayanamaz artık ve düşer engin maviliğin üstüne Miho. 

Geride birkaç beyaz tüy kalır sadece...

Miho 
Çizim: Cavit Yaren

* * *

Bir Cumhuriyet öğretmenidir Hatice Yücel. Şu anda 85 yaşlarında olan bu güzel kadının anılarından öğreniyoruz ki; öğrencilerine okuduğu unutulmaz hikayeyi bu şekilde bitirmez ve sonunu Halikarnas'ın çocuklarına bırakır.

Hiçbir Bodrumlu çocuk öldürmez Miho'yu... 

Ya bir geminin güvertesine ya da bir balıkçının kayığına konmuştur o. İyi yürekli denizciler, çocuklarına kavuşturmuştur denizlerin kartalını.

Miho yaşıyor...

Ve Miho yaşadıkça; Bodrum gündüzünü kaybetmeyecektir.

***

Önceki haftanın en yüzsüz iktidar hikayelerinden biriyle anmak istemezdim Halikarnas'ın Kanatlarını.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) nin son raporu iklim krizi konusunda kuşkuya yer bırakmıyor: 

“İklim krizinin kesinlikle insan kaynaklı olduğuna eminiz.”

Buna delil olabilecek son olay; Bodrum'un en güzel, en doğal yerlerinden biri, Bodrum Güzel Sanatlar Fakültesi'nin hemen yanı başında, Ortakent'teki 180 dönümlük hazineye ait arazinin ‘arsa satışı karşığı gelir paylaşımı işi' denilen yöntemle ihale edilmesi.

Bodrum'da, büyük ölçekli planlarda yeşil alan, doğal ve arkeolojik sit ve doğal karakteri korunacak alan olarak yapılaşmaya kapalı olan devlet arazilerinin haraç mezat satışları ve bu arazilere özel sözde yasal kılıflar bulunarak imar uygulamaları yapılması tüm hızıyla devam ediyor.

İnsan eliyle arazi kullanım karakteri tarumar edilen bu ihaleye, iklim krizi ihalesi de denilebilir aslında.

Doğa tahribatının iklim krizini tetiklediği bilimsel olarak ortaya konmuşken ve neredeyse tümüyle doğal karakteri korunacak lejantlı bir bölgenin tüm planlama ilkeleri hiçe sayılarak böylesine bir talana açılmasını anlamak mümkün değil.

Peki, tüm bunlar olurken Bodrum Belediyesi'nde ne mi oluyor?

Parmak hesabı yapmadım ancak Demokles'in kılıcı misali iki Viyana kuşatmasından daha uzun süren bir müfettiş kuşatması altında Bodrum'un yerel yönetimi.

* * *

Tam da satışa söz konusu bu hazine arazisinin bulunduğu bölgeyi coğrafi koridor olarak seçmiş çok özel bir kelebek var. 

Kanatlarında bulunan tek nokta ile sanki gözleri kanatlarındaymış hissi uyandıran bu güzelin de nesli tükenmek üzere.

Halikarnas esmeri kelebeği 
F: Lütfü Öte

Halikarnas Esmeri Kelebeği

Daha önce duyan var mı? Halicarnas Brown olarak da biliniyor.

Şimdi tüm bunları Sevgili Hatice hocama anlatsam, bana der ki: Halikarnas'ın kanatlarını, Halikarnas'ın çocukları korur. 

Sahi nerede o merhametli çocuklar hocam, 

Miho'yu yaşatan o güzelim çocuklar nerede?

Eyvallah.

Serdar Gündoğ kimdir?

Serdar Gündoğ, Pınarbaşı / Kayseri doğumlu. İlk ve Orta Okulu Ankara'da, Liseyi ise Aydın'da tamamladı. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, İktisat Bölümünü İzmir'de bitirdi.

Türkiye'nin ilk haber portallarından Bodrumhaber.com ve aynı adla yayımlanan günlük gazetenin genel yayın yönetmenliğinin ardından çeşitli yerel haber portallarında ve Posta ve Milliyet gazetelerinin eklerinde haftalık yazılar yazdı.

2009 yılından itibaren yerel ve genel seçimlerde kampanya yöneticiliği ve danışmanlıklar yaptı. 

Çevre ve insan temalı farkındalık projeleri için fikir ve senaryolarına da katkı sağladığı kısa filmler ve belgesellerin yapımcılığına devam ediyor.

Marka ve siyasi danışmanlıkları bulunan Serdar Gündoğ, Frame Bodrum Kültür ve Sanat Merkezi yöneticiliği yapmaktadır.

İlgili İçerikler