12 Haziran 2022

2022 yaz sezonunda "eko-sorumlu" mayolar plajlarda

Moda dünyası, hava kirliliği ve ekolojik sorunların bilincine varmış olarak yeniliklerine devam ediyor. Petrolden sonra hava kirliliği konusunda ikincilik unvanına sahip olan moda endüstrisi, geri dönüşümlü kumaş ve materyallerde bir hayli yol kat etti. Son atılım ise mayo dünyasından geldi. Balıkçı ağları ve kumaş artıklarından elde edilen "econyl" kumaş, eko-sorumlu olduğu kadar dayanıklılık özelliği le de devrim yaratacak nitelikte

Yaz aylarının vazgeçilmezi mayo, şüphesiz sadece denize veya havuza girmek için kullanılan basit bir ürün olmaktan fazla bir anlam taşıyor. Kendi alanında ünlü markaları, tasarımcıları ve her yaz değişen trendleri ile önemli bir sektör olarak moda dünyasındaki yerini koruyor.

Her sezon koleksiyonlarına plaj modelleri ekleyerek pazardan pay kapma stratejisi uygulayan lüks markaları ve Fast Fashion tröstlerini de göz ardı etmemek gerekiyor.

Reasearch and Merket Platformu'nun verilerine göre, dünya mayo sektörünün 2020 yılanda 16,8 milyar Euro olan cirosunun 2026 yılında 27,6 milyar Euro'ya çıkacağını öngörüyor.

Yapılan araştırmalar, pandemi döneminde yaşanan havuz, plaj gibi halka açık kurumların kapatılması sonrasında, Japonya, Çin gibi deniz ve yüzme alışkanlıkları az olan ülkelerde bile deniz sporlarına karşı olan ilgide patlama yaşandığı gözleniyor. 

19. yüzyıl başında, akrobat ve dansörlerin sahnede rahat hareket etmelerini sağlamak amacı ile ipek - lycra karışımı bir kumaştan tasarladığı tek parça giysiye kendi adını veren Monsieur Maillot'tan yüzyıl sonra, 1920'li yıllarda güneş ve denizin insan sağlığına olan katkısının anlaşılması ile birlikte yeni bir dönem başlamış ve sahillerde plajlar açılmaya başlamıştı. Mayo, bu dönemde suya girilebilecek şeklini alarak günümüze kadar gelen vazgeçilmez bir ürün haline geldi.

Mayo, aynı zamanda, yüzyıllar boyunca gelenekler nedeni ile kapalı kalan kadın vücudunun hürriyetine kavuşmasının ve kadın-erkek eşitliğinin sembolü olarak kabul ediliyor.

Seksapelle eşleşen "bikini" mayonun ilk çıkış tarihi 1946 yılına dayanıyor. Fransız korse ve mayo ustası Louis Réarad, mayoyu ikiye bölerek ilk bikini modelini yaratınca inanılmaz ölçüde ilgi görür. Aynı yıl Amerika Birleşik Devletleri'nin Kuzey Pasifik Okyanusu'nda bulunan Marshall adalarından Bikini Atolüne uyguladığı nükleer test dünyada büyük yankı uyandırınca, Réard, "Bu da benim nükleer bombam" diyerek yaratıcılığını "bikini " olarak taçlandırır.

Konumuz mayo olunca 2022 sezonunun plaj trenlerine es geçmeyelim.

Genel trendlere paralel olarak mayolarda da ön plana çıkan "retro" eğilimi yaz sezonunun olmazsa olmazlarından. Ancak retro kelimesi 1930'lu yılları akla getiriyor olsa da yaz sezonunun ilham kaynağı 2000'li yılların "Yk2 ruhu".

Genç tasarımcıların, popüler kültür ve müzik trendlerinden esinlenerek yarattıkları "eskiyi yeniye çevirme" sloganlı "Yk2 ruhu", yaz sezonu mayolarına asimetrik kesilmiş tek parça mayolar, kalın zincir kemerli bikiniler ve son yıllarda moda dünyasının yükselen yıldızı olan Jacquemus markasının öncülük ettiği "cut-out" tasarımlar olarak yansıyor.

Sezonun bir diğer trendi ise, psikedelik akımın izlerini taşıyan emprime ve optik efektli tasarımlar. 70'li yıllarda rağbet gören duvar kağıdı motiflerinin ve metalik görünümlü optik oynamalarla tasarlanmış mayoları şu günlerde plajlarda görmek mümkün.

Mutlu pazarlar.

Yazarın Diğer Yazıları

Ultra fast fashion: Boynuz kulağı geçti

İspanyol Markası Zara'nın moda dünyasına kazandırdığı Fast Fashion olgusunun yeni nesil uzantıları "daha çok üretim, daha ucuz satış" hedefi güderek korku salıyorlar. "Zara'nın bebeleri" olarak adlandırılan Shein, Bahoo, Pretty Little Thing gibi markalar mercek altında

Kravat erkeklerin boyun borcu mu?

2019 yılında erkek milletvekillerinin ceket giyme ve kravat takma zorunluluğunu resmi olarak kaldıran Fransa Ulusal Meclisinde, geçtiğimiz hafta tekrar "kravat krizi" yaşandı. Muhafazakâr siyasetçi Eric Ciotti'nin solcu milletvekillerini kravat takmaya davet etmesi üzerine, 15 kadın milletvekili kravat takma zorunluluğunun arkasında kadınları dışlayan cinsiyetçi bir tavır olduğunu söyleyerek bunu protesto için meclise kravat takarak geldi

Lüks markaların gastronomi ile dansı

Moda-gastronomi ilişkisi bir hayli eskiye dayanıyor. 1981 yılında Paris'in simgelerinden biri olan Maxim's'i satın alarak ilk "restoran sahibi modacı'' unvanını elde eden Pierre Cardin, trendlere öncü olma geleneğini bu konuda da sürdürmüştü