26 Haziran 2022

2022 yılının sürprizi: Gotik akım

2000'li yıllarda, Y2K akımının bir uzantısı olarak altın çağını yaşayan gotik tarz, 2022 yılında tekrar radara girdi. Siyah rengin hâkim olduğu, deri, çivi, zincir, dantel aksesuarlı, korseli beyaz tenli kadın imajı günümüz kodlarına uygulanmış olarak geri geldi

Moda, varlık nedeni olan devamlı değişim olgusunu, Coco Chanel'in ,"Demode olmayan moda değildir" sözleri ile 1930'lu yıllarda kazanmıştı.1960, 70, 80, 90'lı yıllar, moda tarihinde önemli trendlerin yaşandığı dönemler oldu. Ancak, "geçmişe bakıp geleceği yaratmak" anlayışı da yine 60'lı yıllardan itibaren doğdu.

Her yirmi yılda bir geriye dönerek geleceği yazmak geleneksel bir reflekse dönüşmüş olarak günümüze kadar gelirken, yenilenen jenerasyonlar kendi tasarımcılarını yaratıyorlar.

2000'li yıllarda Y2K akımının bir uzantısı olarak altın çağını yaşayan gotik tarz, 2021 yılında gerçekleşen 2022 sezonu defilelerinde Dior, Versace, Louis Vuitton, Rick Owens gibi lüks markaların koleksiyonları aracılığı ile dönüş sinyallerini vermeye başlamıştı. 

Gotik akımın en belirgin özelliği olan "total look siyah", beyaz ten ve koyu renk göz makyajı gibi dramatik içeriklerin yumuşatılmış olarak güncelleşmiş olduğu gözlenirken, uzun yıllardır rafa kaldırılmış olan deri ve dantelin tekrar gündeme oturtulmaya çalışıldığını görülüyor.

2.0 olarak adlandırılan genç nesil tasarımcıların, gotik rock müzik grubu The Cure'ın gitaristi Robert Smith'in ilginç görüntüsünden, ABD'li yönetmen Tim Burton'un stop-motion (duraklı çekim) animasyon tekniği ile yarattığı insani değerlerini kaybetmemiş ancak abartılı görüntüyü seven karakterlerini izleyip esinlenmiş olabileceklerini gözlemledim. 

Bu arada benim de çok severek birkaç kez izlediğim "Addams Family" filmini de bu listeye ekleyebiliriz. Karikatürist Charles Addams tarafından yaratılan karakterlerin, 1991 yılında beyaz perdeye aktarılması ile gerçekleşen Amerikan komedi filminin kareleri, birçok tasarımcıya esin kaynağı olmaya devam ediyor.

12. yüzyılın ikinci yarısında Latin sanatına bir tepki olarak doğan gotik tarz, mimari, heykelcilik, resim gibi birçok sanat dalını etkilemiş, giyim-kuşam aracılığı ile de günlük yaşama yansımıştır. Siyah uzun elbiseler, tüylü şapkalar, maske ve gözlüklerle yaratılan dramatik kodlar, 1970'li yıllarda punk akımına pusula olmuş, 2000'li yıllarda ise neo-gotik tarz olarak altın çağını yaşamıştır.

İngiliz Tasarımcı Alexander Mc Queen'i, bu tarzın en önemli temsilcilerinden biri olarak kabul edebiliriz. O yıllarda klasizmi fütürizme dönüştürme yönteminde uyguladığı tarzı ile takdir görmüş önemli bir moda tasarımcısıdır. 

Mc Quenn'in siyah dantel, volan, korse gibi unsurları moda arenasına kazandırmış olmasından yirmi yıl sonra, gotik tarzın yeni bir çehre ile tekrar yaşayacağız gibi görünüyor.

Mutlu pazarlar.

Yazarın Diğer Yazıları

Ultra fast fashion: Boynuz kulağı geçti

İspanyol Markası Zara'nın moda dünyasına kazandırdığı Fast Fashion olgusunun yeni nesil uzantıları "daha çok üretim, daha ucuz satış" hedefi güderek korku salıyorlar. "Zara'nın bebeleri" olarak adlandırılan Shein, Bahoo, Pretty Little Thing gibi markalar mercek altında

Kravat erkeklerin boyun borcu mu?

2019 yılında erkek milletvekillerinin ceket giyme ve kravat takma zorunluluğunu resmi olarak kaldıran Fransa Ulusal Meclisinde, geçtiğimiz hafta tekrar "kravat krizi" yaşandı. Muhafazakâr siyasetçi Eric Ciotti'nin solcu milletvekillerini kravat takmaya davet etmesi üzerine, 15 kadın milletvekili kravat takma zorunluluğunun arkasında kadınları dışlayan cinsiyetçi bir tavır olduğunu söyleyerek bunu protesto için meclise kravat takarak geldi

Lüks markaların gastronomi ile dansı

Moda-gastronomi ilişkisi bir hayli eskiye dayanıyor. 1981 yılında Paris'in simgelerinden biri olan Maxim's'i satın alarak ilk "restoran sahibi modacı'' unvanını elde eden Pierre Cardin, trendlere öncü olma geleneğini bu konuda da sürdürmüştü