15 Haziran 2022

Değerli Konut Vergisi'ne pişmanlık hükümleri uygulanacak mı?

Maddede geçen emlak vergisi kavramına anlam açısından bakmak gerekmektedir

Pişmanlık ve ıslah VUK m.371'de düzenlenmiştir. Buna göre beyana dayanan vergilerde vergi ziyaı cezasını gerektiren fiilleri işleyen mükelleflerle bunların işlenişine iştirak eden diğer kişilerin kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden dilekçe ile haber vermesi hâlinde, bazı koşulların gerçekleşmesi durumunda haklarında vergi ziyaı cezası kesilmez.

Yani kişi, beyanname vermeme gibi yükümlülüklerini zamanında yerine getirmezse ve sonra vergi idaresine ben pişmanım diye bir dilekçe verirse (VUK m.371'de sayılan koşulları sağlarsa) o kişi hakkında VUK m.371 uyarınca pişmanlık hükümleri uygulanacak ve vergi ziyaı cezası da kesilmeyecektir. 

Ancak VUK m.371'de yer alan "Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz." hükmü mevcuttur. Yani emlak vergisi ve/veya değerli konut vergisi için pişmanlık hükümleri uygulanabilir mi? sorusu önem arz etmektedir. 

Emlak vergisi açısından

Ülkemizde kaynağı servet olan vergilerden biri de emlak vergisidir. Emlak vergisi, Türkiye sınırları içinde arsa, arazi, konut ve işyeri üzerinden belediyelerce alınan bir servet vergisidir.

VUK m.371'de yer alan "Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz" hükmü aslında 09.04.2002 tarihinde yürürlüğe giren 4751 Sayılı Kanun ile 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nun 32'nci maddesinde değişiklik yapılmasından sonra işlevsiz hale gelmiştir. Zira 4751 Sayılı Kanun ile 1319 Sayılı Emlak Vergisi Kanunu'nda yer alan beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi zorunluluğu getirilmiştir. VUK m.371'in ilk fıkrasında yer alan "beyana dayanan vergilerde…." cümleciği ile zaten VUK m.371'in yalnızca beyana dayanan vergilere uygulanacağı belirtilmiş olup EVK m.32'de de 09.04.2002 tarihi itibariyle emlak vergisi için beyanname verilmesi kaldırıldığından VUK m.371'in uygulanma olanağı kalmamıştır. 

Bu itibarla VUK m.371'de yer alan "Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz" hükmünün 09.04.2002 tarihinden beridir uygulama alanı da bulunmamaktadır. Yani bina ve arazi vergileri için beyanname verilmediğinden zaten pişmanlık hükümleri uygulanmamaktadır.

Ancak değerli konut vergisi için ise durum farklıdır. 

Değerli konut vergisi açısından

Değerli konut vergisi ise vergi değeri 6 milyon 173 bin TL'yi aşan konutlar üzerinden alınan başka bir servet vergisidir. 

7194 sayılı Kanun'un 30'uncu maddesiyle 07.12.2019 tarihinde eklenen değerli konut vergisi Emlak Vergisi Kanunu'nun 42 ve müteakip maddelerinde düzenlendi. Yani değerli konut vergisi ayrı bir kanun olmayıp Emlak Vergisi Kanunu içinde düzenlenmiştir. 

Şimdi gelelim VUK'taki pişmanlık hükümlerinin değerli konut vergisi için uygulanıp uygulanamayacağına….

VUK m.371'de pişmanlık hükümlerinin "Beyana dayanan vergilerde …" cümleciği uyarınca sadece VUK kapsamında yer alan ve beyana dayanan vergilere uygulanması gerektiği sonucu çıkmaktadır. Değerli konut vergisinin düzenlendiği Emlak Vergisi Kanunu'nun 47'nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan "..beyanname ile beyan edilir.." şeklindeki cümleden anlaşıldığı üzere değerli konut vergisi beyana dayalı bir vergidir. Beyana dayalı ve VUK m.1 uyarınca Vergi Usul Kanunu kapsamında bir vergi olması nedeniyle değerli konut vergisi hakkında VUK m.371'de yer alan pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. 

Ancak VUK m.371'de yer alan "Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz" hükmü uyarınca emlak vergisi ile ilgili pişmanlık hükümlerinin uygulanamayacağı sonucu ortaya çıkmaktadır. 

Bu yüzden maddede geçen emlak vergisi kavramına anlam açısından bakmak gerekmektedir. 

Emlak Vergisi Kanunu dört ayrı kısımdan oluşmaktadır. Birinci kısım bina vergisi, ikinci kısım arazi vergisi, üçüncü kısım müşterek hükümler ve dördüncü son kısım ise değerli konut vergisidir. Bu noktada Emlak Vergisi Kanunu bina vergisi, arazi vergisi ve değerli konut vergisini kapsayan bir kanundur. Yani emlak vergisi kavramı bina, arazi ve değerli konut vergisini kapsayan üst bir kavramdır. Bu nedenle değerli konut vergisi, VUK m.371'de geçen "emlak vergisi ile ilgili" ibaresi kapsamında değerlendirilmelidir.

Sonuç itibariyle değerli konut vergisi, VUK m.371 uyarınca beyana dayalı ve VUK kapsamında olması nedeniyle pişmanlık hükümlerine tabi olması gerekmekte ancak VUK m.371'de yer alan "Bu madde hükümleri, emlak vergisi ile ilgili olarak uygulanmaz." hükmü uyarınca emlak vergisi ile ilgili bir vergi olması nedeniyle de pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekmektedir.

Yani değerli konut vergisi emlak vergisi kanunu içinde düzenlenmiş olması ve VUK m.371'de yer alan emlak vergisi ile ilgili bir vergi olması nedeniyle değerli konut vergisine VUK m.371 uyarınca pişmanlık hükümlerinin uygulanmaması gerekmektedir. 

Murat Batı kimdir?

Prof. Dr. Murat Batı, 14 Aralık 1974 tarihinde Diyarbakır'da doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Diyarbakır'da tamamladı. Lisansını Ankara Gazi Üniversitesi’nden, yüksek lisansını Hacettepe Üniversitesi’nden, doktora derecesini "Türev Araçların Vergilendirilmesi" teziyle 2012 yılında İstanbul Üniversitesinden aldı.

Çalışma hayatına 2002 yılında Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı’nda "devlet gelir uzman yardımcısı olarak" başladı. Kariyerine akademide devam etmek üzere bakanlıktaki görevinden ayrıldı.


Mali hukuk alanında 2016 yılında doçent, 2022 yılında profesör kadrosuna (Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi) atandı.

Çok sayıda üniversite, banka, belediye ve profesyonel şirkete, özellikle vergi hukuku alanında eğitimler verdi; hukuk ofisleri ile YMM ofislerine danışmanlık yaptı.

"Vergi Hukuku (Genel Hükümler)", "Muhasebe Hileleri ve Vergiden Kaçınmanın Türk Vergi Mevzuatındaki Yasallığı", "Türk Vergi Sistemi" kitapları yayımlandı; 40’tan fazla ulusal ve uluslararası akademik yayında makale ve kitap bölümü yazdı.

Kısa bir süre Cumhuriyet, Dünya ve BirGün gazetelerinde konuk yazarlık yaptı. Eylül 2020’den itibaren T24’te yazmaya başlayan Murat Batı, Ondokuz Mayıs Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanlığı görevini sürdürüyor.

Yazarın Diğer Yazıları

İş yeri kira stopajını kiracı ödüyor ama iadeyi mülk sahibi alıyor

Sanıyorum Maliye'nin burada dikkate aldığı en önemli şey "kasasına giren sıcak paradır." Teferruatlarla ilgilenmediği de aşikâr

KPSS'de tek bir soruyla sıralamada 30 bin kişinin önüne geçilebiliyor

ÖSYM'nin takvimine göre bu hafta sonu, 6-7 Ağustos'ta KPSS Alan Bilgisi, bir sonraki hafta sonu da öğretmenlik alan sınavları gerçekleştirilecek. Adayların ve toplumun beklentisi, KPSS'nin ilk ayağı olan genel kültür-genel yetenek sınavı hakkındaki iddialara ilişkin gerekli incelemenin en süratli şekilde sonuçlandırılması ve vicdanları rahatlatacak güvenceler verilmesidir

"Haksız çıkma zammı" Anayasa'ya aykırı bulunup iptal edildi

Haksız çıkma zammı, ödeme emrinin dava konusu edilme durumunda ortaya çıkan bir düzenlemedir. Amme idaresi, vergi, 5510 sayılı Kanun kapsamında sigorta prim borçları gibi bir kamu borcuna ilişkin ödeme emri tebliğ ettiğinde tebliği takip eden günden itibaren 15 gün içinde pekâlâ dava edilebilir. Ancak 6183 sayılı Yasa m.58'in beşinci fıkrası ile "bunu dava eder ve davayı kaybedersen dava edilen tutarı ayrıca yüzde 10 zamlı ödeyeceksin" denilmekteydi