03 Temmuz 2022

Ezdiriyor, ama göz boyama adı: "Müjde!.."

On milyon insanı enflasyona ezdiriyorlar, sonra da, adına "müjde" diyorlar!..

Tepeden dağıtılan anahtar sözcük bu kez "müjde!.."

Yandaşların kullanımına sunulan "müjde", bu kez asgari ücretle ilgili. Dün bazı yandaşların manşetlerinden "müjdeli" örnekler şöyle:

"-Yüksek enflasyondan etkilenen milyonlarca çalışanı rahatlatacak müjde Başkan Erdoğan"dan geldi.

-Başkan Erdoğan milyonlarca çalışanın beklediği müjdeyi açıkladı.

-Başkan Erdoğan asgari ücretin 5.500 liraya yükseltildiğini müjdeledi.

-Milyonların beklediği müjdeyi Erdoğan açıkladı."

Bu "müjde" edebiyatının ardından, bir de:

"İşçiye bayram hediyesi, asgari ücret net 5.500 lira."

"Ara zam beklentilerin üzerinde çıktı" ya da "çalışanların merakla beklediği zam" ara nağme niteliğinde!.. 

"AKP nasıl ayakta kalabilirim" telaşıyla, çünkü yolcu olduğunu artık kendisi de görüyor, en olumsuz kararları bile, gözünü kırpmadan propaganda makinasından geçiriyor.
Aldığı kararlar artık ikinci planda, temel hedef "allama, pullama" üzerine. Tek çaresi bu. 

Yüzde 40

Yirmi yıldır aynı terane, gerçek dışı söz bu sefer yine tezgahta:

"Çalışanları enflasyona ezdirmedik!.."

Buz gibi de ezdirdin ve ezdirmeye devam ediyorsun!.. Son örnek asgari ücret.

Temmuz"dan itibaren geçerli olacak asgari ücret 5.500 lira. Yapılan zam oranı yüzde 29.3, yüzde 30 bile değil.

Oysa:

"Altı aylık enflasyon yüzde 40.

Yani, asgari ücretteki artış enflasyonun yine altında, hem de epey altında."

Türkçesi:

"Çalışan milyonlarca insan aileleriyle birlikte enflasyona yine eziliyor." 

DİSK"in 2022 başında yayınladığı araştırmaya göre:

"Türkiye"de asgari ücretle çalışan on milyon kişi var."

Ailelerini bir yana bırakırsak:

"En az on milyon kişi enflasyon karşısında eziliyor."

Bu ezilme yeni asgari ücretle birlikte bir kez daha devam ediyor.

Bu mu "müjde?.."

Açlık sınırı 6.319 lira

Türk - İş"in son yaptığı araştırmaya göre:

"Açlık sınırı 6.319 lira."

Milyonlarca insan enflasyona ezilmekle kalmıyor...

"Üstelik, 5.500 liralık asgari ücretle açlık sınırı altında kalıyor."

Yani, karnı doymuyor, aç kalıyor, aç!..

Bu mu "müjde?.."

Bütçede yüzde 75 artış

O kadar hesapsız, kitapsız harcamalar ki...

Lüks, tantana, şatafat, uçulmayan hava alanlarına, geçilmeyen yollar ve köprülere verilen garantiler, yüksek faizler, iç ve dış borçlara ek olarak, tavan yapmış harcamalarda tasarrufun ‘t"sini" ara ki, bulasın!..

Bu kadar har vurup harman savurduğun bütçe ilk altı ayda suyunu çekiyor. Yeni bir bütçe, yani ek bütçe yapmak zorunda kalıyorsun.

"Ek bütçede artış yüzde 75, yüzde yetmiş beş!.."

Devletin harcamalarındaki artış yüzde 75...

Ama asgari ücretteki artış yüzde 29.3.

Bu mu "müjde?.."

Yüzde 94.19

İstanbul Ticaret Odası (ITO) her ay enflasyonu hesaplıyor, sadece İstanbul"la sınırlı olmak üzere.

İki gün önce ITO"nun İstanbul için hesaplanan enflasyon oranı üç haneye doğru tırmanıyor:

"Yıllık yüzde 94.19. Bir önceki ay yüzde 87.35 olan İstanbul enflasyonu şimdi yüzde 94.19.

Son 24 yılın rekoru!.."

Buna karşılık, asgari ücret yüzde 29.3 artıyor.

Bu mu "müjde?.."

Faize 330 milyar lira

Çiftçiden, kendi geçimini sağlamaya çalışan esnaftan, serbest meslek çalışanlarından söz etmiyoruz, asgari ücretle çalışanların geliri, Türk - İş"e göre en az:

"6.775 lira olmalı."

Olmalı ki, açlık sınırının hiç olmazsa, biraz üstünde kalabilsin.

Yaklaşık on milyon asgari ücretli açlık sınırı altında perişan halde iken:

"AKP bu yıl faiz lobisine 330 milyar lira ödüyor."

İnanmayan, açar bu yılın ilk ve ek bütçelerine faiz için konulmuş olan paraya bakar!..

Bütün kötülerin anası olarak, "faiz de faiz" diye tutturup, ekonomiyi yüz yılın en derin krizine sürüklerken, faiz lobisine bir yılda 330 milyar lira ödemek, her kula nasip olmaz!..

Asgari ücret 5.500 lira. 

Faiz lobisine, yani çok küçük bir azınlığa 330 milyar lira!..

On milyon insanı enflasyona ezdiriyorlar, sonra da, adına "müjde" diyorlar!..

Bu mu "müjde?.."

Yalçın Doğan kimdir?

Yalçın Doğan, 1965 yılında Alman Lisesini, 1969da İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.

Gazeteciliğe 1973 yılında Cumhuriyette ekonomi muhabiri olarak başladı. 1981 yılında Cumhuriyet Ankara Temsilciliğine atandı.

1989da köşe yazarı olarak geçtiği Milliyette önce Yayın Koordinatörü, 1999da Genel Yayın Yönetmeni görevlerini üstlendi. 2003te Hürriyet Gazetesinde sürdürdüğü köşe yazarlığı 2015 yılında sona erdi. O tarihten bu yana T24te köşe yazarlığına devam ediyor.

Türk Dil Kurumu, Sedat Simavi, Türkiye Gazeteciler Cemiyetiin çeşitli ödülleri yanında, 2014te yılın en iyi köşe yazarı, Halk TVnin Kırılmayan Kalemler’ ödülünü kazanan gazeteciler arasında yer aldı.

Her biri özgün araştırma içeren IMF Kıskacında Türkiye, Dar Sokakta Siyaset, Fenerbahçe Cumhuriyeti, Savrulanlar kitapları ile anılarını derlediği Sussam Susulmaz Yazmasam Olmaz kitaplarını yazdı. Ayrıca, Komünist Enternasyonelde Faşizmin Tahlili başlığı ile yayımlanan Almancadan yaptığı bir çevirisi bulunmaktadır. Almanca ve İngilizce bilir.

Yazarın Diğer Yazıları

Yüzde 157.89'a hiçbir TKK dayanamaz

TKK çözümü, kısa dönemli, palyatif, gelir geçer bir önlem. Her zamanki gibi, soruna temel çözüm getirmeyen, aldatıcı, göz boyayıcı, günü kurtarmaya dönük bir adım

400 bin insan adına 50 gündür eylem

"Haksızlığa uğrayan dört bine yakın akaryakıt istasyon sahibi. Onlar üzerinden mağdur olanların sayısı, o istasyonlarda çalışan 120 bin dolayında kişi, aileleriyle birlikte geçim derdine düşen 400 bine yakın insan"

Çadır tiyatrosundan kooperatifçilik komedisine: Çiftçiye kazık

Tarım Kredi Kooperatiflerinin marketlerinde bazı gıda ürünlerinin fiyatları emirle düşürülüyor. O marketlere ürünler nereden geliyor?.. Çiftçilerden. Oradaki ürünlerin fiyatları emirle düşürülürse ne oluyor?..