T24 Haber Merkezi
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM grup toplantısında 1 Mayıs için Taksim çağrısı yaptı. Hatimoğulları, "Bütün ezilenleri, kendi sözüyle, kendi rengiyle, kendi bareti ve flamasıyla yan yana durduğu Taksim 1 Mayıs'ında buluşmaya davet ediyoruz. 1 Mayıs'ı işçilere ve ezilenlere açmak toplumsal barış için büyük bir adımdır. Taksim 1 Mayıs'a açılmalıdır" dedi.
Enfal Katliamı
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında konuştu. Hatimoğulları, 14 Nisan 1988'i Irak'ta Kürtlere yönelik Enfal katliamının yıl dönümü olarak andı ve "Türkiye, Kürt halkının acısını paylaştığını Enfal'i resmen tanıyarak gösterebilir. Bu nedenle her yıl olduğu gibi bugün de Meclis'e kanun teklifi verdik. Bu ağır bir insanlık suçudur. Hakikat mutlaka tarihsel adaletle buluşacaktır" dedi. Hatimoğulları, "Burada bir kez daha, bu katliamda yitirdiğimiz Kürt kardeşlerimizi, canlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. Unutmadık, unutturmayacağız" ifadelerini kullandı.
İran ve bölgeye ilişkin değerlendirmeler
İran'a ve bölgeye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Hatimoğulları, "41 gün boyunca İran kentlerine ve Orta Doğu'nun merkezlerine uçaklardan, dronlardan ve balistik füzelerden ölüm yağdı. Bunun sonucu binlerce sivilin yaşamını yitirmesi, yıkım, yoksulluk ve derin acı oldu. Kan ve barut kokusu altında varılan iki haftalık ateşkesi bu nedenle memnuniyetle karşıladık" dedi. Hafta sonu İslamabad'da süren görüşmelerden olumlu sonuç çıkmadığını hatırlatan Hatimoğulları, "ABD ve İran heyetleri, 'uzlaşamadık' diyerek masadan kalktı. Nükleer taahhütler, Hürmüz Boğazı ve Lübnan cephesi başlıklarında düğümler çözülmedi, yeni bir müzakere takvimi de belirlenemedi" diye konuştu. İran rejimine ilişkin de "Dış müdahaleye zemin hazırlayan iç baskıyı artırma hatasında ısrar etmek yalnızca daha büyük zararlar doğurur" diyen Hatimoğulları, "Kürtler, Farslar, Beluçlar, Azeriler, Türkmenler, kadınlar, gençler ve siyasetçiler; özgürlük, demokrasi ve eşit yurttaşlık hakkı talep ettikleri için katledilmemeli, gözaltına alınmamalıdır. Hakkında idam kararı bulunan bütün muhalifler için bu kararlar kaldırılmalı, İran'daki siyasetçiler serbest bırakılmalıdır" ifadelerini kullandı.
Maden ihaleleri
Hatimoğulları konuşmasında maden ihaleleri ve doğa talanına da yer verdi. "Kapitalist sistemin işçiyi ve emekçiyi sömürmesi yetmiyormuş gibi şimdi de gözünü doğaya dikmiş durumda" diyen Hatimoğulları, Polen Ekoloji'nin verilerine işaret ederek "2023 başından 2025 sonuna kadar açılan ihalelerde 2 bin 405 ruhsat sahası satışa çıkarıldı" dedi. "Yalnızca Giresun'un yüz ölçümünün yüzde 85'ine maden ruhsatı verilmiş durumda. Bir ilin tam yüzde 85'i talana açılmış. 86 milyon insanımız şunu bilsin ki Türkiye'de artık neredeyse maden tehdidinden uzak tek bir karış toprak kalmamıştır" sözlerini kullanan Hatimoğulları, Giresun'dan Şırnak'a, Muğla'dan Varto ve Karlıova'ya kadar birçok yerde yurttaşların yaşam alanlarını savunduğunu söyledi. "Mehmet Türkmen işçi ölmesin diyor, tutuklanıyor. Esra Işık yaşam alanlarını savunuyor, tutuklanıyor. Başaran Aksu holding talanına yeter diyor, holding emrediyor, Başaran Aksu tutuklanıyor" dedi.
Ekonomi, yargı ve eşit yurttaşlık
Toplantılarının ardından yeni dönem siyasetlerini değerlendirdiklerini söyleyen Hatimoğulları, "İşsizlik, yoksulluk, aşırı pahalılık ve ücretlerin düşüklüğü yurttaşın belini kırmış durumda. Yurttaş aç, karnını doyurmak, kirasını ödemek, çocuğunu rahatça okutabilmek istiyor" dedi. "Milyonlarca Kürt ve dostları, bu ülkenin hak ve vicdan sahibi yurttaşları, Kürt sorununun demokratik ve barışçıl yöntemlerle çözülmesini istiyor" diyen Hatimoğulları, "Milyonlarca yurttaş, seçilmişlerin, Ekrem İmamoğlu'nun, Figen Yüksekdağ'ın, Selahattin Demirtaş'ın, Can Atalay'ın haksız ve hukuksuz biçimde hapiste tutulduğuna inanıyor ve serbest bırakılmalarını talep ediyor" ifadelerini kullandı. Alevilere yönelik asimilasyon politikasının sürdüğünü söyleyen Hatimoğulları, "Aleviler, inançlarının Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın kenar süsü olmasını değil; inançlarının kabulünü, cemevlerinin ibadethane sayılmasını ve en önemlisi eşit yurttaşlık hakkı temelinde haklarının ve varlıklarının tanınmasını istiyor" dedi.
1 Mayıs ve Taksim çağrısı
Hatimoğulları, 1 Mayıs'a ilişkin çağrısında, "Önümüz 1 Mayıs. İşçi sömürüsüne ve iş cinayetlerine, doğa talanına, kadına yönelik şiddete, Kürtlere reva görülen haksızlığa, Alevilere dayatılan kimliksizliğe, doğayı savunan ekolojistlere yönelik zulme ve LGBTİ+'ların yok sayılmasına karşı hepimizin bir arada duracağı, dayanışmayı büyüteceği bir gündeyiz" dedi. "1 Mayıs, evine ekmek götürmek için sabah akşam fabrikalarda, tarlalarda, madenlerde, işyerlerinde, market kasalarında, depolarda, ofislerde ve daha nice işkolunda güvencesiz, geleceksiz, sendikasız çalışanların, emeklilerin eşitlik çağrısıdır" diyen Hatimoğulları, "Bu çağrı İstanbul'undur, Ankara'nın, İzmir'in, Amed'in, Van'ın, Batman'ındır. 1 Mayıs, dayanışma ve mücadele günüdür. 8 Mart'ın direnci ve Newroz'un ruhuyla 1 Mayıs'ta zafere bir adım daha yaklaşacağız" ifadelerini kullandı. Hatimoğulları, "Zafer için bir adım atmak üzere Eş Genel Başkanlar olarak bizler, MYK üyelerimiz, vekillerimiz ve tüm örgütlerimizle 1 Mayıs alanlarında olacağız. Bütün ezilenleri, kendi sözüyle, kendi rengiyle, kendi bareti ve flamasıyla yan yana durduğu Taksim 1 Mayıs'ında buluşmaya davet ediyoruz. Son olarak iktidarı Taksim sendromundan kurtulmaya çağırıyoruz. 1 Mayıs'ı işçilere ve ezilenlere açmak toplumsal barış için büyük bir adımdır. Taksim 1 Mayıs'a açılmalıdır" dedi.
Mehmet Türkmen yine tutuklandı; "Gaziantep'te mezbaha düzeni var" |



