İstanbul’da yaptığım 5,5 aylık kısa dönem askerliğimin Halkalı’daki acemilik kısmı bittiğinde, usta birliği için geçen yazımda bahsettiğim 319. Ensemble’ı oluşturan meslektaş tertiplerimle birlikte Selimiye Kışlası’ndaki 1. Ordu Bölge Bandosu bünyesinde bulunan moral ekibine transfer olduk.
Moral ekibi olarak Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği, Türkçe Pop, Napoliten grubu ve Tıkır Trio şeklinde 5 grup oluşturduk. Çoğumuz bu grupların hepsinde birden yer aldık, her grupta farklı tarzda müzik yaptık.
Saydığım ilk 4 ekiple hem erleri, hem komutanları ve eşlerini eğlendirdiğimiz pek çok konser verdik, yemekli gecelerde vur patlasın, çal oynasın modunda ortamları şenlendirdik. En çok çalıp söylediğimiz şarkılardan biri o yıllarda moda olan Fatih Ürek’in “Hadi hadi” şarkısıydı.
Tıkır Trio ise özeldi. Tek enstrümantal grup bizimkisiydi: ud, kanun, piyano. Kanunda Eskişehirli Ahmet Ekincek, dijital piyanoda ben. Udi arkadaşımız bu yazıda kimliğini gizli tutmayı seçti. Biz komutan hanımlarının ikindi çayı gibi nispeten daha nezih veya ağırbaşlı etkinliklerde saz semaileri, İnce Saz grubunun parçaları gibi yarı elit zevke uygun sentez Türk müziği çalıyorduk.
Grubun adı nereden geliyor?
Tertiplerim arasında yurt dışında okuyup gelmiş tek kişi olduğum için ayrı bir havam vardı. Ben hava attığımdan değil! Ama herkesin bilgime ve deneyimlerime saygısı vardı; bana “Hakan Hoca” diyorlardı. Moral ekibinden sorumlu Levent Yüzbaşı, Amerika’da okumuş ve bir süre yaşamış olmama istinaden soyadımı İngilizce telaffuz ediyordu: “Tokır”. Bu Tokır zamanla Tıkır’a evrildi; ben telefonları “Tıkır Çavuş” diye açar oldum. Evet, askerde herkesin bir lakabı olur ama telefonları böyle açmak sınırı aşmaktı! Uyardılar, bir daha yapmadım. Bununla birlikte, ud ve kanun ikilisine kattığım çokseslilik dolayısıyla üstlendiğim merkezi role istinaden olsa gerek, arkadaşlarla aramızda grubumuza “Tıkır Trio” der olduk -gayri resmî olarak, tabii; asla böyle bir adla anons edilmedik-.
Dijital piyano benim kırmızı çizgimdir. Hiç bir konserde veya kayıtta çalmam. Çalmaktan zevk almam. Akustik piyano yoksa ben yokumdur. Ancak askerde böyle bir çizgi çekme lüksüm yoktu:) Askerliğimizin bitmesine yakın trio repertuvarımızı kaydettik. Dijital mecralarda asla bulamayacağınız bu albüm kaydını bir anı olarak sizlere sunuyorum. Bu gizli bir linktir. Her ne kadar YouTube kanalıma yüklü olsa da oradaki aramalarda çıkmaz, sadece bu yazıdaki linke tıklayınca ulaşabilirsiniz. İkindi çayı eşliğinde dinlemenizi tavsiye eder, tertiplerime ve komutanlarıma selam ederim:)
16 Nisan’da Nardis’te, 26 Nisan’da KMK Sanat’tayım. Beklerim...


