Nepo bebeleri
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Nepo bebeleri

Nepal’deki halk hareketi, son yıllarda Bangaldeş, Sri Lanka, hatta Sırbistan’da yaşanan olaylarla önemli benzerlikler taşıyor. Talepler üç aşağı beş yukarı aynı. Yolsuzlukla, yoksullukla, rüşvet ve iltimasla mücadele... Tek bir liderlik yok. Sosyal medya üzerinden örgütlenen Z kuşağı gençleri başı çekiyor. Sosyal medya artık boş vakit geçirilen bir eğlence platformu olarak değil, özgür ifadenin, örgütlenmenin bir aracı olarak kullanılıyor

Nepo bebeleri
Nepal'deki protestolar sırasında hükümet ve parlamento binaları ateşe verildi

Nepal, Himalaya sıra dağlarının güneyinde, üç taraftan Hindistan, diğer taraftan da Çin’in Tibet bölgesi arasında sıkışmış, karaya sınırı olmayan ufak bir ülke. 30 milyona yaklaşan nüfusunun yarısından çoğunun günlük kazancı iki doların altında. Her yönüyle tipik bir en az gelişmiş ülke.

Hippilerin gözdesi Nepal

Nepal 1960’lı yıllarda kurulu düzene karşı çıkan hippilerin gözde mekanlarından biriydi. Sırt çantasını omzuna atan, uyku tulumunu eline alan hippiler ya otostop yaparak ya da biraz hali vakti yerindeyse çiçek desenleriyle boyanmış motokaravanlarıyla Balkanlar, Türkiye, İran, Afganistan, Hindistan güzergahını izleyerek Nepal’in başkenti Katmandu’nun yolunu tutardı. İran devrimi ve Afganistan’da yaşanan gelişmeler hippilerin yol üzerinde uyuşturucu bulmalarını zorlaştırdı. Daha sonra da güvenlik nedeniyle Nepal’e karayoluyla ulaşım neredeyse imkânsız hale geldi.

Hindistan’da büyükelçi olarak görev yaptığım 2002-2006 yılları arasında ülkemizi Nepal, Sri Lanka ve Maldivler nezdinde de temsil ettim. Sri Lanka’da artık yerleşik bir büyükelçiliğimiz var. Bildiğim kadarıyla Nepal büyükelçilik açma furyasından henüz nasibini almadığı için bu ülkedeki temsil görevini hâlâ Yeni Delhi Büyükelçimiz yerine getiriyor.

Nepal Türkiye’nin ve dahi dünya kamuoyunun pek yakından takip ettiği bir ülke değil. Deprem gibi, sel gibi doğal afetler, sık sık yaşanan ölümlü uçak kazaları olmasa kimsenin Nepal’i hatırlayacağı yok.

Nepal’deki son olaylar

İçerisinde bulunduğumuz eylül ayının başından itibaren Nepal Z kuşağının öncülük ettiği sokak gösteriyle dünya kamuoyunun gündemine geldi. Son yıllarda Güney Asya’da daha önce pek rastlanılmayan türden gelişmeler yaşanıyor. Az gelişmiş ülkelerde ordu darbesiyle iktidarların değiştiği çok sık görülür. Pakistan’da, Myanmar’da, Tayland’da askeri darbeler vaka-ı adiyeden sayılır. Ama alt kıtada son iki üç yıldır halk hareketleriyle hükümetlerin düşürülmeye başlanıldığına ilk kez şahit oluyoruz. 2022 yılında Sri Lanka’da çocuğuna mama, hastasına ilaç bulamayan farklı din ve etnik gruplardan insanlar sokaklara döküldü. Başkanlık sarayı ateşe verildi. 20 yıldır ülkeyi yöneten Rajapaksa Hanedanlığı devrildi. Yeni bir hükümet iş başına geldi.

Geçen yıl benzer bir senaryo Bangladeş’te görüldü. Kamuda istihdamda liyakat eksikliği, 1971 bağımsızlık savaşına katılanların çocuklarına tanınan ayrıcalıklar, gençlere fırsat eşitliği tanınmaması Bangladeş’in demir Lady’si Şeyh Hasina’nın sonunu hazırladı. 5 Ağustos devrimi ile o da koltuğunu ve ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Bu kez aynı filmi Nepal’de seyrediyoruz. Ayyuka çıkan yolsuzluk iddiaları, cana tak dedirten yoksulluk ve “Nepo bebeleri”nin sosyal medyada paylaştıkları lüks yaşantılarını yansıtan fotoğraflar Nepal’in Z kuşağını harekete geçirdi. “Nepo bebeleri” benzetmesindeki “Nepo”nun, Nepal’in kısaltmasından geldiğini sanmayın. “Nepo” sözcüğü kaynağını “nepotizm”den alıyor. “Nepo bebeleri” ise başarılarını ve fırsatlarını ailevi bağları sayesinde elde edenler için kullanılıyor. Nepal’e özgü bir terim değil, dünyanın her yerinde bu tür insanlara “nepo bebe” deniliyor. Türkiye’de mahalle arasında çocukların ağız dalaşmalarında bir grubun biraz kıskançlıkla biraz da kızgınlıkla diğer bir grup için kullandığı “kolej bebesi” gibi bir deyim.

“Nepo bebeleri”ne tepki olarak başlayan Katmandu’daki gösteriler, hükümet tarafından yerel temsilci atamadıkları bahane edilerek aralarında WhatsApp, Facebook ve Instragam’ın da bulunduğu 26 sosyal medya platformunun kapatılmasıyla çığ gibi büyüdü. Parlamento, Anayasa Mahkemesi ve bazı devlet binaları, birkaç alışveriş merkezi ateşe verildi. Yağma ve talan başladı. Gösterici gençler yolsuzlukla suçladıkları Maliye Bakanı’nı yakalayıp “eşek sudan gelinceye kadar” bir güzel dövdüler. Güvenlik güçleri aşırı güç kullanınca gösteriler daha da büyüdü. Şiddet olaylarında hayatını kaybedenlerin sayısı resmi makamlarca 51 olarak açıklandı. Gelişmeler karşısında Başbakan Prasad Sharma Oli istifa etti. Bu arada sosyal medyanın gücünü gösteren bir ilk yaşandı. Sosyal medya platformu “Discord” üzerinden haberleşen Z kuşağı gençleri, kendi aralarında eski Yüksek Mahkeme Başyargıcı Suchila Karki’yi başbakan olarak seçtiler. Cumhurbaşkanı Ram Chandra Poudel, gençlerin tercihi doğrultusunda geçmişte yolsuzluklarla mücadele alanındaki kararlılığıyla hatırlanan Karki’yi Nepal’in ilk kadın başbakanı olarak atadı. Z kuşağı gençleri ve yeni hükümet arasında varılan uzlaşıyla Nepal’de durum yavaş yavaş normale dönmeye başladı.

Halk hareketlerinin ortak noktaları

Nepal’deki halk hareketleri son yıllarda Bangaldeş, Sri Lanka ve hatta Sırbistan’da yaşanan olaylarla önemli benzerlikler taşıyor. Talepler üç aşağı beş yukarı aynı. Yolsuzlukla, yoksullukla, rüşvet ve iltimasla mücadele… Tek bir liderlik yok. Sosyal medya üzerinden örgütlenen Z kuşağı gençleri başı çekiyor. Sosyal medya artık boş vakit geçirilen bir eğlence platformu olarak değil, özgür ifadenin, örgütlenmenin bir aracı olarak kullanılıyor. Gösteriler genellikle barışçıl. Silah kullanılmıyor. Ama kötü niyetli bazı kişilerin göstericiler arasına karışmasıyla bazı tatsız olaylar yaşanabiliyor.

Huntington doğru söylemiş

Pek hoşumuza gitmeyen “Medeniyetler İttifakı” kitabının yazarı Samuel Huntington, 1968 yılında yayımlanan, “Değişen Toplumlarda Siyasi Düzen” başlıklı kitabında adeta bugünleri görerek sosyal modernleşmeden en fazla etkilenen kesimin gençler olduğunu, beklentileri karşılanmayan gençliğin toplumda çoğunluğu oluşturduğunda kırılgan bir güç olarak ortaya çıkacağını ve küçümsenmemesi gerektiğini yazıyor.

Büyük Atatürk boşuna Cumhuriyet’i gençlere emanet etmemiş.

İlgili İçerikler