Cumhurbaşkanı Erdoğan, 28 Mayıs'ta yeniden seçildikten sonra ilk yurt dışı seyahatlerinden birini, 20 Ağustos Pazar günü milli gün kutlamalarına katılmak üzere Macaristan’a yaptı. Asırlar sonra akraba olduğumuzu keşfettiğimiz Macarlarla ilişkilerimizin maşallahı var. Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Macaristan Başbakanı Orban’ın neredeyse içtikleri su ayrı gitmiyor. Başbakan Orban Türkiye’deki seçim sonuçları belli olduğunda, Macar devlet radyosuna verdiği bir demeçte, "Erdoğan’ın tekrar seçilmesini dilemekle kalmayıp kazanması için çok dua ettiğini, Tanrı'ya şükür Erdoğan’ın kazandığını, bu şekilde sırtlarından büyük bir yük kalktığını" söylemişti. Cumhurbaşkanı Erdoğan koltuğuna oturduktan sonra yurt içi gezilerine kendisine en fazla oy veren şehirlerden başladı. Yurt dışındaki iade-i teşekkür ziyaretlerine de Macaristan'dan başlaması gayet doğal.
Macar milli günü
Aslında Macaristan’ın bilinen resmi milli günü 20 Ağustos değil,1956 yılındaki Macar devrimi ve devrim sırasında hayatlarını kaybedenlerin anısına özgürlük günü olarak kutlanılan 23 Ekim. Macaristan’ın yurt dışı teşkilatı tarafından milli gün resepsiyonları da hatırladığım kadarıyla 23 Ekim'de düzenlenir. Ancak Orban son birkaç yıldır Kral 1.Stephan tarafından bugünkü topraklarda ilk Macar devletinin kurulduğu ve düne kadar Aziz Stephan günü olarak kutlanan 20 Ağustos'u öne çıkarmaya başladı.2012 yılında yürürlüğe giren Macaristan Anayasası'nda da ülkenin Aziz Stephan tarafından kurulmasından itibaren Hıristiyan Avrupa’nın bir parçası olduğu kaydediliyor. Sizin anlayacağınız Türkiye’deki yeni Osmanlıcılar gibi, Orban da Macar tarihine sarılarak oy devşirmek peşinde.
Milli güne davet edilen liderler
20 Ağustos kutlamalarına cumhurbaşkanı Erdoğan ile birlikte davet edilen diğer liderler Orban’ın “siyasi dostlarım” diye nitelendirdiği Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad El Sani, Sırbistan Cumhurbaşkanı Alexander Vuciç ve Bosna Hersek Devlet Konseyi Üyesi Zeljka Cvijanoviç. Macaristan, hem NATO hem Avrupa Birliği üyesi. Ancak davetliler arasında AB’den tek bir lider yok. NATO’dan ise sadece Türkiye var. Azerbaycan ve Orta Asya cumhuriyetleri kısa bir süre önce Macaristan’ın da dahil olduğu Türk Devletleri Teşkilatı üyeleri. Katar herhalde “arkadaşlarımızın arkadaşları arkadaşlarımızdır” kontenjanından çağrılmış olmalı. Macaristan’ın Bosna Hersek ile tarihi bağları bulunuyor. Zor günlerinde hep Bosna Hersek'in yanında yer almış. Sırbistan niye çağrılmış pek çözemedim.
Erdoğan ve Orban arasındaki benzerlikler
Macaristan ile Türkiye arasındaki benzerlikler sadece devletler ile sınırlı değil. Erdoğan ile Orban arasında da bir dizi benzerlik var. Erdoğan halen Avrupa’nın en uzun süredir iktidarda kalan lideri. İkinci sırada da 13 yıldır kesintisiz başbakanlık yapan Orban geliyor. Her ikisi de son seçimlerde kendilerine karşı tek çatı altında birleşen 6’lı masa partileriyle ile yarıştılar ve kamuoyu beklentilerinin üstünde başarı elde ettiler. Seçim kampanyalarında kullandıkları taktikler bile aynı. Toplumu kutuplaştırmak, dış güçler yaratarak halka şikayet etmek, Batı karşıtlığına oynamak. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son seçim kampanyasında birden bire LGBT karşıtı söylemleri nereden çıktı diye merak ediyorsanız, Orban’ın seçim konuşmalarına bir bakmak lazım.
Macaristan İsveç’in NATO üyeliğine neden karşı çıkıyor?
Macaristan’ın Türkiye ile birlikte İsveç’in NATO üyeliğine karşı çıktığını ilk duyduğumda herkes gibi ben de Macarların AB içerisinde başka bir konuda pazarlık peşinde olduğunu sanmıştım. Macaristan Dışişleri'nin çok taraflı diplomaside bu işleri iyi bilen diplomatları olduğunu biliyorum. Bugüne kadar ne Macar yetkililerinden ne de İsveç tarafından Macaristan’ın bu tutumu hakkında herhangi bir açıklamada bulunulmadı. Zaman geçtikçe Macaristan’ın sırf Türkiye’yi yalnız bırakmamak için bu yola gitmiş olduğu ağırlık kazanıyor. Türkiye Vilnius’taki son NATO Zirvesi'nde İsveç’in üyeliğine yeşil ışık yaktığında Macaristan Parlamentosu İsveç’in İttifaka katılım anlaşmasını onaylamak için apar topar toplantıya çağrıldı. Ancak Ankara’dan bu işin gecikebileceği mesajları gelmeye başladığında, Budapeşte’de Orban’ın partisine mensup milletvekilleri parlamento toplantısını boykot ettiler. Artık başka bir gerekçe aramaya da hacet kalmadı. Orban’ın bu Erdoğan aşkı nereden geliyor anlaşılır gibi değil.
Orban'ı bekleyen zor tercihler
Bu yıl 18 Aralık'ta Türkiye-Macaristan Dostluk Anlaşması'nın 100.yılı idrak edilecek. Aynı tarihte yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyinin müteakip toplantısının yapılması öngörülüyor. 2024 yılı boyunca da bir dizi kültürel etkinlikler planlanmış.
2026 yılı da Mohaç meydan muharebesinin 500.yıldönümü. Mohaç Osmanlı'nın Avrupa’da kazandığı en büyük zafer. Macaristan açısından da bir daha belini doğrultamadığı tam bir hezimet. Bakalım Viktor Orban’ın Hıristiyan milliyetçi tarafı mı? Atilla’nın bir torunu olarak yaranmaya çalıştığı Türklüğü mü ağır basacak?
|
Hasan Göğüş kimdir? Hasan Göğüş'ün ayrıca 42 yıllık meslek anılarını derlediği, Doğan Kitap'tan yayımlanmış "Zor Başkentlerde Diplomasi" ve köşe yazılarını topladığı İdeal Kitap'tan yayımlanmış "Diplomasi Yazıları" isimli iki kitabı bulunmaktadır. |


