Tek devre yetti
x blueSky facebook instagram youtube dailymotion linkedin

Tek devre yetti

Ligin ne yaptığını, ne oynadığını bilen tek takımı Galatasaray. Sivasspor'u daha ilk yarı bitmeden 4 golle geçen Sarı-Kırmızılı takım Fenerbahçe'nin elindeki şampiyonluk motivasyonunu da aldı

Tek devre yetti

Bunun adı başka bir şey.. Bir isim bulmak, bir cümleyle, kısa bir yazıyla anlatılacak bir şey değil. Son 3 sezonda yaşananları, Galatasaray'ın futbola koyduğu bu ambargoyu ''Mayıslar Bizimdir'' sloganına indirmemek lazım. Hem bahara, hem Mayıs ayına hem de futbola ayıp. Galatasaray'ın şimdilerde Kemerburgaz'da ama genel olarak Florya'da ilmik ilmik işlediği emeğine saygısızlık edemeyiz.

Sık sık dile getirdim çünkü ben de muhabirliğini yaparken, Galatasaray'ın en ince detaya kadar çalıştığı bu organizasyonu ezberlemiştim. Top toplayıcı 14-16 altyapı öğrencilerinin rolünden, mutfaktaki aşçısına kadar büyük bir çalışma var bunun altında. Yani sadece Mayıs değil öncesi aylar da yani Nisan, Mart ve Şubat ve hatta Ağustos da Galatasaray'ın emrinde.

Seneye de süper ligde olmak için mücadele eden ve bu amaç için işi mucizelere kalmış Sivasspor daha kafasını kaldırmadan 4 gol yedi. Tamam Galatasaray bu ligin çok üstünde ve hatta Sivasspor'la arasında çok fark var ama daha maçın başında da böyle yapılmaz ki!

Maç başladı Yunus Galatasaray'daki 100. maçına çıkmanın keyfini yaşarken, Osimhen kariyer rekorunu kırdı ve üstüne de koydu. Sivasspor ne yapsındı? Adamlar sahaya sadece şampiyon olmak için değil rekor kırmaya da çıkmışlar.

Okan Buruk, bu sezon daha önceki 2 yıla göre özellikle bir konuda çok inatçı. Fikrine, hayaline aşık bir teknik adam. Oyun dizilişi farklı olsa da sahada mutlaka 2 forvet oyuncusu bulunsun istiyor. İcardi-Osimhen ile yakaladığı o muhteşem tadı arıyor belki de. Aşık olduğu hayalinden vazgeçip yanlıştan döndüğünde Okan Buruk'un Galatasaray'ı ligi domine ediyor. Morata geçtiğimiz hafta Osimhen oyundan çıktıktan sonra gerçek kimliğine büründü ve golcü olduğunu hatırladı.. Ama Osimhen'le aynı anda sahada yer aldığında ise ne yazık ki gölgede kalıyor. Eğer Gabriel Sara sarı kart sınırında diye yedek kulübesinde ise sözlerimizi geri alırız ama söz uçar yazı kalır. Yazdık bir kere. 

Galatasaray bu ligin ne oynadığını bilen, oyununu rakibe kabul ettiren en iyi 3. bölge takımı. Sivasspor da kendi yarı sahasında organize olamayan takımlardan. Sivasspor ceza sahası mayın tarlası gibi.. Okan Buruk, Sivasspor'un en zayıf tarafına iyi çalışmış. Sivasspor bu sezon en çok dönen toplardaki pozisyon yanlışlarından gol yedi. Tıpkı dünkü gibi. Radakoviç de, Camara da topu güvenli bölgeye atamayan oyuncular. İlk temasları var ama sonrası hep kendi ağlarında gördükleri pozisyonlarla bitiyor. Bu eksik, ilk yarıda Sivasspor'a pahalıya patladı. Eğer Sara da oyunda olsaydı duran toplardan gelecek toplar, ardından seken toplar ve gollerle fark daha da açılabilirdi.

Lemina'nın Torreria ve Galatasaray'a etkisi ayrı bir yazı konusu hatta sezonun en önemli unsuru olabilir. Galatasaray'ın 3 sezondur aradığı adam Lemina imiş meğer. Torreira'nın yanında Sergio Oliviera, Kerem Demirbay ve Gabriel Sara oynadı. Ama hiçbiri Lemina gibi olamadı. Torreira'nın içinden İcardi çıktı resmen. Bu sezon önce sırasıyla Osimhen, Sanchez, Barış Alper, Torreira ve ardından Lemina için ayrı ayrı hikayeler yazılmalı. Onların bu sezona yaptıkları katkı konuşulmalı.

Galatasaray, bir köşeyi daha döndü. Rakibini küçümsemeden, durumuna bakmadan hem de ilk 45 dakikada. Belki de bu güçlü oyun Fenerbahçe'nin şampiyonluk motivasyonunu bozuyordu kimbilir.

İlgili İçerikler