01 Nisan 2025 22:53
Güncelleme: 02 Nisan 2025 13:10
Savcılığın açıklamasından kısa bir süre sonra açıklama yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, "Boykot çağrısı yapanlara karşı ticaretinde maddi kaybı olan tazminat davası açabilir" dedi.
Türkiye’nin ticaretteki artış ile ekonomideki büyümesini dolar bazında 6,5 kat artırdığını, 11 milyon yeni istihdam sağladığını hatırlatan Bolat, boykot çağrılarını, muhalefetin elindeki belediyeleri saran yolsuzluk ve rüşvet skandallarını örtbas etme girişimi olarak nitelendirdi. Bolat, şöyle devam etti:
"Boykot çağrıları ekonomiyi sabotaj girişimidir. Özellikle haksız ticaret, rekabet unsurları içermektedir. Kendilerini ülkenin efendisi ve sahibi zanneden, ‘biz ne istersek o olur’ anlayışıyla hareket eden ama 22 yıldır hüsrana uğrayan, kendilerini birinci sınıf üstenci vatandaş görüp, halkımızın çok büyük çoğunluğunu adeta ikinci sınıf vatandaş görme kibrine ulaşan ve sınıfsal üstünlük savaşı veren dar çerçevedeki lüks ve rant debdebesi içinde olan çevrelerin beyhude girişimi olarak görüyoruz."
Bolat, Ticaret Kanunu, borçlar kanunu, rekabet hukuku, ceza hukuku ve milli güvenlik boyutu itibarıyla adalet mekanizmasında mutlaka gerekenin yapılacağına dikkati çekerek, şunları bildirdi:
"Bu noktada vatandaşlarımızı, özellikle bu azgın azınlığın ekonomiye, istihdama, halkımızın iş, aş ve gelir durumlarına sekte vurma çabalarına karşı dimdik durmaya davet ediyorum. Vatandaşlarımıza bir çağrım var, 'Eğer bugün, yarın, öbür gün ya da birkaç gün sonra yapacağınız alışveriş planınız varsa mutlaka 2 Nisan günü alışverişinizi, ticaretinizi yapmaya' davet ediyoruz. Bunun yanında da özellikle esnafımızın, ticaret erbabımızın, şirketlerin temsilcileri olan odalara da çağrıda bulunmak istiyorum. Esnaf, ticaret ve sanayi odaları ile ticaret borsalarını, üyelerinin hak ve menfaatlerini korumaya çağırıyorum. Çünkü bu onların görevidir. Makosen koltuklarında ve lüks debdebe içindeki mekanlarında Türkiye'ye yön vermeye çalışan, halkın iradesini hiçe sayanların, halkın 22 yıldır seçimlerle iş başına getirdiği hükümetin 22 yıllık ekonomideki, terörle mücadeledeki ve istikrardaki, dış politikadaki, milli savunmadaki büyük başarılarına karşı dijital sosyal medya üzerinden yapmaya çalıştıkları bu bozgunculuğu bozguna uğratmaya vatandaşlarımızı, şirketlerimizi, esnafımızı davet ediyorum. Allah'ın izniyle bu çabaları da yine hüsrana uğrayacaktır."
Bolat, özellikle ticareti durdurma çabalarıyla alakalı olarak ticaretinde zarar edenlerin tazminat davası açma haklarının olduğunu anımsatarak, "Boykot çağrıları nedeniyle ticaretinde maddi kaybı olan esnafımız, şirket sahipleri ve hissedarların borçlar hukuku kapsamında tazminat davası açma hakları var, bu konuda kimse tereddüt etmesin"." ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da, "Sokak ve boykot çağrıları ile toplumsal huzuru ve ekonomik istikrarı hedef alan bir muhalefet kaybetmeye mahkumdur" dedi. Yılmaz, "Tehditkar ve kutuplaştırıcı söylemleri esas alan, hukuk tanımaz siyaset tarzı, tarih önünde ve milletimizin vicdanında karşılığını bulacaktır" ifadelerini kullandı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, muhalefetin "boykot çağrıları"na tepki göstererek, "Sorumsuz çağrılarıyla emekçilerimizin, istihdam oluşturan girişimcilerimizin ve sanayicilerimizin ekmeğiyle, helal kazancıyla oynamaya çalışanlar asla amacına ulaşamayacaktır." ifadesini kullandı.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye'ye, Türkiye'nin üretim gücüne, istihdamına, emekçilerine, esnafına, girişimcilerine, sanayicilerine, topyekun milletimize zarar verme teşebbüsüdür bu. Emekçilerimiz, sanayicilerimiz işinin başındadır. Türkiye çok büyük bir üretim ülkesidir" dedi.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, "Yerli ve millî markalara yönelik “boykot” çağrılarının, ülkemizin daha müreffeh yarınlara ulaşmasına zarar vereceği açıktır. Bilinmelidir ki, bu büyük millet kendi emeğini kimseye asla yem etmeyecektir. Boykot naralarıyla ayrıştırıcı söylemler üretenler, milletimizin birliği ve beraberliği karşısında her daim yenilmeye mahkûmdur" ifadelerini kullandı.
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç ise şu açıklamayı yaptı:
"Hukuksuz boykot çağrıları kabul edilemez! Cumhuriyet Halk Partisi’nin bazı markaları hedef alan sistemli boykot çağrısı, ekonomik düzene yönelik organize bir karalama kampanyasıdır. Hukuk Devletinde hiç kimse, markaları, şirketleri veya tüketicileri ideolojik çizgisine göre hizaya sokamaz. Kimse, kendi siyasi çıkarı uğruna, binlerce insanın emeğini tehdit edemez. Yerli sermayeyi hedef alan ve ticaret hayatını sabote etmeye yönelik bu sorumsuz linç girişimi, açıkça hukuka aykırıdır. Bu nedenle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca resen soruşturma başlatılmıştır. Bir işletmenin itibarını zedeleyici, faaliyetini sekteye uğratıcı kasıtlı beyanların, iş ve çalışma hürriyetini tehdit eden her girişimin hukuki ve cezai sorumluluğu vardır. Bağımsız ve tarafsız yargı; esnafımızın, emekçimizin ve tüyü bitmemiş yetimin hakkını sonuna kadar savunmaya devam edecektir. Şahsi menfaatlerinin esiri olan ana muhalefet partisinin genel başkanı, yaşadığı akıl tutulmasından bir an önce dönmeli, milletimizi birbirine düşürecek ve kaos oluşturacak sorumsuz ve şuursuz çağrılarından vazgeçmelidir. Böylesine seviyesiz ve akıl dışı çağrılara milletimiz kesinlikle itibar etmeyecek, ülkemizi kutuplaştırmaya çalışanlara, ekonomimize zarar vermeyi amaçlayanlara, sokakları karıştırmak isteyenlere sağduyusuyla, birlik ve beraberliğiyle en güzel cevabı verecektir."
Bakan Bolat'ın ardından açıklama yapan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, "Üreten, istihdam sağlayan, yatırım yapan şirketlerimizin hedef haline getirilmesi ve boykot çağrıları yanlıştır. Şirketlerimiz siyasi tartışmaların dışında tutulmalıdır" dedi.
Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendebi Palandöken, "Bu ekonomik zorlukta müşterisine hizmet etmeye çalışan esnaf ve sanatkara destek olunmalı ve ticaret durdurulmamalı" açıklaması yaptı.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Genel Başkanı Mahmut Asmalı, "Yerli ve milli sermayemizi zayıflatmaya ve küresel sermayeye alan açmaya yönelik açık bir girişimdir" açıklaması yaptı.
AKP'den, Özgür Özel'in '2 Nisan boykotu' çağrısına tepki: Türkiye’yi topyekun tehdit etmektir
Özgür Özel, Erdoğan'ın boykot çağrısını hatırlattıSaraçhane mitingini canlı yayınlamayan merkez medyanın televizyon kanallarına boykot ilan eden CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 2 Nisan'daki tüketim boykotu çağrılarına soruşturma başlatılmasının ardından, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, başbakan olduğu 2008 yılından bir konuşmasının paylaştı. Erdoğan'ın boykot çağrıları gündem olduCumhurbaşkanı Erdoğan, yapılan boykot çağrılarını "CHP Genel Başkanı yaptığı sorumsuz boykot çağrılarıyla, isim vererek yerli ve milli markaları tehdit ediyor, Cumhuriyeti kurmakla övünen bir partinin genel başkanı çıkıyor resmen siyasi mandacılık talep ediyor" ifadeleriye eleştirmişti. Erdoğan'ın 6 Ocak'ta yapılan Kabine toplantısının ardından yaptığı açıklamada, pahalı ürünlere karşı yaptığı boykot çağrısında şu ifadeleri kullandı: "Pahalı ürün satanları dize getirecek etkili yöntemlerden biri boykottur. Fırsatçılık yapanlara karşı en büyük kozumuz, satın almama özgürlüğünü kullanmaktır."
|
Cem Küçük boykot çağrısı yapan sanatçıların ismini verip "Yarın büyük gün, ifadeye çağrılacaklar" dediİktidara yakınlığıyla bilinen gazeteci Cem Küçük, 2 Nisan'daki "tüketim boykotuna" çağrı yapan sanatçıları hedef alarak, “Devletin kanalında devleti çökertmeye çalışırsan bunun bazı bedelleri olur” dedi. Küçük, akşam saatlerinde katıldığı programda ise boykot yapanlar hakkında soruşturma başlatılmasına değinerek sanatçıların ifadeye çağrılacağını öne sürdü. Küçük, "Yarın büyük gün; boykot çağrısı yapanlar ifadeye çağrılacak. Murat Daltaban, Emre Kınay ve Aybüke Pusat, boykot çağrısı üzerine çağırılacak isimler arasında" dedi. Küçük'le aynı programa konuk olan avukat Selahattin Par ve gazeteci Barış Yarkadaş ise, "Nereden biliyorsun, öyle şey mi olur? Bir suç yok ki ortada. Bu hedef gösterme!" diyerek Küçük'e tepki gösterdi.
|
© Tüm hakları saklıdır.