Gündem

Özgür Özel: Arkasında 15.5 milyon oy olan Ekrem Başkan gibi cesurlar bir kez ölür, Erdoğan gibi korkaklar her gün ölür! 

29 Mart 2025 13:53

Güncelleme: 29 Mart 2025 17:55

T24 Haber Merkezi 

CHP lideri Özgür Özel, Ekrem İmamoğlu'na Özgürlük Mitingi'nde iktidara "darbeci" vurgusuyla seslenerek; "Ekrem Başkan gibi cesurlar, Ekrem Başkan gibi cesurlar, bu meydandakiler gibi cesurlar bir kez ölürler. Erdoğan gibi korkaklar her gün ölür. Emin olun Ekrem Başkan küçücük hücresinde ama dünyanın en büyük Demokrasi Sarayı'nda. Arkasında 15.5 milyon oy var. Erdoğan belki de dünyanın en görkemli sarayında oturuyor ama yerin yedi kat dibinde zindandaymış gibi daralıyor. Çünkü biz güçlüyüz, biz haklıyız, biz kazanacağız. Siz yenileceksiniz, siz yenileceksiniz" ifadelerini kullandı. Özel, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'a İmamoğlu'nun çağrısı üstünden seslenerek; "Erdoğan'a tarihin en büyük meydan okumasını yapıyorum. Ekrem Başkan diyor ki yargılanmam TRT'den canlı yayın yapılsın. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum. Tanık yok, şahit yok, delil yok. FETÖ'den miras kalan gizli tanıklar" dedi. 

CHP'nin Maltepe Mitingi | İmamoğlu'nun mesajı yapay zeka ile seslendirildi: Bu uyduruk davada kendisini aklamak zorunda olan ben değilim!

Özel'in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

"Bugün burada böyle bir iradeyi ortaya koymak... Fikri ilk ortaya attığımızda meydan boş kalır, yanlış zaman dediler. Ama Silivri'de yatan arkadaşlarımız da bizler de 19 Mart'ta yaşananlardan sonra sokağa çıkmayı neredeyse yasaklayıp, bütün ulaşım araçlarını durdurup, Saraçhane'ye gelen bütün yolları kesip, vapurları ve metroları durdurup bizi orada yalnız bırakmaya çalışanlara inat milyonlar bize şunu gösterdi; biz endişeyi, korkuyu ve yorgunluğu evde bıraktık! Bugün burada Türkiye'nin geleceğine el koyuyor, demokrasiyi ve geleceğimizi savunuyorsunuz. Yurt dışındaki belli odaklardan icazetli bir darbe planı harekete geçirildi. Türkiye'ye ihanet eden bir avuç insanın darbe girişimine hep birlikte tanık olduk. Kendinden sonraki cumhurbaşkanını engellemek için halefine darbe yapan, demokrasiyi rafa kaldırıp ölene kadar o koltuğu bırakmak istemeyen birinin ilk denemesiydi. En ciddi denemesiydi. Bunu siz püskürttünüz, darbecileri siz yendiniz!

Bugün burada sadece bir miting yok. Bütün metro istasyonlarında, marmaray istasyonlarında mitingler var. Sandıkla geldiği halde sandıkla gitmeme hayalini hayata geçirmek için demokraisi araç gören, kendinden sonraki cumhurbaşkanını engellemek için halefine darbe yapanları yeneceğiz. Bu güzel ülkeyi onlara asla teslim etmeyeceğiz. Millet 31 Mart'ta iktidarı değişim sürecini başlattı. Ekrem İmamoğlu Beylikdüzü'nde 1 kez, İstanbul'da ise 3 kez Erdoğan'ı ve karşısına çıkardığı adayları, Meclis başkanlarını, başbakanları, bakanları yendi.

Biz bu süreci bir zafer, bir kibir, kazanmanın tadını çıkarma deği bir görev olarak gördük. Türkiye'de bütün seçmenlerin, bizi sandıkta destekleyen bütün demokratlara yakışan şekilde çalışmaya devam ettik.

Geçim yoksa seçim olur, erken seçimin adayı erken belli olur dedik. Birileri kötülüğe iyice karar vermiş. Seyyar giyotini Tayyip Bey ödüllendirerek bakan yardımcısı yapmıştı. Bakan yardımcılığı kendi deyimiyle siyasi bir pozisyondu. O seyyar giyotini İstanbul'da görevlendirdi ve ondan sonrasını hep birlikte yaşadık. Biz sinmek yerine büyük bir mücadele ilan ettik. Ön seçimi duyurduğumuz gün Ekrem Başkan'a yasak getirilmeye çalışıldı ve ondan sonra süreci iyice hızlandırdılar ki fakülte yönetiminin iptal etmeyeceğini anlayınca üniversite yönetimini topladılar. 19 Mart'ta Ekrem Başkanı gözaltına alıp 4 gün tuttular. İşte o bir kırılma anıydı. Ya bekledikleri gibi herkes evinde oturacaktı ya da dünyanın en korkak saldırısına karşı millet cesaret kazanacaktı. İstanbul Üniversitesi önüne çekilen barikatı yıktı attı. İstanbul Üniversitesi'nin öncü sesine ODTÜ'nün devrimci sesi eklendi. Tüm üniversiteler eklendi.  Bu süreçte her gece biz çoğaldıkça, daha kalabalık oldukça, Ankara ODTÜ'ye yürüdükçe mücadele büyüdü. 

"Tele 1, Sözcü TV ve Halk TV ile dayanışacağız"

Diyorlar ki sokağa çağırıyorsunuz. Eğer, eğer birileri bindikleri demokrasi treninden iniyorlarsa, eğer birileri kendilerini getiren sandığı meşru görüp götürecek sandığa direniyorlarsa, rakiplerine yasak getirmek için iftiraya kalkışıyorlarsa, iftiraya kalkışıyorlarsa ve eğer birileri demokrasiyi araç görüp esas bir tek adam rejimine, hayallerindeki saltanata, hilafete doğru yürümeye kalkıyorlarsa bunlara karşı demokrasiyi savunmak haktır ve bu mücadelenin yeri sokaktır.

Buradan sonra klasik hiçbir ezbere teslim olmayacağız. Buradan Erdoğan'a sesleniyorum bakın yasak dediniz, milyonlar her gece toplandılar, sandığı yasakladınız 15,5 milyon kiş gittiler. Hep birlikte bir şeye sahip çıkıyorlar bunlar sadece CHP’liler değil, bunlar senin zulmünden yılmış 10 milyonlar ve diyorlar ki millet benim ben milli iradeyim, adayımı bırak sandığı getir, adayımı yanımda sandığı önümde istiyorum

Yaşadığımız süreç, 19'undaki darbe girişiminin 7 gün boyunca Saraçhane'de gece mitingleriyle, 23'ünde sandık başında tüm Türkiye'de 15,5 milyon kişiyle ve bugün Maltepe'de daha önce yine bize ait olan rekoru hep birlikte kırmamız ve tarihin en büyük buluşmasını burada gerçekleştirmemizle birlikte geriye püskürtülmüştür. Ancak darbeciler halihazırda bizim irademize, gelecek hayalimize, cumhurbaşkanı adayımıza darbe girişiminde bulunanlar halihazırda iktidarda oldukları için şu an başımızdaki cunta pozisyonundadırlar. Halk desteği, kamuoyu desteği hatta devletin içinde destekleri gitgide erimiştir. Başımızdaki cunta darbe girişimine birtakım ufak tefek yerlerden devam etmeye çalışmakta. Örneğin Radyo Televizyon Üst Kurulu'ndan, oranın penceresinden demokrasiye kurşun atmaktadır. Kapatma kararı verilen Sözcü TV ile çeşitli cezalarla lisans iptaline niyetlenilen Halk TV ile, Tele1 ile, Fox TV ile bu meydanları gören, bu meydanlarla konuşan, milletin sesini milletten esirgemeyenlerle dayanışma içinde olacağız ve özgür basına, cesur basına kuvvetli destek alkışlarınızı yolluyoruz.

"Dava TRT'de canlı yayınlansın"

Erdoğan'a tarihin en büyük meydan okumasını yapıyorum. Ekrem Başkan diyor ki yargılanmam TRT'den canlı yayın yapılsın. Adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum.

"Turbun büyüğü sensin Erdoğan"

Tanık yok, şahit yok, delil yok. FETÖ'den miras kalan gizli tanıklar. Turp, Tayyip'in uydurduğu rezil palavralardır. Turpun en büyüğü sensin Erdoğan, sensin.

"Mehmet Şimşek bu darbenin bir parçası"

Mehmet Şimşek de bu darbenin bir parçasıdır. Mehmet Şimşek de MASAK'a hazırlattığı darbe raporuyla bu darbenin ortağı olmuştur. Dünya'daki bütün ekonomi çevreleri Mehmet Şimşek'i bir otokratın emrindeki silahşör, tetikçi olduğunu görmüştür. Mehmet Şimşek diye birinin ne itibarı ne de bu ülkeye katabileceği bir şey vardır. Şimdi çıkmış utanmadan Özel, Türkiye'yi dünyaya şikayet ediyor diyor. Bir ülkede demokrasi tehdit altındaysa o ülkede darbe oluyorsa dünya bununla ilgilenir. Erdoğan, 15 Temmuz darbesini bütün dünyaya anlatalım dedin. Şimdi o darbeyi, nasıl anlattıysam bu darbeyi de öyle anlatacağım insanda biraz utanma, hafıza olur. Başörtüsü meselesinde kardeşlerimize antidemokratik işler yapan sizdiniz o zaman kimse size Türkiye'yi şikayet eden sizdiniz. O zaman kimse demiyordu. Geçmişin mağdurları şimdi zalim olmuş.Geçmişin mağduru zalim olduysa o gün de bugün de demokrasiyi savunanlar dünyanın bütün demokratlarıyla dayanışacaklar.

Kanallarla yaptığı görüşmeyi anlattı: "Korkuyoruz!"

Televizyon kanallarına da tepki göseteren Özgür Özel, kanal yöneticileri ile yaptığı konuşmayı, "Bugün sabah arayıp mitingi vermeye korkuyoruz, İletişlim Başkanlığı'ndan telefon alıyoruz korkuyoruz diyor" sözleriyle aktardı.

Özgür Özel'in boykot listesindeki İhlas Holding'den Erdoğan'a ziyaret

Boykot çağrısını yineledi, HaberTürk yayına girdi 

Boykot listesinden bahseden Özgür Özel, yandaş kanallara reklam verenlerin ürünlerini kullanmayacaklarını açıkladı. Özel, "Hani nerede o NTV? Hava durumu veriyor. Saat 14.56, 15.00'te bunun firmalarını ilan edeceğim. Bu meydanı görmeyene gücünü göstereceğim. Son 4 dakika" diyerek NTV'ye süre verdi.

Maltepe'deki mitingi vermeyen Habertürk, Özgür Özel'in boykot açıklamasının ardından mitingi telefon bağlantısıyla aktarmaya başladı. 

Habertürk, kısa süre sonra canlı yayından yine çıktı. Özgür Özel, "Yayını vereceklerse versinler, gözünün yaşına bakmam!"dedi.

Boykot listesi güncellendi!

"Medyayla bağlantılı olmayan boykotları bir tek Turizm Bakanı'nın şirketi ETS Tur'a yapıyoruz" diyen Özel, alandakilere "D&R'a gidiyor musunuz?" diye sordu.

Özel daha sonra Espressolab'a da değindi. "Gençlerin bu firmayla sorunu var" diyen Özel, şirketin küçük kahve dükkanlarını satın alarak zincir oluşturduğunu ve pahalı kahve satmaya başladığını söyledi.

NTV'nin yayına girmemesi üzerine Özgür Özel, "NTV'ye reklam verenlerin ürünlerini almıyoruz. NTV'yi izlemiyoruz. NTV'nin yanında Star TV, Kral FM, Günaydın Restoran'a gidilmiyor. Nusret'in kapısından geçilmiyor. Doğuş Grubu'nun araçlarını almayacağız. Doğuş Grubu Saray'dan korktukça yerin dibine gömülecek" dedi.

Erdoğan'a seslendi: Sizin yolunuz 'Damat Ferit'lerin yolu

Erdoğan'a seslenen Özel, şu ifadeleri kullandı:

"Erdoğan sıkışınca her türlü iftirayı attığı gibi şimdi de dönmüş bize mandacı demiş. Aslında Erdoğan birisi mandacı olacaksa, birisi mücadeleden yana olacaksa orada saflar çoktandır belli. Sen değil misin 200 yıldır "Bu millete istikamet dayatılıyor." diyerek demokrasiye, padişahın yetkilerinin azalmasına, Sened-i İttifak'tan beri karşı çıkan? Siz değil misiniz 150 yıldır "CHP ve biz iki ayrı akım, karşı karşıyayız." diyen? Hadi safları netleştirelim. Biz 150 yıldır bir anayasa isteyenleriz, bir meclisi savunanlarız. Sizin yolunuz Meşrutiyet'ten sonra meclisi 33 yıl kapatanların yoludur. Biz İkinci Meşrutiyet'ten, onun için canını ortaya koyanlardan yanayız, onların yolundayız. Sizin yolunuz Damat Ferit hükümetlerinin yoludur. Siz Sevr'i imzalayanların siyasi devamlılarısınız, biz Sevr'i yırtıp atanlarız, Lozan'ı yapanlarız.

Siz Milli Mücadele aleyhine bildiri yayınlayıp İngiliz uçaklarından attıran İskilipli Atıf'ın devamlılarısınız, biz Milli Mücadele'ye destek olan Ankara Müftüsü Rıfat Börekçi'nin yolundan gidenleriz. İşgal başlayınca arka kapıdan İngiliz zırhlısına binip kaçanların devamı olanlar bize mandacı diyecek haddi nerede buluyorlar? İstanbul işgal edildiğinde Kartal İstinbotu'nun ucuna çıkıp yanındaki yaverine "Geldikleri gibi gidecekler." diyen benim genel başkanımdır, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'tür.

"Sen Atatürk'e bağlılık yeminini bırakmadıkları için gencecik teğmenleri ordudan atansın"

Şimdi burada meydan hep bir ağızdan bağırıyor. Ne bağırıyor biliyor musun? Sen, sen altıncı filoya secde edenlerin arasında saf tutansın, altıncı filoya secde edenlersin. Biz altıncı filoyu denize döken Deniz Gezmiş'in arkadaşlarıyız. Ne ölüme ne dirime diye ant koyan, Atatürk'e zerre muhabbet besleyen, ne ölüme ne dirime gelsin diyen Fesli Deli Kadir'in dirisine kendi giden, cenazesine beş bakan yollayan Erdoğan, sen Atatürk'e bağlılık yeminini bırakmadıkları için gencecik teğmenleri ordudan atansın, biz onlar gibi "Mustafa Kemal'in askerleriyiz." diyen kahraman Türk evlatlarıyız.

Erdoğan'ın her türlü kutuplaştırmasına, şeytanlaştırmasına, hedef göstermesine inat biz biriz ve beraberiz. Bu mücadele, bu meydan, bu sokak, bu azim sürdükçe karşımızda ne saraydan korkan medya patronları durabilir, ne kendilerini ileride takındıkları bu tutumdan dolayı savunamayacak halde sözde yazar, çizer tayfasının bugün bu iktidardan korkanı, susanları olabilir. Şunu unutmayın. Aliya İzzetbegoviç şunu söyler: "Her şey bittiğinde biz düşmanlarımızın yüksek seslerini değil, dostlarımızın sessizliğini hatırlayacağız." Bunu kimse unutmasın!

"Erdoğan gibi korkaklar her gün ölür"

Bir cesaret gösterilecekse bugün gösterilecek. Sokağa çıkılacaksa bugün çıkılacak. Demokrasi savunulacaksa bugün savunulacak. Bir cesaret gerekiyorsa bugün gösterilecek. Çıkmışlar bizi tehdit ediyorlar. Diyor ki bana benim şahsımda hepimize kabri sizin de kabrinizi yakında kazarlar diyor. Elinden geleni ardına koyma. Biz bu yolda ölümü de göze aldık. Zindanı da, mezarı da! Ekrem Başkan gibi cesurlar, Ekrem Başkan gibi cesurlar, bu meydandakiler gibi cesurlar bir kez ölürler. Erdoğan gibi korkaklar her gün ölür. Emin olun Ekrem Başkan küçücük hücresinde ama dünyanın en büyük Demokrasi Sarayı'nda. Arkasında 15.5 milyon oy var. Erdoğan belki de dünyanın en görkemli sarayında oturuyor ama yerin yedi kat dibinde zindandaymış gibi daralıyor. Çünkü biz güçlüyüz, biz haklıyız, biz kazanacağız. Siz yenileceksiniz, siz yenileceksiniz.

İmza kampanyasını duyurdu!

Bu ülke için tertemiz hayaller kuran gençlerin umuduna yenileceksiniz. Evladının geleceği için dertlenen annelerin duasına yenileceksiniz. Abisine, ablasına zulmettiğiniz, bu bayram günü onu kardeşlerinden kopardığınız o küçük kardeşlerin gözyaşlarına yenileceksiniz. Yoksulluğun bittiği, adaletin hakim olduğu bir Türkiye isteyen milyonların azimli, kararlı, cesur mücadelesine yenileceksiniz. Yarın evlatlarıyla birlikte babası Hasan amcamla birlikte Ekrem Başkan'ın memleketi Trabzon'dayım. Bayram namazından sonra Ekrem Başkan'ın özgürlüğü ve erken seçim talebi için bugün sizin arefesini yaşadığınız o Demokrasi Bayramını yarın Ekrem Başkan'ın köyünden başlatarak bir büyük imza kampanyasını hep birlikte başlatıyoruz. Bütün dünyanın gözü önünde tek tek tane tane bu ülkedeki insanlara ulaşarak dünya siyasi tarihinin en büyük imza kampanyasıyla Tayyip Erdoğan'a bir güvensizlik oyu vermeye, onun meşruiyetini tüm Türkiye'nin gözünün önüne sermeye, bütün dünyaya bu iktidar artık gidiyor.
Halk desteği kalmadı, erken seçim geliyor demeye sandığı getirmeye, erken seçimi getirmeye bunun için o büyük kampanyaya hazır mıyız?

Yarından itibaren her birimiz hem biz kalabalık olmayalım diye uzattıkları o bayram tatilinde 8 gün boyunca yarından itibaren kapı kapı gezeceğiz. Ekrem Başkan'ın özgürlüğü için imzaları toplayacağız. Erken seçim talebiyle imzaları toplayacağız. Türkiye'de her iki kişiden birinden fazlasının imzasını alıp bu iktidarı alaşağı edeceğiz. Alaşağı edeceğiz!

"Maltepe Meydanı ne benimdir ne başkasınındır, gökkuşağı gibi rengarenktir"

Bizim hayal ettiğimiz Türkiye'de Cumhurbaşkanı adayları hapiste olmayacak, Ekrem İmamoğlu'nu ve haksız yere tutulan Ümit Özdağ'ı derhal serbest bırakın, hiçbir siyasi partinin genel başkanı hapiste olmayacak, sadece seni başkan yaptırmayacağım dedi diye 8 yıldır içeride tuttuğunuz Selahattin Demirtaş'ı derhal serbest bırakın, çünkü bu meydan Türkiye'ye bir şey öğretiyor; yarın demokraside biz bu meydandaki birçok parti ile rekabet eder, yarışırız, ama adil, mertçe, demokratik bir yarış için, bir Türkiye için yani herkesin sözünü söyleyebilmesi, siyaset yapabilmesi için bugün bu meydanda rengarenkiz, tıpkı gökkuşağı gibi farklı renklerin yan yana durduğu, birbirinin içine ve işine karışmadığı ama doğru bir yerde en güzel görüntüyü verdiği gibi, bugün Maltepe Meydanı ne benimdir ne başkasınındır, gökkuşağı gibi rengarenktir, çok kültürlüdür, çok partilidir, ama bu meydan Türkiye'nin umududur, yarınlarıdır, tek adamın tek korkusudur, bu meydan birbirine düşerse, rekabete düşerse, benim genel başkanım çıksın onunkini yatsın derse, belediye başkanım çıksın diğerininki dursun derse, kayyıma, tutuklamaya, gözaltına, işkenceye, kötü muameleye, açlığa, yoksulluğa, işsizliğe hep beraber isyan etmezse o zaman kötülük kazanır.

"Milletin iradesini bir avuç insana teslim etmeyin"

Bu meydan bugünkü gibi durdukça, milyonlar oldukça, korkmadıkça, yılmadıkça and olsun ki biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız; bu meydandaki tüm görüşleri, yapıları, partileri, mezhepleri, inançları, etnik kökenleri gökkuşağına duyduğumuz saygıyla, Cumhuriyet'in kuruluş değerlerine bağlılığımızla, yarın olan inancımızla yürekten selamlıyorum, hepiniz sağ olun, var olun, yarın hep birlikte bayramlaşacağız, ama ilk büyük bayramlaşmayı bu meydanda yaptık, geçtiğimiz günlerde Saraçhane'den ayrılırken 15 yıllık drone operatörü bir kardeşim gelip drone'a alkış isteyince ilk kez birilerinin onları fark ettiğini ve aşağıdaki güzel insanların alkışladığını söylemişti, şimdi o drone biraz önce yükseldi, bu tarihi bayramlaşmayı fotoğrafladı. Ben yarın önce Trabzon'da sonra Silivri'de ve bayramın ikinci günü yine Silivri'de içeriye koyduklarıyla, öğrencilerimizle, siyasetçilerimizle, belediye başkanlarımızla, sanatçılarımızla sizin adınıza bayramlaşacağım, buradan içeride hepimiz adına yatanlara selam olsun, hep birlikte Türkiye'nin güzel insanlarına, dayanışma gösterenlere, bayramlaşanlara yarına umutla baksınlar diye iyi bayramlar diliyoruz, iyi bayramlar, ve şimdi bugünün anlamıyla ve yarın başlatacağımız büyük kampanya için hep birlikte tekrar edelim: ben milletim, ben milli iradeyim, adayımı bırak, sandığımı getir, adayımı yanımda, sandığı önümde istiyorum, sizin önünüzde hiçbir güç duramayacak, Türkiye'nin en büyük kırılma anında her şeyi göze alıp sokaklara çıkanlara, barikatları aşanlara, meydanlara koşanlara ve yanındakinin hakkını kendi hakkı gibi bilen milyonlara teşekkür ediyorum, iyi bayramlar diliyorum, güle güle gidin ama sakın dinlenmeyin, çünkü bu iktidarı değiştirene kadar durmayacağız, yolunuz açık olsun, kazanmak yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz, kurtuluş yok tek başına! Milletin iradesini bir avuç insana teslim etmeyin."