Yaşam
BBC Türkçe

Covid kuşakları: İzole geçen günler çocuklarda ve gençlerde nasıl izler bıraktı?

Birçok aile pandemi döneminde doğan bebeklerle ancak akıllı telefonlar üzerinden tanışabildi. (Getty Images)

04 Nisan 2025 15:45

Güncelleme: 04 Nisan 2025 15:56

Bebekler geniş ailelerinden uzakta doğdu. Bazı çocuklar okula sanal ortamda başladı. Gençler hayatlarının en deli dolu yıllarını dört duvar arasında geçirdi.

BBC Türkçe'ye konuşan uzmanlar pandemiyle birlikte çocukların ekran sürelerinde geri döndürülemez bir artış olduğunu söylüyor.

Bununla doğru orantılı olarak 7 ila 18 yaşlarında miyop, yani uzağı görememe sorununun arttığı vurgulanıyor.

Deneyimlerini BBC Türkçe'ye anlatan aileler ve eğitimciler bu çocukların sosyal yönlerindeki gerilemenin etkisinin sürdüğünün altını çiziyor.

Bir öğretmen 20 yıllık kariyerinde hiç olmadığı kadar çok çekingenlik ve dikkat eksikliği yaşayan çocuklar karşılaştığını söylüyor.

Salgından psikolojik olarak en kötü etkilenenler arasında pandemi sırasında ergenlik döneminde olan gençler var.

Bazı araştırmalar pandemi ile bağlantılı artan intihar vakalarına dikkat çekiyor.

Pandemide üniversite okuyan gençler için ise artık kariyer ve iş hayatının tanımı tamamen değişti.

BBC Türkçe pandeminin beşinci yılında izolasyonun farklı kuşaklar üzerindeki etkisini araştırdı.

Covid-19 bebekleri sosyalleşme konusunda hala zorlanıyor

Covid-19 sırasında hastanelerde doğan bebekler mesafeli bir dünyaya gözlerini açtılar.

Birçoğunun babası doğuma alınmamış, anneanne, babaanne ve dedeleri onları yalnızca uzaktan görebilmişti.

İlk çocuğunu 2020'de Londra'da dünyaya getiren Elif Büyükkınay, o dönem sınırlamalar nedeniyle, yardım için Türkiye'ye seyahat etmek, ailelerinin gelmesi ya da bakıcı tutmak gibi şanslarının olmadığını anlatıyor.

BBC Türkçe ile deneyimlerini paylaşan Büyükkınay, bugün ana sınıfında olan kızının öğretmenlerinden çekingenlik konusunda geribildirim aldığını söylüyor.

Kızları için, "Tanımadığı ortamda çok rahatsız oluyor. Alışıp kendi gibi davranması zaman alıyor. Ve evet doğru. Kesinlikle pandemi döneminde büyüyüp, yeterince farklı sosyal ortama girmemesinin etkisi var" diyor.

Okul öncesi çocukların dil gelişimi pandemiden nasıl etkilendi?

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Marmara Üniversitesi Psikopatoloji Laboratuvarı Direktörü Fatima Tuba Yaylacı, "Okul öncesi, insan gelişiminin temellerinin kurulduğu oldukça kritik bir dönem" diyor.

"Altı yaşına kadar beyin gelişiminin yüzde 95'inin tamamlandığını düşünürsek, çocuğun bu dönemde muazzam bir hızla geliştiğini söyleyebiliriz" diye ekliyor.

Dolayısıyla sınırlı sosyalleşmeye bağlı sorunlar bebekler kadar okul öncesi dönemi (3-6 yaş) evde geçiren çocuklar için de büyük bir eksiklikti.

Uzmanlar bazı ailelerin çocuklarına eğitim ve bakım desteği sağlama konusunda zorlandıklarını söylüyor. (Getty Images)


İzmir Demokrasi Üniversitesinde Kamu Sağlığı Sosyoloğu Prof. Dr. Hülya Yüksel ve Yüksek Lisans Öğrencisi İlayda Albaş, "Grup oyunlarına katılamama ve sosyal etkileşimden yoksun kalma, çocukların duygusal zekalarını ve problem çözme becerilerini de olumsuz yönde etkiledi" diyor.

İzmir'de eğitimciler ve ailelerle görüşen Yüksel ve Albaş, okul öncesi çocukların temel dil becerilerini geliştirdikleri en kritik dönemi evde geçirdiklerinin altını çiziyor.

BBC Türkçe'nin sorularını ortak yanıtlayan ikili, bugün ilkokula başlayan bu çocukların dilsel ve akademik becerilerde daha fazla desteğe ihtiyaç duyabildiklerini belirtiyor ve bunu şöyle açıklıyor:

"Pandemi sürecinde kitap okuma, hikaye anlatma ve diğer dil geliştirme etkinliklerine sınırlı erişim nedeniyle çocukların kelime dağarcığı ve dilsel ifadeleri sınırlı kalmış olabilir. Bu da, özellikle okuma-yazma becerilerinin gelişmesinde gecikmelere yol açmış olabilir."

Buna ek olarak pandemi döneminde doğan ya da okul öncesi dönemde olan çocukların bir bölümü fiziksel aktivite ve açık hava oyunlarından yoksun büyüdüler.

Yüksel ve Albaş, bugün ilkokula başlayan bu çocukların motor becerilerinin yeterince gelişmediğini ve ek desteğe ihtiyaç duyabildiklerini söylüyor.

İzolasyon döneminde dezavantajlar derinleşti

Fatima Tuba Yaylacı, çocukların bebeklikten çıkıp sosyal ortamla tanıştıkları bu dönemi evde geçirmesinin tüm çocukları aynı düzeyde etkilemediğinin altını çiziyor.

Yaylacı,"Var olan dezavatantajların derinleştiği bir tablo görüyoruz" diyor ve ekliyor:

"Örneğin, ailenin ekonomik dezavantajı varsa, sosyal destekten yoksunsa, evde çocuğun gelişimini destekleyici yeterli materyal yoksa, veya çocuğun var olan bir gelişimsel sorunu varsa, bu çocukları için tablo daha da olumsuz hale geldi."

Uzmanlar pandemi sürecinin mülteci ailelerin çocukları gibi dezavantajlı grupları daha kötü etkilediğini söylüyor. 6 Şubat depremlerinden sonra Gaziantep Islahiye'de kurulan bir mülteci kampı. (Getty Images)

Buna göre, ebeveynin pandemi deneyimi ne kadar stresliyse, çocukta da kaygı ve depresyon gibi problemlerin görülme riski o kadar arttı.

Fatima Tuba Yaylacı, en kırılgan gruplardan birinin de mülteci çocuklar olduğunu söylüyor.

Yaylacı buna ek olarak pandemi döneminde çocuğa kötü muamele, çocuk işçiliği ve istismar risklerinin de arttığı belirtiliyor.

İlkokul çocuklarının ekran süreleri artarken dikkat süreleri kısaldı

Pandemi kapanmalarından en olumsuz etkilenen kuşaklardan biri de ilkokul çocukları oldu.

Okulla sanal ortamda tanışan çocuklar, açık havaya ve sosyal etkileşime mesafe alırken ekranlarla daha yakın bir ilişki geliştirmeye başladılar.

Pandemiyle tüm çocukların ekran ile ilişkisinin geri döndürülemeyecek şekilde değiştiğini söyleyen Fatima Tuba Yaylacı, ekran sürelerinde dramatik bir artış olduğunun altını çiziyor.

Marmara Üniversitesi Gelişim ve Psikopatoloji Laboratuvarı'nda Araştırmacı Didem Gençtürk ile birlikte pandemi sonrasında yaptıkları bir araştırmada, okul öncesi çocukların günlük ortalama ekran süresinin 2,5 saate yakın olduğunu bulduklarını söylüyor.

Yaylacı,"Bu çocukların ekran süresi arttıkça, dil, dikkat, duygu, sosyal davranış, öğrenme gibi alanlarda problemlerinin de arttığını gözlemledik"diyor.

Bazı eğitimciler bu çocukların dikkat sürelerinin belirgin biçimde kısaldığını söylüyor.

Türkiye'de çocukların ekran sürelerinin altı saate kadar arttığını gösteren çalışmalar var. (Getty Images)

BBC Türkçe'ye konuşan ve isminin açıklanmasını istemeyen Tunceli'den bir ilkokul öğretmeni, çocukların dikkat sürelerinde belirgin bir düşüş yaşandığı gözlemini paylaşıyor.

Öğretmen, pandemi sırasında ilkokula başlayan çocukların, normal okul ortamına odaklanamama gibi sorunlarla döndüğünü anlatıyor.

Pandemi sonrası ortaya çıkan bu durumla yaklaşık 20 yıllık öğretmenlik kariyerinde ilk kez karşılaştığını belirtiyor.

Ancak uzmanlar ekranın olumsuz etkilerinin kısıtlanabildiğini vurguluyor.

Fatima Tuba Yaylacı,"Pandemiyle beraber uzayan ekran süresi sadece bir rakamdan ibaret değil, ebeveynin nasıl bir aracılık görevi yaptığı bağlamında ele alınması gereken bir olgu" diyor.

Pandemi sonrasında çocuklarda miyop eğilimi arttı

Pandemi döneminde artan ekran kullanımının çocuklarda ve gençlerde miyop (uzağı görememe) rahatsızlığıyla bağlantılı olduğu gösteren çalışmalar da var.

Türkiye'de miyop ya da normal görüşlü 7-18 yaşlarında 250'den fazla çocukla yapılan bir araştırma, tüm grupların, ekran süresindeki artışla birlikte miyop geliştirme eğilimlerinin arttığını buldu.

Uluslararası hakemli bu araştırmada incelenen çocukların ekran süresinin pandemiyle birlikte ortalama altı saat arttığı vurgulanıyor.

Bilimsel yayıncı Springer'da Ekim 2023'te yayımlanan araştırma, bu yaş gruplarında miyop artışının bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguluyor.

Türkiye'de yapılan çalışmalar, pandemi döneminde evde geçirilen sürede atıştırmalık ve işlenmiş gıda tüketiminin arttığını gösteriyor. (Getty Images)

Ruh sağlığı açısından 'en olumsuz etkilenen grup' ergenler

Pandemi eğitim ve öğrenme süreçleri açısından en çok okul çağı çocuklarını etkilemiş olsa da ruh sağlığı açısından en olumsuz etkilenen grubun ergenler (12-18 yaş) olduğu belirtiliyor.

Fatima Tuba Yaylacı,"çok önemli ve yoğun yaşanan değişimler içeren" bu dönemden geçerken, ergenlerin akran ilişkilerinin sekteye uğramasının önemli bir sorun olduğunu belirtiyor.

Yaylacı, özellikle sosyal izolasyondan mağdur olan ergenler arasında anksiyete, depresyon ve intihar riskinin arttığını belirtiyor.

"Halihazırda biyolojik döngüleri büyük değişimlerden geçerken, eve kapanma süreçlerinde gece-gündüz ritminin bozulması ve ekrana aşırı maruz kalma ile uyku bozuklukları da oldukça yaygınlaştı" diye ekliyor.

Pandeminin dijital kumar ve intiharlara etkisi ne oldu?

Türkiye'de pandemi dönemiyle intihar hızının arttığını gösteren çalışmalar var.

Necmet Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Ana Bilim Dalından Prof. Dr. Mehmet Ak, Konya'da 2018 - 2022 dönemindeki 400 intihar vakasını inceleyen araştırmalarda, pandemiyle başlayan iki yıllık süreçte intihar hızının yüzde 25 oranında arttığını tespit ettiklerini belirtiyor.

Buna göre intihar vakaları arasında pandemi öncesinde kumar borcu olanların oranı yüzde 1'in altındayken pandemiden sonra bu oran yüzde 8'i geçti.

18 yaş ve üzeri vakaları inceleyen araştırmanın sonuçlarına göre pandemi sonrasında kumar borcu olanlar arasında 18-30 yaş aralığındakiler yüzde 34'le ilk sıradaydı. Tüm vakaların yüzde 31'ini oluşturan 31-45 yaş grubu ikinci sırada yer aldı.

BBC Türkçe'nin sorularını yanıtlayan Ak, tespit edilen tüm kumar borçlarının çevrimiçi platformlar aracılığı ile yapıldığını vurguluyor ve pandemi döneminde karantina ve sosyal izolasyon süreçlerinin kişileri çevrimiçi platformlara yönlendirmiş olabileceğini belirtiyor.

Polonya'da ve Birleşik Krallık'ta yapılan ve 2024'te yayımlanan bir başka araştırma, pandemi döneminin çevrimiçi kumar ve bahis aramalarını artırdığı savını destekliyor.

Evde üniversite okuyanlar iş hayatını nasıl değiştirdi?

Pandemi döneminde üniversiteye başlayan gençlerin birçoğu bugün kariyerlerine hazırlanıyor.

Covid-19 kapanmalarının başında Galatasaray Üniversitesindeki eğitimine başlayan Yalın Gökçe, BBC Türkçe'ye kendisi ve yakın arkadaşları için en önemli önceliklerden birinin uzaktan çalışma imkanı olduğunu söylüyor:

"'Gelecekte nasıl bir iş yapabiliriz?' diye düşündüğümüz dönemde çevrimiçi ve esnek çalışma hayatımıza girdi. Bunun avantajlarını keşfettikten sonra diğerini fikir olarak benimsemek zor geliyor."

Gökçe, kendisi için para kazanmak kadar mutluluğun da öncelikli olduğunu söyleyen gençlerden biri.

Uzmanlara göre bu kuşağın mutluluğa öncelik vermesinde pandeminin de katkısı var.

Pandemi sonrası dönemde iş hayatına atılan gençler evden çalışmaya öncelik veriyor. (Getty Images)

BBC Türkçe'ye konuşan Boğaziçi Üniversitesi Kariyer Merkezi Koordinatörü Adem Dönmez, pandeminin bu kuşak için bir "kırılma noktası" olduğunu söylüyor ve ekliyor.

"Çevrimiçi toplantılar, evden çalışma gibi hızlı değişiklikler hayata ve mesleklere bakışlarını, çalışma biçimlerini çok etkiledi ve değiştirdi."

Adem Dönmez, gençlerin evlerinden dünyanın her tarafına bağlantılı olabildiği dönemi deneyimlemesiyle, girişimcilik modellerinin bu yönde evrildiğinin altını çiziyor.

"Dünyanın her yerinden müşterileri olan öğrencilerle karşılaşabiliyoruz. Aynı şekilde şirketlerden de özellikle yazılımcı ve tasarımcılara yönelik böyle talepler gelebiliyor" diyor.

Gençlerin geniş bir ağa ulaşma probleminin olmadığını söyleyen Boğaziçi Üniversitesi Kariyer Merkezi'nde Danışmanı Dr. Burcu Ertürk Kılıç , onlara anlamı önce çıkartacak şekilde, "Ağ kurma bağ kur" tavsiyesinde bulunduklarını belirtiyor.

 

Haber, değiştirilmeden kaynağından otomatik olarak eklenmiştir