Gündem

Dervişoğlu'ndan Demirtaş sorusuna yanıt: Kişiyi siyasi görüşlerine bakarak bir değerlendirmeye tabi tutmam, yola ‘adalet peşindeyim’ diye çıktım

04 Nisan 2025 12:29

Güncelleme: 04 Nisan 2025 12:52

T24 Haber Merkezi

İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, "Selahattin Demirtaş’ın davası uzunca bir süre devam etmiştir. Eksik delil mi vardır, eldeki veriler yetersiz midir? 7-8 yıl süren bir davanın bitirilmemesi gerekçesi nedir, bütün bunlar tartışma konusudur. Dolayısıyla bir adaletsizlikle karşı karşıyaysa bulunduğu yere bakmaksızın, onun hakkını ve hukukunu korumak da benim siyasi sorumluluklarıma dahil olan bir husustur. Ben kişiyi siyasi görüşlerine bakarak bir değerlendirmeye tabi tutmam. Ben yola ‘adalet peşindeyim’ diye çıktım" dedi

Dervişoğlu, Halk TV'de Kürşad Oğuz’un gündeme dair sorularını yanıtladı.

Tutuklandıktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden alınan Ekrem İmamoğlu’na yaptığı ziyarete dair Dervişoğlu, “Sayın Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'de tutuklu olmasının bir tek sebebi var; o da önümüzdeki seçimlerle ilgili olarak cumhurbaşkanı adayı olmasıdır. Bunun başka bir izahı yoktur” dedi.

Dervişoğlu, “İmamoğlu şayet cumhurbaşkanı adayı olmasaydı ne diplomasının iptali düşünülecekti ne de bugün Silivri’de olacaktı. Bu çerçeveden baktığımızda haksız, hukuksuz, adaletsiz bir sonuçla karşı karşıya bulunduğumuzu söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.

“Yaşananlar bu rejimin tahkimine ve tek adamlığın sürdürülmesine endeksli” diyen Dervişoğlu, Recep Tayyip Erdoğan’ın anayasa rağmen yeniden cumhurbaşkanı adayı olmak istediğine işaret etti.

“Erdoğan’ın hayal ettiği neticenin yol taşları döşeniyor”

İstanbul’da yaşananları hukuki süreç olarak yorumlayan değerlendirmelere ilişkin Dervişoğlu, “Hukuki olarak tarif ettiğiniz bu süreç benin tarafımdan bakıldığında siyasi bir süreçtir. Sayın Cumhurbaşkanı’nın elde etmeyi hayal ettiği bir neticenin yol taşları döşenmektedir. Bu demokrasi ve vicdanla bağdaşan bir yaklaşım değildir. Sayın Erdoğan bir Karadenizli’dir. Delikanlılıkla bağdaşan bir yaklaşım da değildir” değerlendirmesini yaptı.

Silivri’ye ilk kez gitmediğini daha önceki kumpas davalarında da Silivri ziyaretleri gerçekleştirdiğini hatırlatan Dervişoğlu, “Ama bu sefer kumpas doğrudan doğruya siyaset müessesine kuruldu” dedi.

“O zaman Kenan Evren'e karşı verdiğimiz mücadeleyi şimdi türevine karşı veriyoruz”

Silivri ziyareti sırasında yaptığı Bastille Hapishanesi örneği hatırlatılan Dervişoğlu, “Bastille hapishanesi tek adamlığa karşı, monarşiye karşı, otokrasiye karşı verilmiş bir hürriyet ve demokrasi mücadelesidir. O hapishane baskınına atıfta bulunarak otokrasi hayal edenlerin hayallerinin ham kalacağını ve gerçekleşmeyeceğini ifade etmek istedim. Bastille birlikte nasıl monarşi yıkıldıysa, Silivri'de oluşan milli iradeyle de otokrasi arayışı yerle bir olacaktır.

12 Eylül sürecindeki savunmamda Bastille Hapishanesi Baskınına yer vermiştim. O zaman Kenan Evren'e karşı mücadele ediyorduk şimdi de türevine karşı” şeklinde konuştu.

Silivri ziyareti sırasında Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile yaptığı görüşme sorulan Dervişoğlu, “Bugün kendisinden ‘Türkiye için rehin tutulan sevgili kardeşim’ diye bahsettim. Bu birçok yere mesajdır. Bugün Abdullah Öcalan denen caninin yaş gününü kutlamak için Diyarbakır'dan Urfa'ya giden insanlara polis ve jandarma refakat ederken; gerek Ümit Özdağ gerek Ekrem İmamoğlu’na yapılan muameleyi hiç yerinde bulmuyorum.” dedi.

Dervişoğlu, hem İmamoğlu’nun hem de Özdağ’ın rehin tutulduklarını söyledi.

“Ben bu yola ‘adalet peşindeyim’ diye çıktım”

Selahattin Demirtaş’ı ziyaret etmeyi düşünür müsünüz?” sorusuna Can Atalay sürecindeki tavrını hatırlatarak cevap veren Dervişoğlu, “Hukuk, demokrasi ve adalet söz konusu olursa kimse benden taassuplarıma dayalı ifadeler beklemesin. Ben inandıklarımı söylerim. Demirtaş’ın davası uzunca bir süre devam etmiştir. Eksik delil mi vardır, eldeki veriler yetersiz midir? 7-8 yıl süren bir davanın bitirilmemesi gerekçesi nedir, bütün bunlar tartışma konusudur. Dolayısıyla bir adaletsizlikle karşı karşıyaysa bulunduğu yere bakmaksızın, onun hakkını ve hukukunu korumak da benim siyasi sorumluluklarıma dahil olan bir husustur. Ben kişiyi siyasi görüşlerine bakarak bir değerlendirmeye tabi tutmam. Ben yola ‘adalet peşindeyim’ diye çıktım. Türkiye'nin ihtiyaç duyduğu şeyin adalet, hürriyet ve eşitlik olduğunu söyledim” ifadelerini kullandı.

Dervişoğlu, “Adı, mensubiyeti ve geçmişi ne olursa olsun benim için fark etmez. Adaletsizliğe uğradıysa ve uğramış olduğu adaletsizlik zamana yayılarak kendisine ya da mensubu bulunduğu kuruma şantaj amaçlı kullanılacaksa; sıfatımı bir tarafa bırakıyorum, Müsavat Dervişoğlu ismiyle ona karşı mücadele etmek benim için namus borcudur” diye ekledi.

“Gençlerin önünde saygıyla eğiliyorum”

Bursa’daki eylemler sırasında gözaltına alınan bir gencin ailesine yazdığı mektubu okuyan Dervişoğlu, “Bunlara vandal diyen kendini bilmezlere sesleniyorum: İşte Türk milleti bu! Ruhu da bu, vicdanı da bu. İrfanı ve hürriyet düşüncesi de bu. Hem imkanla siyaset yapıp hem adaletsizce hükmedenlere buradan sesleniyorum; irfanla karşılarında duracak bir nesil geliyor.” şeklinde konuştu.

“Başkalarının müdahalesi olmasın, bu gençler bin gün sokakta kalsın bir kişinin bir tırnağı kanamaz” diyen Dervişoğlu, gençlerin önünde saygıyla eğildiğini ekledi.

İmamoğlu’na gizli tanıklı yargılama

İmamoğlu hakkındaki iddianamelerin gizli tanıklar üzerinden hazırlandığı hatırlatın Dervişoğlu, “Bunlar geçmişte yaşandı. FETÖ’nün yol göstericiliğinde yaşanmış kumpas davaları var. Bu kumpas davalarında kimlerin zindanlara atıldığını ve bunun maliyetinin devlet tarafından nasıl ödendiğini biliyoruz. Türk milleti 15 Temmuz'da devletini sokaktan toplamak mecburiyetinde kaldı.” dedi.

TIKLAYIN - İmamoğlu’ndan AKP ve MHP seçmenine: İnsanları “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar; ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz!

Yargılamaların bu zihniyetle adil bir şekilde yapılamayacağını kaydeden Dervişoğlu, “Kim suç işlediyse cezasını çeksin ama teröristlerden barış güvercini yaratıp, gerçek güvercinleri de akbaba gibi tanımlamaya kalkışırsanız buna isyan etmek benim en önemli vazifelerimdendir.” İfadesini kullandı.

Dervişoğlu, “Bir siyasi partinin genel başkanını ya da başka bir siyasi partinin eski genel başkanını, bir belediye başkanını ya da birkaç belediye başkanını hapishaneye doldurursanız bu ülkede geleceğinden kaygı duymayan insan kalmaz. Siz kendinizi bu ülkenin sahibi mi zannediyorsunuz?” değerlendirmesini yaptı.

“Ailemle birlikte alışveriş yapmadım”

Boykot çağrılarına ilişkin görüşleri sorulan Dervişoğlu, “Boykot anayasal bir haktır. İnsanların mal satın almak ya da almamak gibi bir hürriyetleri vardır. Boykot en çok hükümeti rahatsız ettiği için verilen mesajın doğru yere gittiği sonucu da çıkıyor” ifadesini kullandı.

Dervişoğlu, boykot çağrısı ardından ailesiyle birlikte alışveriş yapmadığını dile getirdi.

Boykota destek veren sanatçılar hakkında yaşanan gelişmeler hatırlatılan Dervişoğlu, “TRT’den çıkarılıyorlar. TRT, vatandaşın ödediği vergilerle yaşamını sürdüren bir kurum. Bu penceren baktığınızda hükümetin elinde oyunculara karşı bir silahmış gibi kullanılması halini üzüntü verici buluyorum. Sanatçı toplumun öncü kişisidir. Sanatçı zaten doğuştan muhaliftir” şeklinde konuştu.

Dervişoğlu, sonuna kadar Aybüke Pusat’ın yanında olduklarını vurguladı.

“Tüm bunlar bir kişiyi bir dönem daha görevinin başında tutmak ve rejimi kökleştirmek için yapılıyor” diyen Dervişoğlu, “Bütün muhalefete sesleniyorum. Türkiye bu ceberrut sistemden kurtulmalıdır. Söylenmesi icap eden lafı söylemekten kimse geri durmasın. Muhalefetin üstlenmesi icap eden sorumluktan kaçmasını da, siyasi görevlerini yerine getirmemek anlamına sayıyorum” ifadesini kullandı.

 


Adolescence: 13 yaşındaki bir çocuk neden öldürür? Her evde Jamie’ler yetişiyor olabilir mi?


Günün öne çıkan haberleri...

TIKLAYIN - İmamoğlu’ndan AKP ve MHP seçmenine: İnsanları “yalancı şahit” olmaya zorluyorlar; ahlakı, hak ve hukuku korumanın partisi olmaz!

TIKLAYIN - Grand Kartal Otel yangınında arabaları kurtarmak için otopark kapılarını açtılar, insanları "unuttular!"

TIKLAYIN - Mehmet Y Yılmaz | Toplam kaç kişiyi içeri tıkabilirsiniz?

TIKLAYIN - Tolga Şardan | İstanbul’da ne oldu, ne oluyor, ne olacak?

TIKLAYIN - Mourinho ile Okan Buruk arasındaki diyalog ortaya çıktı

TIKLAYIN - Ali Koç’un annesi Çiğdem Simavi, boykot edilen EspressoLab’a gitti