Hepimize geçmiş olsun.
Size mutlu bir haberim var.
İçinde, “X” ve “Q” harfleri de bulunan yeni bir alfabemiz olacak.
Bir zamanlar Atatürk yeni yazıya ve Latin alfabesine geçtiğinde onu “Ecdadımızın kültürü ile bağlarımızı koparmakla” suçlayanlar şimdi tam “yetmez ama evet” konumuna geçtiler.
“O Latin harfleri yetmez, Q ve X de ekleyelim” diyorlar.
Eminim yakında en devletimizin en gıcık olduğu “W” harfi de eklenecek.
Çok değil, bundan üç beş yıl önce insanlar isimlerinde W, X, Q gibi harfler kullanınca neredeyse göz altına alınıyordu.
Demek ki milli ve yerli alfabe tarifi de değişiyor.
Bu alfabe Türk devletlerini birbirine mi, Batı’ya mı yakınlaştıracak?
Şimdi iddia şu: Bu yeni alfabe Türk devletlerini daha da birbirine yaklaştıracak…
Bizi birbirimize mi daha yaklaştıracak, yoksa Batı dünyasına mı…
Ben, en azından Türkiye için bu ikincisinin olacağına inanıyorum ve memnunum.
Ondan bir gün önce kralın çöldeki çiftliğinden gelen istihbarat
Türk dünyasının liderleri Bişkek’de X ve Q üzerinde mutabakata varırken, ondan bir gün önce ‘Riyad’dan bir istihbarat geldi.
İstihbarat dediysem öyle gizi ajanlardan gelen bir bilgi değil.
Bas bayağı apaçık istihbarat.
Şimdi size anlatacağım.
Geçen salı saat 18.19, Riyad Ritz-Carlton Oteli
Riyad’ın ünlü Ritz-Carlton Oteli’nin lobisindeyiz.
Burası Prens Salman’ın Suud ailesinin önde gelen isimlerini yolsuzluk suçlaması ile bir nevi ev hapsine aldığı otel.
O gün orada İsviçre’deki “Kar Davos’u”na karşı bir süredir Suudi Arabistan’da düzenlenen “Çöl Davos’u” toplantısına gelenler var.
Batı dünyasının dev şirketleri orada.
Carlyle Group, Black Rock, Citi, Standart Chartered ve Bridgewater adlı ‘hedge funds’un kurucuları orada.
Salonda bulunan bazı kişiler, yan tarafta bir salona davet edilerek, Kral Muhammed bin Salman’ın özel daveti iletiliyor.
Çöl Davos’una katılan belli bazı kişilere üzerinde isimleri yazılı davetiyeler veriliyor.
Dr. Mehmet Öz
Diriyah’taki Suud ailesinin çöl çiftliğinde tanıdık bir isim
Davet ailenin çöldeki Diriyah bölgesindeki çiftlik evinde yapılacaktır.
Misafirler oraya elektrikli arabalarla götürülür ve çok sıkı güvenlik tedbirlerinden geçirilerek içeri alınır.
Kimler vardır burada?
Dediğim gibi dünyanın en büyük yatırım şirketlerinin ve teknoloji şirketlerinin patronları.
Ancak New York Times muhabiri davetliler arasında bize çok tanıdık birini daha fark eder.
Dr. Mehmet Öz…
Orada doktor olarak değil, bir televizyon ünlüsü olarak bulunmaktadır.
New York Times’da yayınlanan bir fotoğraf var.
Uzun uzun inceledim ama o karede Mehmet Öz’ü göremedim.
Belki siz daha dikkatle bakar görebilirsiniz.
Çölde kurulan Google Data Center ne yapacak?
O gün orada konuşulan yatırımlar trilyonlarca dolarla ifade edilmektedir.
Ancak bütün yatırımcıların gözü kraldan çok Suudi Kamu Yatırım Fonu’nun başındaki Yasir Al Remayyan’ın üzerindedir.
İşte oradan, yani çiftlikteki o davetten sızan bir cümlelik bir istihbarat var ki çok dikkatimi çekti.
Suudiler çok özel bir konuda üç beş milyar dolarla ifade edilen bir yatırıma hazırlanıyormuş.
Bu üç beş milyar dolarla çölde bir “Google Data Center” kuruluyormuş.
Yani bir data merkezi.
Ve bu merkezin bir numaralı hedefi “yapay zekâ konusunda Arapça kabiliyeti geliştirmekmiş.”
Q ve X’e karşı 1 ve 0’lı yeni alfabe
Anlayacağınız biz X ve Q harflerini eklerken, Araplar bambaşka bir alfabeye yönelmişler.
1 ve 0 rakamlarından oluşan dijital bir alfabe bu….
Orada bulunan bir yatırımcı şunu söylemiş:
“Bir zamanlar Körfez sermayesine ‘dump money’, ‘çöplük para’ denirdi. Artık öyle değil…”
Aynı gün Samsung’dan gelen Türkçe haberi
Bu haberi okurken önüme bir başka haber daha düştü.
Başlığı şöyleydi: “Samsung’un Galaksy IA çeviri özelliklerine Türkçe dil desteği geldi.”
Tabii hemen ilgimi çekti.
Bir süredir çift telefon kullanıyorum.
Bir iPhone 15’im vardı.
Ancak onun üzerinde yapay zekâ uygulaması yoktu.
Katlanabilen telefon dönemini açtım
Onun için uzun süredir düşündüğüm bir şeyi gerçekleştirdim.
Bir Samsung Fold 6 aldım.
Bu arada ben iPhone 15’e dünya kadar para verip geçtikten 3 ay sonra, iPhone yapay zekâ uygulaması da olan 16 modelini çıkardı.
Ama artık onu almaya gücüm yetmez.
Samsung Fold 6’ya döneyim.
Yani ikiye katlanan geniş ekran.
Üzerinde yapay zekâ uygulaması da vardı.
Kişisel görüşüm, yakın dönemin telefonu bu katlanabilen Fold olabilir.
Çünkü katlanınca kalınlığı çok azaltılmış. Neredeyse iPhone pro Max’lar kadar oluyor.
New York uçağında El Clasico seyretme keyfi
Telefonu öyle kullanabiliyorsunuz ama aynı zamanda açıp geniş bir ekrana dönüştürüp eğlence fonksiyonunu tam olarak elde edebiliyorsunuz.
Yani küçük bir iPad oluyor. Bu da yolculuk sırasında ve boş zamanlarda film seyretme imkânı sağlıyor.
Mesela son New York yolculuğumda Real Madrid’le Barcelona arasındaki El Clasico kaçını Fold 6 ekranında izledim.
İşte Samsung kullanmaya başladıktan sonra geçen hafta sesli dil çevirme kabiliyeti geldi.
Yani karşınızda dilini bilmediğiniz bir insanla artık eş zamanlı konuşabileceksiniz.
Öğrenciler yabancı okul derslerini izleyebilecek.
Katıldığınız konferanslarda her söyleneni kolayca anlayabileceksiniz.
Restoran sipariş verirken veya şefi size bir yemeği tarif ederken anında anlayabileceksiniz.
Artık Türkçe New York Times’ı İngilizceye çevirerek okuyorum
Bu arada tuhaf bir şey oldu.
Daha önce anlatmıştım.
New York Times abonesiyim.
Artık sabahları bana gelen bültenlerinde Türkçe çeviri özelliği var.
Ne var ki, ben sabahları denemek için birkaç kez Türkçeye çevirip okuyunca algoritma artık bana New York Times’ı hep Türkçem gönderiyor.
İngilizceye çevirip İngilizce okuyorum.
Artık İHA’lar marangoz atölyesinde bile yapılıyor
Diyeceğim; Atatürk Latin alfabesine ve yazısına geçerek Türkiye’yi dünya ile entegre etti.
Şimdi o alfabenin eksik harflerini tamamlamak da güzel bir şey.
Ama önümüzdeki dönem dillerin asıl kabiliyet kazanmaları gereken alan dijital alfabe ve AI, yani yapay zekâ alanı olacak.
Ne yazık ki Türkiye’nin bugün en geri kaldığı alan AI…
Bir süre İHA başarıları ile övündük.
Ama biliyoruz ki, Ukrayna artık marangoz atölyelerinde İHA yapıyor…
O nedenle Mehmet Öz’e ulaşırsam, Riyad toplantıları hakkında biraz bilgi alacağım.