28 Şubat 2025 08:29
Güncelleme: 28 Şubat 2025 09:58
T24 Haber Merkezi
Gazeteci, T24 yazarı Hasan Cemal, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "terör eylemlerine son vererek lağvedilmesi" çağrısı yaptığı PKK'nın lideri Abdullah Öcalan’ın PKK'nın kendini feshetmesi ve tüm grupların silahları bırakması gerektiği açıklamasının “ön şartsız” olmasının önemine dikkati çekti. “Türkiye kalıcı barışın sağlam bir temele oturtulabilmesi için demokrasiyle adaletle özgürlüklerle ilgili yapılması gerekenler var” diyen Hasan Cemal, “Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandırırsak Türkiye’nin önü çok daha fazla açılır” diye konuştu. “Ne olursa olsun bu çağrının gereğini Kandil’in de yapması” gerektiğini söyleyen Cemal, “Onların da silahlı mücadele konusunda artık bu işin zamanını tamamladığına dair görüşleri olduğunu biliyorum” diye aktardı.
Öcalan’ın 12 yıl önce Diyarbakır meydanında okunan “zamanın ruhunu yakalayamayanlar kaybolup gitmeye mahkûm” odluğunun vurgulanarak yapılan silah bırakma çağrısını hatırlatan Cemal, şunları kaydetti:
“Ama o zaman bu konu şimdi nedenlerini tartışmak gereksiz, kayboldu heba oldu gitti. O fırsat harcandı. Bugün gelinen noktada ön şartsız Kandil’in tamam ben kendimi feshediyorum demesi gerekir. Ama iş Türkiye’de bununla bitmiyor. Bunun olması lazım bu barışın oylunu açacak ama ondan sonra sıra demokratikleşmeye hukuk devletine hukukun üstünlüğüne gidiliyor. Bunları yapmadığımız vakit bugünkü kriz ortamını derinleşeceğinin bütün işaretlerini alırız.”
Cemal bir kez daha “Silahla, şiddet ve terörle bir yere gidemeyiz; mutlaka demokrasi yolunu açmamız lazım” diye vurguladı.
TIKLAYIN - Hasan Cemal'in yazısı | Silahlara veda zamanı... Hoş geldin barış!
Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın unduğu Yeni Bir Sabah programına konuk olan Hasan Cemal’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
Türkiye’de kalıcı barışın sağlam bir temele oturtulabilmesi için demokrasiyle adaletle özgürlüklerle ilgili yapılması gerekenler var. Bunu şu anlamda söylemiyorum ön koşulla silahla bırak demedi, silah bırak ilahın zamanı dolmuştur dedi. Bunu bir ön koşul olarak söylemedi. Yani bunu yap sona demokrasi. Hayır önce silahlar bırakılsın dedi. Önem buradan kaynaklanıyor ama dediğim gibi Türkiye’de barışın gerçek anlamda sağlam bir alt yapısının kurulması lazım, bu da demokrasi hukukun üstünlüğü ve hukuk düzeniyle birlikte olur. Burada yapılması gereken çok şey olduğunu hepimiz biliyoruz. Ama silah ön koşulsuz bırakılmalıdır.
Bugünkü iktidarın demokrasi konusunda kırıkları, günahları fazlasıyla var. Bugün her şeyi bir kenara bırakın bakın kayyumlara 31 Mart seçimlerinde kazanılan zaferin bütün kalelerine el koyuyor iktidar. Esenyurt’ta Ahmet özer, Beşiktaş, Beykoz, aynı zamanda Güneydoğu’da birçok belediyeye el konuluyor.
İkincisi İmamoğlu’nu kendine büyük rakip görüyor siyaset sahnesinden tasfiye etmesi için demokrasi ve hukukun canına okunuyor. Aynı zamanda hapiste olanlar bak. Osman kavala AYM, AİHM kararlarına rağmen hapiste. Selahattin Demirtaş yine aynı şekilde. Daha çok kişi var hapiste ve biz Türkiye olarak altına imza attığımız sözleşmeleri tanımıyoruz!
Keşke bu APO’nun tarihi silahlara veda çağrısının sonrası da gelse. Sonrası gelir gelmez tabii kafamda soru işaretleri var ama bundan dolayı Kandil’in PKK’nın bunlar yapılırsa ben silah bırakırım demesini de kabul etmiyorum. Ben 10 yıldır PKK’nın silahları bırakmasını savunuyorum. Bu kayıtsız şartsız olması lazım. Çünkü silah zamanını doldurdu. 1993’te Öcalan’ın bana söylediği bir şey var, “Kürt realitesi kabul edilmedi bu da dağ yolunu açtı” diyor. Kürt realitesi kabul edildi edilmese zaten Öcalan’ın muhatap alıp ona çağrı yağ denmezdi. Ancak Kürt realitesinin kabulü zamanında bu inkâr dağın yolunu açtı.
Cumhuriyeti demokrasi ile taçlandıramadık. Bu taçlandırılırsa iyice o zaman Türkiye’nin önü çok daha fazla açılır. Ama dediğim gibi silah politikanın icabı olarak terör şiddet bunların hepsinin sona ermesi, erdirilmesi lazım.
Bu arada geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum Devlet Bahçeli’ye. Bahçeli ile benim dünyam çok ayrı ama aynı zamanda Bahçeli bu çağrıyı yaptığı zaman onu destekledim, önemli bulduğumu belirttim. O yüzden ne olursa olsun bu çağrının gereğini Kandil de yapmalı. Onların da silahlı mücadele konusunda artık bu işin zamanını tamamladığına dair görüşleri olduğunu biliyorum. Onlar da bunun gereğini yapmalılar. Öcalan kaç yaşına geldi. 80’ine merdiven dayamış durumda bütün bunların içinden geçerek silahı bırakalım diyor. Barış zamanıdır şimdi.
Şunu unutma İsmail 2013 mart ayında çözüm süreci başlarken Öcalan’ın bir çağrısı vardı Diyarbakır’ın meydanında okunan, orada zamanın ruhunu yakalayamayanlar kaybolup gitmeye mahkûmdur diyerek silah bırakma ağrısı yapmıştı. 12 yıl önce bu çağrıyı yaptı o zaman alkışladık, ben ertesi gün Kandil’e çıktım Karayılan’la görüştüm, Öcalan’ın çağrısını kabul ettiklerini söylemişti. Ama o zaman bu konu şimdi nedenlerini tartışmak gereksiz, kayboldu heba oldu gitti. O fırsat harcandı. Bugün gelinen noktada ön şartsız Kandil’in tamam ben kendimi feshediyorum demesi gerekir. Ama iş Türkiye’de bununla bitmiyor. Bunun olması lazım bu barışın oylunu açacak ama ondan sonra sıra demokratikleşmeye hukuk devletine hukukun üstünlüğüne gidiliyor. Bunları yapmadığımız vakit bugünkü kriz ortamını derinleşeceğinin bütün işaretlerini alırız.
Bugün buraya gelirken bir meslektaşım dedi ki Hasan Cemal sözlerine dikkat et pat diye sana soruşturma açılmasın dedi. Bu korku. Bu korkuyla demokrasi ve hukuk bir arada olmaz. Büyük bir korku iklimi yaratıldı Türkiye’de. İnsanlar fikirlerini özgürce söylemeye çekiniyorlar. Ne yapıp ne edip Öcalan’ın bu tarihi çağrısının gereğinin Kandil’de yapılması aynı zamanda iktidarın deyişiyle terörsüz Türkiye amacına hedefine varılması ama yetmez. Herhangi bir şart öne sürülmeden bunun olması lazım ama aynı zamanda hukukun demokrasinin gereği Türkiye’de yapılması lazım. Bu açıdan dökülüyoruz.
Artık biz bir silahla, şiddet ve terörle bir yere gidemeyiz, iki mutlaka demokrasi yolunu açmamız lazım. TÜİAD başkanlarının yanına polis dikip polis eşliğinde ifadeye götürüyorsun. Böyle bir Türkiye’de nasıl yatırım olur nasıl ekonomik büyüme olur Türkiye’nin ihtiyacı olan dışarıdan sermaye Türkiye’ye gelmez. Çünkü hukuk üzeni çok önemli. Hukukun üstünlüğünü kurmadan ekonomiyi de düzeltemezsin hiçbir şeyi düzeltemezsin. İmamoğlu’na yapılanları düşünüyorum, Ahmet Özer, Beykoz, Beşiktaş belediye başkanları… bununla nereye gider Türkiye? halk TV’ni ilk duruşmasına gideceğim. Olacak şey mi! Evet silahlar veda zamanı bu açıdan Öcalan’ın açıklaması tarihi önemdedir ama bunun kıymetini bilip bunu ileriye götürelim.
PKK’yı sadece terörle, şiddetle görmekten de kaçmak lazım. Evet PKK şiddetin daniskasını yaptı ama sadece bundan ibaret değildir. Nitekim bugün Türkiye Öcalan’ı muhatap alıp onunla birlikte PKK’yı ve varlığını sona erdirme noktasına gelmişse burada bu yıllar içinde Kürt sorununun varlığını ve Kürt realitesinin varlığını kabule yol açmıştır. (Kitabından 1993 nisan tarihli Öcalan'ın demecini okudu) 'Ulusal kimliği halen yok sayılan bir halk gerçeği siyasal haklarımız bir yana kültürel haklarımız bile yok. Siyaset çözüm yolu şiddetle kapanmıştır. Madem şiddetle kapatıldı şiddetle açarız. Kürt kimliğinin kabulünün yolu.'"
© Tüm hakları saklıdır.