Çevre

İklim Adaleti Koalisyonu'ndan Hatay'daki kaçak beton santraline tepki: Mühürlenmesine rağmen çalışıyor

29 Ekim 2024 16:09

T24 Haber Merkezi 

İklim Adaleti Koalisyonu, Hatay'daki beton santrallerine dikkat çekerek; "Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı talebiyle santral henüz faaliyete geçmeden defalarca kaymakamlık ve belediyeye doğrudan, ilgili bakanlıklara ise CİMER aracılığıyla onlarca dilekçe gönderildi. Samandağ Belediyesinin santrali mühürlemesi bile 7 Haziran’da ruhsatsız olarak çalışmaya başlamasını engellemedi. Tüm itirazlara, toplantılara basın açıklamalarına, hemen yakınındaki ilkokulda eğitim alan çocukların varlığına rağmen kanun ve mevzuatta “gayri sıhhi işletmeler” olarak sınıflandırılan bu hazır beton santrali çalışmaya devam ediyor" açıklamasını yaptı. 

İklim Adaleti Koalisyonu, 6 Şubat depremlerinde yıkımın en çok olduğu il olan Hatay'da konut vaadi nedeniyle kontrolsüz yapılaşma başladığını, bu durumun sonucu olarak ise Samandağ Belediyesi'nin mühürlemesine rağmen kaçak beton santralinin çalıştığını vurguladı. Koalisyon'dan yapılan açıklama şöyle: 

"Beton santrallerinin, taş ocaklarının yarattığı halk sağlığı sorunlarına, ekokırım riskine, tarım  ve zeytinliklerin yok olması pahasına Hatay’daki inşaat çalışmaları hoyratça devam ediyor. Tüm uyarılara, karşı çıkışlara rağmen insanların konut ihtiyacı gerekçe gösterilerek konut üretim yöntemi tartışılmıyor. Konunun uzmanlarının da yanlış bulduğu bu hızlı ve hoyrat inşaat yöntemi Hatay’ın yaşam alanlarını bozuyor, suyunu, havasını, toprağını zehirleyerek tarım alanlarını yok ediyor. Havası, toprağı, suyu kirlenmiş şehirlerde, güvensiz TOKİ konutlarında yaşamak istemeyen Hataylıların yerel ekoloji ve dayanışma gruplarıyla yürüttüğü hak mücadelesine ise yanıt verilmiyor.

Bu çerçevede Samandağ’da son günlerde beton santraline karşı verilen mücadelede yaşananlar Hatay'ın genelindeki sorunların yakından anlaşılması için büyük bir önem taşıyor. 

6 Şubat depremlerinde ağır zarar gören Samandağ halkı, tüm Hatay’da olduğu gibi depremin yarattığı yaralarını sarmakla uğraşırken geçtiğimiz Mart ayından bu yana göz göre göre gelen büyük bir felaketi önce engellemek, Haziran ayından bu yana da durdurmak için çalışmak zorunda kaldı.

Yerleşim alanlarının ortasında, toz-duman ve gürültü içinde çalışan Gürkal Hazır Beton Santrali; kısa ve uzun vadede başta kanser ve kalp damar hastalıkları olmak üzere ciddi halk sağlığı problemleri, ağır bir ekolojik kırımla Samandağ’ı tehdit ediyor. Samandağ Ekoloji Platformu hazır beton santralinin kapatılması ve yerinin değiştirilmesi için 9 aydır mücadelesini veriyor. Ayrıca santralin zaman içinde daha yoğun toksik emisyonlar yayması, burada tehlikeli atıkların da yakıldığı şüphesini artırıyor.

Sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı talebiyle santral henüz faaliyete geçmeden defalarca kaymakamlık ve belediyeye doğrudan, ilgili bakanlıklara ise CİMER aracılığıyla onlarca dilekçe gönderildi. Samandağ Belediyesinin santrali mühürlemesi bile 7 Haziran’da ruhsatsız olarak çalışmaya başlamasını engellemedi. Tüm itirazlara, toplantılara basın açıklamalarına, hemen yakınındaki ilkokulda eğitim alan çocukların varlığına rağmen kanun ve mevzuatta “gayri sıhhi işletmeler” olarak sınıflandırılan bu hazır beton santrali çalışmaya devam ediyor.

Santral; yoğun yerleşimli üç mahallenin ortası, bir ilkokulun çok yakını, narenciye bahçeleri ve seraların yanı, Asi nehrinin eski yatağı, endemik benekli kaplumbağaların yaşam

alanlarının hemen karşısı, yani mevzuatlarla yasaklanan alanlarda faaliyetine devam ediyor. Üstelik 22 Nisan 2024 tarihinde belediye görevlilerince mühürlenmiş olmasına rağmen kaçak bir şekilde çalışmasını sürdürüyor. Samandağ Belediyesi’nin Encümen kararı ile alınan ve idari mahkemece kabul edilen yıkım kararının uygulanması 12 Eylül 2024 tarihinde Samandağ Emniyet Müdürlüğünce engelleniyor, yıkım yapılamıyor.

Durum böyleyken Hataylılar yurttaşlık haklarına ve “Herkes sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek Devletin ve vatandaşların ödevidir.” diyen Anayasa’nın 56. Maddesi'ne dayanarak, toplum sağlığı, gelecek nesiller ve doğa için mücadele ediyor. 

İklim Adaleti Platformu bileşenlerinden Samandağ Ekoloji Platformu üyeleri Mevlüd Oruç, Ferit Diker ve Bereket Akçay’ın, sağlıklı bir çevrede yaşam hakkı için sürecin başından beri verdikleri mücadele nedeniyle  Gürkal Hazır Beton Santrali şirketinin ortaklarınca hem telefonla hem de yollarının kesilerek tehdit edilmesi, hakaret ve sinkaflı küfürlere maruz kalmaları kabul edilemez. 

Yaşamı yok oluşa sürükleyen bu santral ve Hatay’da benzer koşullarda çalışan tüm santrallerin, taş ocaklarının durdurulması ve kaldırılması ya da yurt dışında olduğu gibi çevreye ve insan sağlığına zarar vermeden çalışmalarının sağlanması gerektiğini, bunun yapılmaması durumunda buna göz yumanların, izin verenlerin suç işlediklerini hatırlatıyoruz.

Demokrasi, yaşam ve doğa savunucuları olarak sürecin takipçisi olduğumuzun ve olacağımızın, hem ruhsatsız ve kaçak çalışan beton santralinin acilen kapatılmasını, hem de sağlıklı bir çevrede yaşama hakları yani Anayasal hakları için mücadele eden arkadaşlarımızın can güvenliğinin sağlanmasını beklediğimizi kamuoyuna duyuruyor ve yetkilileri göreve çağırıyoruz."

İmzacı Kurumlar;

Adana Ekoloji Platformu, Antakya Çevre Koruma Derneği, Artur Çevre Platformu Burgazada Orman Gönüllüleri Platformu, Bursa Su Kolektifi, Büyüknohutçu Dostları, Dem Parti Ekoloji, Tarım ve Hayvan Hakları Komisyonu, Doğanın Çocukları, Doğu Akdeniz Çevre Platformu, Ekoloji Birliği, Ekoloji Politik, Eskişehir Çevre Derneği, Hatay Barınma Hakkı Platformu, Hatay Tabip Odası, İklim Adaleti Koalisyonu, Karadeniz Ereğli Çevre Platformu (KERÇEP), Karadam Karacahisar Mahalleleri Doğayı Doğal Hayatı Koruma Güzelleştirme ve Dayanışma Derneği (KARDOK), Kuzey Ormanları Savunması Marmara Ereğlisi Çevre Gönüllüleri, Muğla Çevre Platformu, Samandağ Afetzede Derneği, Samandağ Akdeniz Derneği, Samandağ Çevre Koruma Derneği, Samandağ Ekoloji Platformu, Sürdürülebilir Yaşam Derneği, Türk Tabipler Birliği, Türkiye Ormancılar Derneği Marmara Şubesi, Yeşil Sol İklim Krizi Çalışma Grubu

 

“Sünnet, beden bütünlüğüne bir tehdit mi geleneğin vazgeçilmezi mi?”

 Yönetmen Ece Dizdar anlatıyor


Günün öne çıkan haberleri

TIKLAYIN | Başlamadan biten “barış süreci!"

TIKLAYIN | SDG Komutanı Mazlum Kobani: 'Türkiye ile aramızda arabuluculuk yapılıyor'

TIKLAYIN | Arşiv fotoğraflarıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

TIKLAYIN | TUSAŞ saldırısı göz göre göre geldi: Tesis, özel güvenlik denetiminde sınıfta kalmış!

TIKLAYIN | Ceyda Düvenci ve 13 yaşındaki kızı Melisa’dan duygu dolu yayın: “Hayatımın en gururlu anı”

TIKLAYIN | Geri dönüşüm kutusuna attığınız kıyafetlerin ‘cennete’ gittiğini düşünüyorsanız, moda endüstrisinin gizli 'cehennemine' bir bakalım

TIKLAYIN | Milli sporcu Selene Durna’nın şüpheli ölümü: Evinin balkonundan düştü

 
Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1929'da Cumhuriyet Bayramı geçit törenini izliyor

TIKLAYIN | TBMM Zabıt Ceridesi: 29 Teşrinievvel 1339 (Miladi 1929) Pazartesi günü

TIKLAYIN | Arşiv fotoğraflarıyla 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı

TIKLAYIN | Cumhuriyet'in ilk yıllarından arşiv fotoğrafları

TIKLAYIN | Lozan Barış Antlaşması 101 yaşında: Türkiye Devleti 24 Temmuz 1923'te, Türkiye Cumhuriyeti 29 Ekim 1923'te kuruldu

TIKLAYIN | Ulusal Kurtuluş Savaşı’nı zaferle bitiren "Büyük Taarruz" 101 yaşında

TIKLAYIN | Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun; en büyük devrim 101 yıl önce bugün Cumhuriyet’in ilanıyla yapıldı