Gündem

Masquerade gece kulübü tadilatı yangınında hayatını kaybedenlerin yakınları isyan etti: Çocuklar ölüme itilmiş

02 Nisan 2025 13:06

Güncelleme: 02 Nisan 2025 13:49

Beşiktaş'ta Masquerade gece kulübünde tadilat sırasında çıkan, 29 kişinin yaşamını yitirdiği yangının üzerinden bir yıl geçti. Yangında yakınlarını kaybeden aileler, gece kulübünün önünde toplandı. Acıları taze olan aileler, açıklamaları sırasında göz yaşlarını tutamadı. Adaletin sağlanması için aileler, "Çok fazla ihmal var, çocuklar ölüme itilmiş gibi, bir senedir içim yanıyor, bir tek yavrum vardı elimden aldılar" diye isyan etti. Fenalaşan yakınların olduğu anmada aile yakınları gece kulübünün girişine karanfil bıraktı. Yapılan basın açıklamasında hükümete çağrı yapan aile yakınları, "Belediye yetkilileri hakkında açılan davalarda suç vasfı “taksir” değil, açıkça “olası kast” olmalıdır" ifadelerini kullandı. 

2 Nisan 2024'te Gayrettepe Yıldız Posta Caddesi Gündoğdu Sokak'taki 16 katlı binanın eksi 1 ve eksi 2. katında faaliyet gösteren eğlence merkezinde yangın çıktı. Yapılan incelemelerde, yangının tadilat sırasında çıktığı ve 29 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Yangınla ilgili adli ve idari soruşturma başlatıldı. İdari soruşturmada 2 mülkiye müfettişi, adli soruşturmada ise 3 cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Olay yeri incelemesi ve delil toplama çalışmalarında iş güvenliği ve yangın uzmanlarının yer aldığı 3 kişilik bilirkişi ekibi, yangının çıkış nedeniyle ilgili çalışma yürüttü. Polis ekipleri soruşturma kapsamında yaptığı çalışmada, işletme müdürü ve iş yerinin ortaklarının da aralarında bulunduğu 8 şüpheliyi gözaltına aldı. Beşiktaş Belediyesince yapılan açıklamada, tadilatla ilgili bilgi verilmediği ve belediyelerinden izin alınmadığı bildirildi. Otopsi için Adli Tıp Kurumuna getirilen ölenlerin cenazeleri, işlemlerin ardından ailelerine teslim edildi. Soruşturmada gözaltı sayısı 11'e çıkarken, şüphelilerden 7'si tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Bugün düzenlenen 1. yıl anmasında bir araya gelen aile yakınları, davanın yapılan başvurulara rağmen Çağlayan Adliyesi'ne alınmak yerine Silivri'de görülmesine tepki gösterdi. Anmada konuşan avukat Ahmer Ergin, "Her kimse ceza alması için elimizden gelen çabayı göstereceğimizi hatırlatmak için buradayız" diye konuştu.  Dava sürecine katılımı ve basının takip etme imkanlarını sınırladığını söyleyen Ergin, davanın Çağlayan Adliyesi'ne alınması yönündeki taleplerini yineledi. Gece kulübünün önünde toplananlar basın açıklamalarını okudu. 

Okunan basın açıklaması şöyle:

"Bu olay, kamuoyunda “Masquerade Yangını” olarak anılsa da biz aileler için adı nettir: Gayrettepe İşçi Katliamı"

Bugün burada, 2 Nisan 2024’te Beşiktaş Gayrettepe’de bulunan bir eğlence mekânında çıkan yangında hayatını kaybeden 29 canımızı anmak için bir araya geldik. Bu olay, kamuoyunda “Masquerade Yangını” olarak anılsa da biz aileler için adı nettir: Gayrettepe İşçi Katliamı.
 
Bir yıldır evlatlarımızın, eşlerimizin, kardeşlerimizin, dostlarımızın acısı yüreğimizde dinmeden taşıyoruz. Ancak yalnız yas tutmuyoruz. Çünkü bu felaketin adı “ihmal” değil, apaçık bir ihmal zinciriyle örülmüş cinayettir.

"Göz göre göre gelen felaket"

Olay günü yaşananlar ve sonrasında hazırlanan bilirkişi raporları gösterdi ki:
•Yangın, yanıcı malzeme kullanımı, ruhsatsız tadilat, yangın söndürme sistemlerinin çalışmaması, acil çıkışların işlevsizliği ve iş güvenliği önlemlerinin tamamen hiçe sayılması nedeniyle büyük bir faciaya dönüşmüştür.
•Belediye ve itfaiye yetkilileri, işletmedeki eksiklikleri görmezden gelmiş; ruhsatlandırma ve denetim görevlerini yerine getirmemiştir.
•İşletme sahipleri ve taşeron firmalar ise öngörülebilir riskleri bile bile yok saymış, can güvenliğini hiçe saymıştır.
 
Tüm bu sorumlular, yaşanacak felaketi öngörebilecek durumdaydılar. Ancak buna rağmen önlem almadılar. Bu nedenle sadece ihmal değil, olası kast kapsamında sorumlulukları vardır. Yani bu kişiler, 29 insanın hayatını kaybedeceğini öngörmelerine rağmen tedbir almamayı tercih etmiş, bile isteye bu sonucun doğmasına zemin hazırlamışlardır.
 

"Bu bir dikkatsizlik değil, bir tercihtir"

Bugün görülmekte olan ceza dosyalarında belediye yetkilileri hakkında taksirle ölüme neden olma ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılamalar devam etmektedir.
 
Ancak biz bu yargılamaya dair büyük bir eksiklik görüyoruz. İddianamelerde geçen suçlamalar, kamu görevlilerinin eylemlerini yalnızca “taksir” (yani dikkatsizlik ve özensizlik) olarak nitelendiriyor. Oysa olay öncesinde yapılan sayısız uyarı, yazılı ve sözlü şikayetler, kamu görevlilerinin olay yerinde bulunmasına rağmen hiçbir işlem yapmamaları, ruhsatlandırma işlemleri sırasında kasti olarak yapılan hatalı işlemler, yapılan tadilatları görmelerine rağmen göz yummaları; tüm bu ihmaller zinciri, artık öngörülebilir bir sonuca rıza gösterildiğini açıkça ortaya koymaktadır.
 
Bu bir dikkatsizlik değil, bir tercihtir. Bu nedenle belediye yetkilileri hakkında açılan davalarda suç vasfı “taksir” değil, açıkça “olası kast” olmalıdır. Çünkü 29 insanın hayatını kaybedeceği öngörülmesine rağmen hiçbir işlem yapılmaması, bilinçli bir kayıtsızlık, ölümle sonuçlanacağını bilerek görevini yapmama halidir. Bu cezasızlık düzenini kabul etmiyoruz.
 
Bu yargılama, yalnızca bizim değil; tüm toplumun adalet duygusunun onarılması için kritik önemdedir. Adaletin tam olarak sağlanması, ancak gerçek sorumlulukların en ağır şekilde yargılanmasıyla mümkün olacaktır.
 
 
Taleplerimiz:
 
1.Belediye ve kamu görevlileri hakkında açılan davada yargı sürecinin şeffaf, bağımsız ve etkin biçimde yürütülmesi, cezaların caydırıcı olması sağlanmalıdır.
 
2.İşletme sahipleri, yetkilileri, taşeronlar ve belediye görevlileri hakkında olası kast kapsamında yargılama yapılmalı, 29 kişinin ölümüne neden olan ihmallerin hesabı verilmelidir.
 
3.Resmi makamlara verdiği gerçeğe aykırı beyanlarla aslında gerçek taşeron işveren konumunda olan Ercan Erkan hakkındaki takipsizlik kararları kaldırılmalı ve bu kişi hakkında iddianame düzenlenmelidir. Aynı şekilde eğlence işletmesinde verdiği talimatlarla işçilerin ölümüne sebep olan Berna Çaltepe ve Arda Arman Perihan hakkında da iddianame düzenlenmelidir.
 
4.Tüm eğlence mekânlarında yangın güvenliği denetimleri sıklaştırılmalı, risk taşıyan işletmeler kamuoyuna açıklanmalıdır.
 
5.İş sağlığı ve güvenliği eğitimleri zorunlu hale getirilmeli, taşeron firmaların sorumluluğu yasal olarak netleştirilmelidir.
 

"Bu sadece bizim değil, tüm toplumun davasıdır"

Gayrettepe İşçi Katliamı, bu ülkede hâlâ yaşam hakkının, çalışma hakkının, güvenli ortamda bulunma hakkının teminat altında olmadığını göstermiştir.
Biz, sevdiklerimizi geri getiremeyiz. Ama onların adını yaşatabilir, başka canların yanmaması için mücadele edebiliriz.
 
Bu dava unutulmasın! Bu dava unutturulmasın!
Unutmadık, affetmeyeceğiz, hesap sorulana kadar susmayacağız."
 
 

Av. Ahmet Ergin: Sorumluluğu çok açık olan bazı kişilerle ilgili mahkeme işlem yapmadı

Anmada konuşan avukat Ahmer Ergin taleplerine rağmen davanın Çağlayan Adliyesi'nde değil Silivri'de görülmesini eleştirdi. Ergin şöyle konuştu:

"Bugün acı bir günün yıl dönümündeyiz. Bilinçli taksiri de aşan, kasta varan ihmaller sonucunda 29 canımızı yitirdik. Her kimse ceza alması için elimizden gelen çabayı göstereceğimizi hatırlatmak için buradayız.

Davanın başından beri talep etmmeize rağmen duruşmalar Çağlayan Adliyesi'ne alınmadı. Gözden ırak bir yerde yapılıyor ki böyle büyük bir katliama karşı kamuoyunda destek oluşmasın diye. Şu aşamada hala bilirkişi raporu düzenlenmiş ve dosyaya sunulmuş değil. Sorumluluğu çok açık olan bazı kişilerle ilgili mahkeme işlem yapmadı. Aileler ile bu kişiler hakkında da suç duyurularında bulunduk."

Ne olmuştu?

Beşiktaş Belediyesi sınırları içinde kalan, Gayrettepe'de bulunan, bölgenin en büyük eğlence mekânı olan ve "eski Discorium" olarak da bilinen 'Masquarade' adlı gece kulübünde çıkan yangında 29 kişi hayatını kaybetti, 7'si ağır 8 kişi yaralandı. Savcılık, ortaya çıkan iddialar sonrasında 9 şüpheli hakkında, “bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olmak” suçundan ayrı ayrı 22 yıl 6 aya kadar hapis istemiyle iddianame hazırlamıştı.

Hem iş yeri açma hem de tadilat yapımı süreciyle ilgili gereken idari işlemleri inceleyen İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz başta olmak üzere ruhsat verme ile itfaiye birimlerinde görev yapan ve evrakta onayları bulunan personelin sorumluluğunun bulunduğunu tespit etmişti.

Müfettişler, hazırladıkları ön inceleme raporu doğrultusunda yaşananlarda görev ihmali bulunanlar hakkında İçişleri Bakanlığı’ndan “soruşturma izni verilmesi”ni talep etmişti. Müfettişlerin bu talebi, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya tarafından onaylanmıştı.

İddianame

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede 29 kişi "maktul", 27 kişi "müşteki", 9 kişi ise "sanık" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, 2 Nisan'da saat 12.35 sıralarında "Masquerade" isimli iş yerinde yangın çıktığına ilişkin ihbar üzerine itfaiye ve sağlık ekiplerinin sevk edildiği, itfaiye görevlilerinin içeride mahsur kalan kişileri dışarıya çıkardığı belirtilerek, yangında 29 kişinin hayatını kaybettiği anlatılıyor.

Müşteki şüpheli Ercan Erkan, dumandan etkilenen Usamettin Yıldırım ile Gülden Taşpınar'ın yangında yaralandığı kaydedilen iddianamede, savcılık ve bilirkişi heyetinin olay yerinde yaptığı çalışma neticesinde gece kulübü işletmesinin sahiplerinin Şahzade Şekergümüş, Fatma Dörtgül ile Mehmet Memduh Ceylan, mesul müdürünün ise İsmet Şen olduğunun belirlendiği aktarılıyor.

İddianamede, iş yerinde acil durum aydınlatmaları ile yönlendirme levhalarının bulunmadığının, mevcut sprinkler söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmadığının tespit edildiği vurgulanarak itfaiye ekiplerince yangının söndürülmesi sonrası gece kulübünün çeşitli noktalarında hareketsiz yatan kişilerin bulunduğu belirtiliyor.

İddianamede, mevcut söndürme sistemi ve yangın dolaplarının çalışmaması ile acil durum aydınlatmaları ve yönlendirme levhalarının olmaması tespitlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, elektrikli kaynak makinesi kullanılmak suretiyle kolay yanıcı nitelikteki malzemeleri barındıran tadilat işleminin yapıldığı gece kulübünde yangının öngörülebilir olduğu belirtilerek "Ancak şüpheliler tarafından özen yükümlülüğüne aykırı davranılmak suretiyle öngörülebilecek ancak istenmeyen neticenin gerçekleşmesine iradi hareketle sebebiyet verildiği ve bu haliyle şüphelilere isnat edilen eylemin bilinçli taksir boyutunda manevi unsur içerdiği yönünde tarafımızda kanaat hasıl olmuştur." değerlendirmesinde bulunuluyor.

Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında bilirkişi raporu çıkmadı: “Tadilat kaçaktı; belediye ekipleri sadece ‘sessiz olun’ diye uyarıyordu”

Beşiktaş’ta Masquerade adlı gece kulübünde çıkan ve çoğu işçi 29 kişinin hayatını kaybettiği yangına ilişkin davanın görülen yedinci duruşmasında da bilirkişi raporu mahkemeye sunulmadı. Yangının üzerinden yaklaşık bir sene geçmesine rağmen bilirkişi raporunun hazırlanmamasına isyan eden mağdur aileleri, davanın itirazlarına rağmen Silivri’de görülmesine de tepki gösterdi.

“İşletme kaçak olduğu için itfaiyede dükkanın planı, raporu yok”

Kardeşi Murat Uzun’u yangında kaybeden, yangına da tanık olan Hasret Uzun, tadilat sırasında yangına dair herhangi bir önlem alınmadığının altını çizerek şunları aktardı:

“Benden iki yaş küçük kardeşimi kaybettim. Yangına iş yerinin girişinde yakalandım. Kaynak makinasından çıktı yangın. Zaten gece kulübü izinsiz talidattaydı, belediye ekipleri bölgeden geçerken sadece ‘sessiz olun’ diyordu. Yangın tedbiri yoktu, sensörler devreye girmedi. Bize yangın eğitimi dahi verilmedi. Bu kaza değil cinayet. 17 yaşında çocuk da öldü orada. Sigortasız bir şekilde çalışıyordu, can verdi. Yüz kere ifade verdim. Bilirkişi heyeti inceleme yapıyor ama raporun açıklanması sürekli erteleniyor. 30 kişi ölmüş, ihmal var.

Yangın anında 35-40 kişiydik. Kaynak yapılan ortamda birden çok iş yapılıyordu. Normalde kaynakçının başında birinin yangın tüpüyle beklemesi lazımdı. Çalışanlar su kovalarıyla söndürmeye çalıştı. İşletme tadilatı hızlı bitirmek için uğraşıyordu. Gece kulübü kaçak olduğu için bayramın birinci günü bitsin diye acele ettirdiler. Kaynak yapılan ortamda elyaf ses yalıtım yapılıyor. O benzin gibi zaten. Bize baskı yaptılar. ‘Ya gelin ya da kendinize iş bulun’ dediler. 100 metrekarelik iş yerlerinde iki farklı yangın çıkışı olmalı normalde ama yoktu burada.

Mahkeme Silivri’de olduğu için çok zor gidiyoruz. Bugünkü mahkeme 2 saat sürdü. 30 kişi ölmüş, iki saat sürdü. İş kazası böyle olmaz. İtfaiyeye ben haber verdim, on dakika sonra geldi ama müdahale yarım saati buldu. İşletme kaçak olduğu için itfaiyede dükkânın planı, raporu yok. Girişi, çıkışı belli değil.”

TIKLAYIN -Beşiktaş’taki gece kulübü yangınında yine bilirkişi raporu çıkmadı: “Tadilat kaçaktı; belediye ekipleri sadece ‘sessiz olun’ diye uyarıyordu”

Davanın 7. duruşması 7 Nisan'da görülecek

Davanın 24 Şubat'ta görülen 6'ncı duruşmasında mahkeme heyeti, tutuklu 5 sanığın üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, delillerin tamamının toplanmamış olması, olay yeri inceleme raporları ve kuvvetli suç şüphesi nedeniyle tutukluluk hallerinin devamına karar verdi.

Heyet ayrıca, firari sanık hakkındaki yakalama kararının devamına ve bilirkişi raporunun hazırlanmasının beklenilmesine hükmetti.

Davanın 7. duruşması, 7 Nisan'da yapılacak.