Politika

Mehmet Pehlivan: Korku ikliminde avukatlık bir tercih değil, bir sorumluluktur; susmak adalet arayan herkese ihanet olurdu!

28 Mart 2025 21:11

Güncelleme: 28 Mart 2025 23:16

T24 Haber Merkezi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, dün akşam gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılmasının ardından, korku ikliminde avukatlığın bir tercih değil bir sorumluluk olduğunu belirtirken, "Bu süreçte, avukat olarak susmak, yalnızca kendimize değil, adalet arayan herkese ihanet olurdu. Benim için Sayın İmamoğlu hakkındaki soruşturmalar sadece hukuki bir dosya değil; tarihe düşülen nottur" dedi.

Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan, adli kontrol şartıyla serbest

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 23 Mart'ta tutuklanmasının ardından dün akşam gözaltına alınan avukatı Mehmet Pehlivan bugün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Pehlivan'a yurt dışı yasağı konuldu.

Mehmet Pehlivan'ın paylaşımı:

"Dün gece saat 00:30 sıralarında müvekkilim Ekrem İmamoğlu’nun ikameti önünde gözaltına alındım. Bildiğiniz üzere bugün adli kontrol şartıyla serbest bırakıldım.

İçinde olduğumuz bu süreçte avukatlık, yalnızca bir meslek değil aynı zamanda bir direniş biçimidir. Bizler, hukukun sadece uygulayıcısı değil; onun zorlandığı, ihlal edildiği her yerde vicdanın ve adaletin sesi olma sorumluluğunu taşırız.

Sayın Ekrem İmamoğlu’nun da hukuka aykırı biçimde tutuklanması, yalnızca kişiye yönelik bir adım değildi; toplumun iradesine, savunma hakkına ve hukukun kendisine yöneltilmiş bir tehditti. Bu süreçte, avukat olarak susmak, yalnızca kendimize değil, adalet arayan herkese ihanet olurdu.

Baskının arttığı, ifade özgürlüğünün daraldığı, yargının siyasallaştığı dönemlerde avukatlık, geleneği gereği bir cesaret mesleğine dönüşür. Çünkü bu mesleğin özü, korkuya rağmen konuşabilmek, yalnız da kalsa hakikatin yanında durabilmektir. Bu koşullarda, avukatın susturulması; sadece kişiyi değil, toplumu adaletten mahrum bırakmak anlamına gelir. O yüzden bugün, bu baskıya karşı direnmek, bizim mesleki görevimizdir.

Avukatlık geleneği yalnızca mahkeme salonlarında değil; her yerde, tutanak aralarında, susturulmak istenen her sözde şekillenir. Susarak değil, direnerek, dayanışarak ve hakikati ısrarla söyleyerek büyür. Israrla hakikati söylemeye devam edeceğim!

Benim için Sayın İmamoğlu hakkındaki soruşturmalar sadece hukuki bir dosya değil; tarihe düşülen nottur. Çünkü korku ikliminde avukatlık, bir tercih değil, bir sorumluluktur. Ve biz bu sorumluluğu, 'savunma susmaz' diyerek taşıyoruz. Taşımaya devam edeceğiz!

Bu vesileyle dayanışma gösteren herkese teşekkürü bir borç bilirim. Saygılarımla"