24 Mart 2025 15:59
Güncelleme: 24 Mart 2025 16:15
Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ve İnsan Hakları Derneği (İHD), İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 19 Mart'ta gözaltına alınmasıyla başlayan protesto eylemlerinde yaşanan sert polis müdahalelerine ilişkin bir açıklama yayımlayarak ters kelepçe ve göz yaşartıcı gaz kullanımına; kötü muamele uygulamalarına tepki gösterdi. Açıklamada, "19 Mart 2025 tarihinden bu yana tüm ülke sathında yaşanmakta olan ağır ve ciddi insan hakları ihlallerine derhal son verin!" denildi. Ayrıca kötü muamele uygulamalarının sorumluları hakkında etkili ve bağımsız soruşturma süreçlerinin başlatılması istendi.
TİHV ve İHD tarafından yapılan ortak açıklamada İBB Başkanı İmamoğlu'nun 19 Mart'ta gözaltına alınmasının ardından tepkilerini göstermek için sokağa çıkan vatandaşlara yönelik polis müdahaleleri ve ardından ev baskınları sırasında "işkence ve kötü muamele" yapıldığı savunuldu.
14 Ağustos 2024 tarihinde yayımlanan Birleşmiş Milletler (BM) İşkenceye Karşı Komite’nin Türkiye’nin Beşinci Dönemsel Raporu’ndaki “Ters kelepçe gibi gereksiz acı ve ıstıraba neden olan kısıtlama tekniklerinin kullanımı yasaklanmalı” tavsiyesinin hatırlatıldığı açıklamada, "Gözaltına alınan kişilerin maruz kaldıkları ters kelepçe uygulaması, mutlak olan işkence ve diğer kötü muamele yasağının ihlalidir" denildi.
Dünya Tabipler Birliği’nin (DTB) Ekim 2015 tarihinde kabul ettiği Tutum Belgesi’nde yer alan kararı örnek gösteren TİHV ve İHD, göz yaşartıcı gaz ve benzeri kimyasal ajanların kullanımının derhal yasaklanması gerektiğini kaydetti.
Açıklamada, "Valiliklerin yasak kararları gerekçe gösterilerek sürdürülen polis müdahaleleri ve gözaltılar, sokakta ve gözaltı birimlerinde gerçekleştirilen işkence ve diğer kötü muamele uygulamaları sonlandırılmalı, bu tür uygulamaları gerçekleştiren kolluk görevlileri cezasızlık zırhıyla korunmadan silsile içindeki tüm sorumlular/failler hakkında etkili ve bağımsız soruşturma süreçleri başlatılmalıdır." denildi.
Açıklamanın devamında avukatlar, gazeteciler ve insan hakları savunucularının ev baskınlarıyla gözaltına alınmasına; "gözaltına alınan kişi sayısının çokluğu, personel yetersizliği ve benzeri gerekçelerle mevzuata aykırı olarak yasal süreyi aşan bir keyfi gözaltı uygulamalarına" son verilmesi istendi.
© Tüm hakları saklıdır.