07 Haziran 2022

Çin ekonomisini pandemi vurdu

Radikal bir şekilde uyguladığı "Sıfır-Covid" politikasının faturasını ödeyen Beijing yönetimi, büyüme rakamlarının düşük gelmesinden muzdarip

Pandemi ile mücadelede "Sıfır-Covid" adıyla son derece radikal ve kapsamlı önlemler yürürlüğe koyan ve bunları birebir uygulamaktan kesinlikle taviz vermeyen Çin'de ekonomi toparlanma uğraşı veriyor. Büyüme hedeflerini tutturmada 2021 yılından bu yana düşüş yaşayan Çin Halk Cumhuriyeti'nde bu yıl da rakamlar iyi gelmiyor.

Bloomberg'ün de haberlerinde yer verdiği üzere, Çin'deki sanayi üretimi nisan ayında geçtiğimiz yılın ayrı dönemine göre yüzde 2,9 geriledi. Oysa mart ayında yüzde 5 artış yaşanmıştı. Perakende satışlarda ise yine Nisan yüzde 11,1 oranında daralma yaşandı ve genç işsizliği yüzde 18,2 ile rekor bir seviyeye ulaştı. 

Çin hükümeti, ülkeyi -yer yer aylar süren uzun karantina koşullarıyla hatırlanan- "Sıfır Covid" politikasının etkilerinden de korumak için bu yıl ekonomiye 5,3 trilyon dolar büyüklüğünde para pompaladı. Bankalar 5 yıllık kredi oranlarını rekor sayılabilecek şekilde 15 baz indirerek "mortgage" maliyetlerini aşağıya çekecek girişimlerde bulundular. Neticede hisse senetlerinin değeri yükseldi ve ülkenin milli para birimi yuan güçlendi. Ancak ekonomi özellikle büyüme tarafında hedefleri tutturamamanın sancılarını yaşıyor.

Çin, pandemi döneminde altyapı yatırımlarını büyümenin önemli bir motoru olacak şekilde artarak sürdürdü. Ancak bazı uzmanlar, Çin'deki en büyük bölgesel ekonomik atalımı hamlesi olarak görülen Yangçe Nehri Deltası ile İnci Nehri Deltası projelerinde ilk çeyrekte görülen yavaşlamanın da ekonominin geneli üzerinde olumsuz etki yaptığını belirtiyorlar.

Ekonomik zayıflama, Çin'in dev teknoloji şirketlerinde de hissediliyor. Sıfır büyüme açıklayan Tencent'in hisseleri yüzde 8 düşüş kaydederken, Xiaomi'nin satışlarında ise yüzde 4,6 oranında düşüş görüldü. Baidu'nun hisseleri yüzde 4, Alibaba Group'un hisseleri ise yüzde 6 değer kaybetti.

Aslında Çin yönetimi durumun epey zamandır farkında. Devlet Başkanı Şi Cinpgin, geçen yıl bir Çin Komünist partisi belgesine GSYİH hedeflerini ekonomiye dönük "tek başarı kriteri" olarak görmemek gerektiğinden bahsetmişti. Hükümet yetkililerinin açıklamaları da özellikle mart ayından bu yana istihdam düzeyinin istikrara kavuşturulmasına daha fazla vurgu yapar görünüyorlar. Bir diğer deyişle, Beijing yönetimi bir süredir büyüme hedeflerini ıskalama gerçeğiyle barışık bir tutum içinde.

Başbakan Li Kıçiang da ekonomideki görece zayıf performansa atıfta bulunduğu bir konuşmasında, pandeminin ülkeye bu yıl pandeminin başladığı 2020'den daha ağır bir bedel ödettiğinin altını çizerek tüm devlet görevlilerini işsizliğin düşmesi ve ikinci çeyrek hedeflerinin "makul bir seviyede" gerçekleşmesini sağlamak için elinden geleni yapmaya çağırmıştı. Dolayısıyla, ortada bir "barışıklıktan" söz edilse de, ikinci çeyrek rakamlarına dönük büyük bir gayret ve seferberlik olduğu da seziliyor. 

Bunları söylerken ve büyümede hedeflerin tutturulamamasından bahsederken şu hatırlatmayı da yapalım. 2022 yılının birinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine kıyasla büyüme yüzde 4,8 oldu. Yıllık hedef yüzde 5,5 idi. Yani, 0,7 puanlık bir sapmadan söz ediyoruz. Ancak şunu da ilave edelim ki, Haziran ayı sonunda öğrenebileceğimiz ikinci çeyrek büyüme rakamının yüzde 2'nin de altına düşme ihtimalinin belirdiğinden söz edenler de var.

2030'lu yıllarda Çin ekonomisinin ABD ekonomisinin iki katı büyüklüğe ulaşabileceği söyleniyordu. Eğer Çin'in büyümesindeki bu hız kesme dramatik bir şekle ulaşırsa, Washington'un büyüme oranlarıyla 1976'dan bu yana ilk kez Beijing'i geçebileceğini öne sürenler de bulunuyor. Bu iddiaların geçerliliğini koruyabilmesi için sanıyorum Haziran ayı sonunda gelecek ikinci çeyrek rakamlarını görmek ve o güne kadar temkinli konuşmak lazım. 

Yazarın Diğer Yazıları

Zor kış ve Türkiye

Aradan 40 küsur yıl geçti. Yine “bir genel seçim ülkeyi düze çıkarır, istikrarı getirir” noktasında görünüyor Türkiye. Bu kez zorluklar misliyle fazla

Zorlu bir kışın arifesinde

Bu kış zorlu, epey zorlu geçeceğe benziyor. Bunun işaretlerini hem enerji piyasalarındaki arz sıkıntısı ve maliyet artışlarından hem de siyasi, ekonomik ve askeri sahâlârdaki gelişmelerden görmek mümkün. Zorluk öylesine ciddi ki, Rusya’nın karşısına sert yaptırımlarla dikilen Batı’nın yekpare bir blok olarak ABD politikalarının arkasında daha uzun süre hizalanması aynı kolaylıkla mümkün olamayacak gibi

Batı’nın petrol yaptırımları Orta Doğu çıkmazında

Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Suudi Arabistan kendi ihtiyacı olan akaryakıtı Rusya’dan ucuza tedarik etme yoluna giderek içerde serbest kalan petrolü de yüksek fiyatla Batı’ya ihraç ediyor. Böylece Batı’nın Rusya’ya yönelik yaptırımları, sadece Avrupa’da pompa fiyatlarını uçurduğuyla kalmış oluyor