11 Haziran 2024

E-Belge uygulamalarında geç düzenlenen faturalarla ilgili özel usulsüzlük cezaları haklı mı?

Vergi dairelerinin gönderdiği yazılardan, e-Belge uygulamalarında faturanın düzenlenme tarihi olarak mükellefçe fatura üzerine yazılan tarihin değil, fatura XML’inde yer alan imzalanma tarihinin kabul edildiği anlaşılmaktadır

Değerli okurlar, son günlerde vergi dairelerince e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv fatura) düzenleyicilerine gönderilen yazılarda, fatura XML[1] dosyasında yer alan “imzalanma tarihi” ile fatura üzerinde yazılı “fatura tarihi”nin karşılaştırıldığı, imzalanma tarihinin fatura tarihinden 7 gün sonraki bir tarihi içermesinin, yani faturanın geç düzenlenme nedeninin 15 gün içinde açıklanması, aksi halde Vergi Usul Kanununun (VUK) 353 ve mükerrer 355. maddeleri gereğince özel usulsüzlük cezası kesileceği yönünde bildirimlerde bulunuluyor.

Bu uygulama belli ki Gelir İdaresinin bir tasarrufu…

Kamuoyuna yansıyan tepkilerden bu durumun çok yaygın olduğunu anlıyoruz. Yani mükellefler Gelir İdaresince tespit edileceğini bile bile eski tarihli e-Fatura veya e-Arşiv faturası düzenleyebiliyorlar.

Elektronik belge uygulamasının başladığı yaklaşık 10 yıldan beri bu duruma Gelir İdaresi göz yumduğu ve ceza kesmediği için de bu uygulamaya devam ettikleri anlaşılıyor.

Faturanın geç düzenlenmesi ne gibi yaptırımlar gerektirir?

VUK’nun 231. maddesine göre fatura, malın teslimi veya hizmetin ifa edildiği tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır.

Bu fiilin yaptırımı VUK’nun 353. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekenler de dâhil olmak üzere, verilmesi ve alınması icabeden fatura, gider pusulası, müstahsil makbuzu ile serbest meslek makbuzlarının verilmemesi, alınmaması, düzenlenen bu belgelerde gerçek meblağdan farklı meblağlara yer verilmesi, bu belgelerin elektronik belge olarak düzenlenmesi gerekirken Maliye Bakanlığınca belirlenen zorunlu haller hariç olmak üzere kâğıt olarak düzenlenmesi ya da bu Kanunun 227, 231 ve 234. maddelerine göre hiç düzenlenmemiş sayılması halinde; bu belgeleri düzenlemek ve almak zorunda olanların her birine, her bir belge için bin (2024 yılında 3 bin 400 ) Türk lirasından aşağı olmamak üzere bu belgelere yazılması gereken meblağın veya meblağ farkının yüzde 10'u oranında özel usulsüzlük cezası kesilir.

Bir takvim yılı içinde her bir belge nevine ilişkin olarak kesilecek özel usulsüzlük cezasının toplamı 500 bin (2024 yılı için 1 milyon 700 bin-TL) Türk lirasını geçemez.

5 bin (2024 yılı için 23 bin) Türk lirasını aşan özel usulsüzlük cezaları tarhiyat öncesi ve sonrası uzlaşma kapsamındadır (VUK Ek Madde 1 ve 11).

Faturanın geç düzenlemesi nedeniyle hiç düzenlenmemiş sayılması sadece özel usulsüzlük cezası yönünde sonuç doğurur.

Başka bir ifade ile hiç düzenlenmemiş sayılsa da geç düzenlenen faturada yazılı tutar gelir ve gider ya da maliyet olarak dikkate alınır. Keza faturadaki tutar satıcı tarafından hesaplanan KDV, alıcı tarafından ise indirilecek KDV olarak beyan veya indirim konusu yapılır. Bu konuda tereddüt yoktur.

e-Belge uygulamalarında özel usulsüzlük cezası hangi hallerde uygulanabilir?

Vergi dairelerinin gönderdiği yazılardan, e-Belge uygulamalarında faturanın düzenlenme tarihi olarak mükellefçe fatura üzerine yazılan tarihin değil, fatura XML’inde yer alan imzalanma tarihinin kabul edildiği anlaşılmaktadır.

Satıcı mükellef tarafından ilgili fatura elektronik imza ya da mali mühür ile elektronik ortamda imzalandığında imzalanma anına ait zaman bilgisi (signing time) fatura içerisine yerleştirilir ve fatura üzerinde bu tarih görünmez.

e-Fatura XML dosyası içerisinde yer alan bu bilgiler, faturanın imzalandığı başka deyişle düzenlendiği tarih ile fatura tarihi arasında kaç gün süre olduğunun tespitini son derece kolay hale getirmektedir. Kâğıt ortamında düzenlenen faturalar için düzenlenme tarihi ile fatura tarihi arasında geçen süreyi tespit etmek neredeyse imkânsız iken, e-Fatura için bu tespit çok daha kolaydır.[2]

Sanıyorum mükellefler bu durumu bildikleri halde Gelir İdaresince bugün kadar herhangi bir cezai işlemin yapılmamış olmasını bundan sonra da yapılmayacak gibi algılamış olabilirler.

Vergi dairelerince gönderilen yazılarda yer alan “e-Belge uygulamalarının yaygınlaşması dikkate alınarak” ifadesi Gelir İdaresinin ceza uygulaması için e-Belge uygulamasının yaygınlaşmasını beklediğini göstermektedir.

Mevcut yasal düzenlemeye göre bu ceza kesilemez!

e-Belge uygulamalarında fatura tarihi ile imzalanma tarihi arasında yedi gün geçmiş olması nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilebilmesi için VUK’ta e-Belgenin imzalandığı tarihte düzenlenmiş sayılacağı yönünde bir hüküm bulunması gerekir. Ayrıca Kanunda, düzenlenen faturanın alıcıya hangi tarihe kadar gönderilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmamaktadır. Kanunda fatura tarihi ve düzenleme tarihi diye iki kavram olmayıp sadece düzenleme tarihi geçmektedir. Düzenleme tarihini de faturanın fiilen oluşturulduğu tarih değil taraflar arasında itibar edilen fatura tarihi olarak kabul etmek gerekir. Önemli olan fatura tarihinin, mal teslimi veya hizmet ifasını müteakip yedi gün içinde olmasıdır.

Bu nedenle kanunda bu yönde hükümler bulunmadığı sürece süresinde düzenlenmiş olduğu taraflarca kabul edilen faturanın geç gönderilmiş olması gerekçesiyle özel usulsüzlük cezası uygulanamaz.

Mal teslimi veya hizmet ifasının dışında iade, iskonto, düzeltme vs. nedenleriyle düzenlenen faturalarda durum

Kanunda mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde faturanın yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği belirtilmektedir. Oysa mal veya hizmet bedelinde düzeltme, iskonto gibi durumlarda fatura tarafların mutabık kaldığı tarihte düzenlenir. Mal iadesinde iadenin gerçekleştirildiği tarih dikkate alınarak 7 günlük sürenin hesaplanması gerekir.

Bu nedenle mal teslimi veya hizmet ifası nedeniyle düzenlenmeyen bu nitelikteki faturaların fatura tarihinden ne kadar geç gönderilirse gönderilsin özel usulsüzlük cezasına konu edilemez.

Maliye burada yanlış yapmıştır!

Maliye e-Belgedeki gecikmeler için özel usulsüzlük cezası kesmeye karar verdiğinde, bunu mükelleflere duyurup onları uyarması gerekirdi. Bu durumda mükellefler uygulama değişikliğine uyum sağlayabilirlerdi. Çünkü mükellefler 10 yıldır bu cezanın kesilmediğini görerek, bundan sonra da kesilmeyeceği konusunda haklı bir beklentiye girmişlerdi.

Maliyenin amacı burada ceza kesmek olamaz. Belge düzenine uyumu sağlamak istemiş olabilir. Bu husus ceza kesmeden de sağlanabilir.

Kaldı ki ülkemizde önemli bir kayıt dışı mal ve hizmet satışı söz konusu iken, hiç belge düzenlemeyenlerle mücadele etmek yerine, belgeyi geç de olsa düzenleyenlerle uğraşmayı doğru bulmuyorum.

Bu nedenlerle, bu tür işlemler nedeniyle kesilen özel usulsüzlük cezalarına ilişkin uzlaşmalarda cezanın kaldırılması isabetli olacaktır.

Fatura düzenleme süresi gözden geçirilmelidir…

Mal teslimi veya hizmet ifasından itibaren yedi gün içinde fatura düzenlenmesi, bazı durumlarda çok güç veya imkansızdır.

Bazı özel durumlar hariç, vergi ziyaına yol açmadığı sürece fatura düzenleme süresini uzatmanın hiçbir sakıncalı sonucu olmadığını düşünüyorum. Mükellefleri bu konuda sıkıştırmanın ne faydası var, anlamıyorum!


[1] XML (Extensible Markup Language), Genişletilebilir İşaretleme Dili’nin kısaltmasıdır ve HTML’nin sınırlamalarını gidermek için tasarlanmıştır. XML tıpkı HTML gibi bir işaretleme dilidir, yani bir web sayfasında yapı oluşturmak için kullanılır. XML öncelikle verilerin depolanması ve taşınması için kullanılır. e-fatura, ticari işlemler sonucu ortaya çıkan ve faturalandırılması gereken bilgilerin UBL-TR standartlarında XML formatında bir bilgisayar dosyası halinde oluşturulması, oluşan dosyanın mali mühür veya elektronik imza ile imzalanıp GİB onayından geçirilerek muhatabına ulaşması sürecini ifade eder.

[2] Murat BİRİNCİ, “Mükelleflere Samimi Bir Tavsiye: Geçmişe Dönük e-Fatura Düzenlerken 7 Gün Sınırına Dikkat!”, VERGİALGI 29.03.2021.


Erdoğan Sağlam kimdir?

Erdoğan Sağlam Ankara'da doğdu, ancak nüfusta doğum yeri olarak Çorum görünüyor.

Liseyi İstanbul Maliye Okulu'nda yatılı okudu. Böylece mesleğe çok erken bir giriş yaptı. Ardından Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü'nü bitirdi. Üzerinde lise ve fakülteyi ikincilikle bitirmek gibi bir lanet vardır. En birinci ikincidir.

Üniversiteyi bitirmesinin ardından Maliye Bakanlığı Hesap Uzmanlığı Kurulu sınavını kazandı. Yedi yıl Hesap Uzmanı olarak çalıştıktan sonra 1994 yılında ayrılarak özel sektöre geçti. Bir yıl süreyle bir şirketler grubunun mali işler direktörlüğünü yaptı.

İzleyen dönemde uluslararası danışmanlık ve denetim şirketlerinden BDO Türkiye'ye (Denet) katıldı. Halen ortak ve yönetim kurulu üyesi olarak faaliyetine devam ediyor. Eşini ve işini çok seviyor.

Başta Vergi Konseyi ve TÜSİAD olmak üzere pek çok mesleki sivil toplum kuruluşunun vergi çalışmalarına katkıda bulunuyor.

2003 -2010 yılları arasında ve 2020 yılında Milliyet gazetesinde, çalışma hayatı boyunca mesleki dergilerde vergisel konularda çok sayıda makalesi yayımlandı. Mayıs 2020'den itibaren T24'te yazmaya başladı.

Teknik bir kitap yazmak istemediği için henüz bir kitabı yok. İleride en azından bir şiir kitabı, bir de polisiye roman yazmak istiyor. Yeminli mali müşavirlik ve bağımsız denetçilik lisanslarına sahiptir.

Yazarın Diğer Yazıları

Maliye uzlaşma müessesesini fiilen kaldırdı!

Mehmet Şimşek’in uzun zamandır uzlaşma müessesine inanmadığını, kaldırmak istediğini düşünüyorum. Tüm bunların sonucunda, tartışılmadan çok ani verildiği belli olan bir kararla tüm teşkilata resmi olmayan bir mesaj göndererek uzlaşılmaması yönünde yasal düzenlemeye uymama çağrısı yapılması hukuki açıdan çok sorunludur. Eğer uzlaşmanın kaldırılmasını istiyorsanız gündemdeki torba yasaya bir hüküm koyar bunu resmen kaldırırsınız

Gelir ve kurumlar vergisi kanunlarında yapılması düşünülen değişiklikler

Eğer tüm düzenlemeler ifade edildiği şekilde yapılırsa yine çok sayıda vergi ihtilafları ile karşılaşacağımız kesin

Ticaret Bakanlığı, enflasyon düzeltmesinin kâr dağıtımına etkilerini de içeren tebliği yayımladı; dört önemli başlık

Bu husus başta kâr dağıtımı olmak üzere şirketlerin sermaye kaybı ve borca batıklık durumu, yedek akçe ayrılması, sermaye artırım ve azaltımı, birleşme, bölünme gibi konuları etkiliyor