30 Mart 2025

Nisan ayında kaçırılmaması gereken dört bütçe dostu tiyatro oyunu

Tarihte zor günler geçiren ülkelerde, sanat hep o zamanlarda yükselmiştir. İşbu yazının sebebi, yeri geldiğinde göğe de bakmaktır

Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür Sanat Merkezi Rasim Öztekin Sahnesi

Bir Japon animasyon dizisinin başkarakteri olan Pikachu'nun Türkiye'nin baş gündemine oturmuş olduğu fantastik günlerden geçtiğimizin farkındayım.

Tarihte zor günler geçiren ülkelerde, sanat hep o zamanlarda yükselmiştir. İşbu yazının sebebi, yeri geldiğinde göğe de bakmaktır.

Biz de Nisan ayında bütçeyi yakmayan, sinirleri de fazla zorlamayan tiyatro oyunlarını derledik. Çünkü bu gündemde ruh sağlığımızı korumak için, haftada en az bir saat de olsa boğucu gündemden kaçıp sıcak bir sahneye sığınmalıyız.

Tiyatro biletleri hâlâ mahkeme kararıyla iptal edilmiyorken bu oyunları hızlıca izlemekte fayda var.

1. Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin

Esin Umulu, Şebnem Köstem ve Yeliz Şatıroğlu | Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin oyunundan

Sen İstanbul’dan Daha Güzelsin, Murat Mahmutyazıcıoğlu’nun yazıp yönettiği, İBB Şehir Tiyatroları’nda sahnelenen ve üç kuşak kadının iç dünyalarını, birbirleriyle ve İstanbul’la olan ilişkilerini derinlemesine irdeleyen samimi bir oyun. Anneanne Ayfer, anne Başak ve torun Melis’in perspektifinden anlatılan hikâye, 1980’lerden 2015’e uzanan bir zaman diliminde, İstanbul’un değişen yüzü eşliğinde kadınların yaşam mücadelelerini ve birbirlerine olan bağlılıklarını sahneye taşıyor.

26 Nisan’da Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür Sanat Merkezi Rasim Öztekin Sahnesi’nde yeniden seyirciyle buluşacak oyun, kadınların iç sesleri ve birbirlerine söyleyemedikleri duygular üzerinden ilerleyen anlatımıyla izleyiciyi derin bir empatiye davet ediyor.

2. Öteki Venedik Taciri

Yiğit Sertdemir Shylock rolünde | Öteki Venedik Taciri oyunundan

Öteki Venedik Taciri, İsmail Sağır’ın uyarlayıp yönettiği, William Shakespeare’in Venedik Taciri metninin günümüzün sosyal ve politik gerçeklikleriyle yorumlandığı çarpıcı bir oyun. Sağır, klasik anlatıyı bozmadan ama modern bir bakışla dönüştürerek, “öteki” kavramını merkezine alan güçlü bir sahneleme sunuyor.

12 Nisan’da kumbaracı50’de sahnelenecek oyunda Shylock’un hikâyesi sadece bir bireyin değil, toplumdan dışlanan tüm kimliklerin sesi haline geliyor. Bu uyarlama, seyirciyi sadece bir Shakespeare metniyle değil, günümüz dünyasında hâlâ süregelen ayrımcılık, adaletsizlik ve empati eksikliğiyle yüzleşmeye davet ediyor.

TIKLAYIN | Tiyatrocu İsmail Sağır: Ayda 10 oyun oynamam lazım ki asgari ücrete yakın bir şey elime geçsin!

3. Hale Asaf-Yalnız Bir Ruh

Ceren Gül Şahin ve Osman Ataseven | Hale Asaf-Yalnız Bir Ruh oyunundan

Hale Asaf-Yalnız Bir Ruh, Petek Kırboğa’nın yazdığı ve Muharrem Uğurlu’nun yönettiği Cumhuriyet döneminin ilk kadın ressamlarından biri olan Hale Asaf’ın 33 yıllık kısa ancak yoğun yaşamını sahneye taşıyor. Asmalı Sahne tarafından sahnelenen bu tek perdelik oyun, izleyiciyi Asaf’ın sanatına ve yaşamına dair derin bir yolculuğa çıkarıyor.

Asmalı Sahne'de sahnelenmeye devam eden oyun, Asaf’ın çocukluk yıllarından itibaren mücadele ettiği sağlık sorunlarına rağmen sanata olan tutkusunu ve azmini vurguluyor. Ayrıca, sanatçının Paris’te kaybolan ve yıllar sonra Türkiye’ye getirilen eserlerine de atıfta bulunarak, onun sanat mirasına dikkat çekiyor.

TIKLAYIN | Cumhuriyet'in ilk kadın ressamlarındandı; paşa konağında doğdu, Fransa'da yokluk içinde öldü: Hale Asaf

4. Yıldız

Mine Nur Şen | Yıldız oyunundan

Yıldız, Deniz Dursun’un yazdığı ve Anıl Can Beydilli’nin yönettiği, bir muhabbet kuşunun gözünden özgürlük ve aidiyet arayışını sahneye taşıyor. Başrolde Mine Nur Şen’in canlandırdığı Yıldız karakteri, bir aile evinde kafes içinde yaşayan ve bir gün dış dünyanın cazibesine kapılarak evden kaçan bir muhabbet kuşunun hikâyesini anlatır.

5 Nisan’da Bahçe Galata’da tiyatroseverlerle buluşacak oyun, Yıldız’ın evdeki güvenli yaşamı ile dış dünyanın bilinmezlikleri arasında yaşadığı içsel çatışmayı ve büyüme sürecini izleyiciye aktarıyor.

TIKLAYIN | Kafese sıkışmış kanatlar: 'Patriyarkanın hâkim olmadığı sektör yok; zamanla kendimi korumayı öğrendiğimi düşünüyorum'

 

Yazarın Diğer Yazıları

Müzik kulağı olmayan bir ‘diva’nın hikâyesi: Gece Kraliçesi

“Gerçeklerin acısını yok saymak için mirasını ve sosyal statüsünü bu amaç için kullanmış olabilir diye düşünüyorum. Önemli olan, sesinin iyi veya kötü olması değildi, konu şarkı söylemekti, sadece şarkı söylemek. Aynı bir çocuk gibi. Seyircilerini ebeveynleri gibi karşısına alıyordu ve sadece performansını sergiliyordu”

Barış Atay: Yaşadığımız dünya modern bir Orta Çağ’a benziyor; yönetici kavramları değişti ama tavırları çok da değişmedi

“Her dönem, kendi koşulları içinde, kendi iktidarlarını yaratmış, bunun için savaşmış sonra o iktidardan vazgeçmiş, yıkmak için uğraşmış. Bu hırs, bu savaş bitmek bilmeyen bir döngü. Fakat bence esas her sürecin Lady Macbethlerine, manipüle figürlerine bakmak gerekli. Esas gücün tam olarak orada olduğu, fikirlerin, stratejilerin ve en mühimi uzun vadeli planların bu insanlardan çıktığı çok açık. Modern toplumda da, iktidarlarda da bu çok net görülüyor”

Kafese sıkışmış kanatlar: 'Patriyarkanın hâkim olmadığı sektör yok; zamanla kendimi korumayı öğrendiğimi düşünüyorum'

"Bir kadın oyuncu olarak beni zorlayan şey, güvenli alanların dışındaki alanlarda sürekli tetikte olma hissi. İçinde bulunduğumuz sektör o kadar da güvende hissettirmiyor. Ben bunu biraz deneyim kazandıkça kendi hayatım özelinde dönüştürebileceğime inanmak istiyorum. Ama çok sistematik ve topluma içkin bir durum maalesef"

"
"