10 Nisan 2022

Beceremediği futbolda ısrar eden beceriksizler

Her şeyden önce Galatasaray kendine bir teknik direktör bulmalı zira o koltuk yaklaşık 3 yıldır boş duruyor.

Bu sezon elinde, derbi galibiyetinden başka bir şey kalmayan Galatasaray, son 6 haftaya girilirken, çoktan veda ettiği sezonu tamamlamış oldu. Bundan sonra yapılacak olanı kuşkusuz yönetim daha iyi bilir ancak şu kesin ki, sarı-kırmızılılar son yıllarda bu denli kötü bir sezon geçirmemişti. Üstelik harcanan onca paraya rağmen, koca bir sezon boyunca, UEFA Avrupa Ligi'ndeki birkaç maç hariç, sahada geleceğe ışık tutacak bir hikâye yazamadı.

Lig ikinciliği kovalayan Fenerbahçe basit ve anlaşılır bir oyun planıyla, Galatasaray'a sürekli pres uygulayıp, kanatlardan kaçırdığı hızlı oyuncularıyla, vurmayı planladı ve bunu özellikle ilk yarıda kısmen de olsa başardı. Tabii buna bir de, iki takımın orta saha oyunu ve oyuncularındaki üstünlüğü de eklemek gerek.

Galatasaray'ın oyun planı ise yıllardır alışageldiğimiz şekilde, sadece yan pas yapmak ve rakibin lütufta bulunmasını beklemekti. Üstelik, bu oyun bir önceki teknik direktör Fatih Terim'i koltuğundan etmesine karşın, halen garip bir ısrarla sürdürülmeye çalışılıyor. Koca 45 dakikada, tek pozisyonun geçiş oyununda Babel'in taşıyıp, Kerem'in Altay'dan dönen topunu düşününce, senelerdir izlediğimiz filmin tekrarını izler gibiydik.

Şu kesin ki, Galatasaray'ın bu oyun anlayışı ve bu oyuncu grubuyla başarılı olmasının imkânı yok. Top tekniği zayıf bir kaleci, ağır kanat bekleri, orta sahasında bırakın rakibi rahatsız etmeyi, tıpkı yenilen ilk golde olduğu gibi sahanın en iyi yerinden maçı izleyen oyuncular ve emeklilik yaşı gelmiş bir golcü ve kanat oyuncusuyla alınan sonucun iyi olduğunu söylemek mümkün. 

Osayi Samuel'in yaklaşık 90 metre sürüp, kaleye çektiği şut, Galatasaray'ın bütün zaaflarını ortaya çıkarttı aslında. Fakat, sarı-kırmızılıların hocası Domenec Torrent, ne bundan ders aldı, ne de kötü oyuna bir çare bulabildi.

Galatasaray bir hayal taciri gibi, asla beceremediği bir oyunda ısrar ediyor. Bu ısrarı taraftarını futboldan soğuttu, teknik direktörünü ve yönetimini de koltuğundan etti. Yine de, bitmek tükenmek bilmeyen ısrar sürüyor.

Fenerbahçe-Galatasaray karşılaşmasından kısa süre önce İngiltere Premier Lig'de Manchester City-Liverpoolk karşılaşmasını izledik. Bir zamanlar “dünya derbisi” diye satılmaya çalışılan şeyin aslında içinin ne kadar boş olduğunu hep birlikte izledik. Bunu salt oyuncu kalitesi, bütçelerle değerlendirmek mümkün değil. Çünkü Türkiye'de futbol denen şey itiş-kakış ve kavga-gürültüden ibaret. 

Galatasaray yeni yönetimiyle, tek bir dakika bile gecikmeden önümüzdeki sezon için kollarını sıvamalı. 3 yıllık planlama diye ortaya atılan safsatanın koca bir yalan olduğu zaten sezonun ilk maçlarında ortaya çıkmıştı ama Avrupa'da görece başarı sürecin ileriye atılmasına neden oldu. Zararın neresinden dönülse kârdır, bu sezon transfer edilen bazı oyuncular 3'e 5'e bakmadan gönderilmeli. 

Ama her şeyden önce Galatasaray kendine bir teknik direktör bulmalı. Zira o koltuk yaklaşık 3 yıldır boş duruyor. Ne giden, ne gelen Galatasaray'da bir adımlık ilerleme bile sağlamadı. 

Mert Hakan Yandaş denen saha komiserine değinmeden olmaz. Hemen her pozisyonda itiraz etti, sahada oynamaktan çok provokasyon peşindeydi. Çok değil birkaç yıl önce WhatsApp'ta çekiştirdiği takıma, kendini kabul ettirmek için futbol oynaması yeterli. Sahadaki görüntüsü futbolcudan daha çok Kırkpınar Cazgır'ına benziyor. Yazık!

Yazarın Diğer Yazıları

Aile Şerefi'ndeki Oktay'la Fenerbahçe'nin yıldız ısrarı arasında ne gibi bir benzerlik olabilir ki...

"Hazır ülkede hukuk yoksunluğu varken, 'biz neden faydalanmayalım' diye düşünüyorlar olsa gerek!"

Hakkımızı helal etmiyoruz Nihat Bey!

20 yılı bulan garantili ödemelerle, keyfiniz yerindedir. Kimsenin hakkını helal etmemesi sizin için büyük sorun olmasa gerek

Eğitimli insanları aşağılamaya çalışmanız en büyük zenginliğiniz!

Nuri Şahin'in kariyerinde oynadığı takımlara, Güvenç Kurtar muhtemelen en fazla turistlik gezi yapabilir, en iyimser tahminle parasıyla bilet alıp tribünde maçını izler