13 Haziran 2024

Gazzeli bütün çocukları öldürün!

Kapatın çocuklarınızın gözlerini görmesinler, tıkayın kulaklarını duymasınlar, yazmayın tarih kitaplarına bunları, okumasınlar! Durmayın, hep beraber ve el birliğiyle bütün Gazzeli çocukları öldürün!

Gazze Şeridi'nde gıda dağıtımı

"Tüm çocukları öldürmeliyiz!" 

Böyle dedi ABD Kongre üyesi Andy Ogles. 

O halde durmayın, Gazzeli bütün çocukları öldürün!

Yeni doğan, doğmayan bütün çocukları; anne rahmine henüz düşmüş veya düşmekte olanları; tutunduğu kanlı, sıcak, yumuşacık sıvının içinde ancak bir fındık tanesi kadar büyümüş ya da büyümemiş olanları; şu parlak, şu aydınlık, şu mavi gezegene bir an önce varmak için sabırsız can atanları durup durmaksızın, acımaksızın, bir an olsun bile gözünüzü kırpmaksızın öldürün!

Bütün ateşkes çağrılarına kulaklarınızı tıkayın, hiçbir insani yardıma izin vermeyin, taş taş üstünde kalmayıncaya dek Gazze'yi bombalayın. Hastaneleri yerle bir edin, ambulansları durdurun, içindekileri tutuklayın, yaralıların tedavi edilmesine engel olun; bütün Gazzelileri oradan oraya sürün, sığındıkları her camide, kilisede, kampta, sınır kapısında, yıkılmış beton yığınları arasında yakalayın ve öldürün!

Gazze'deki ölü sayısı 5.716'ya yükselirken, bir başka Kongre üyesi Chuck Fleischmann şöyle dedi:

"Bu tanrının değişmez kanunudur, İsrail devleti hep var olacak, sonsuza dek İsrail'i destekleyeceğiz."

O halde Filistinlilerin bağını ve bahçelerini işgal edin, zeytinliklerini sökün, su kuyularını zehirleyin, topraklarından kovun onları. Gidecek bir yurt, barınacak bir ev, sığınacak kapı, nefes alacakları bir avuç toprak dahi kalmasın! Kovduklarınızın topraklarında yeni yerleşimler kurun, sonsuza dek İsrail'i desteklemeye devam edin. 

Gazze'deki tüm mahalleleri boşaltın, milyonlarca Filistinliyi sürüler halinde kovalayın, daracık bir alana sıkıştırın; tek bir apartman, tek bir sağlık kurumu, tek bir ev, sığınacak tek bir oda dahi bırakmayın!

Plajlarını ve sınır kapılarını, yardım kamplarını ve çadırlarını unutmayın; okullarını ve üniversitelerini imha edin, camilerini ve kiliselerini yıkın, mahallelerini topyekûn havaya uçurun!

Yiyecek lokmaları, içecek tek damla suları kalmayıncaya dek kovalayın; yalvarıp yakarmalarına aldırmayın, anaların ve çocukların gözyaşlarına kanmayın, hepsini tek tek ya da topluca imha edin! Hiçbir yaralıyı; hareket eden, nefes alan hiçbir canlıyı; kediyi, köpeği, eşeği sağ bırakmayın!

İsrail saldırılarında Gazze'deki ölü sayısı 21.816 ‘ya çıktı. Kanada başbakanı Justin Trudeau İsrail'e destek oldu.

Avrupa'nın en medeni ülkeleri bir araya gelin; Almanya, İsviçre, Macaristan ve Avusturya; Filistin'i destekleyen etkinlikleri yasaklayın! Fransa, İngiltere, Çek Cumhuriyeti ve Hollanda da onlara katılsın. Soykırımı lanetlemek suçtan sayılsın, İsrail'i protesto etmek yasaklansın, protestoculara yönelik soruşturmalar açılsın.

Soykırıma karşı çıkan öğrencilere uygulanan polis şiddetini önlemeye çalışan Emory Üniversitesi Felsefe Bölümü Başkanı Noelle McAfee'yi yerlerde sürükleyin, Ekonomi Profesörü Caroline Fohlin'e ters kelepçe takın, akademisyenler için cadı avı başlatın. 

Glasgow Üniversitesi'nin Filistinli rektörünün Fransa ve Schengen ülkelerine girişini yasaklayın! Sadece Filistinli değil, Filistin'i destekleyen bütün rektörlere yasak koyun!  

Almanya'da Filistin kongresini basın, kalabalığı dağıtın;  polis birlikleriniz boş durmasın, kadınlara, gençlere, yaşlılara göz açtırmasın; biber gazı sıksın, gözyaşı bombası atsın; göstericilere plastik mermi, yetmedi gerçek mermi kullansın ama ne olursa olsun üç Filistinliyi bir araya getirmesin!

Gazze'de ölü sayısı 29 bini aştığında konuşan, bu sefer ABD eski devlet başkanı Donald Trump oldu.

"İsrail başladığı işi bitirmeli." dedi. 

Bunun için ABD, İsrail'e silah sevkiyatını sürdürmeli. Gazze'de sağ kalan bütün çocukları öldürmeli, kadınları yok etmeli, cümle binaları yıkmalı; son Filistinli ölünceye, son bina yıkılıncaya, son ağaç kuruyuncaya kadar devam etmeli; İsrail başladığı işi bitirmeli. 

Film festivallerinde Filistin bayraklarını yasaklayın, yerine İsrail bayraklarını, olmadı Nazi bayraklarını asın! Sadece festivallere değil kitap fuarlarına, üniversitelere de Filistin bayraklarını sokmayın. Sokaklarda Filistin bayrağı sallamayı kamu düzenine aykırı eylemlerden sayın, karşı çıkanı tutuklayın, hapse atın! 

Durmayın, patlatın çocukların kafasını, bedenlerini parça parça, etlerini lime lime edin; birer birer, onar onar, yüzer yüzer katledin! Hastanelerde yaralıları, kiliselerde kadınları, okullarda çocukları, tanrının evi diye camilere sığınan herkesi tereddüt etmeden öldürün! 

Hiç bir şey durduramasın sizi. Emirlerinizi peygamberinizden, petrolünüzü Azerbaycan'dan, ateşinizi Amerika'dan, barutunuzu Avrupa'dan, demirinizi ve çeliğinizi Türkiye'den alın ama asla durmayın, yılmayın!

Öldürmeye yetişemiyorsa hızınız, başka yöntemler deneyin. Toplama kampları kurun, etrafını dikenli tellerle çevirin, gaz odaları inşa edin, krematoryumlar yapın, ölüm çukurları açın; yakın, yıkın, yok edin! 

Öldüremediğiniz bütün Filistinli erkekleri toplayın, çırılçıplak soyun, başlarına torbalar, bileklerine kelepçeler geçirin; hücrelere atın, akıl almaz işkenceler yapın! 

Keskin nişancılarınızın gözleri sivillerin üzerinde olsun, sakın ola beyaz bayraklara aldırmayın! Ayırt etmeksizin hepsine ateş açın. Ceylanlar gibi vurun, kuşlar gibi avlayın, boylu boyunca serin yerlere, kanlar içinde kalsınlar, Gazzeli bütün çocukları öldürün!

Batının en çağdaş, en medeni devletleri; Almanya'sı, İsveç'i, İsviçre'si, İtalya'sı, Kanada'sı, Finlandiya ve İzlanda'sı; ağız birliği etmişçesine Filistinli mültecilere yardım sağlayan Birleşmiş Milletler kuruluşu UNRWA'ya bütün desteğinizi kesin! Diğer medeni ülkeler; Avustralya'sı, İngiltere'si, Hollanda'sı, ABD'si, Fransa'sı, Avusturya'sı, Japonya ve Estonya‘sı da geri kalmasın, onlar da yardımlarına son versinler! 

AB Komisyonu Başkanı, yedi çocuk annesi Von der Leyen, İsrail'e verdiği "koşulsuz destekten" pişman olmadığını açıkladı.

Gazze'de ölü sayısı 36 bin 801'e yükseldi; 15 bin 517'si çocuk, 10 bin 279'u kadın. 

Ama henüz bitmedi! Ölü sayısı tanrıları doyurmaya yetmedi! Hâlâ yıkıntılar arasında kıpır kıpır yaşayan canlılar var. Gelin gelin, hâlâ ölmemiş Filistinliler var Gazze'de.

Gözü dönmüş, histerik çığlıklar atarak, hiddetten köpürmüş ağzınızdan salyalar akıtarak, geride vıcık vıcık kan gölleri bırakarak gelin! 

Yeryüzünde nefes alan tek bir Filistinli bırakmamak, Gazze'de yaşayan son canlının damarlarımdaki en son damla kanı da almak üzere gelin. Joe Biden'iyle, Donald Trump‘ıyla, Justin Trudeu'suyla, Olaf Scholz'uyla birlikte gelin; Ursula von der Leyen'iyle, Annalena Baerbock'uyla, Emmanuel Macron ve Rishi Sunak'ıyla, ikiyüzlü Müslüman Arap liderleriyle gelin...

Yeşil partilerinizle, turuncu devrimlerinizle, sosyal demokrat kurumlarınızla, insan hakları örgütlerinizle gelin…

Kapatın çocuklarınızın gözlerini görmesinler, tıkayın kulaklarını duymasınlar, yazmayın tarih kitaplarına bunları, okumasınlar!

Durmayın, hep beraber ve el birliğiyle bütün Gazzeli çocukları öldürün!

 

Yazarın Diğer Yazıları

Orada bir köy vardı, uzakta

İşte geldim sana, nasıl da mahzun görünüyorsun uzaktan; nasıl böyle boynun bükük, nasıl böyle dertli. Ama olsun! Özleyenin öyle çok ki, biliyorum sen hâlâ buram buramsın

Dersim kaç dağ içinde?

Kulaklarımda, anlatılan hikâyelerden kalma yaralı sözlerin izi var. Sorular birbirini yalanlıyor. Söyle bana ey şehir, senin çocuklarına idam fermanları çıkaranlar kim? Kim senin nehirlerine kelepçeler vuran, sofrandaki lokmana göz koyan? Hangi kirli asrın yüzü seni suyundan, toprağından koparan? 

Bin hafta geçti geçeli...

Hep yaralıydı bakışları çocukların Galatasaray Meydanı'nda, hep yaralı kaldı gülümsemeleri anaların bin hafta geçti geçeli