05 Haziran 2024

Getir'in finansman durumu konusunda tartışmalar sürüyor

Getir'e bugüne kadar 1 milyar $'a yakın finansman sağlayan Mübadala'nın aralık ayında yapılan anlaşma çerçevesinde şirkete 250-300 milyon $ gibi bir kurtarma finansman sağlamayı kabul ettiği, ancak karşılığında yönetimin değişmesini, Genel Kurul yapılmasını istediği kaydediliyor

Getir kuryeleri

Getir'in, kurtarma fonu konusunda sıkıntıya düştüğü raporlandı. İngiliz gazetesi habere göre göre, Getir'in finansmanı, alternatif bir finansman çözümü bulunamazsa, bu ayın sonu gibi kısa bir sürede tükenebilir.

Konuyu Getir'e sorduk. Resmi bir açıklama yapmadılar. Ancak şirketin içinden aldığımız bilgiye göre, temel sorun temel sorun "yönetim çekişmesi." Konuya yakın başka bir kaynak, Skynews.com'da çıkan haberin manipülasyon ve diğer yatırımcılarla görüşmeyi önlemek olduğu yorumunu yaptı.

Son 2-3 aydır Getir ve Nazmi Salur, sektörde en çok konuşulan konular arasında. Kısaca hatırlatalım; önce Almanya'dan çıkışını yazmışız, arkasından İngiltere ve tüm Avrupa'dan çıkışına dair kendi açıklamalarını yayınlamışız. Mübadala ile çekişmeleri mayısın ilk haftasında suyun yüzeyine çıkmış. Bu arada İngiltere'den ani çıkış nedeniyle bayilerin durumunu raporlamışız ve son olarak da ne olup bittiğini özetlemişiz.

Bütün bu gelişmeler, şirketin finansman sıkıntısı olduğu iddialarını güçlendiriyor. Getir'e bugüne kadar 1 milyar $'a yakın finansman sağlayan Mübadala'nın aralık ayında yapılan anlaşma çerçevesinde şirkete 250-300 milyon $ gibi bir kurtarma finansman sağlamayı kabul ettiği, ancak karşılığında yönetimin değişmesini, Genel Kurul yapılmasını istediği kaydediliyor. Şirketin kurucusu Nazım Salur'un ise bunu kabul etmediği ve bu nedenle çözümün şu anda masada olmadığı sonucu ortaya çıkıyor.

Getir’de ne oluyor?

Daha önce de yazdık ama tekrarlayalım. İnternet teknolojileri yeni iş kollarının ortaya çıkmasını sağlıyor. Bunlar sıfırıncı kilometrede ve yeni tür şirketler olduklarından, yatırımcıların bunlara finansman sağlaması için "kârlılık" beklentisi yerine "büyüme kapasitesi" önemli kabul edildi. 2010-2021/22 arasında diyebileceğimiz bir sürede yatırımlar bu kapsamda yapıldı. Getir salgın döneminde büyüdü ve sonradan olduğundan fazla olduğu anlaşılan bir değerlemeye sahip oldu.

Yani Mart 2022’de Mubadala ve Tiger Global Management'ten aldığı 768 milyon $’lık yatırım, Getir'in değerlemesini 11,8 milyar $’a fırlattı. Böylece Getir "Decacorn" yani 10 milyar $'lık şirket seviyesine yükseldi. Ancak orada kalamadı. Eylül ayındaki finansman ile şirketin değerlemesi 2,5 milyar $'a düşmüş oldu.

Bu arada Financial Times verilerine göre, Getir 2020-2023 aralığında 3,2 milyar $ ciro yapmış durumda. Aynı sürede aldığı finansman ise 2020-2022 aralığında 1,8 milyar $ ve 2023 eylülünde 435,5 milyon euro. Yani aşağı yukarı 2,5 milyar $.

Bu son finansman öncesinde Getir, 2023 yazına gelindiğinde Fransa, İtalya, Portekiz ve İspanya'dan çıkmıştı. Bloomberg'in raporlarına göre, Avrupalı yöneticileri arasında pazardan çekilmelere kadar yol açan strateji anlaşmazlıkları oldu. Yine Bloomberg'in bildirdiğine göre o dönemde ayda yaklaşık 50 milyon dolarlık nakit yakma oranına sahipti.  Bu da yatırımcıları ile çekişmesinin temelini oluşturdu. Bugün görülen de bu; sonuçta daha da küçülmek ve son olarak Almanya, İngiltere pazarlarından da çok hızlı bir şekilde çıkmak zorunda kaldı.

Bir de şunu belirtelim; 10-15 dakikalık teslimat fikri yeniydi. (Ama Nazmi Salur'un iddia ettiği gibi onun bulduğu bir fikri değil, örneğin 2011'de San Francisco'da kurulan ve 2020'de Uber'in satın aldığı Postmates öncü ultra hızlı teslimat şirketiydi.) Salgın da üstüne gelince birden büyüdü. Ancak birçok hızlı teslimat firması da salgın sonrasında sürdürmedi ve iflas etti ya da başka firmalar tarafından satın alındı. Çünkü birçok gıda perakende firması da bu süreçte kendi “hızlı teslimat” servislerini oluşturdu. Örneğin “Migros Hemen.”

Mübadala neden Salur'u değiştirmek istiyor

Konuya yakın kaynaklar, Salur'un şirketin yönetimini Mübadala'nın merkezi olan Birleşik Arap Emirlikleri’ne teslim etmek istemediğini, şirketin Türk kalmasını istediğini söylüyorlar. Buna karşılık bugüne kadar Getir'e 1 milyar $'a yakın miktarda finansman sağlayan Mübadala'nın Salur'un yönetim tarzını onaylamadığı ve yerine şirketin geçen aya kadar Strateji Genel Müdür Yardımcısı olan Derya Erdemli'yi getirmek istedikleri konuşuluyor. Erdemli bu söylentiler ortaya çıkınca, geçen ay işinden ayrılmak zorunda kaldı.

Konuyu e-ticaret sektöründen isminin açıklanmasını istemeyen bir uzmana sorduk. Neden Mübadala, Salur'u değiştirmek istiyor diye. Şöyle yorumladı:

"Getir niye bu hale geldi diye sorarsanız, böylesine yurtdışında açılma başarısına ulaşan bir iş kurmak çok büyük iş. Ama bu vizyona sahip olmak, sonrasındaki süreci de başarılı götürebileceğiniz anlamına gelmiyor. İş modeli tam oturmadan yapılan ciddi büyüme, Avrupa pazarları için farklı stratejilerin geliştirilememiş olması, bir de finansman rüzgarlarının değiştiğini fark edememek. Zamanında ve hızlı hareket edememek ki bir sorun. Asıl sorunuz olan "Mübadala neden değiştirmek istiyor”un cevabı bu olabilir.

Birçok ülkede iş yapar hale gelmek için işin sağlıklı bir finansal modele oturtulmuş ve sürdürülebilir olması gerekir. Ama burada ne gördük; sadece ticaret hacmi artıyor ama birim ekonomisi tutmamış ve zarar yaratıyor gözüküyor. 

Salur'un da bazı hareketleri zamanında yapamadığı, önlem alamadığı yorumları var. Şirketi kurmuş olmanız, her şeyi en iyi sizin bildiğiniz ve bu büyüklükte bir işi çevirebileceğiniz anlamına gelmiyor. Keşke öyle olsaydı."

Bu yorumdan da görebileceğiniz üzere hem Getir'in, hem de Mübadala'nın resmi açıklama yapmaması, işin spekülasyon tarafını arttırıyor. Sektörde Varlık Fonundan, Migros'a kadar çeşitli görüşmelerden ya da tam tersine Salur'un şirket satın alacağım dediğine kadar pek çok söylenti dolaşıyor. Umarım halkla ilişkilerin ne kadar önemli bir fonksiyon olduğunu bir an önce farkederler. Bu söylentilerin önünü kesecek açıklamaları yaparlar.

Daha önce demiştik; biz konuyu takip etmeye devam ediyoruz.

Füsun Nebil Kimdir?

Füsun Sarp Nebil, İstanbul, Bakırköy'de doğdu. Eğitimini Çanakkale, İzmir ve İstanbul'da yaptı. Evli, 2 çocuk sahibidir. Denizcilik meraklısıdır (amatör kaptan).

Master derecesini Istanbul Teknik Üniversitesi Nükleer Yüksek Mühendisliği bölümünden aldı (Şimdi Enerji Enstitüsü). THY, Nasas Alüminyum Fabrikası ve Alemdar Holding Grubunda çeşitli görevlerde bulundu.

1997 Türkiye'nin ilk ISP'lerinden Alnet'in Genel Müdürlüğüne getirildi. 1999 yılında turk-internet.com'un da dahil olduğu çeşitli siteleri yayınlayan Intervizyon Ltd. şirketini kurdu. Şirket halen Kadinvizyon.com gibi başka siteleri de yönetmektedir.

1998 - 2011 arasında Ulaştırma Bakanlığı tarafından kurulan İnternet Kurulu üyeliği yaptı. Devletin özel sektörü aldığı çeşitli komisyonlarda çalıştı. 2016'dan beri TOBB Telekom Meclisi üyesidir.

Nebil, Eylül 2001 yılında Birleşmis Milletler tarafından Türkiye'den seçilen başarılı iş kadınları arasında yer aldı (UNECE INCLUDES 9 TURKISH BUSINESSWOMEN ON ITS LIST).

2010-2013 arasında Türkiye Dijital Oyun Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev yaptı.

2011 - 2015 arasında 4 yıl Eutelsat Avrupa TV Ödüllerinde Jüri Üyeliği görevi aldı.

Türkiye İhracatçılar Merkezi dahil, çeşitli projelerde "Bilişim ve İletişim Sistemleri Danışmanlığı" vermektedir. Konusuyla ilgili olarak TV programlarına ya da konferanslara katılarak, konuşma yapmaktadır. Yazıları internet üzerinden turk-internet.com sitesinin yanısıra, yetkinreport.com, bilisimdergisi.org.tr, Boğaziçi Üniversitesi Mezunlar Derneği Dergisi, 21.Yüzyıl Türkiye Enstitüsü, Güncel Hukuk Dergisi, Ankara Baro Dergisi, journo.com, Tüketiciler Birliği Etikett gibi çeşitli ortamlarda yayımlanıyor.

2014 yılından beri T24'te yazıyor.

Türk Telekom ve Turkcell konusunda araştırmaları ve uzmanlığı var. 2018 nisan ayında "Bitcoin ve Kripto Paralar" isimli ilk kitabı yayınlandı.

Detaylı bilgi için https://wiki-turk.com/fusun-sarp-nebil/ adresine bakabilirsiniz.

 

Yazarın Diğer Yazıları

TBMM Komisyonu’nun Çin ziyareti masraflarını Huawei mi, TBMM mi ödedi?

Her iki taraf da cevap vermekten kaçındı. Hem Huawei hem de TBMM. Kaçındılar çünkü aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık. Vergi üzerine vergi getirilirken TBMM böyle bir seyahatin masraflarını öderse vatandaşa ayıp olmaz mı? Ödemez ve Huawei öderse o da meslekleri bile farklı olan milletvekilleri açısından başka bir garabet olmuyor mu?

Elon Musk, AB'nin gizli sansür anlaşmasını reddettiğini açıkladı

"Avrupa Komisyonu, X'e yasadışı bir gizli anlaşma önerdi. Eğer kimseye söylemeden, konuşmaları gizlice, sessizce sansürlersek, ceza vermeyeceklerini söylediler"

F-35 ve F-15’e ait 250 GB veri sızıntısı Telegram’da yayınlandı

Çinli bilgi güvenliği uzmanları, F-35 savaş uçağı ve hassas ABD silahlarına ilişkin teknik bilgiler içerdiği iddia edilen ve yakın zamanda sızdırıldığı anlaşılan belgelerin gerçek göründüğünü raporladı