31 Mart 2025

Sevmekle iyileşecek her şey

“Sevgi tek ve yegâne cevaptır”

Ülkenin aynı yaşlarda olan pırıl pırıl gençleri sokaklarda karşı karşıya geliyor bugünlerde.

Eylemler sırasında güvenliği sağlamak üzere görevlerinin başında olan genç polisler ve demokratik haklarını kullanarak hak, hukuk, adalet yürüyüşünde olan üniversiteli gençler sokaklarda karşı karşıya.

Üniversiteli gençler özgür, demokratik, hukukun üstünlüğünün ve bağımsızlığının tanındığı aydınlık bir gelecek talebiyle seslerini duyurabilmek üzere ülkenin dört bir yanında eylemdeler.

Gençlerin anayasal haklarını kullanarak yaptıkları eylemlerin maalesef pek çoğunun polisler tarafından orantısız güç kullanılarak şiddetle karşılandığına şahit olduğumuz görüntülerle karşılaşıyoruz.

Fakat geçtiğimiz günlerde bazı eylemci gençler tarafından görev başındaki polislere, yer yer de polisler tarafından eylemci gençlere uzatılan çiçek görüntüleriyle karşılaştık.

Bu görüntüler nasıl da yumuşattı kalbimizi. Kısa bir süre için bile olsa her iki tarafta da baş rolde gençlerin olduğu eylemlerin barış içinde geçebileceğini ummak istedik.

Görüntüler karşısında kendimi gayriihtiyari Zülfü Livaneli’nin;

 ‘Dünyayı güzellik kurtaracak,

 Bir insanı sevmekle başlayacak her şey’ şarkısını mırıldanırken buldum.

Ve gözümün önünde yıllar önce siyah beyaz bir duvar resminde karşılaştığım Einstein ve elindeki pankartta yazan ‘Love is the answer’ (Sevgi cevaptır) yazısı belirdi.

Bir kere daha içimden ‘Dünyayı kurtaracaksa ancak sevgi kurtaracak’ dedim. Bunu söyleyen içimdi ama aslında bilim de bu kanıyı destekliyor.

Peki nasıl?

Bilim, tüm maddelerin yapı taşı olan atomun % 99,99999 enerji ve %0, 00001 fiziksel maddeden oluştuğunu gösteriyor.

Yukarıdaki bilginin ışığında kuantum modeline göre atomlar ağırlıklı olarak boş alanlardır, atomlar enerjidir. Yani yaşamımızda fiziksel olan şeylerin hepsi enerji alanı ya da bilginin frekans kalıplarıdır.

Bizlerin de insan canlısı olarak yapı taşımız evrendeki her şeyle bir. Bu durumda biz de büyük oranda enerjiden oluşuyoruz.

Bu bilgiye ek olarak Rezonans Kanunu evrendeki her şeyin ve her canlının kendine özgü bir titreşimi olduğunu söyler. Bu vücudumuzdaki bütün organlar ve hücreler için de geçerlidir. Bu kanuna göre evrendeki her şey titreşimler aracılığıyla birbiriyle etkileşime geçer.

1991 yılında kurulan, duygusal psikoloji ve kalp beyin ilişkisi üzerine köklü çalışmalar yürüten HeartMath Enstitüsü yaptığı araştırmalar üzerine kalbin, yaklaşık iki buçuk metre çapında güçlü bir enerji alanıyla çevrili olduğunu keşfetmiştir. Çalışma; kalbin beynin enerji alanından çok daha geniş bir enerji alanı yaymakta olduğunu göstermiştir. Bu alan o kadar güçlüdür ki etkisi insan vücudunun dışına kadar yayılmaktadır.

HeartMath Enstitüsü’nün araştırmaları bu yayılan enerjinin yoğunluğunu da gösterir. Araştırmaya göre kalp atışının elektriksel yoğunluğu (EKG) beynin elektriksel yoğunluğundan (EEG) 60 kat fazladır.

Kalbin manyetik alanı beyninkinden 5000 kat daha güçlüdür.

Bu yüzden de kalbimizle, beynimizle yaydığımızdan çok daha büyük bir enerji yayarız.

Einstein ve sevgi

Einstein’a göre; enerji ve madde, birbirine dönüşebilen iki farklı biçimdir ve bu dönüşüm, ünlü E=mc² formülüyle ifade edilir. Bu formülde: E, enerjiyi, m, kütleyi, c, ışık hızını (yaklaşık 299,792,458 m/s) temsil eder.

Bu denklem, kütlenin enerjiye ve enerjinin kütleye dönüşebileceğini belirtir. Enerji ve madde temelde birbiriyle böyle yakın ilişki içindedir ve bir cismin kütlesi, büyük miktarda enerji içerir.

Einstein’ın modern fiziğin temellerini oluşturan meşhur formülü bir yana sizlerle araştırma yaparken tesadüfen karşılaştığım sevgi üzerine yazdığı bir de mektubunu paylaşmak isterim.

Einstein, ‘Evrensel Sevgi Gücü’ üzerine kızına yazdığı var sayılan mektubunda sevginin her şeyi fethedebileceğinin bilimsel kanıtını sunmaya çalışır.

Mektubun tümüne kısa bir araştırmayla siz de ulaşabilirsiniz.

Mektubun gerçek olup olmadığına takılmaksızın, mektupta sevgiye, sevginin gücüne dair beni en çok etkileyen ve sevginin dünyayı kurtaracak tek cevap olduğuna inanmama destek olan bazı cümleler şöyle;

‘’Şu ana kadar bilimin, resmi bir açıklama bulamamış olduğu son derece güçlü bir güç vardır. Bu güç, diğer tüm güçleri kapsar ve evrendeki herhangi bir fenomenin arkasındaki sebeptir; henüz bizler tarafından tanımlanmamıştır.

Bu evrensel güç, sevgidir.

Sevgi, ışık gibidir, verenleri ve alanları aydınlatır.

Sevgi, yer çekimidir, çünkü bazı insanlar birbirlerine çekilir.

Sevgi, güçtür, çünkü sahip olduğumuz en iyileri çoğaltır ve insanlığın kör bencilliğinde yok olmasına engel olur.

Sevgi için yaşar ve ölürüz.

Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, hayatımıza anlam katmak istiyorsak, dünyayı ve üzerinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve yegâne cevaptır.

Bu evrensel enerjiyi vermeyi ve almayı öğrendiğimizde, sevginin her şeyi yeneceğini ve her şeyin ötesine geçebileceğini onaylamış olacağız, çünkü sevgi yaşamın özü ve en saf halidir.’’

Eylem yapan gençler ve polisler arasında gelişen çiçek verme görüntülerinin şu ana kadar gerçekleşen protesto eylemlerinde hâkim olan gerçek manzara olmadığına üzülerek şahitlik ediyoruz.

Geleceği için endişe içinde olan ve protesto eylemleriyle sesini duyurmaya çalışan gençleri cezalandırmak yerine kalpten dinlemek ve anlamaya çalışmak zorundayız. Onlar sadece daha özgür, daha yaşanabilir, daha vicdanlı bir ülkede yaşamak istiyorlar. Onlar, bu ülkeye inanan ve inanmaktan vazgeçmeyen, bu ülkenin geleceğini yaratacak olan gençler.

Bugün Ramazan Bayramı’nın birinci günü ve anayasal hakları çerçevesinde fikirlerini, tepkilerini ifade etmek üzere eylem yapan gençler hak etmedikleri şekilde ailelerinden uzakta.

Bu bayram gününü evlatlarından ayrı geçirmek zorunda bırakılan ailelere güç diliyorum.

Herkese; her şeye rağmen, sevginin aydınlığının ve güçlü enerjisinin her türlü zulüm ve nefretin karanlığına galip geleceğinin inancıyla kucaklayabileceği bir bayram diliyorum.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlksen Utlu kimdir?

Çukurova'da doğdu ve büyüdü. Orta ve lise eğitimini Tarsus Amerikan Koleji'nde tamamladı.

Boğaziçi Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldu.

10 yıl İngilizce öğretmenliği yaptı.

Eğitim yolculuğu son yıllarda farkındalık çalışmaları alanında devam ediyor.

Bir eğitimci ve hayat öğrencisi olarak hayatın içinde yaptığı gözlemleri ve farkındalık üzerine yaptığı çalışmaları harmanlayarak, insan gelişimine ve iyi oluş hallerine katkıda bulunmak üzere kitaplar yazıyor.

Yazarın "Üzüntü ile Neşe, Gezerler Hep El Ele' ve "Ahenk İçinde' adlı kitapları bulunuyor.

 

Yazarın Diğer Yazıları

“Bütün çiçekleri koparabilirsiniz, ama baharın gelişini engelleyemezsiniz”

Taşmaya hazır baharı hiçbir güç toprağın içine geri bastıramaz

Hangi ara bu kadar marketçi olduk?

Tükettiğimiz yiyeceklerin içi de dışı kadar temiz ve güzel mi?

Kadim bilge: Kadın

Kadim bilgeyi nerede görseniz tanırsınız. O bazen bir ressam, yazar, heykeltıraş, oyuncu, dansçı bazen de bir anne, düşünür, mucit veya lider olarak çıkar karşımıza

"
"